HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

Gönül taş, kalp mıcır, beyin hışır

22.06.2001 00:00:00
Vatan sevgisi mi dediniz?

Almanya'ya göç bazılarına "Doğduğun yer mi yoksa doyduğun yer mi vatandır?" sorusunu doğru cevaplamasını sağlamıştı. Amerika'ya göç ise birilerine vatanı, "Dayak yemediğin yerdir" diye tanımlamasına vesile olmuştu! Galiba bu tanım daha fazla efradını cami, ağyarını mani...

Evet evet, galiba ben de böyle düşünmeye başladım: "Beni Türkiye'de bilmem kim sömüreceğine Brüksel sömürsün. Hiç değilse Brüksel dövmüyor, sadece sömürüyor!" (Nuh Gönültaş, Zaman Gazetesi, 29 Eylül 2000)

Vatan gibi kutsal bir değeri bu kelimelerle tarif eden, şunu mu demek istiyor:

Baba; beni dövmeyen,

Ana; azarlamayan,

Bayrak; tepemde dalgalanmayan

Din; mecbur etmeyen,

Aile; bana kapısını kapatmayandır.

Öyle ya, vatan, din, bayrak, sancak, ana-baba hep bir ele alınan aynı derecede değerlerdir.

Birini bu basitlikte tarif ettiğiniz zaman diğerleri de aynı dereceye iner.

Vatanı yukarıdaki kelimelerle tarife kalkışan Nuh'cuğum dünkü makalesinde bu sefer de memlekette oluşacak boşlukların hesabını yapmaya kalkışmış.

Sömürülse de dayak yemeyeceği bir yeri vatan kabul edenin bu "dayağı ve sömürüsü bol" ülkeyi kendine dert edinmesi biraz garip olmuyor mu?

Şöyle diyor Nuh'cuğum:

"Toplum mühendisleri Erbakan'ı tasfiye etmenin doğurduğu boşluğu nasıl dolduracaklarını düşünmeden hareket etmişlerdi. Erbakan'ın boşluğu elbette Haydar Baş ile doldurulamaz!"

Yukarıdaki vatan tarifine gerekli cevabı Hüseyin Mümtaz Bey verdiği için ben o konuda bir şey yazmayacağım. (Bkz. H. Mümtaz, Türkiye'nin Sarkacı İcmal Yay. İst., s. 121-122)

İfade ettiğim gibi, vatanı bu kelimelerle tarif edenin kendine yeni bir yer bulması lazım.

Ama yazmışken birkaç şeyi söyleyeyim.

Prof Dr. Haydar Baş her hangi birinin yokluğuyla oluşan boşluğu doldurmayı hedeflemediği gibi, o özellikte de bir insan değildir.

Çünkü o bir tezin sahibidir.

O tez de en kısa tarifle; Dini ve Milli bütünlüğü bir birinden ayrılmaz iki unsur görmek ve her ikisini bir düşünmek.

Bunu şu şekilde ifade ederler kendileri:

Dinî bütünlüğümüz, millî bütünlüğümüz; millî bütünlüğümüz dinî bütünlüğümüzdür.

Bu tez ve bu teze olan bağlılığı ve kararlılığıdır Prof Dr. Haydar Baş Bey'i farklı kılan.

Şu ana kadar bu uğurda yaptığı çalışma ve eserler onu sahasında tek kılmak için yeterlidir.

Sadece "din" diyenlerin, dini,

Sadece "milliyet" diyenlerin de milliyeti ne hale getirdikleri ortadadır.

Tabi bütün bunları anlamak için ilk şart vatan denince; uğrunda şehitler verilerek elde edilen kutsal yer, din denince de, Vatikanca tariflerle değil de, son hak din olan İslam olarak anlamak ve ABD'de değil, mutlaka bu ülkede yaşamak lazım.

Sayın Baş, bu milletin özünde var olan Kuvayı Milliye ruhunu Çanakkale'de, Dumlupınar'da... olduğu gibi yeniden eski ihtişamına kavuşturmanın gerekliliğine inanan ve bunun için de gece-gündüz çalışan bir insandır.

Vatan tarifinde bir sıkıntısı olmadığı için de:

"Bu vatan bizimdir, bizim kalacak" diyor.

İftar duasını papazsız,

Açılışı hahamsız,

Etkinliği patriksiz,

Nikahı kardinalsiz,

Hizmeti(!) Vatikansız,

düşünemeyenlerin bu gerçeği görmesi mümkün değildir.

Tarafsız kuruluşlarca yapılan anketlerde çıkan % 36'lık tercihi anlamak için önce şu vatan tarifini yeniden gözden geçirmeniz gerek.

Şu ana kadar yapılan seçimlerde aynı kuruluşların yaptığı anketlerdeki isabet oranını bilenler ne demek istediğimi çok rahat anlar.

Dedeleri bu ülke için şehit düşmüş olanların, vatan, din, namus, mukaddesat anlayışları, bu şerefe nail olmayanlarca anlaşılması pek kolay olmasa gerek.

Vatan için, her yıl yüzlerce zencinin öldürüldüğü ABD'deyi ölçü almanıza ne gerek var Nuh'cuğum.

Hem sonra "ABD'de dayak yememek", ABD'nin özgürlükler ülkesi olmasından çok, orayı sizin gibi vatan belleyenlerin sadakati olsa gerek.

Ecevit: Ülke bir seçim kaldıracak durumda değil.

(Medya)

Ülkede derken, Bülent ve Rahşan demek istiyorlar.

Mini mini büyüklere dil bilgisi

FP, kapatılıyor.

FP, kapatılmıyor.

FP, kapatılabilir.

FP, kapatılamaya bilir.

FP, kapatılırsa.

FP, kapatılmazsa.

FP, kapatılır mı?

FP, kapatılmaz mı?

FP, kapatılsa da olur.

FP, kapılmazsa da olur.

FP, kapatılacağını düşünürsek.

FP, kapatılmayacağını düşünürsek.

FP, şayet kapatılmazsa.

FP, şayet kapatılırsa...

Teneffüs zili çaldı.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.