logo
23 HAZİRAN 2026

İmam Kazım’a sordular

Bir gün Mekke’de Muhammed b. Hasan, Hârun Reşid’in huzurunda, İmam’a (a.s.), ihrama bürünmüş kişinin Mekke’ye giderken bineğinin üstünü bir şeyle örtüp gölgelenmesinin câiz olup olmadığını sordu

15.01.2024 07:50:00
Hasan Parlak
İmam Kazım’a sordular
İmam Kazım’a sordular
Bir gün Mekke'de Muhammed b. Hasan, Hârun Reşid'in huzurunda, İmam'a (a.s.), ihrama bürünmüş kişinin Mekke'ye giderken bineğinin üstünü bir şeyle örtüp gölgelenmesinin câiz olup olmadığını sordu.

İmam (a.s.), "Câiz değildir" buyurdular.

Muhammed b. Hasan, "Bu adam, yaya giderken bir duvarın gölgesine sığınabilir mi?" diye sordu.

İmam Kâzım (a.s.) bu soruya, "Evet, sığınılabilir" diye cevap verdi.

İbn Hasan gülmeye başlayınca, İmam şöyle buyurdu: "Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) ihramdayken bineğinin üstündeki örtüyü kaldırttılar. Fakat yaya yürürken duvarın gölgesinden giderlerdi. Allah'ın hükümleri kıyasla halledilemez. Sizin kıyasa dayanarak fetva vermeniz doğru değildir. Hükümlerin bir kısmını bir kısmıyla kıyaslayıp hükme varan yolunu yitirir."

İmam Kâzım'dan (a.s.) rivâyetle, Hârun Reşid'le aralarında geçen uzun bir konuşma da şöyledir:

Hârun, "Bir süreden beri içimden geçen bazı konuları sana sor-mak istiyorum. Bunları kimseye sormadım. Eğer bunlara cevap verirsen, seni rahat bırakırım. Artık hiç kimsenin senin aleyhinde söylediği sözlere itibar etmem. Senin hiç yalan konuşmadığını duydum. O hâlde, kalbimden geçen sorularıma doğru cevaplar ver" dedi.

Dedim ki: "Eğer bana güvence verirsen, bildiğim şeyleri olduğu gibi sana anlatırım."

Dedi ki: "Eğer doğru söylersen ve Fâtıma evladının bir özelliği hâline gelen takiyyeyi terk edersen sana güvence verilmiştir."

Dedim ki: "O hâlde mü'minlerin emîri, dilediği konuyu sorsun."

Hârun dedi ki: "Biz ve siz aynı ağaçtan geldiğimiz, biz ve siz bir olduğumuz, biz Abbâs'ın çocukları olduğunuz hâlde, sizin bizden üstünlüğünüz nereden geliyor? İkisi de Resûlullah'ın amcası ve yakınlık dereceleri aynı değil mi?"

Dedim ki: "Biz daha yakınız."

Hârun, "Nasıl?" dedi.

Dedim ki: "Çünkü Ebû Tâlib'in ve Abdullah'ın annesi de, babası da birdir. Babanız Abbâs ne Abdullah'ın, ne de Ebû Tâlib'in annesinden doğmuştur."

Dedi ki: "Amca, amcaoğlunun mirastan pay almasını engellediği, Resûlullah vefat ederken Ebû Tâlib önceden öldüğü ve Abbâs da o sırada hayatta olduğu hâlde, niçin Peygamberin vârisleri olduğunuzu iddia ediyorsunuz?"

Dedim ki: "Mü'minlerin emîri bu soruya cevap vermekten beni muaf tutsa, bunun dışında istediği soruyu sorsa daha uygun olmaz mı?"

"Hayır, mutlaka cevap vereceksin" dedi.

Dedim ki: "Bana güvence veriyor musunuz?"

"Başta sana güvence vermiştim" dedi.

Dedim ki: "Ali b. Ebû Tâlib (a.s.) buyurmuştur ki: 'Erkek olsun, kadın olsun, kişinin kendi sülbünden çocuğu hayatta ise, anne ve babadan ve eşlerinden başka kimse onun mirasından pay alamaz.

Kişinin sülbünden gelen çocuğu hayatta ise, amcanın mirastan pay alacağına dâir bir rivâyet sabit değildir. Kur'an'da da bu yazılmamıştır.'

Ama Teymoğulları'ndan ve Adiyoğulları'ndan olan zâtlar ile Ben-i Ümeyye, hiçbir gerçekliği ve Nebevî bir hadise dayanmaksızın 'amca, baba hükmündedir' iddiasını ileri sürdüler.

