logo
11 ŞUBAT 2026

İman ve amel

Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler; Hutbe 7 İman ve amel

25.12.2020 00:25:00
İman ve amel
İman ve amel
"Ankebût 1-3: 'Elif, Lâm, Mim. Nâs meşakkat ve mihnete düşmeksizin mücerret iman getirdik demekle bırakılacaklar mı sandılar? Onlardan evvelkilerini de mihnet ve meşakkate uğratmıştır. Allah elbette sadıkları da bilip, kâzipleri de bilir. Ona göre ceza verir.'
 
Ey cemaat-i Müslimîn!
 
Pekâlâ, bilirsiniz ki, bir kimse şahadet getirmekle Müslüman olur.
 
'Lâilaheillallah Muhammedün Resûlullah' demek suretiyle Müslümanlardan sayılır. Lâkin şunu da bilmiş olun ki, o Kelime-i Şahadeti sadece ağzında gezdirip bir türlü gönlüne indiremeyenlerin de sonlarından korkulur.
 
O Kelime-i Tevhidin gösterdiği yolu tutmayanların da imanı daima tehlike altında bulunur. Çünkü sadece şahadet getirmekle, sadece bir kere iman etmekle iş bitmez. Marifet o imanı daima muhafaza etmekte, âhirete de o inanç ile gitmektedir. Böyle olursa insan kurtuluşu bulur.
 
Uygulamasız bir iman açıkta yanan bir kandile benzer. Hafif bir rüzgâr bile onu söndürür. O kandil güzel bir fenerin içine konulursa artık hiçbir tehlike kalmaz. İşte imanı böylece ibadetlerle, iyi işlerle daima muhafaza ederseniz kimse sizin imanınızı çekip çalamaz.
 
Siz, kendi imanınıza sahip olmazsanız, iyi amellerde bulunmadığınız gibi gece gündüz fenalık içinde yüzerseniz, gitgide gönlünüz kararır, imanınız zayıflar. Günün birinde o devlet kuşu başınızın üstünden uçar gider de haberiniz olmaz.
 
O vakit sizin önceden getirdiğiniz şahadetler neye yarar. O kuru Müslümanlık davasının ne faydası olur?
 
Siz şahadet getirmekle Allah'ın bir, Peygamberin hak olduğuna inandığınızı ilan ediyorsunuz. Hâlbuki böyle iman eden, Allah'ın inanmış lâkin hiç emrini tutmamış, yapma dediğini de yapmış. Bu, imanın çürüklüğünden gelmez mi? Böyle hafif iman insanı cennete kadar nasıl götürür?
 
Bunun için ey Müslümanlar!
 

 
Sakın yanılıp da Müslümanlığı sadece şahadet getirmekten ibaret zannetmeyin! Yalnız Allah bir, Peygamber hak demekle kurtuluruz diye güvenip yatmayın!
 
Biliyorum; 'Lâilahe illallah' dediniz. Cennet anahtarını bir defa koynunuza koydunuz. Ama cennet nerede? Cenneti bir bulsanız bir cennete varsanız, kapısını açıp girebileceksiniz. Anladık! Ancak cenneti aramak, bulmak lâzım!
 
Cennet yolu pek uzak, pek dolaşık, çok çapraşıktır. Cennete gitmek için yürümek, yorulmak, koşmak, atılmak ister. Azık ister, ışık ister. Bunlarsız yola çıkarsanız, ya bir çukura tekerlenirsiniz. Veya kendi kendinizi hırsıza, haramiye, eşkıyaya kaptırırsınız. Sonra ne siz kalırsınız, ne de cennetin anahtarı. İşte bunu böyle bilin de ona göre davranın!
 
Fırsat eldeyken kurtuluşu bulmanın çaresine bakın. Bu da çalışmak, çabalamak, emek vermek suretiyle olur. Ekmek bile çiğnenmeden yutulmaz. Hiç cennet tembellikle ele geçer mi? Hiç insan ekmeden biçer mi?
 
Kendilerine lafla kabul ettirmeyle ilimi, bilimi aramadan, çalışmadan ne dünya ne de âhiret güzelliği beklenemez. Her şeyde emek vardır. Emeksiz kazanılmaz.
 

