logo
23 HAZİRAN 2026

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

01.11.2003 00:00:00
Misyonerlerin hedefi AsyaMisyonerlerin Asya'da Oynadıkları Rol ve Faaliyetleri

Portekizli Vasko de Gama 1497 yılında güya Hindistan'a deniz yolunu keşfetmek üzere yola çıkar. Ancak Kral Don Manuel, Gama'yı dört gemi ile açık denizlere gönderirken sadece Hindistan'a giden deniz yolunu bulmayı değil aynı zamanda baharat, kıymetli madenler ve oradaki Hıristiyanları da bulmayı ya da Hıristiyanlığı orada yaşayanlara anlatmayı da düşünmekteydi.

Peki de Gama Doğu'nun zenginliklerini elde etmek ve Hıristiyanlığı yaymak için çıktığı bu seferde ne yapmıştır? Kalküta şehrini devamlı suretle top ateşine tutar, limandaki gemiler batırılır, şehir baştan sona yıkılır ve yanar, sivil halktan yüzlerce kişi hayatını kaybeder. De Gama adam öldürmeye, adamları da yağmaya girişir. Vasko de Gama'nın bu seferden on gemi dolusu ganimetle döndüğü rivayet edilir.

Keşif değil sömürgeyi genişletmek

Bilime ve insanlığa yaptığı hizmetlerle (!) tanıtılan Portekizli denizci Macellan'ın amacı Hint Okyanusu'ndan Pasifik'e oradan da Atlas Okyanusu'na geçerek tersinden bir dünya turu gerçekleştirmek idi. Bu maksatla yola çıkan Macellan Mart 1521'de bugünkü adı Filipinler olan Bangsamora'ya ulaştı. Portekizli kaptanın asıl amacı bilimsel keşiften çok, sömürgelerin sınırlarını genişletmek, yeni hazineler bulmak ve dinini yaymaktır. Her keşif kolunun arkasından Hıristiyan misyonerler, askerler ve hazine avcıları sökün ederler. Macellan'ı da yine bu gruplar izler.

Macellan Filipin adalarına ulaştığında burada iki İslam krallığı bulunmaktaydı. Macellan'ın da gemisinden iner inmez ilk yaptığı tıpkı arkadaşları gibi yerli halkı kılıçtan geçirmek olmuştur. Macellan'ın Moro bölgesine gelişi ile Müslümanlara karşı sindirme, yıldırma, yok etme hareketleri başladı. Eğer Macellan 50 yıl sonra gelse idi, şüphesiz Moro ülkesinden başka tüm o bölge Müslüman olacak ve sömürgecilik Asya'da bu kadar yayılmayacaktı. Macellan bir akımın öncülüğünü yapar. Onun peşinden rahipler ve tüccarlar gelir. Onu haç ve silah izler. İslamlaşma hareketi onların önündeki ilk ve en büyük engeldir. Bu hareketi zorla önleme yoluna giderler. Macellan Manila'ya geldiğinde bu topraklar üzerinde egemenlik Müslüman bir krallığa aittir. Asıl yıkım Macellan'dan sonra başlar. 1565'de ikinci ticaret grubu gelir.

Burada misyoner-sömürgeci mantığın tarih boyunca takip ettiği metodu görüyoruz. Silah ve kaba kuvvetle teslim alınan ülkelere yine asker destekli misyoner ve büyük ticarî koloniler akın etmektedir. Amerika kıtasında da aynı metot uygulanmıştır.

Fıkıh KöşesiOrucun müstahabları

- Akşamleyin iftar ederken şöyle dua yapılması sünnettir:

"Allahümme leke sumtü ve bike amentü ve aleyke tevvekkeltü ve alâ rızkıke eftartü."

Anlamı: "Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana iman ettim, sana güvendim, senin rızkınla iftar ettim orucumu açtım.

- Orucu hurma gibi tatlı bir şeyle açmak mendubdur.

- Oruçlu kimsenin, yakınlarına ve fakirlere fazlaca yardımda bulunması müstahabdır.