İmam Ali'nin bu sözünü duyarak hüküm verip, öncekilerin hü-kümlerine muhalefet eden birçok âlim vardır. Örneğin Nuh b. Derrac, bu meselede Ali'nin (a.s.) sözünü esas almış ve buna göre hükmünü vermiştir. Mü'minlerin emîri Reşid de bu kişiyi Kûfe Valisi yapmıştır. Orada da buna göre hüküm verdi.

Sonunda mesele emîrü'l-mü'minîne ulaştırıldı.

Hem onu, hem de ondan farklı kanaat bildiren Sufyan es-Sevrî, İbrahim el-Medenî ve Fadl b. İyad'ı çağırdı. Bunlar da bunun Ali'nin bu konuyla ilgili olarak söylediği bir söz olduğuna şahitlik ettiler. Bunun üzerine Hicaz ehlinden bazı âlimlerin bana bildirdiğine göre onlara dedi ki: 'Siz neden bununla hüküm vermiyorsunuz? Oysa Nuh b. Derrac buna dayanarak hüküm vermiştir?'

Dediler ki: 'Nuh, cesur davranmış, biz ise korkaklık etmişiz.'

Emîrü'l-mü'minîn Reşid de meseleyi kadim Ehl-i Sünnet âlimlerinin Resûlullah'tan, 'Ali sizin en iyi hüküm vereninizdir' ve Ömer b. Hattab'dan, 'Ali bizim en iyi hüküm verenimizdir' şeklinde aktardığı söz gereği Ali'nin sözüne dayanarak belirginleştirmiştir.

Hüküm vermek ise kapsamlı bir niteliktir. Çünkü Resûlullah'ın ashabını övdüğü, kıraat, ferâiz ve ilim gibi bütün nitelikler bunun kapsamına girer."

Dedi ki: "Daha fazla bilgi ver ey Mûsâ!"

Dedim ki: "Toplantılar güvence üzerine olmalı, özellikle senin toplantın."

"Sana bir zarar gelmeyecek" dedi.

Dedim ki: "Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) hicret etme-yenleri mirastan mahrum bırakmıştır. Böyle bir kimse hicret etmedikçe onunla dostluk da uygun görülmemiştir."

"Delilin nedir?" dedi.

Dedim ki: "Yüce Allah'ın şu sözü: 'İman edip hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından bir onay yoktur.'

Amcam Abbâs hicret etmemişti."

Dedi ki: "Sana soruyorum ey Mûsâ! Düşmanlarımızdan herhangi bir kimseye bu yönde bir fetva verdin mi? Ya da herhangi bir fakihe bu konuda bir şey söyledin mi?"

Dedim ki: "Allah'a yemin ederim ki, hayır, emîrü'l-mü'minîn- den başka bu soruyu bana soran olmadı."

Dedi ki: "Avam ve havasta herkesin sizi Resûlullah'a nispet etmelerine ve size, 'Ey Resûlullah'ın oğlu!' diye hitap etmelerine izin verdiniz. Oysa siz Ali'nin oğullarısınız. Kişi sadece babasına nispet edilir. Fâtıma sadece bir kap konumundadır. Peygamber de ana tarafından sizin dedenizdir?"

Dedim ki: "Ey mü'minlerin emîri! Resûlullah dirilse ve senin kızınla evlenmek istese, bu isteğine olumlu karşılık verir misin?"

Dedi ki: "Subhanallah! Niçin kabul etmeyeyim? Bilakis böyle bir talepte bulunduğu için Araplara, Acemlere ve Kureyş'e karşı övünürüm."

Dedim ki: "Ama O benden kızımı isteyemez ve ben de kızımı O'nunla evlendiremem."

"Niçin?" dedi.

"Çünkü ben O'nun çocuğuyum, sen değilsin."

"Güzel bir cevap verdin, ey Mûsâ."

Sonra şöyle dedi: "Resûlullah'ın kızının çocukları olduğunuz hâlde nasıl oluyor da Peygamberin soyundan geldiğinizi söylüyorsunuz. Peygamberin soyu devam etmemiştir oysa? Soy erkeklerle devam eder, kızla değil. Siz O'nun kızının çocuklarısınız. O'nun soyu olamazsınız."

Dedim ki: "Seni akrabalık hakkı için, şu kabir ve onda yatanın hakkı için yemine veriyorum ki, bu soruyu bana sorma!"

Dedi ki: "Hayır! Ey Alioğulları! Bu konudaki delilinizi getirmek zorundasınız. Ey Mûsâ! Sen onların büyüklerisin. Zamanlarının İmam'ısın. Bana öyle bildirildi. Sorduğum hiçbir sorudan seni muaf tutmayacağım. Mutlaka bana Allah'ın Kitabı'ndan bir delil getireceksin.

