logo
23 HAZİRAN 2026

GLOBAL SERMAYE KANIMIZI EMİYOR

07.02.2002 00:00:00
Global mantık hiç bir zaman üretimi esas almaz. Global mantığın asıl yapmak istediği şey, para ile para kazanmaktır.Yabancı sermaye köklü bir şekilde gelir, Türkiye'de kalıcı yatırım yapar, üretime eğilir, istihdama vesile olursa, bu sermaye hakikaten faydalı sermayedir. Ama sermaye piyasasına akşamdan girip sabahtan veya sabahtan girip akşamdan çıkan yabancı sermaye hiç bir zaman bize yar olmaz. Böyle bir gerçeği başka yöne çekerek pembe rüyalar tarzında yorumlamak ideolojik ve siyasi yaklaşımdan başka bir şey değildir

Hocam, bu haftaki sohbetimizdeki ilk sorumuz ekonomi üzerine olacak. Ekonomide çok ciddi bir bahar rüzgârı estiriliyor. Dolar, 1 milyon 600 bin TL seviyesinden, 1 milyon 300 bin TL seviyesine indi. Borsa yükselişte. IMF, kredide önümüzü açıyor. Bütün bunların ışığında ekonominin nasıl gittiği konusunda neler söylersiniz? Ayrıca doların bu düşüşü ekonomiyi nasıl etkiler? İhracatı nasıl etkiler?

Prof. Dr. Haydar Baş- Bizi takip eden kardeşlerimize evvela saygılar dileyerek sohbetime başlamak istiyorum. Dilerseniz, sorunuzu, ikinci şıkkından hareketle cevaplandırmaya çalışalım. Dolar, kısa bir zaman önce, serbest kurla beraber, 1 milyon 650 bin TL sınırlarına dayanmıştı. Böyle bir çıkış hakikaten Türk parasının onurunu çok ciddi derecede rencide etmiş ve yok derecesine indirgemişti. Dünyada hiç bir para yoktur ki bizim paramız kadar haysiyetiyle oynansın. Değeri bir anda zigzaglar çizilerek olduğundan çok aşağılara doğru çekilsin. Böyle bir durumdaki Türk Lirasına yine bakıyoruz. Dolar, 1 milyon 300 bin TL'ye iniyor. Türk Lirası, 300-350 bin civarında değer kazanmış oluyor. Bunun, görünüşte çok harikulade bir hal olduğunu zannediyorsunuz. Ama hakikatte ise bu işi perde arkasından yürütenlerin kim olduğunu gördüğünüz zaman hiç de öyle olmadığı kanaatine varıyorsunuz. Doları kim 600 bin TL seviyesinden almış 1 milyon 600 bin TL seviyesine kadar çıkartmış, kim, bu seviyeden 1 milyon 300 bin TL seviyesine kadar indirmiş? Buna baktığınız zaman "dank" diye bir şey kafanıza vuruyor. Bunu görmediğiniz müddetçe sizin sorduğunuz soruya sıhhatli cevap vermeniz mümkün olamaz.

İHRACATÇIYA YÖNELİK OYUNPeki bunu kim yapıyor? Yabancı sermayedarlar, yabancı bankalar, bir anda doların fiyatını yükseltiyor, bir anda indiriyor. Düğme, başkasının elinde. İp başkasının elinde. O halde bu değer, doların sahici değeri değildir. Peki gerçek değeri nedir? Bu soruyu sorduğunuz zaman dalgalı kur politikasına göre ne olduğu da belli değildir. Adamın canı sıkılır. 500 bin liraya kadar da indirir. Bu seviyeye indirdiği zaman çok iyi gibi zannettiğin olayda çok ciddi bir oyun var demektir. Buradaki oyun da dışa dönük ticaret yapmak isteyen işadamlarını aradan çıkarma politikası meğer uygulanıyor demektir. Olayın içerisinde ihracatçıya dönük bir oyun var demektir.

