logo
12 MART 2026


Gözler FED'in kararında

Önümüzdeki hafta ABD'de faiz indirilecek mi, yoksa enflasyon korkusuyla duraklayacak mı? FED'in 9-10 Aralık toplantısı doları, borsaları ve Türkiye'yi doğrudan vuracak gibi görünüyor

05.12.2025 14:51:00 / Güncelleme: 05.12.2025 14:55:47
Eyüp Kabil
Gözler FED'in kararında
Gözler FED'in kararında
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de gözler FED'in 9-10 Aralık'ta yapacağı toplantıya çevrilmiş durumda. Ekim ayında 25 baz puanlık indirimle federal funds oranını yüzde 3,75-4,00 aralığına çeken Fed, yıl sonu öncesi bir indirim daha yapıp yapmayacağı konusunda piyasaları ikiye bölmüş görünüyor.

Reuters anketine göre ekonomistlerin yüzde 82'si 25 baz puanlık kesinti öngörüyor, CME FedWatch aracı ise olasılığı yüzde 87'ye çıkarıyor. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell'ın "kesinleşmiş bir karar değil" uyarısı, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesiyle birleşince, küresel piyasalarda volatiliteyi artırıyor. Bu toplantı, sadece ABD'yi değil, gelişmekte olan ekonomileri de doğrudan etkileyecek kritik bir dönüm noktası.

Soğuyan işgücü, ısınan enflasyon

ABD ekonomisi, 2025'in üçüncü çeyreğinde yüzde 2,8 büyüme kaydederek dirençli görünse de, işgücü piyasasında çatlaklar oluşmaya başladı. Kasım ayı istihdam raporu, 150 bin yeni iş ilanıyla beklentilerin altında kaldı. İşsizlik oranı yüzde 4,2'ye yükseldi. Bu, Fed'in "yumuşak iniş" stratejisini zorluyor. Öte yandan, PCE enflasyonu yüzde 2,6'da sabitlenirken, çekirdek gösterge yüzde 3'ü aşmış durumda. Konut fiyatları ve enerji maliyetlerindeki artış, Powell'ı temkinli olmaya zorluyor.

Morningstar analistleri, "Fed, işsizlik artmadan önce harekete geçmek zorunda" diyor. Piyasalar, bir indirimin tüketici harcamalarını canlandıracağını umuyor ancak gecikme, resesyon korkularını tetikleyebilir.

Fed üyeleri arasında görüş ayrılığı

Politika yapıcılar arasında derin bir bölünme var. New York Fed Başkanı John Williams ve Vali Christopher Waller gibi güvercinler, "yakın vadede ayarlamaya yer var" diyerek indirimi savunuyor. Buna karşın, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ve Dallas Başkanı Lorie Logan, enflasyon risklerini vurgulayarak duraklama çağrısı yapıyor.

Reuters'a göre, FOMC'nin 11 üyesinden 6'sı indirim yanlısı, kalanlar ise veri odaklı bir yaklaşım istiyor. Bu ayrılık, projeksiyonlarda belirginleşebilir. 2026 için 3,5 indirim beklentisi, toplantı sonrası revize edilebilir.

Küresel piyasalara yansımaları

Fed'in kararının, küresel dalga etkisi yaratması kaçınılmaz. Bir indirim, doları zayıflatıp euro ve sterlini güçlendirebilir. Euro Stoxx 50 endeksi zaten yüzde 1,5 prim yaptı. Gelişmekte olan piyasalarda, Türkiye gibi yüksek enflasyonlu ekonomiler için ise fırsat olabilir. TL'de değerlenme ve Borsa İstanbul'da yükseliş bekleniyor. Ancak şahin bir tutum, sermaye kaçışını hızlandırabilir. Çin'in emlak kriziyle boğuştuğu bir yılda, Fed'in gevşemesi Asya borsalarını rahatlatır. Hang Seng yüzde 2 toparlanabilir. Reuters'ın "Take Five" analizine göre, İsviçre ve Avustralya merkez bankaları da Fed'i izleyecek, küresel likiditeyi şekillendirecek.

2026'ya bakış

Aralık toplantısı, Fed'in 2026 yol haritasını çizecek. Üçüncü çeyrekte yüzde 3'lük faiz hedefi, yumuşak inişi desteklerse, S&P 500 6.000 puana koşar. Ancak jeopolitik riskler (Rusya-Ukrayna gerilimi) ve Trump'ın olası politikaları enflasyonu körükleyebilir. Uzmanlar, "Fed'in eli kolu bağlı değil, ama veri bağımlılığı artacak" diyor. Sonuçta, bu karar sadece oranları değil, küresel güveni de yeniden tanımlayacak.

İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu

İstanbul'da etkili olan yağışların ardından barajlarda doluluk oranı, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre yüzde 45,95 oldu. Mağlova Kemeri'nin bulunduğu Alibeyköy Barajı'ndaki su seviyesi yükselirken, tarihi kemerin ayaklarının bir bölümü sular altında kaldı

12.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 12.03.2026 12:50:04
İHA
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İSKİ'nin paylaştığı güncel verilere göre, İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı son haftalardaki yağışların ardından yüzde 45,96 oldu. Özellikle Alibeyköy Barajı'nda su kotunun bir miktar yükselmesiyle birlikte, 16. yüzyılda inşa edilen ve Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri'nin alt kısımlarının suyla kaplandığı görüldü.



Dronla görüntülenen kemerin çevresinde su seviyesinin kıyı şeridine kadar ulaştığı dikkat çekti. Uzmanlar, kış ve ilkbahar aylarında alınan yağışların su rezervlerine olumlu yansıdığını belirterek, tasarruf bilincinin ise sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.



Tarihi kemer yeniden suyla buluştu

Yaklaşık 4 asırlık geçmişi bulunan Mağlova Kemeri, baraj seviyesinin yükselmesiyle birlikte yeniden suyla çevrelendi. Özellikle kemerin ayak kısımlarının su altında kalması, hem barajlardaki doluluk oranını hem de yağışların etkisini az da olsa gözler önüne serdi. Tarihi yapının suyla bütünleşen görüntüsü güzel manzaralar oluşturdu.



Barajlardaki doluluk oranları ise şöyle:

"Ömerli Barajı: yüzde 65,87
Darlık Barajı: yüzde 61,98
Elmalı Barajı: yüzde 86,87
Terkos Barajı: yüzde 29,27
Alibey Barajı: yüzde 35,94
Büyükçekmece Barajı: yüzde 34,88
Sazlıdere Barajı: yüzde 29,38
Istrancalar Barajı: yüzde 36,09
Kazandere Barajı: yüzde 56,49
Pabuçdere Barajı: yüzde 30,42"

Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"

Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika'nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi

12.03.2026 12:19:00
İHA
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD'nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan'a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya'da Kaddafi'yi, Suriye'de Esad'ı, Venezuela'da Maduro'yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran'da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney'i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika'ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump'ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney'in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney'in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump'ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi.

"Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım"

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85'ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi.

"Amerika'nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil"

Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80'i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika'nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika'nın İran Savaşı'nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Hürmüz Boğazı'nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur"

Hürmüz Boğazı'nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD'nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı'na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı'nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika'da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye'de Avrupa'da Çin'de Hindistan'da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD'de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump'ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.

Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20 arttı

Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu

12.03.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20 arttı
Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Yaşlılar verisi paylaştı. Buna göre, yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında yüzde 9,5 iken, 2025 yılında yüzde 11,1'e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44,7'sini erkek nüfus, yüzde 55,3'ünü kadın nüfus oluşturdu.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 27,0, 2080 yılında yüzde 33,4 ve 2100 yılında yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 18,2, 2060 yılında yüzde 28,8, 2080 yılında yüzde 38,5 ve 2100 yılında yüzde 42,8 olacağı öngörüldü.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,4, 2040 yılında yüzde 17,5, 2060 yılında yüzde 25,5, 2080 yılında yüzde 29,8 ve 2100 yılında yüzde 28,2 olacağı öngörüldü.

Yaşlı nüfusun yüzde 62,9'unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü

Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 63,8'inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'unun 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,4'ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 62,9'unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,3'ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.

Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0'ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.

Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.

Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 16,2 oldu

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2'ye yükseldi.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 19,5, 2040 yılında yüzde 26,5, 2060 yılında yüzde 45,5, 2080 yılında yüzde 61,9 ve 2100 yılında yüzde 61,6 olacağı öngörüldü.

Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75'inci sırada yer aldı

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 10,4'ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 36,0 ile Monako, yüzde 30,0 ile Japonya ve yüzde 25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 21,1 ile Kastamonu, yüzde 20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4,5 ile Şanlıurfa, yüzde 4,7 ile Hakkari izledi.

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.

Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.

Türkiye'de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.

Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü

Türkiye'de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560'ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı yüzde 26,1 oldu.

