logo
22 ŞUBAT 2026


Hz. Ali döneminde Hz. Hasan

Hz. Osman’ın öldürülmesinin ardından halk Hz. Ali’ye biat etti. el-İmame ve’s-Siyase adlı eserde Ebu Sevr bu olayı şöyle anlatıyor

03.07.2023 08:05:00
Haber Merkezi
Hz. Ali döneminde Hz. Hasan
Hz. Ali döneminde Hz. Hasan
Hz. Osman'ın öldürülmesinin ardından halk Hz. Ali'ye biat etti. el-İmame ve's-Siyase adlı eserde Ebu Sevr bu olayı şöyle anlatıyor:

"Osman'ın öldürülmesinden sonra biat töreni yapılacağı sırada Ali'nin arkasından çıktım. Halk etrafında toplanmış, kendisine biat ediyordu.

Ali, Ben-i Mazin kabilesine ait bahçelerden birine girdi. Onu bir hurma ağacının altına sığınmaya zorladılar. Halk benim ile onun arasına girdi.

Halka baktım. Elleri ile kollarından tutmuşlar, arka arkaya elleri ile onun ellerini tutuyorlardı (yani biat ediyorlardı).

Sonra onunla birlikte mescide yöneldiler. Mescidde ilk minbere çıkan kişi Talha oldu. Elini uzatarak ona biat etti. Talha'nın parmakları çolaktı.

Oradakilerden biri bu durumu kötüye yorarak, "Allah'a yemin ederim ki bu iş tamama ermez" dedi. Arkasından Zübeyir, Peygamberimizin diğer sahabeleri ve Medine'de bulunan bütün Müslümanlar ona biat ettiler..." 

Hz. Ali Şıkşıkiye Hutbesi'nde kendisine biat edilirken yaşananları şöyle anlatmaktadır:

". Derken halk, sırtlanın boynundaki kıllar gibi (yoğun bir şekilde) her taraftan etrafıma üşüştüler. Koyunların ağıla üşüşmesi gibi çevreme toplandılar. İzdihamdan Hasan ve Hüseyin ayaklar altında kalacaktı. İki tarafımda çizikler ve yaralar oluştu..." 

Bu olay Hz. Osman'ın öldürülmesinden üç ya da beş gün sonra gerçekleşti. Birkaç kişi dışında Kureyş bu biate tamamen katıldı. Biat etmeyen Kureyşliler arasında Mervan b. Hakem, Sad b. Ebi Vakkas ve Abdullah b. Ömer vardı. 

Emeviler Hz. Ali'ye biat etmemişti. Muaviye de kendisine biat etmeyi reddetmiş ve direnişini ilan etmişti.

Hz. Ali bu sırada Mekkelilerin Hz. Osman'ın kanını dava etmek üzere Hz. Aişe'nin liderliğinde harekete geçtiği haberini aldı. Ve bu fitneyi bastırmak için yola çıktı.

Rebeze'ye vardığında Kûfe halkına elçiler aracılığıyla mesaj gönderdi. Ancak Kûfe'nin başkanı Ebu Musa el-Eşarî'den olumlu bir cevap alamadı. Ebu Musa, halkı Hz. Ali'ye yardım etmekten men etmeye çalışıyordu.

Hz. Ali, Ebu Musa'ya sırasıyla Muhammed b. Ebubekir, Muhammed b. Câfer ve Haşim el-Mırkal'ı gön-derdi. Fakat Ebu Musa inadında ısrar etti. 

Bunun üzerine İmam Ali, Ebu Musa el-Eşarî'ye oğlu İmam Ha- san ve Ammar b. Yâsir'i gönderdi. İmam Hasan'ın yanında İmam Ali'nin Ebu Musa'yı görevden alarak yerine Karaza b. Ka'b'ı tayin ettiğini bildiren mektubu vardı.

İmam Ali mektubunda şöyle diyordu: "Ben şöyle bir görüşe vardım ki Allah'ın sana onunla ilgili hiçbir nasip vermediği bu görevden uzaklaşmalısın. Bu durum, emrimi reddetmekten seni alıkoyar.