Mesela siz Türk işadamı olarak, bir buçuk ay evvel, yabancı işadamları ile anlaşma yapıyorsunuz. Diyelim ki parça başına 50 dolara anlaşıyorsunuz. Dün 50 doların karşılığı olan TL faraza bin liradır. Bugün 700 liraya düşmüştür. Sizin işçi giderleriniz, vergi giderleriniz, hammadde giderlerinizin tamamı TL'ye endeksli olduğu için giderleriniz aynı noktadadır. Dolara güvenerek % 20 kârla bu işi bağlayalım, diyorsunuz. Ama doların değeri 1 milyon 300 bin liraya düştüğü zaman artık bu % 20 sizi kurtarmıyor. Bu sefer o günler içerisinde yaptığınız bütün bağlantılarda ihracatçı olarak sıfırı tüketiyorsunuz.

Bizde ihracat yapan işadamlarının bütçelerine baktığınız zaman vasat olarak 1-2 milyon dolar civarında olduğunu görürsünüz. Fazlası çok daha iyi ama bizim gördüğümüz, bildiğimiz bağlantılar, işte 10-20 milyon dolarlıktır. Bugünkü kayıp da % 20-25'lerdedir. Adam da zaten bunu % 20 kârla satmaktadır. Türk Lirasının, dolar karşısındaki durumunu hesaba katarak ihracat bağlantısını yapmıştır. Aradaki kur farkı bunu götürüyor. Sigortası, işçiliği, vergisi yanına kâr kalıyor. Onun için bundan hareketle bir buçuk ay evvelki bağlantı ile beraber ihracatçıların tamamı zarar etmiş oluyor. "Ben bu işi biliyorum" diyen kim olursa olsun, kendisine sorduğunuz zaman size bu cevabı veriyor. Manzara bu ise Türkiye'de ekonominin durumu nedir?

İYİYE GİDEN TÜRK EKONOMİSİ DE?İL GLOBAL SERMAYENİN İŞLERİDİRTürkiye'de bir şeyler iyi gidiyor, derken, iyiye giden şey, global sermayenin Türk piyasasına tamamen hakim olması, dengelerini kurmasıdır. Sermaye piyasasında bazı hisse senetlerinin değerleri artıyor. Bu da bir oyundur. Dikkat ederseniz televizyonlarda, "oyuncular" tabiri kullanılıyor, "piyasa oyuncuları" tabiri kullanılıyor. Demek ki bu oyundur. Oyunda parası olan kazanır. Adamın 1-2 milyon dolar sermayesi vardır, sıfırı tüketmiştir. Onlarla oynayamazsınız. Çünkü onların elindeki sermaye devletlerin elindeki sermayenin 20 mislidir. Global sermaye sahiplerinde devletlerin bütçelerinin 20 misli para vardır. Durum bundan ibarettir. Peki ne iyiye gitti? Piyasa üzerinde hakimiyet kurmak isteyenlerin işleri iyiye gitti. Piyasa üzerinde hakimiyetini kurmak isteyen insanların hakimiyeti ile devlet politikamızın iyiye gideceğine inanıyorsan, "iktisadi hayatımız iyiye gitti", inanmıyorsan, "hayır, kötüye gitti" dersin. Onun için "hayır mıdır, şer midir?" sorusunu bana sormayacaksınız. Asgari geçim sınırı, ölüm sınırı 350 milyon TL olarak hesaplanırken bugün biz 175 milyon TL asgari ücret veriyoruz. O zaman vatandaşa, "ekonomi iyiye mi gidiyor, kötüye mi gidiyor?" sorusunu sorduğunuz zaman sana ne cevap verir?

"Kötüye gidiyor" cevabını verir.

Prof. Dr. Haydar Baş- Niye? Çünkü, adamı açlığa mahkum ediyorsun. Peki bu aradaki fark nereye gidiyor? Aradaki fark, piyasaya hakim olmak isteyen güçlerin cebine gidiyor.

Zaten adam bunu para kazanmak için yapıyor. Sana getirdiği siyasi, hukuki, ekonomik müeyyidelerin hepsini kendi çıkarı için getiriyor. Bir Amerikalı, bir İngiliz, bir Alman, senin-benim kârımı düşünerek iş yapacak; bunu aklınız kabul ediyor mu? Ediyorsa, işimiz iyiye gidiyor demektir. Etmiyorsa, ekonomi hayatımızın iyiye gittiğini söylemek biraz hayalperestliktir.

