logo
18 MAYIS 2026

Güney Kore'den mektup

08.08.2007 00:00:00
Güney Kore'de üniversite eğitimini sürdüren Güngören Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Nagehan Günan, orada yaşadıklarını, bulunduğu ortamı ve merak edenler için eğitim imkanlarını anlatıyor

Anniyon Haseyo! yani merhaba!... Ben Nagehan Günan. Güngören Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunuyum. ÖNDER'in burslu örgencilerindenim. 2005 yılı YDS sınavından yüksek bir puan almama rağmen Türkiye'de üniversiteye gidemediğim için Güney Kore'de eğitim hayatıma devam etmeye karar verdim. Kore'ye gideli iki yıl oldu. Bir buçuk yıl Korece Dil kursunu bitirdikten sonra üniversiteye başladım. Şuan Pusan Devlet Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı birinci sınıf öğrencisiyim.Türk boyundan gelen millet!Güney Kore Türkiye'den çok uzakta bulunmasına rağmen aslında Türkiye ile birçok benzer noktası olan bir ülke. İlk gittiğinizde sanki bir Uzak Doğu ülkesinde değil de (sokaktaki garip yazılar ve çekik gözlü insanlar olmasa) kendinizi İstanbul sokaklarında dolaşıyor gibi hissedebilirsiniz. Gerçekten de gerek kültür, gerek ahlaki yapıları bakımından bize benziyorlar. Hatta kimi profesörler Korelilerin Türk boyundan geldiğini iddia ediyor. Koreliler Türkiye'yi kardeş ülke olarak görüyor. Türk askerlerinin 1950 Kore savaşında onlar için savaşmasıyla Türklere karşı duyulan sempati 2002 FIFA Dünya Kupası 3.'lük maçıyla daha da artmış durumda. Pusan şehrindeki şehitlikte bugün birçok Türk askeri yatmakta.Türkleri seviyorlarTürkleri çok seviyorlar. Tanıştığımız Korelilerin yarıdan fazlası ya Türkiye'ye gitmiş ya da gitmek istiyor. Türkçe öğrenmeye de meraklılar. Güney Kore belki de bir Türk'ün Türklüğü ile gurur duyarak dolaşabileceği nadir ülkelerden biri. Koreliler yabancılara büyük ilgi duyuyorlar. Bunlar arasında Türkler de çok sevilen milletler arasında geliyor.Koreliler bizim gibi sıcakkanlı, arkadaş canlısı, yardımsever, nazik kibar insanlar. Güçlü ahlak değerleri var. Genelde "iyilik yaparsan, iyilik bulursun" düşüncesi hâkim. Saf, temiz niyetli insanlar. Sahtekârlığa, üçkâğıtçılığa pek akılları ermez; kimsenin malına yan gözle bakmazlar. Hırsızlık oranları oldukça düşük seviyede. Kore çok güvenli bir ülke... Gece 11, 12'lerde bile sokakta rahat bir şekilde, korkmadan dolaşabilirsiniz.Çok saygılı bir toplum, büyüklere saygı çok önemlidir. Karşılarındakini selamlarken neredeyse yere kadar eğilirler. Kendinizden bir yaş büyüğe bile abla, ağabey veya bey, hanım diye hitap etmek zorundasınızdır. Korece'de yüksek, orta ve düşük dil olarak saygı seviyesine göre üç farklı hitap şekli vardır. Kendinizden büyük birine veya tanımadığınız birine asla düşük dille hitap edemezsiniz. Bu konuda çok titizlerdir.'Ben' değil, 'Biz'Korelilerde 'ben' değil 'biz' düşüncesi hâkimdir. Çok milliyetçi bir toplum, benim ülkem değil 'uri nara' bizim ülkemiz derler. Kendi milli değerlerini, kültürlerini, sanatlarını, şarkılarını, yerel danslarını, kıyafetlerini, yemeklerini, el sanatlarını korumaya çalışır onlarla çok övünürler. Kore'de en fazla kullanılan kelimelerden biri 'papbıda' (meşgul) kelimesidir. Yediden yetmişe herkes çok meşguldür. Gerçekten çok çalışan bir millet, gün doğmasıyla herkes ayaktadır. Her işlerini çabucak yaparlar, aceleci,  hızlı tez canlı insanlardır.Müslüman nüfus ise 40 bini Koreli olmak üzere 100 bini aşkın durumda. Koreliler İslam ile ilk defa 1950 yılında Türk askerleri vesilesiyle tanışırlar ve İslam dinine girenler olur. Bugün Kore'de 5 tane büyük cami bulunmaktadır ve İslamiyeti araştıran Koreliler günden güne artmaktadır.Koreliler için yemek çok önemlidir, hatta Koreliler birbirlerini "Pab mogossoyo?" (yemek yedin mi?) şeklinde selamlarlar. Karşındakinin yemek yiyip yemediğini sormak, bizdeki nasılsının yerinde karşındakinin halini hatırını sormaktır. Yemeğe olan bu ilgileri savaştan sonra çok kıtlık çekmelerinden olsa gerek? Üç öğün yemeği atlamadan muhakkak yerler. Öğle ve akşam yemeği saatinde üniversite kampüsünde herkes dışarıda, restoranların yolunu tutar. Öğle yemeği yemeyen bir Koreli bulmak imkânsız gibidir. Arkadaşlarınızla ya öğle ya da akşam yemeğinde buluşursunuz.Yemek kültürleriKore'de yemek denince akla ilk gelen şey pilav ve "kimçi"dir. Kimçi lahanadan yapılan, acı, bol baharatlı turşuya benzer bir yan yemektir. Her sofranın olmazsa olmazıdır. Zaten, yağsız tuzsuz pilavın yanında "pançan" denilen bir sürü sebzeden, ottan yapılan yan yemekleri sofrayı boydan boya donatırlar. Kore yemekleri yağsız, tuzsuz, az kalorili ve çok acılıdır. Birçok Türkün bildiğinin aksine, Koreliler ipek böceği dışında böcek yememelerine karşın her