Türkiye'de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü

En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496'sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 73,5'ini yaşlı kadınlar, yüzde 26,5'ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.

Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu

En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 13,8 ile Batman, yüzde 15,0 ile Van izledi.

Yaşlı fertlerin yüzde 37,9'unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü

Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin yüzde 37,9'unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, yüzde 5,9'unun çocuğu ile aynı binada, yüzde 6,8'inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 8,3'ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 15,0'ının çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 9,3'ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin yüzde 9,9'unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 1,7'sinin Türkiye'de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.

Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 36,4'ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 39,9'unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 43,0'ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.

Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3'ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü

Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında yüzde 10,1'inin en az bir çocuğu ile aynı binada, yüzde 12,8'inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 13,3'ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 22,8'inin çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 14,2'sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3'ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 2,7'sinin Türkiye'de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.

Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili yüzde 39,8 ile Kastamonu, yüzde 39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise yüzde 4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili yüzde 4,8 ile Gaziantep, yüzde 5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.

Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında yüzde 88,4 oldu

Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında yüzde 88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 46,7'sinin ilkokul mezunu, yüzde 10,4'ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 10,4'ünün lise veya dengi okul mezunu, yüzde 9,0'ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.

Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 97,0 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu

Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında yüzde 1,5'inin hiç evlenmemiş, yüzde 83,8'inin resmi nikahla evli, yüzde 4,2'sinin boşanmış, yüzde 10,6'sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 47,5'inin resmi nikahla evli, yüzde 4,7'sinin boşanmış, yüzde 44,9'unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı yüzde 22,8 oldu

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 22,8 olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde yüzde 21,8, yaşlı kadınlarda ise yüzde 23,6 olduğu görüldü.

Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 13,1 oldu

İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 49,3 iken 2024 yılında yüzde 54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında yüzde 10,0 iken 2024 yılında yüzde 13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında yüzde 21,4 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında yüzde 2,7 iken 2024 yılında yüzde 2,9 olduğu görüldü.

Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 56,9'u tarım sektöründe yer aldı

İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 56,9'unun tarım, yüzde 32,0'ının hizmetler, yüzde 7,7'sinin sanayi, yüzde 3,4'ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.

Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların yüzde 39,9'u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.

Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 18,1 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 10,1 oldu.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında yüzde 3,0 oldu

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında yüzde 3,7 iken bu oran 2024 yılında yüzde 3,0 oldu.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,2 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 3,8 oldu.

İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 53,2 oldu

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında yüzde 27,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 53,2'ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında yüzde 61,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 46,1 oldu.

Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 16-20 Mart'ta 2025-2026 eğitim öğretim yılındaki ikinci ara tatilini yapacak

 

12.03.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrenciler, bu eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini 10-14 Kasım 2025'te yaptı. Ara tatilin ardından yarıyıl tatili de 19 Ocak Pazartesi günü başladı ve 30 Ocak Cuma günü sona erdi.

İkinci dönemin 2 Şubat'ta başlamasının ardından ikinci ara tatil 16 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 20 Mart Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, ara tatil öncesi son derslerine yarın girecek.

8 Eylül 2025'te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim dönemi, 26 Haziran'da sona erecek. 

Bayram ikramiyesi tarihi netleşti

Milyonlarca emekli, Ramazan Bayramı öncesi heyecanla beklediği bayram ikramiyesi ödemelerini yakından takip ediyor. Bayram ikramiyelerine zam yapılmayacağı belirtilmişti, Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün ödeme yapılacak tarihi açıkladı
 

11.03.2026 13:45:00 / Güncelleme: 11.03.2026 15:45:41
Haber Merkezi
Bayram ikramiyesi tarihi netleşti
Bayram ikramiyesi tarihi netleşti
Milyonlarca emekli, Ramazan Bayramı öncesi heyecanla beklediği bayram ikramiyesi ödemelerini yakından takip ediyor. 2026 yılı için resmi açıklamalara göre, emekli bayram ikramiyesi 4 bin TL olarak ödenecek ve zam yapılmayacak.

Geçen yıl da aynı tutarda verilen Ramazan Bayramı ikramiyesi, bu yıl da değişmeden 4 bin TL olarak hesaplara yatacak. 