- Oruçlunun mümkün olduğu kadar gece ve gündüz Kur'an okumak, Allah'ı zikretmek, Peygamberimize salât ve selâm getirmek ve ilimle uğraşmak suretiyle meşgul olması müstahabdır.

- Oruçlunun boş ve yararsız sözlerden dilini tutması da müstahabdır. Gıybetten, söz taşımadan kaçınmak ise her zaman vacibdir. Ancak bu kaçınmanın gerekliliği Ramazan'da daha çok kuvvet kazanır.

- Oruçlu için İtikaf da müstahabdır.

Hz. Peygamberin insanlığa selamı:Veda Haccı ve HutbesiVeda Hutbesi'nin hatırlattıkları

'Vedâ Hutbesi' diye anılan bu tarihî hitabe, yüce İslâm'ın cihanşumül mesajını özetliyordu. Bu, insanlık için kıyamete kadar bâki kalacak en anlamlı mesajdı. Bu mesaj, insanlığı ebediyyen medenî kılacak bir hayat programını ifade ediyordu. Bu program,ferd ve toplumun saadetini temine yönelikti.

Kendisini medenî dünyadan sayan Batı dünyası, o zaman henüz Ortaçağ zihniyetini taşıyor, kilise ve feodalite (derebeylik) rejimini yaşıyordu.

Ondört asır önce, 3 Resûlü Ekrem (sav), irad buyurmuş oldukları bu hitabeleriyle, yalnız yedinci asır Müslüman Araplarına değil, İslâm'ın kudretiyle, bütün insanlığa hitap ediyordu.

Vedâ Hutbesi, insanlık için bir kurtuluş reçetesi olmakla birlikte aynı zamanda huzurlu bir hayat ortamının projesini ortaya koymaktadır. Bu hutbe, insan hak ve hürriyetlerini de en kâmil anlamda, hakkaniyet ve adalet ölçüleri içinde teminat altına almaktadır. Dün olduğu gibi bugün de hak, hürriyet ve huzur arayan insanlık için Vedâ Hutbesi en anlamlı belgedir. Bu sebeple, Vedâ Hutbesinin muhtevasını tahlil etmeye ve günümüzde sözkonusu edilen "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi"yle mukayese etmeye çalışacağız.

Örnek insan ve dâvâsı

İyi bir tetkik ve tahkikle bakıldığında, İslâm'ın cihanşumul mesajını özetleyen Veda Hutbesi'nin, başlıca iki şeyi anlattığı görülecektir: Olgun vasıflı, mükellef ve mükemmel insan tipi ve bu örnek insanın üstleneceği misyon, ortaya koyacağı eser, vereceği mesaj...

Şimdi bu iki ana unsuru açalım:

1. Tarih boyunca insanlığa sunulan hitabeler içinde en anlamlı mesajı taşıyan Veda Hutbesi, özellikle giriş kısmında; Allah'ın iradesini beşeriyet planında gerçekleştirecek vasıflı insanın, hangi ulvî sıfat ve meziyetlerle donatılacağını ortaya koymaktadır. Evet, bu insan hangi sıfatları ve meziyetleri taşımalı, nasıl bir kemâle muvaffak olmalı ki insanlığın hamisi olsun; hakkı, adâleti ayakta tutsun? İnsanlığa kurtuluş mesajı verecek, hakikatın bekçisi olacak; Allah'ın insanlara lutfettiği hakları koruyup yeryüzünde huzur ve sükûnu hakim kılacak; hak sahibine hakkını verecek, haksızlığa, zulme ve çifte standarta 'dur' diyecek; mükellef ama ulvî sıfatlarla techiz edilmiş, medenî, âlim, aydın insan tipi Veda Hutbesi'nin muhtevasının ana unsurunu teşkil eder. Burada her meselenin çözümünde asıl unsurun insan olduğunu bir kez daha anlıyoruz. İnsanın Allah'ın halifeliğine namzet olması, irade-i ilahînin insanın eliyle gerçekleşmesi gerçeği de, bize; davaların temelinin insan olduğunu, asıl meselenin de hakkı koruyacak ve yaşatacak olan insan meselesi olduğunu anlatıyor. Hakla olan, haklı olan, haklı ile olan, haklarla müşerref olup vazife şuuruyla hareket eden, iki cihan saadetinin teminatı olan insan... İşte Veda Hutbesi'nde anlatılan temel gerçek bu.