Halkı sefere çıkarmak için oğlum Hasan ile Ammar b. Yâsir'i gönderdim. Karaza b. Ka'b'ı da şehrin valisi olarak görevlendirdim. Yerilmiş ve horlanmış olarak işimizden ayrıl. Eğer böyle yapmazsan, Karaza'ya sana güç kullanması yönünde emir verdim." 

İmam Hasan Kûfe'ye ulaşınca halk etrafını sardı. Bağlılık ve itaatlerini ifade ediyorlardı. İmam Hasan emirlere karşı çıkan valinin görevden alınıp yerine Karaza'nın tayin edildiğini ilan etti.

Fakat Ebu Musa el-Eşarî tutumunu ısrarla devam ettirdi. Bunun üzerine Ebu Musa, Ammar b. Yâsir'e dönerek onunla Osman hakkında konuşmaya girişti.

Maksadı, sözlerinden bir açık yakalayarak onu Osman'ın kanı ile ilgili olarak suçlamaktı. Böylece halkı İmam Hasan'ın yanından uzaklaştırmak için bir sebep arıyordu. Bu maksatla Ammar'a şöyle dedi: "Ey Ebu Yekzan, halifeye (Osman'a) karşı savaş açanlar ile bir olup sen de ona karşı mı çıktın ve böylece kendini fâcirler arasına mı yerleştirdin?"

Ammar bu soruya, "Hayır, öyle yapmadım ama olup bitenler de beni üzmedi" diye cevap verdi.

Bu sırada Ebu Musa'nın maksadını anlayan İmam Hasan tartışmanın ipini kesmek üzere ona, "Niçin halkın bizi desteklemesini engelliyorsun?" diye sordu. Arkasından onunla yumuşak sözlerle konuşmaya girişti.

Maksadı kötülük ve inat ruhunu nefsinden çıkarmaktı: "Ey Ebu Musa! Allah'a yemin ederim ki, bizim tek isteğimiz bozuklukları düzeltmektir. Emirü'l-Mü'minin Ali gibi bir şahsiyet hiçbir şeyden korkmaz."

Ebu Musa da ona şöyle dedi: "Anam babam sana feda olsun, doğru söylüyorsun. Ama müsteşar güvenilir biri mi?"

İmam Hasan bu soruya, "evet" dedi.

Ebu Musa şöyle dedi: "Peygamberimizin şöyle dediğini işittim: "İleride fitne ile karşılaşacaksınız. O günlerde oturanlar ayakta olanlardan, ayakta olanlar yürüyenlerden, yürüyenler ise binek hayvanlarının sırtında yol alanlardan daha hayırlıdır."

Yüce Allah bizi birbirimize kardeş yaptı. Bize birbirimizin kanlarını ve mallarını haram kıldığını bildirmek üzere şöyle buyurdu:

"Ey mü'minler, birbirinizin mallarını gayrimeşru yöntemler kullanarak değil, karşılıklı anlaşmaya dayalı ticaret yolu ile yiyin. Ve nefislerinizi öldürmeyin. Hiç şüphesiz Allah size karşı merhametlidir." 

Yine buyurmuştur ki: "Kim bir mü'mini bile bile öldürürse cezası, içinde ebedi olarak kalmak üzere cehennemdir." 

Ammar, ona, "Bu sözleri sen, kendin mi Peygamberimizden işittin?" diye sordu.

Ebu Musa, "Evet, söylediğimin teminatı bu elimdir" dedi.

Bunun üzerine Ammar halka dönerek şöyle dedi: "Peygamberimiz bu sözleri ile Ebu Musa'yı kastetti. O ayakta olandan daha hayırlı bir oturandır. (Yani onun evinde oturması kıyam etmesinden daha hayırlıdır)."

O sırada İmam Hasan halka dönerek şu konuşmayı yaptı: "Ey insanlar! Emirü'l-Mü'minin Ali b. Ebi Tâlib ile Arap büyükleri yol üzerinde size doğru gelmektedirler.

