Hükümetler dijital hafızayı siliyor!
2026'ya girerken dünyanın gündeminde hükümetlerin arşivleri silme konusu var. Hükümetlerin web sayfalarını sistematik silmesi, dijital hafızayı yok ederek tarihi yeniden yazıyor. Bu manipülasyon, demokrasiyi tehdit ederken toplumun pasifliği onu suç ortağı yapıyor
Eyüp Kabil





Internet Archive gibi kurumlar, bu silme dalgasına karşı direnişin sembolü haline geldi. Dijital sansürün artması, özgür bilgi erişimini tehdit ederken, toplumun bu konudaki pasifliği de eleştiriye değer.
Arka plan
Internet Archive, 1996'dan beri web'in arşivini tutan bir non-profit kuruluş. 2025'te, hükümetlerin web sitelerinden içerik kaldırması hız kazandı. Örneğin, ABD, Çin ve bazı Avrupa ülkeleri, politik açıdan hassas belgeleri; savaş raporları, çevre verileri veya yolsuzluk iddiaları silmeye başladı. Bu, "unutulma hakkı" yasalarının ötesine geçerek, toplu hafıza manipülasyonuna dönüştü.
Archive'in raporuna göre, yıl içinde milyonlarca sayfa kayboldu, bu da araştırmacıları ve gazetecileri zor durumda bıraktı. Konu, Aralık ayında zirveye ulaştı; küresel medya, "dijital amnezi" olarak adlandırılan bu fenomeni tartışmaya başladı. Bu silmeler, genellikle şeffaflık eksikliğiyle yapılıyor ve resmi açıklamalar yetersiz kalıyor.
Hükümetlerin lehine olanlar korunuyor
Hükümetlerin bu eylemlerini savunanlar, ulusal güvenlik ve gizlilik gerekçelerini öne sürüyor. Örneğin, hassas verilerin sızmasını önlemek veya yanlış bilgiyi temizlemek amacıyla silmeler yapılıyor. Ancak bu, eleştirel bir bakışla incelendiğinde, güç konsolidasyonu olarak görülüyor.
Çin'in "Büyük Güvenlik Duvarı" modelini benimseyen ülkeler, tarihi yeniden yazma peşinde. Vatandaşlar, geçmiş olaylara erişemeyince, hesap verebilirlik azalıyor. Internet Archive'in yöneticileri, bunu "orwellci" olarak nitelendiriyor.
Ayrıca, bu silmelerde muhalif sesler daha çok hedefleniyor, iktidar lehine içerikler korunuyor. Hükümetler bu gücü kötüye kullanıyor örneğin, iklim değişikliği verilerini silerek, kamuoyunu yanıltıyorlar. Bu, sadece bilgi kaybı değil, kültürel mirasın yok olması anlamına geliyor.
Toplumsal Etkiler ve Alternatifler
Bu trendin toplumsal etkileri derin. Araştırmacılar, tarihçiler ve gazeteciler, kaynak eksikliği nedeniyle çalışmalarını sürdüremiyor. Genç nesiller, manipüle edilmiş bir dijital mirasla büyüyor, bu da kutuplaşmayı artırıyor.
Teknoloji devleri (Google, Meta) sessiz kalıyor, çünkü kendi arşivlerini koruma altına alıyorlar. Vatandaşlar da pasif; sosyal medya tartışmalarıyla yetiniyorlar, ama eylem yok.
Sonuç olarak dijital hafızanın silinmesi, 2025'in en kritik sorunlarından biri. Hükümetler, güçlerini kötüye kullanarak tarihi kontrol ediyor, bu da özgürlüğü tehdit ediyor. Internet Archive gibi kurumlar umut ışığı, ama yeterli değil. Gelecekte, şeffaflık ve erişim için mücadele şart. Bu, sadece teknik bir mesele değil, demokrasinin geleceğiyle ilgili.















































