İslam'ı tam yaşamak

Hz. Cafer, Necaşi ve Amr b. âs'ın konuşmalarının; gerek kâfirlerin ana karakterine, gerek Müslümanın siyasî ve ahlâkî tutumuna, gerekse hak, hukuk ve adaletin üstünlüğüne ayna olması açısından birçok ibret verici noktasından bazılarını hatırlatmak istiyoruz:

Habeşistan hicretinin hikmetleri

Yukarıda da belirttiğimiz gibi; Amr b. As önce eşrafı ziyaret edip hediyelerle gönüllerini te'lif etmiş, Necaşi'yi etkilemelerini istemiş; özellikle Müslümanların sözlerini dinlememesini sağlamalarını sıkı sıkı tembihlemiştir. Burada inkâr ve zulmün mantığı, hukuku ve ölçüsü olmadığı için tek metodunun inananlara söz hakkı vermeden mahkûm etmek olduğunu görüyoruz. Her devrin inkârcıları da; kendi yapmış oldukları hukuk nizamını bile çiğneyerek, hukuka rağmen inanan insanlara tavır alarak zulmetme yönüne gitmişlerdir. Diğer yandan; Hz. Cafer (ra)'in, onların hukuk dışı isteğini, sorduğu dâhiyâne üç sual ile beraber tamamen mantıkî ve hukukî bir yolla geri teptirmesi de çok manidardır ve bizim için güzel bir örnek teşkil etmektedir. Demek ki; Müslüman güçsüz olup, kendisine hukuka rağmen zulmedildiği ortamlarda, öncelikle mevcut hukuk nizamında ne gibi hak ve selahiyetlere sahip olduğunu bilecek ve oyunu onların kozlarıyla oynayacaktır. Ayrıca her Müslüman, bunu yapamayacağından dolayı, Müslümanlar böyle devirlerde, inançlı hukukçular yetiştirmeye azami gayret göstermelidir. Böylesine kritik dönemlerde, inançlı hukukçu kadrolar, belki de en büyük hizmeti yapacaklardır.

-Hz. Cafer'in, Amr b. âs ve Necaşi'ye karşı konuşmalarındaki müdafaa mantığı ve serdettiği deliller, onun İslâm'a vukufiyetini gösteriyor. Eğer Hz. Cafer, İslâm'a bu derece vâkıf olmasa idi, onları ikna edemeyecekti ve Habeşistan'dan geriye dönmek zorunda kalacaklardı. Ama durum böyle olmadı. O'nun İslâm'ı ve Rasulullah'ı müdafaası, geriye dönmelerini önledi. İslâm'ın ilme; özellikle dini anlamaya verdiği ehemmiyet çok yücedir. Binaenaleyh bir Müslüman; bilhassa İslâm'ı tebliğ eden bir mü'min, bu dine vâkıf olacak ki hasmını iknâ edebilsin.