 
Çalışma, çabalama; temizlik nedir, taharet nedir bilme. Hak tanıma, hukuk gözetme; küçükleri çiğne, büyüklere hürmetsizlik et; her kötülüğü yap, her fenalığı işle. Bu hangi dinde vardır. Bu öğüdü sana kim verdi, bu aklı sen kimden öğrendin?
 
İslâmiyet diyor mu ki, sen tembel tembel otur, sakın yorulma, üzülme. Canın isterse kumar oyna, hayırsızlık et, sarhoş ol, âlemin malına, ırzına göz dik, her fenalığa dal, her renge boyan, hiç pişman olma, tövbe etme.
 
Sadece Allah bir, Peygamber hak de, ben seni kaptığım gibi doğruca cennetin ortasına götürürüm, artık cennet de senin. Bunlar dine de, insanlığa da ihanettir. Hangi kitapta böyle yazar.
 
Dinimiz, Peygamberimiz böyle mi yol gösteriyor? Hâşâ ve asla! Ne din öyle der, ne de öyle yol gösterir!
 
Din, 'çalışın, çabalayın' diye kıyamet koparıyor, Peygamber, insanları tembellikten kurtarmak için söylemedik söz bırakmıyor. Bu böyle iken nasıl olur da yorulmadan, yolunda bulunmadan adama birden bire cennet verilir. Hiç sadece lafla iş biter mi? Hiç sadece konuşmakla borç ödenir mi? Hiç emeksiz yemek olur mu?
 
İşte bunu iyice bilin ey Müslümanlar! Yalnız bir kuru imana güvenmeyin! Daima çalışın, yorulun; yolunda bulunun! Dininize ve dünyanıza dört elle sarılın! Allah'ın emrini tutun!
 
Peygamberin gösterdiği yoldan gidin! İmanınızı daima iyiliklerle, ibadetlerle koruyun! Böyle yaparsanız cennete girip kurtuluşa erersiniz. Korumasız imanla, çivisiz tahtaya güvenenin eli koynunda kalır.
 
Asr, 1-3: "Asr'a yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır."

(Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk eseri)
 
H; AknAydn

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum olarak sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti

11.02.2026 14:17:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:21:39
Haber Merkezi
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı.

Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını aktaran Çay, basın camiasının temsilcileriyle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti.

Genel Müdür Çay, "Her fikri, talebi ve eleştiriyi, sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda, yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.

Mesleki standartlar, çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı

Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını, doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi.



Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:

"Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda, basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz 'Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler' paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın katılımlarıyla gerçekleşen panel yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi; tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır."

Akademik camianın birikimi ile basının sahadaki tecrübesini buluşturmalıyız

Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığının altını çizerek, bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi.

Genel Müdür Çay, "Özellikle İletişim Fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri sektörde karşılık buluyor

Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşümü sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.

Genel Müdür Çay, "Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki, yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri, sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor" ifadelerini kullandı.



Basın işletmeleri, yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilecek

Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çay, bu doğrultuda basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol, bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği; basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken, bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla, 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlendi. Böylelikle, basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu."

Konuşmasında, Basın İlan Kurumu ile Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliği hakkında da bilgiler veren Çay, "Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini; basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum" dedi.

Faaliyetlerimizi, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz

"Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz" diyen Çay, attıkları her adımı, yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını ifade etti.

Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını kaydeden Genel Müdür Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz."

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurulu'nun 13 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Poyraz sahili kırmızıya boyadı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan poyraz nedeniyle sahil kesiminde kırmızı yosun tabakaları oluştu

11.02.2026 13:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 13:08:14
İHA
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Marmara Denizi'nde birkaç gündür sert esen poyraz, deniz yüzeyindeki yosunları kıyıya sürükledi. Özellikle Süleymanpaşa sahil bandında yer yer yoğunlaşan kırmızı yosun birikintileri, sahil hattında dikkat çeken bir görüntü oluşturdu.



Dalga ve rüzgarın etkisiyle kıyıya taşınan yosunlar, bazı bölgelerde kalın bir tabaka halini aldı. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, oluşan manzaranın alışılmışın dışında olduğunu dile getirdi. Kıyıda biriken yosunların zaman zaman kokuya neden olduğu gözlendi.