türlü deniz ürünü yiyebilirler. Bunun yanında domuz eti ve içkiyi çok fazla tüketiyorlar. Korece karakterlerden oluşmayıp alfabesi olan bir dil. Ural-Altay dil ailesi gurubuna mensup olduğundan Türkçeyle, özne-yüklem uyumunun aynı olması Türkler için Korece öğrenmede bir avantaj. Yalnız telaffuz ve yazması oldukça zor bir dil. Türkler eğer gayretli çalışırlarsa günlük dili yaklaşık bir yıl sonra rahatlıkla konuşup, anlayabilir seviyeye gelebilirler. Korece gerek telaffuz, gerek üç farklı şekilde saygılı hitap bulunması ve her nesne için ayrı bir kelime olduğu için öğrenilmesi zor diller arasındadır.Güney Kore eğitime çok önem veren bir ülke. Halkın yüzde 92'si okuryazardır. Ülkede üniversite sayısı çok fazla, genç nesilde üniversiteye gitmeyen yok denecek kadar azdır. Koreliler çok fazla ders çalışırlar, bundan olsa gerek ders çalışma tekniğini çok iyi bilirler. Kitap, kırtasiye ürünleri oldukça çeşitlidir. Bir ortaokul, lise öğrencisi günde yaklaşık 3 - 4 saat uyku uyur. Sabahtan akşam beşe kadar okula gidip saat dokuza kadar zorunlu etüde kalırlar. Saat dokuzdan on iki, birlere kadar da dershaneye giderler. Üniversite sınavı Türkiye'ye kıyasla kat kat zor olduğundan hepsi iyi üniversitelere girmek için büyük bir rekabet halindedir. Bu yarış daha çocukken başlar. Çocuklar başlıca piyano, İngilizce, el sanatları, tekwandodan oluşan en az 3 -4 kursa giderler. Kore de ortaokul, lise öğrencisi olmak çok zordur. Koreliler de çok fazla ders çalışmaya zorlayan ezberci sistemlerini eleştiriyorlar. Kore'de üniversite eğitimi Türkiye'den daha kaliteli gözüküyor. Üniversitenin imkanları çok zengin, internet çok gelişmiş, özellikle mühendislikler ve sayısal bölümlerde çok ilerideler. Türkiye'den de birçok kişi master veya doktora eğitimi için Güney Kore'yi tercih ediyor. Profesörler çok mütevazı, öğrencilerle arkadaş gibiler, öğrencilerle yemek yemeye giderler. Yabancı öğrencilere de genelde ayrı, özel bir ilgileri vardır.Nasıl eğitim alınır?Yabancı öğrenciler üniversiteye girişte genelde yazılı sınava tabi tutulmayıp yalnızca mülakata girerler. Belgeleriniz eksiksiz ise genelde üniversiteden kabul alırsınız. Üniversitelerin yıllık fiyatları genelde 3.500$ ile 8.000$ arasında değişiyor. Yabancı öğrencisi fazla olmayan üniversitelerde yüzde 30, yüzde 50 oranında burs alma imkanınız olabilirken; master veya doktora öğrencilerinde bu rakam yüzde 50 ile yüzde 100 oranında yükselebilir. Devlet üniversiteleri fazla olmamakla beraber fiyatları yıllık 3.000$'dan başlıyor. Özel okullarla fiyat farkı fazla olmamasına karşın devlet okulları daha meşhur olduğu için Koreliler öncelikle iyi devlet okullarını tercih ediyorlar. Bir öğrencinin yıllık masrafı (okul parası, yaşam masrafları, harçlık, gidiş-dönüş uçak bileti) yaklaşık 9.000$ ile 10.000$ civarında değişiyor.Koreliler küreselleşen dünyada İngilizce bilmenin önemini kavramışlar. Bir Koreli İngilizce bilmiyorum derse ona inanmayın. Hepsi az çok bilmesine rağmen telaffuzlarından dolayı konuşmaya çekiniyordur. Korecede  'f', 'z', 'j' gibi harfler olmadığından telaffuzları çok garip, kendi dil yapılarıyla uyuşmadığından birçok kelimenim telaffuzunu çıkartmakta zorlanıyorlar. 'Conqulish' denen Korece - İngilizce kelimeler bile oluşmuş. İyi konuşanlar da ya hayatları boyunca İngilizce çalışmış ya da uzun süre yurtdışında yaşamışlardır. İngilizce konusunda gerçekten çok abartmışlar, kitapçılarda hayal edemeyeceğiniz çeşitte İngilizce kitapları, televizyon ve radyolarda sürekli İngilizce yayınlar, her sokakta İngilizce kursları bulunuyor. Bunu biraz daha abartırsak Kore'de sadece İngilizce konuşulan bir köy bile oluşturulmuş. Koreliler yaşları ne olursa olsun sürekli İngilizce öğrenme çabasındadır, İngilizce bilmeyenler kendilerini ezik hissederler. Sabah 6 veya gece 12'lerde iş öncesi veya sonrası İngilizce kursuna giden insanlar görmek mümkündür. Okul tatillerinde herkes İngilizce çalışır. Eğer iyi İngilizce bilen bir yabancıysanız onların gözünde saygınlığınız artar ama bazen sizinle İngilizce pratik yapmak isteyen insanlardan sıkılabilirsiniz. Siz Korece konuşsanız dahi ısrarla sizinle İngilizce konuşan Koreliler çok yaygındır. Belki de anadili İngilizce olmayan bir ülkede en çok İngilizce konuşma fırsatınız olabileceği ülke Güney Kore'dir.Ben Kore'de yaşadığım iki yıl zarfında gözlemleyebildiğim kadarıyla bazı noktaları sizlerle paylaşmaya çalıştım. Umarım, ileride Kore'de okumak isteyen öğrenciler olursa onlara az da olsa bir fikir sahibi olmalarına yardımcı olmuşumdur. Kore, gerçekten yaşanılması çok rahat, güzel bir ülke. Ben gittiğime çok memnunum, gitmek isteyen herkese de tereddütsüz tavsiye edebilirim