BU MİLLET ASKER MİLLETTİRTürkiye'de bazı şeyler neden olmuyor? Geçenlerde bir sohbetimde ben bunu ifade etmeye çalıştım. Türk milleti, hiç kimsenin olmadığı kadar başına bağlı bir millettir. Biz, hakanlar döneminden gelen bir milletiz. Bakarsınız, hakan, zaman zaman devlet başkanıdır, bakarsınız, ordu komutanıdır. Hatta saltanat döneminde de biz aynı geleneği çok açık ve net olarak yaşadık. Bu ne demektir? Biz, bir an gelir sivil, bir an gelir askeriz, demektir. Çünkü başımız öyledir de ondan. Biz, o terbiyeden, o eğitimden geçmiş bir milletiz. Böyle bir millete sıradan bir millet nazarıyla bakamazsınız. Bu millet asker millettir. Asker millet olan milletin başa bağlılığını, hemen yanı başındaki komşusuyla da ölçemezsiniz. Çünkü ölçüler çok farklıdır.

"Arjantin'de isyanlar çıktı. Millet sokağa döküldü. Niçin bizde olmuyor ?" soruları gündeme geliyor. Bizde olmamasının sebebi işte milletin, bu eğitimden, bu terbiyeden farkında olmadan geçmesindendir. Şayet bizde, Arjantin'de olduğu gibi bir ayaklanma olursa demek ki kıyamet yakındır. Mozaikleri, A'sından Z'sine, bu kadar bir bütün içerisinde tutma eğitiminden geçmiş bir millet bu hale gelirse, dünyada o hale gelmedik hiç bir topluluk kalmadı, manası ortaya çıkar ki işte bu manada kıyamet koptu demektir.

ÇİZİLEN PEMBE TABLOLAR İDEOLOJİKTİRBir de işin farklı bir boyutu ile olaya bakmamız lazımdır. Global mantık hiç bir zaman üretimi esas almaz.

Global mantığın asıl yapmak istediği şey, para ile par kazanmaktır. Yabancı sermaye dediğimiz olay kağıt piyasasına akşamleyin girer, sabahleyin çıkar. Sabahleyin girer, akşamleyin çıkar. Burada para işlem olarak akşam senin hesabında, sabah değildir. Yani paranın senin bankana da geldiği yoktur. Böyle bir ticaret veya maliye anlayışının Türk toplumuna kazandıracağı ne olabilir? Yabancı sermaye köklü bir şekilde gelir, Türkiye'de yatırım yapar, kalıcı yatırımlarıyla beraber üretime eğilir, fevkalade üretimler yapar, o kadar insanın istihdamına vesile olur, dersen, o zaman deriz ki, bu sermaye hakikaten faydalı sermayedir. Ama sermaye piyasasına akşamdan girip sabahtan çıkan veya sabahtan girip akşamdan çıkan yabancı sermaye hiç bir zaman bize yar olmaz. Bir başka yöne bunu çekerek pembe rüyalar tarzında hadiseyi yorumlamak bence ideolojik ve siyasidir.

GLOBAL SERMAYE PİYASADA HEP KENDİSİNİN OLMASINI İSTİYORHocam, son zamanlarda, bankacılık sistemini düzeltmek için devlet, sektöre, 5 milyar doların üzerinde bir kaynak aktararak ve buradan da reel sektöre aktarılması için bir destekleme yapıyor. Burada yapılan nedir? Piyasalara para aktarmanın bundan başka bir yöntemi yok mudur?

Prof. Dr. Haydar Baş- Global mantığın getirdiği kurallardan bir tanesi de budur. Sermaye sahibi istiyor ki piyasanın tamamına benim kanım girsin, çıksın. Ama bu öyle bir alış veriş ki, öyle süratli cereyan eden bir hareket ki bu hareketin hızına bizim yetişmemiz mümkün değildir.