Yetkililer, poyrazın deniz dibindeki ve yüzeydeki organik materyalleri kıyıya taşımasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, rüzgarın şiddetinin düşmesiyle birlikte birikintinin azalmasının beklendiğini kaydetti.

18 Afgan göçmen Türkiye'den kaçacaklardı... Müsaade edilmedi

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde yapılan denetimlerde 18 Afganistan uyruklu düzensiz kaçak göçmen yakalandı

11.02.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
18 Afgan göçmen Türkiye'den kaçacaklardı... Müsaade edilmedi
18 Afgan göçmen Türkiye'den kaçacaklardı... Müsaade edilmedi
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde yapılan denetimlerde 18 Afganistan uyruklu düzensiz kaçak göçmen yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Saçlımüsellim köyü sınırları içerisinde, Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince gerçekleştirilen çalışmada yakalanan düzensiz göçmenler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Edirne İl Göç İdaresi'ne teslim edilirken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı


Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

11.02.2026 00:26:00 / Güncelleme: 11.02.2026 00:40:24
Haber Merkezi
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Her iki atama da sürpriz olarak değerlendiriliyor. 
 
Gürlek, İstanbul'daki operasyonların mimari
 
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2 Haziran 2022'den 7 Ekim 2024'e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kısaca bakanlığı tanımayan bir isim değil. Bakanlıktaki görevi öncesinde de tanınan bir hakimdi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde bulunan Gürlek, 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı.
 
Demirtaş'ı o yargıladı
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş'ın ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılaması yapıldı ve Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Demirtaş'a getirilen siyaset yasağının temelini oluşturdu.
Selçuk Kozağaçlı'nın da arasında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı (Çağdaş Hukukçular Derneği) ÇHD davasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. Mahkeme heyeti değiştirildi ve yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hapis cezaları verdi. Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
 
Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek'in yönettiği davada, Fincancı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada, Kaftancıoğlu 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmayan bu karar ile Kaftancıoğlu'nun parti yöneticisi olmasına kısıtlama getirildi.
 
Sözcü gazetesi yönetici, yazar ve çalışanlarının, "FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen diğer önemli davalardan biridir. Bu davada, gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklara ise çeşitli sürelerde hapis cezaları verildi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararını uygulamadı. Bu nedenle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi.[12] Gürlek, bu ifadeleri nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL'lik tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.
 
MİT TIR'ları davası sonrasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.ü
Yine aynı görevdeyken Hrant Dink suikastı hakkında görülen davada heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonunda cinayetin FETÖ hedefleri doğrultusunda işlendiğine hükmedildi.
 
Hükümetin bir parçasıydı

Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Aslında atama Cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldı. Gürlek bu görevi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonları yönetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hapse atılmasına yol açtı. 

MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı

Türkiye’nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi

10.02.2026 17:40:00
Ahmet Turan Yiğit
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
Türkiye'nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın son yıllarda Mossad'a indirdiği darbeler çok önemli olduğunu belirten Ergin, henüz deşifre edilememiş "uyuyan hücrelerin" riskinin büyük olduğunu açıkladı.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel... Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi

21 ülkeden 50’den fazla bilim insanının katıldığı, 7-8 Şubat 2026'da gerçekleştirilen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip eden tanınmış gazeteciler; Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu model hakkında önemli değerlendirmeler yaptı

10.02.2026 16:59:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Gazeteciler Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip etti.
Kongre sırasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli"ni ve bu modelin günümüz dünyasındaki yankıları konusunda gazeteciler, Çiğdem Akdemir'e önemli değerlendirmeler yaptı.

Ünlü gazetecilerin Milli Ekonomi Modeli konusundaki değerlendirmelerini izleyin:

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi

AKP Ayakta Kalma Mücadelesinde Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Mesut Özaslan ve Keçiören Olayını Yorumladı 

10.02.2026 16:51:00
Ahmet Turan Yiğit
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi
Türk siyasetinde "transfer" tartışmaları ve etik değerlerin kaybı gündemin ilk sırasına yerleşti. Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, son günlerde yaşanan siyasi geçişleri ve Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özaslan'ın tavrını analiz etti. Siyasetin geldiği noktayı "değerler krizi" olarak nitelendiren Yavuz, Mansur Yavaş'ın tepkisinden sistemin yanlışlarına kadar pek çok kritik noktaya parmak bastı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.