 

Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu

Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı

17.05.2026 19:42:00
İhlas Haber Ajansı
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu iddia edilen bir şahsın saldırısı sonucu iki polis memuru şehit oldu.



Olay, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu belirtilen şahsın bölgede bulunduğu bilgisi üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sırasında şahsa ulaşılamazken, ekiplerin vatandaşlarla birlikte bölgede yürüttüğü çalışmalar esnasında saldırı gerçekleşti.

2 polisin şehit olduğu saldırının ardından şüpheli olay yerinden kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede etkisiz hale getirilerek yakalandı. Görüntülerde, zanlının kaçış girişimi ve ekiplerin hızlı müdahalesiyle yakalanma anı yer aldı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Saldırının detayları ortaya çıktı



Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı.
 
Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı.
 
İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Zanlının elindeki delici aletle saldırdığı 2 polis memuru, olay yerinde şehit oldu. Saldırgan, yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi.
 
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul'da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerince tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor.
 
Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor, tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi.
 
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı.
 
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündem maddesi ekonomi. Ortadoğu'daki gelişmeler ve terörsüz Türkiye süreci de masada olacak

17.05.2026 17:02:00
Haber Merkezi
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yarın Beştepe'de yapılacak kabine toplantısında, iç ve dış politikadaki önemli başlıklar masaya yatırılacak.

Toplantının ana gündem maddelerinden birinin ekonomi olması öngörülüyor.

Toplantıda, enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar, piyasalardaki son durum ve fiyat denetimleri değerlendirilecek.

Sosyal destek paketleri ve vatandaşın alım gücüne yönelik olası düzenlemelerin ele alınabileceği belirtiliyor.