Para kimin elindedir? Banka sahiplerinin elindedir. Banka ne iş yapar? Para satar. Bunun mukabilinde ne alır? Para alır. Yani para satar, para kazanır. Şimdi, "Para, senin devletinin elinde olamaz" diyor. Artı, "İşadamının da elinde olamaz" diyor. Artı, "Şu veya bu kurumun elinde de olamaz" diyor. "Ancak bankada olur. Banka da benim tasarrufumdadır" diyor. "Devletin paraya ihtiyacı olduğu zaman, ben ona parayı satarım" diyor. "İşadamının paraya ihtiyacı olduğu zaman ona da satarım" diyor. Bu, görünüşte gayet güzel gibi görünüyor. Bu olay, paranın piyasadan çekilmesini ve belli ellerde bloke edilmesini vücuda getirir ki onun için para satışı sermayedar bankalar tarafından hızlandırılmak istenir. Sendikasyon kredileri vs. bu şekilde satış yapmanın adıdır. Bu manada Türkiye'nin yılda ödediği faiz, 2002 bütçesi itibariyle 45 katrilyondur. Yani adamlar hiç bir şey yapmasa bile bir yılda Türkiye'den kazandığı para bu kadar. Adam, "Bunu sadece benim kazanmam lazım" der. Banka kanununun özü, "Benim dışımdaki ikinci bir adama ben müsaade edemem"dir.

VERGİLER DE GLOBAL SERMAYEYE GİDİYORDevlet de bunu karşılayabilmek için ne yapacaktır? Öyle ya aldığı borca karşılık ödeme yapacaktır. Adam, parasını istediği zaman, "hayır, ben bunu sana veremiyorum" diyemezsin. Bir de bunu faiziyle beraber ödeyeceksin. Devlet de, "benim bunu rahatlıkla ödeyebilmem için vatandaştan vergimi sağlam bir şekilde almam lazım" diyor. "Şayet gerektiği zaman ben, vergi mükelleflerinden bu kapitali toplayamazsam borcumu ödeyemem. O zaman sıkıntıya düşeriz" diyor. Vergi kanunlarının çıkmasının asıl sebebi de budur. Yoksa bizden alınan vergiler, herhangi bir yatırıma, savunma sanayiine veyahut da bildiğimiz sanayi dallarına veyahut da eğitime, sağlığa gitmiyor. Bu alanlara çok cüz'i miktarları gidiyor. Bu sahalara "gitmiyor" denecek kadar az harcamalar yapılıyor. Ama toplanan vergilerin tamamı bilaistisna bu borçlara kayıyor. Peki bizim topladığımız vergiler 2002 rakamlarına göre kaçtır?

2002'de toplanacağı planlanan rakam 57 katrilyon TL.

Prof. Dr. Haydar Baş- Vereceğimiz faiz borcu da 45 katrilyon lira. Demek ki geriye hiç bir şey kalmıyor. Devlet, böyle bir sorumluluğun da altına girmiş oluyor. Yabancı sermayenin tuzu kurudur. Onun için "Ben, Türkiye'de bankalar yoluyla önümün kesilmesini kabul etmiyorum" diyor. "Bütün bu paralar bana akması lazım. Eğer işadamlarına verilecek krediler varsa da benden alınacak, devlete verilen krediler de varsa benden alınacak. Bütün bunların para satışındaki gelirleri benim kasama akması lazım" diyor. İşin hülasası budur. Yani şu ana kadar ki debdebelerin hepsi bu parayı kazanmak içindir.

Türk milleti,hiç kimsenin olmadığı kadar başına bağlı bir millettir. Biz, hakanlar döneminden gelen bir milletiz. Hakan, zaman zaman devlet başkanıdır, bakarsınız, ordu komutanıdır. Bu, biz, bir an gelir sivil, bir an gelir askeriz, demektir. Böyle bir millete sıradan bir millet nazarıyla bakamazsınız. Arjantin'de millet sokağa döküldü de bizde bu olmuyorsa bu milletin bu eğitimden geçmesindendir. Arjantin'de

olanlar bizde olursa dünyada o hale gelmedik hiç bir topluluk kalmadı, manası ortaya çıkar ki işte bu manada kıyamet koptu demektir

Devam edecek

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.