Siz Alioğulları, Kur'an'la ilgili elif'ten vav'a kadar her şeyin te'vilini bildiğinizi, hiçbir eksiğinizin olmadığını ileri sürüyorsunuz. Buna delil olarak da, 'Biz Kitap'ta hiçbir eksik bırakmadık'  âyetini gösteriyorsunuz. Âlimlerin görüşlerine ve kıyaslarına da ihtiyaç duymazınız."

Dedim ki: "Cevap vermeme izin verir misin?"

"Söyle" dedi.

Dedim ki: "Euzubillahi mine'ş-şeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. 'Onun soyundan Dâvudu, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yû-suf 'u, Mûsâ'yı ve Hârun'u doğru yola iletmiştik. Biz iyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız ve onun soyundan Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsâ'yı...'

Ey mü'minlerin emîri! İsâ'nın babası kim?"

"İsâ'nın babası yoktur" dedi.

Dedim ki: "İsâ'yı Meryem'in (a.s.) kanalıyla nebilerin soyuna katıyoruz. Biz de Fâtıma (a.s.) yoluyla Resûlullah'ın soyuna giriyoruz. Daha fazla açıklama yapayım mı, ey mü'minlerin emîri?"

"Evet" dedi.

Dedim ki: "Yüce Allah şöyle buyurmuştur: 'Sen bu ilim geldikten sonra bu konuda çekişenlere de ki: Geliniz, sizler ve bizler de dâhil olmak üzere, siz kendi çocuklarınızı, biz de kendi çocuklarımızı, siz kendi kadınlarınızı, biz de kendi kadınlarımızı çağıralım, sonra da dua edelim de Allah'tan yalancılar üzerine lanet dileyelim.' 

Hiç kimse Hıristiyanlarla lanetleşme olayı esnasında Resûlullah'ın Ali b. Ebû Tâlib, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin'den başkasını yanına aldığını iddia edemez.

Bu durumda Yüce Allah'ın sözünde geçen 'çocuklarımızdan' maksat, Hasan ve Hüseyin, 'kadınlarımız'dan maksat Fâtıma ve 'biz'den maksat Ali b. Ebû Tâlib'dir. Âlimler ittifakla bildirmişlerdir ki; Cebrâil Uhud Savaşı'nın olduğu gün şöyle demiştir:

'Ey Muhammed! Ali'nin bu yaptığı işte kardeşliktir.'

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) buyurdu ki: 'Çünkü o Benden, Ben de ondanım.'

Cebrâil de, "Ben de ikinizdenim ya Resûlallah' dedi. Sonra şöyle dedi: 'Zülfikâr gibi kılıç, Ali gibi genç olmaz.' Bu, Yüce Allah'ın İbrahim için kullandığı övücü hitabın aynısıydı: 'Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilmiştir." 

İşte biz senin amcanın çocukları olarak Cebrâil'in bizden olduğuna ilişkin sözleri ile övünürüz."

Halife, "Güzel söyledin ey Mûsâ! Ne ihtiyacın varsa bize söyle" dedi.

Dedim ki: "İlk ihtiyaç, amcanın oğluna, dedesinin haremine ve ailesinin yanına dönmesine izin vermendir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Musa Kazım eserinden)

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı

 

22.06.2026 12:30:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:40:36
Anadolu Ajansı
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Ankara Milletvekili Murat Alparslan ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan'la Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 30 maddeden oluştuğunu belirtti.

Hak arama hürriyetinin etkin şekilde kullanılmasının, güçlü devletin en sarsılmaz yapı taşları arasında yer aldığını ifade eden Akbaşoğlu, 2002'den itibaren reform iradesini sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'yle "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı Vizyonu"nun ilan edildiğini aktaran Akbaşoğlu, teklifin, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, yargıya güvenin üst seviyeye çıkarılmasını hedeflediğini belirtti.

Akbaşoğlu, vatandaşların alacağına daha zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasının ve hesap numarasının bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini söyledi.

Mirasçılar arası öncelikle satışta düzenlemeye gidileceğini bildiren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında suistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satış sürecinde birinci açık artırmanın malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. İdari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli adım atıyoruz: İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamını genişletiyoruz. Öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacak. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmasını açıkça disiplin yaptırımına bağlıyoruz."

Akbaşoğlu, idari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek davaların uzaması sorunu çözecek yeni düzenlemeler getirileceğini dile getirdi.

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda sadece görevsiz ve yetkisiz olunduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğinin hüküm altına alınacağını, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılacağını belirten Akbaşoğlu, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağını yeni bir düzenleme olarak getiriyoruz. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılımın kapsamını genişletiyor, ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla icra edilmesini teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.