Dış politikada ise gözler Ortadoğu'daki gelişmelere çevrilmiş durumda.

Gazze, İsrail'in bölgedeki operasyonları ve İran eksenli gerilimlerin toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.

ABD-İran Savaşı'nda kalıcı barış için atılabilecek adımlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki son durum da kabinenin gündeminde olacak.

Kamuoyunun yakından takip ettiği bir diğer önemli başlık terörsüz Türkiye süreci.

Terör örgütünün silah bırakma süreci ve hukuki adım beklentisi de kabinede değerlendirilmesi beklenen başlıklar arasında.

Ve Kurban Bayramı tedbirleri... Bayram haftasında yüz binlerce araç yollara çıkacak.

Kabinede yollardaki bayram tedbirleri de ele alınacak.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama

Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı

17.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gençlerimizin geleceğini karartan uyuşturucuyla mücadelemiz kapsamında, 14 Mayıs'ta kapsamlı bir operasyon gerçekleştirmiştik. Operasyonda gözaltına alınan 322 şüpheliden 279'u tutuklandı, 27'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 16'sı da serbest bırakıldı. Diyarbakır'da uyuşturucu tacirlerine göz açtırmamaya kararlıyı" ifadelerine yer verdi.İHA

Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı

Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 

17.05.2026 11:10:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. Leijdekkers, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında, ülkesine iadesi isteniyor.

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."

Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik" dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade etti

16.05.2026 12:23:00 / Güncelleme: 16.05.2026 12:28:48
İHA
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde sektörel ihtiyaçlar, dijitalleşme hedefleri ve operasyonel verimlilik doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidildiğini bildirdi. Değişiklikler 16 Mayıs tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Uraloğlu, yapılan düzenlemelerle birlikte karayolu taşımacılığında hem hizmet kalitesinin artırılacağını hem de sektörde uygulama birliğinin güçlendirileceğini belirterek "Karayolu taşımacılığında vatandaşlarımızın haklarını daha güçlü şekilde koruyan, sektörümüzün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren ve dijitalleşmeyi merkeze alan yeni bir dönemi başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

Terminallerde yeni düzenleme

Uraloğlu, taşımacıların terminallerde yaşanan yoğunluklardan etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme yapıldığını belirterek, "Terminallerde yer bulunamaması halinde yerel makamlarca tahsis edilen veya gösterilen alanların kullanılabilmesine yönelik yasal altyapıyı oluşturduk" dedi.
Mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasına yönelik de düzenleme yapıldığını kaydeden Uraloğlu, D3 yetki belgesi sahiplerinin yalnızca kendi tarım alanlarında çalışacak mevsimlik tarım işçilerini taşıyabilmesine imkan sağlandığını söyledi.

Dijital tebligat zorunlu hale gelecek

Karayolu taşımacılığında dijital dönüşümü hızlandıracak adımlar attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, tüm yetki belgesi sahipleri için Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni zorunlu hale getirdiklerini ifade etti. Uraloğlu, "UETS zorunluluğunu 1 Ocak 2027 itibarıyla devreye alacağız" dedi.

"Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için geçmiş geçerlilik süreleri hesaplamaya dahil edilecek"

Uluslararası lojistik işletmeciliğinde aranan tecrübe şartına ilişkin de açıklamada bulunan Uraloğlu, "Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için aranan 3 yıllık tecrübe şartında dayanak olan yetki belgelerinin geçmiş geçerlilik süreleri de hesaplamaya dahil edilecek" açıklamasında bulundu.

Uraloğlu ayrıca, yetki belgesi devir işlemlerinde ise mesleki yeterlilik şartının sağlanma süresinin 45 günden 60 güne çıkarıldığını ifade etti.

Kurye taşımacılığına yeni yükümlülükler

Kurye taşımacılığı alanındaki yeni yükümlülükler hakkında açıklamada bulunan Uraloğlu, kargo taşımacılığı yetki belgesine sahip taşımacıların kurye gönderisi taşımaları halinde kurye yükümlülüklerine uygun faaliyet göstermelerinin zorunlu hale geldiğini bildirdi.

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet Belgeleri'nin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanındı

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade eden Uraloğlu ayrıca, 2013 model ve öncesi otomobillerin B2 ve D2 belgelerine ilavesine ilişkin süre uzatımı sağlandığını kaydetti.

Açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak

Yolcu haklarına ilişkin düzenlemelere de değinen Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik. Ayrıca sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak" açıklamasında bulundu.

Otobüs firmalarının ücret tarifelerini Bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandığını ifade eden Uraloğlu, firmaların azami 1 ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri sisteme tanımlayabileceklerini ve gerekli durumlarda 10 gün içerisinde düzeltme başvurusu yapabileceklerini söyledi.