Haber aldığınız üzere Talha ile Zübeyr, İmam Ali'ye biat ettikten sonra Aişe ile birlikte ona karşı çıktılar. Kadınların zayıf olduklarını ve görüşlerinin dağınıklığa yatkın ve güçsüz olduğunu biliyorsunuz.

Bundan dolayı yüce Allah erkekleri kadınlar üzerine yönetici kıldı. Allah'a yemin ederim ki, içinizden hiçbiri İmam Ali'yi desteklemese de, kendisi ile birlikte hareket eden Muhacirler'in ve Ensar'ın yeterli olacağını umuyorum. Allah'a yardım edin ki, O da size yardım etsin." 

Ebu Musa tavrını ısrarla devam ettirerek azimleri frenledi, halkı yerlerinde kalarak İmam Ali'yi desteklemeye çağırdı.

Bunun üzerine İmam Hasan kendisine karşı sertliğe başvurarak şöyle dedi: "Be hey adam! Sana verdiğimiz görevi bırak, anan olmayasıca minberimizden aşağıya in!"

Bunun arkasından halka hitaben şunu söyledi: "Ey insanlar! Halifenizin çağrısına icabet edin. Ve kardeşlerinize katılın. Bu iş için sefere çıkanlar olacaktır.

Allah'a yemin ederim ki, Ali'yi aklı başında kimseler izlerse, dünyada ve ahirette örnek olacak ve hayırlı bir sonuç ortaya çıkacaktır. Çağrımıza icabet ederek bizim ve sizin başınıza gelen belada bize yardım edin.

Emirü'l-Mü'minin diyor ki: "Ben bu sefere ya zalim veya mazlum olarak çıktım. Ben, Allah'ın hakkını gözeten kimsenin de mutlaka sefere çıkması hususunda Allah'ı hatırlatırım.

Eğer mazlum isem, bana yardım etmiş olur, eğer zalim isem cezamı verir. Allah'a yemin ederim ki, Talha ve Zübeyr bana ilk biat eden ve ilk haksızlık eden kimselerdir. Ben zimmetime mal mı geçirdim veya herhangi bir hükmü mü değiştirdim? Sefere çıkın, marufu emredin ve kötülükten sakındırın." 

Bu konuşmanın sonucunda halk İmam Hasan'ı dinledi ve çağrısına icabet etti. Fakat Mâlik Eşter işin tamamlanması için Ebu Musa'nın aşağılanmış ve gücü, benliği yıkılmış olarak makamından çıkarılması gerektiği görüşünde idi.

Bu düşünce ile kendisine bağlı bir grup eşliğinde valilik sarayına gidip orayı kuşattılar. Ve sonra Ebu Musa'yı dışarı çıkardılar.

Mesele İmam Hasan'ın istediği kıvama gelince halka dönerek onları şu sözlerle cihada çıkmaya çağırdı: "Ey insanlar! Ben yola çıkıyorum. İsteyen benimle hayvan sırtında yola çıksın, isteyen nehir yolundan gitsin."

Böylece halk yığınları İmam Hasan'ın çağrısına icabet etti.

Şair Kays b. Sa'd bu durumu görünce içi sevinç dolarak şu beyitleri söyledi:

"Allah bugün Kûfe halkını desteği ile ödüllendirsin!
Onlar icabet ettiler ve döneklerin dönekliğine uyarak reddetmediler.
Onlar, "Ali en sağlam yere basan ve dayanıklı adımlıdır" dediler.
Ahdini bozup sözünü değiştirenlere karşı ondan hoşnut olduk.
O ikisi kasten Peygamber'in eşini öne çıkardılar.
Onu deve sırtında dört nala giden atlar sevk eder." 

Kûfe şehri sefer naraları ile inledi. Binlerce kişi şehirden çıktı. Sefere çıkanlar açıkça hoşnutluk ve kabul gösteriyorlardı. Halk İmam Hasan'ın komutasında yol alıp Zikar denen yere ulaştılar. (Zikar Kûfe yakınlarında bir suyun adıdır). Orada karargâh kurmuş olan İmam Ali ile buluştular.