SSK (4A), Bağ-Kur (4B) ve Emekli Sandığı (4C) kapsamındaki emekliler ile dul ve yetim aylığı alan hak sahipleri de bu ödemeden yararlanacak. Ölüm aylığı alanlara ise oranlarına göre kısmi ödeme yapılacak (örneğin %75 oranında 3.000 TL). Bayram ikramiyelerine zam yapılmaması milyonlarca emekliyi hayal kırıklığına uğrattı. Her şeye zam gelirken emekli ikramiyelerine zam yapılmaması tepkilere neden oldu. İktidar tarafından Orta Vadeli Program çerçevesinde 2026 için artış yapılmadığı belirtildi.

Ödeme tarihi ve takvim

Ramazan Bayramı 20-24 Mart 2026 tarihleri arasında idrak edilecek. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duyurusu ve SGK kaynaklarına göre ikramiyeler 14 Mart 2026'dan itibaren hesaplara yatırılmaya başlanacak. 

Ödemeler, emeklilerin maaş aldıkları banka hesaplarına otomatik olarak aktarılacak, başvuru gerekmiyor.

Kuyumcukent'teki soygunda yeni gelişme

İstanbul'da bulunan Kuyumcukent AVM'de uzun namlulu silahla 20 milyon lirayı alarak kaçan şahıslara yönelik operasyonda yeni gelişme yaşandı

11.03.2026 11:30:00
İhlas Haber Ajansı
Kuyumcukent'teki soygunda yeni gelişme
Kuyumcukent'teki soygunda yeni gelişme
İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde bulunan Kuyumcukent AVM'de uzun namlulu silahla 20 milyon lirayı alarak kaçan şahıslara yönelik operasyonda yeni gelişme yaşandı. Polis ekiplerince yapılan operasyonda olayla ilgili 8 şüpheli gözaltına alındı.

Olay, 9 Mart Pazartesi günü saat 07.22'de Kuyumcukent AVM'nin kapalı otopark bölümünde meydana gelmişti. 7 kişi uzun namlulu silahlarla otopark bölümüne gelmiş, şüpheliler içeride bulunan 20 milyon lirayı araca yükleyerek olay yerinden kaçmıştı. Olay sonrası harekete geçen polis, olayla ilgili 8 şüpheliyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şahısların emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddialarıyla operasyon düzenlendi. Polis ekipleri binada arama yaparken, Özel Kalem Müdürü dahil çok sayıda görevli hakkında gözaltı kararı verildi

11.03.2026 11:06:00
Haber Merkezi
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet' iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, bu sabah önemli bir gelişme yaşandı.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, belediye binasında arama ve inceleme yaptı. Soruşturma, belediyenin gerçekleştirdiği bazı mal ve hizmet alımı ihalelerinde usulsüzlük ile rüşvet ilişkisi iddialarına dayanıyor.

Operasyon çerçevesinde, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarına karıştığı öne sürülen bazı belediye görevlileri hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Çok sayıda şüpheli için gözaltı işlemi başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, gözaltına alınanlar arasında Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan da bulunuyor.

Belediye Başkanı Vahap Seçer'in, soruşturmanın belediyedeki bazı alımlarla ilgili olduğunu belirttiği ve kendisine yönelik herhangi bir inceleme ya da suçlama bulunmadığını ifade ettiği aktarıldı.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni detaylar ve gözaltı sayılarına ilişkin resmi açıklamalar bekleniyor. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, müfettiş raporları ve delillerin incelendiği belirtiliyor.

Bu gelişme, CHP'li yönetilen Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni doğrudan etkileyen en son operasyon olarak kaydedildi. Konuyla ilgili resmi makamlardan detaylı açıklama gelmesi bekleniyor.

İstanbul'da reçete şebekesine operasyon: 25 gözaltı

İstanbul'da. SGK'ya fatura edilen ilaçları ortak hareket ettikleri eczanelerden temin ederek üçüncü şahıslara satan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 25 şüpheli yakalandı

10.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da reçete şebekesine operasyon: 25 gözaltı
İstanbul'da reçete şebekesine operasyon: 25 gözaltı
İstanbul'da. SGK'ya fatura edilen ilaçları ortak hareket ettikleri eczanelerden temin ederek üçüncü şahıslara satan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 25 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen bir soruşturma çerçevesinde liderliğini İ.K.'nın, yöneticiliğini C.K. ve D.K. isimli zanlıların yaptığı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik çalışma yaptı.

Bir kamu hastanesinde veri giriş elemanlarının da içinde bulunduğu yapılanmayı tespit eden polis, şebekenin izini sürdü. Bazı çalışanlarla müşterek hareket eden şebekenin, hastaları hastaneye giriş yaptıkları andan itibaren takip ettikleri, onlara hastane çalışanları gibi davranarak işlemlerinde yardımcı oldukları saptandı.