Şoför yaş sınırları genel mevzuata uyumlu hale getirilecek

Sürücüler için uygulanan yaş sınırlarının genel mevzuat hükümlerine bırakıldığını belirten Uraloğlu, muayenesi bulunmayan taşıtların ise yetki belgesine kayıtlı olsa dahi trafik güvenliği gerekçesiyle yurtdışına çıkışına izin verilmeyeceğini kaydetti.

Turizm amaçlı yolcu taşımacılığında otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler

Ev eşyası taşımacılığı faaliyetlerinde yalnızca kamyonetle taşımacılık yapmak isteyenler için azami 1 kamyonet sınırı getirildiğini belirten Uraloğlu, turizm amaçlı yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirterek, Yerli Malı Belgesi'ne sahip otomobillerin kullanılması halinde kullanılabilecek taşıt adetlerine ilişkin teşvik mekanizmasının devreye alındığını bildirdi.

Uraloğlu ayrıca kalkış veya varış noktası büyükşehir olan ve tarifeli faaliyet gösteren D4 yetki belgeleri için U-ETDS veri iletim zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti. Engelli ve diyaliz hastalarını tek taşıtla taşıyan D2 belgeli taşımacıların mesleki yeterlilik şartından muaf tutulacağını belirten Uraloğlu, fiili taşıma imkanı bulunmayan taşımacılar için de ODY-ÜDY şartının aranmayacağını söyledi.

Kademeli ceza sistemi

Bakan Uraloğlu, kapsam dışı faaliyet gösteren taşımacılara yönelik cezaların düzenlendiğini belirterek, "Kuralsız ve kayıt dışı taşımacılığın önüne geçmek amacıyla kademeli ceza sistemini devreye alıyoruz. Buna göre ilk ihlalde 21 bin 333 lira, ikinci ihlalde 42 bin 666 lira, üçüncü ihlalde 106 bin 665 lira, dördüncü ihlalde ise 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak. Beşinci ihlalde ise yetki belgesi iptal edilecek" dedi.

Uraloğlu ayrıca terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan faaliyet gösterilmesinin de engelleneceğini söyledi.

İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu


 
 
Türkiye genelinde etkili olan sert hava koşulları, ani sıcaklık değişimleri ve küresel ısınmanın getirdiği ekosistem değişimleri nedeniyle göçmen kuşların bu yılki yolculukları gecikirken, kuş sayısı ve hareketliliğinde gözle görülür düşüş yaşandı.

16.05.2026 09:22:00
AA
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu

Türkiye'de kuş halkalama çalışmaları, önemli göç noktalarında kurulan Samsun'daki Cernek, Iğdır'daki Aras, Ankara'daki Eymir, Antalya'daki Boğazkent, İstanbul'daki Avcılar, Kocaeli'deki Ormanya istasyonlarında aktif olarak sürüyor.

Ankara Üniversitesi, ODTÜ ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün işbirliğinde ve Ornithological Society of the Middle East'in (OSME) destekleriyle 9 yıldır faaliyet gösteren Eymir Kuş Halkalama İstasyonu'nda bugüne kadar yaklaşık 100 farklı türden binlerce kuş halkalandı.

Sağlık kontrolleri yapılan kuşlar, takılan özel halkalar sayesinde göç yolculuklarında takip ediliyor. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, Eymir'in Ankara gibi büyük bir metropolün hemen yanında yer alan önemli bir yaban hayatı alanı olduğunu söyledi. Bu yıl Türkiye genelinde alışılmışın dışında sert hava koşullarının etkili olduğunu belirten Ergen, "Hava koşulları sert gitti, soğuk gitti, yağışlar çok fazlaydı. Bu nedenle göçmen kuşlar beklediğimizden daha geç geldi" diye konuştu.

Göç güzergahlarında besin kaynaklarının da azaldığına dikkati çeken Ergen, "Sert hava koşulları nedeniyle böcekler, yemişler ve meyveler azaldı. Kuşlar göç süresince yeterince beslenemediği için alana ulaştıklarında yağ ve kas skorları neredeyse sıfırdı" açıklamasını yaptı. Ergen, iklim değişikliğinin etkilerinin tek yıllık verilerle değerlendirilemeyeceğini, net sonuçlara ulaşabilmek için uzun yıllara dayanan verilere ihtiyaç duyulduğunu ancak bu yıl yaşanan tablonun değişken hava şartları nedeniyle göçmen kuşlar üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirdiğini söyledi.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.