- Yine Müslüman, dinini sadece bilmekle kalmayıp kendi nefsinde tam manasıyla yaşamalıdır ki, tebliğde başarılı olabilsin. Nitekim Hz. Cafer (ra)'in Meryem sûresini derin bir aşk ve imanla, vecd içinde okuması Necaşi'yi ağlatmıştır. Yani kralı asıl etkileyen Hz. Cafer'in ve oradaki mü'minlerin imanı, İslâm'a olan bağlılıkları ve Allah'a duydukları aşk olmuştur. Her devrin tebliğci Müslümanı, güçlükleri aşabilmek için kendini İslâm'a verebilmeli, Allah'a böylesine teslim olabilmelidir. - Hz. Cafer'in konuşmaları; onun Allah Rasûlü'nün firâset ve siyasetini yeni Müslüman olmuş olmasına rağmen, ne kadar ileri derecede kavradığını; Allah Rasulü'nde ifnâ olmanın neticesinde, onun firâset ve siyasetini kavramakla da kalmayıp hâl edindiğini göstermesi açısından da çok manidardır. Nitekim onun konuşmasında kullandığı cümleler, ne eksik ne de fazladır. Necaşi'yi hakkanî bir şekilde övmüş ama aşırılığa ve yardakçılığa gitmemiştir; onun âdil olduğunu bildiği için işe elçilerin isteklerinin hukuki olmadığını ispatla başlamış, yine Necaşi'nin, dinine, Peygamberine ve ahlâk-ı hamideye düşkünlüğünü ve de zulüm ve haksızlığa tahammülü olmadığını bildiği için; cahiliyedeki sefahatlerini, Allah Rasûlü'nün kendilerini bu derekeden kurtarışını anlatmakla Necaşi'yi cezbetmiş; hemen ardından bu güzel değişikliklere müşriklerin işkenceyle karşı çıktıklarından bahsederek, müşrikleri alaşağı etmeyi başarmıştır. Meryem sûresinin Hz. İsâ'nın ve annesinin yüceliğini; Hz. İsa'nın hak Peygamber olduğunu bildiren bölümlerini okumak suretiyle de kalplerini telif etmiştir. Bu ayetler, Hz. İsa'nın; "Anam hakkında da hayırlı olmayı tavsiye etti ve beni cebbâr ve şaki kılmadı", şeklindeki sözlerini de içeriyordu. Bu kısmı okumakla Hz. Cafer, onların kitapları İncil'de, Hz. İsa'yı annesine karşı zorba gösteren bir tablo çizmelerinin ne kadar bâtıl olduğunu da yüzlerine vurmuş oluyordu. İncil'de Hz. İsa'nın annesine karşı davranışları şöyle işlenmiştir: "Üçüncü gün Galile'nin Kana şehrinde düğün oldu. İsa'nın anası da orada idi. İsa ile şakirtleri de düğüne çağrıldı ve şarap eksilince İsa'nın anası ona dedi: 'Şarapları yok'. İsa ona dedi: 'Kadın benden sana ne? Saatim daha gelmedi' " 2/ "Ve biri İsa'ya dedi: 'İşte anan ve kardeşlerin, seninle söyleşmek isteyerek dışarda duruyorlar. Fakat İsa cevap verip kendisine söyleyene dedi: 'Benim anam kimdir? Ve kardeşlerim kimlerdir?'"

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı

 

22.06.2026 12:30:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:40:36
Anadolu Ajansı
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Ankara Milletvekili Murat Alparslan ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan'la Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 30 maddeden oluştuğunu belirtti.

Hak arama hürriyetinin etkin şekilde kullanılmasının, güçlü devletin en sarsılmaz yapı taşları arasında yer aldığını ifade eden Akbaşoğlu, 2002'den itibaren reform iradesini sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'yle "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı Vizyonu"nun ilan edildiğini aktaran Akbaşoğlu, teklifin, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, yargıya güvenin üst seviyeye çıkarılmasını hedeflediğini belirtti.

Akbaşoğlu, vatandaşların alacağına daha zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasının ve hesap numarasının bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini söyledi.

Mirasçılar arası öncelikle satışta düzenlemeye gidileceğini bildiren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında suistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satış sürecinde birinci açık artırmanın malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. İdari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli adım atıyoruz: İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamını genişletiyoruz. Öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacak. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmasını açıkça disiplin yaptırımına bağlıyoruz."

Akbaşoğlu, idari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek davaların uzaması sorunu çözecek yeni düzenlemeler getirileceğini dile getirdi.

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda sadece görevsiz ve yetkisiz olunduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğinin hüküm altına alınacağını, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılacağını belirten Akbaşoğlu, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağını yeni bir düzenleme olarak getiriyoruz. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılımın kapsamını genişletiyor, ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla icra edilmesini teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.