Bazı hastane çalışanlarını kullanan şebekenin, hastalara fiyatları yüksek olan ilaçları fazladan reçete ettikleri ve anlaşmalı eczanelere yönlendirdikleri ve bu işlemlerden komisyon aldıkları belirlendi. Şebekenin, hastaların bilgisi dışında reçetelere fazla yazılan yüksek fiyatlı ve SGK'ya fatura edilen ilaçları ortak hareket ettikleri eczanelerden temin ederek el altından üçüncü şahıslara sattıkları ve devleti büyük zarara uğrattıkları anlaşıldı.

Mali Şube Polisi tarafından yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyon için düğmeye basıldı. Haklarında yakalama kararı verilen liderliğini İ.K.'nın, yöneticiliğini C.K. ve D.K. isimli zamlıların yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünün 25 üyesinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüphelilerin kaldıkları adreslerdeki aramalarda ise zanlılara ait cep telefonları, bilgisayarlar, harici hafıza ve USB bellekler dahil tüm cihazlara el konuldu. Yakalanan 25 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı

İzmir'in Konak ilçesinde ücret meselesi nedeniyle tartıştığı taksi şoförünü tabancayla öldüren zanlı gözaltına alındı.

 

10.03.2026 11:22:00 / Güncelleme: 10.03.2026 11:29:18
Anadolu Ajansı
İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı
İzmir'de taksi şoförünü öldüren şüpheli yakalandı

İzmir'in Konak ilçesinde ücret meselesi nedeniyle tartıştığı taksi şoförünü tabancayla öldüren zanlı gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, taksi şoförü Deniz Örer (52) ile yolcu D.M. (24) arasında Konak'ta taksi ücreti nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine D.M. yanındaki tabancayla Örer'e ateş ederek yaraladı.

Şüpheli, daha sonra yaraladığı şoförün taksisiyle bölgeden uzaklaştı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Taksi şoförü Örer'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Aracı bir sokağa bırakıp kaçmaya devam eden cinayet zanlısı ise polis ekiplerince suç aleti tabancayla yakalandı.



Durak arkadaşları Örer'i anlattı

Örer'in çalıştığı Kahramanlar Taksi Durağı'ndaki mesai arkadaşları olayın üzüntüsünü yaşıyor.

Taksi şoförü Saruhan Özdenler, gazetecilere, Örer'in durakta sevilen bir insan olduğunu söyledi.

Özdenler, taksicilerin öldürülmesine tepki göstererek, "Zannedersem müşteri ile arasında bir anlaşmazlık oluyor. Adam da çıkartıyor başından vuruyor. Arabaya da ateş ediyor. Deniz kardeşimizi arabadan indiriyor. O halde cesedini yere atıyor ve arabayı alıp kaçıyor." ifadelerini kullandı.

Örer ile 5 yıldır aynı durakta çalıştıklarını anlatan Özdenler, şöyle devam etti:

"Çok sessiz, sakin bir çocuktu. Oğlu Berke de Bucaspor 1928'de futbolcu. İyi transfer teklifleri de alıyormuş çocuğu. Hep anlatırdı. Hatta daha dün akşam hastanede tahlilleri vardı ama bu olay oldu. Hepimiz yıkıldık. Herkesin başına geliyor. Bu işin de kaderi bu. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Yolcuyu nereden aldığını bilmiyoruz ama gittiği yeri biliyoruz sadece. Basmane semtinin üst taraflarında bir yere gidiyor."

Taksici Sinan Efe de Deniz Örer'in iyi bir insan olduğunu ve bir süre sonra taksiciliği bırakmak istediğini söylediğini belirtti.

Örer'in oğlu için çalıştığını ifade eden Efe, "Başımız sağ olsun. Oğlu Bucaspor 1928'in altyapısında oynuyordu. Üzülüyoruz." dedi. 

Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı açıkladı

10.03.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı
Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli 'Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı kaydedildi.



Açıklamada, "Siber suçlarla mücadele kapsamında son 10 gündür polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 360 şüpheli yakalandı. 24 İl merkezli 'Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 162'si tutuklandı, 125'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, pos tefeciliği yaptıkları, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden ürün satış dolandırıcılığı, yatırım dolandırıcılığı temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları tespit edildi.



Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 24 ilde operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın güvenliği için siber suç ve suçlularla mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Polislerimizi, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.