Hz. Ali oğlunun başarısına çok memnun oldu ve harcadığı çabalara karşılık kendisine teşekkür etti. 

Hz. Hasan'ın bu başarısı farklı kaynaklarda şöyle anlatılmaktadır:

"Hz. Hasan Cemel Savaşı'nın alevlerini söndürmek amacıyla Hicret'in 36. yılında babasının komutasında Basra'ya gitti. Basra'ya girmeden Hz. Ali'nin emriyle Hz. Ammar b. Yâsir'le beraber Kûfe'ye giderek orada halkı topladı ve hazırladığı orduyla beraber Basra'da Hz. Ali'ye katıldı." 

"Hz. Hasan Kûfe'de Ammar b. Yâsir'le beraber halkı cihada katılmaya teşvik etti. Ve başarılı oldu." 

"... Hz. Hasan babası Hz. Ali'ye atılan (ki bu iftira İmam Ali'nin Hz. Osman'ın ölümüyle ilgisi olduğu yönündeydi) iftiranın boş olduğunu ortaya çıkardı. Bu konudaki konuşmaları gayet açık ve netti. Daha sonra Hz. Hasan savaşa da katılarak muzaffer olarak geri döndü." 

"Hz. Hasan Kûfe'ye geldiğinde Osman'ın atadığı vali Ebu Musa el-Eşarî, henüz iş başındaydı. Ve Hz. Ali hükümetine karşı gelerek Müslümanların Ali'nin ahdini bozanlara karşı olan mücadelesini desteklemelerine engel oluyordu.

Hal böyle iken Hasan b. Ali, Ebu Musa ve adamlarının iş bozuculuğuna rağmen dokuz bin kişiyi savaşa göndermeyi başardı." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı

Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne'nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor

21.02.2026 18:14:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:20:02
İHA
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri'nde taşkın riskini yükseltti.



Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi.




Pompa istasyonu uyarısı



Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İstanbul Adliyesi'ne geldi

20.02.2026 14:29:00
İHA
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun haklarında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan soruşturma başlattığı kamuoyunca tanınan kişilere yönelik operasyonlar sürüyor.

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 16 Şubat'ta ifadeye çağırılmıştı. Denizli ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.

Denizli Ailesi daha önce de darp iddiasıyla açılan dava kapsamında gündeme gelmişti. Lal Denizli'nin babası teknik direktör Mustafa Denizli, para tartışması nedeniyle kayınbiraderi tarafından darp edildiğini belirterek dava açmış, dava uzun süre gündemi meşgul ederken, kayınbirader Heja Elçi beraat etmişti.

Heja Elçi, Denizli'nin itirazı üzerine kararın bozulmasının ardından yeniden yargılandığı duruşmada 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.

Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde yoğun yağışların ardından tarım arazileri sular altında kaldı

20.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 20.02.2026 12:21:36
İHA
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Sorgun ilçesine bağlı Cihanşarlı köyünde etkisini gösteren sağanak yağışlar tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Yağış toprak tarafından emilmediği için yüzeyde akıntı meydana gelirken suyun uzun süre tarlada kalması halinde kök çürümesi riski doğdu.



Cihanşarlı Köyü Muhtar Vekili Ramazan Aktaş yağışların devam ettiğini söyleyerek, "Burası Eğridere. Esenli Barajı'nı besleyen dere taştı gördüğünüz gibi. Epey sel var. Bu şekilde su aktığı zaman tarlaya zarar veriyor. Eğer ki su tarlayı yarmazsa, bitkiye zarar vermezse çok güzel mahsul alınabilir. Şu an tarlada buğday ekili. Zararı da olabilir. Altında çürüme de yapar. Toprağı kazan su tohumu da götürür. 20 senedir böyle bir yağış olmamıştı. Çiftçi olarak bu sene memnunuz. Yağışlar güzel. Rabbime şükürler olsun" dedi.



Yağışların önümüzdeki günlerde de etkili olması bekleniyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.