logo
03 NİSAN 2026

İsrail hapishaneleri çocuklarla doldu

Uluslararası Çocukları Koruma Örgütü'nün İsrail hapishanelerindeki Filistinli çocuklarla ilgili raporuna göre İsrail askeri hapishanelerinde bulunan Filistinli çocuk sayısı 440'a çıkarak bugüne kadarki en yüksek rakama ulaştı.

26.04.2016 00:00:00
DIŞ HABERLER
Uluslararası Çocukları Koruma Örgütü'nün (Defence For Children) İsrail hapishanelerindeki Filistinli çocuklarla ilgili yayınladığı rapor insan hakları açısından endişe verici sonuçlar ortaya koydu. "Çocuklara Böyle Davranılmaz" (No Way to Treat A Child) başlığıyla yayınlanan raporda, geçtiğimiz birkaç ay içerisinde 100'den fazla Filistinli çocuğun gece baskınıyla evlerine giren İsrail askerleri tarafından yataklarında yatarken kafalarına silah dayanıp gözleri ve elleri bağlanarak gözaltına alındığı belirtildi. İsrail askeri hapishanelerinde halihazırda 440 Filistinli çocuğun bulunduğu belirtilen raporda, bunun İsrail ordusunun tutuklu çocukların sayısını yayınlamaya başladığı 2008'den beri kayıtlara geçen en yüksek rakam olduğu belirtildi.

İsrail sözünü tutmadı

İsrail'in, uluslararası baskılar karşısında Filistinlilerin evlerine düzenlediği gece baskınlarını "aşamalı olarak sonlandırma" sözü vermesine rağmen bu uygulamaya rutin bir şekilde devam ettiğine dikkat çekilen Uluslararası Çocukları Koruma Örgütü raporunda, şunlar kaydedildi: "İsrail'in sorguladığı Filistinli çocukların yüzde 75'i sözlü veya fiziksel saldırıya uğruyor. Her yıl 500 ila 700 arası çocuk İsrail askeri mahkemelerinde yargılanıyor. Filistinli çocukların İsrail polisi tarafından sorgulanma süreçlerinin yüzde 97'sinde ebeveynleri veya avukatları yanlarında bulunmuyor. Bu durum uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor."

İsrail'in abluka ve işgali sürüyor

İsrail 1967'den beri Batı Şeria ve doğu Kudüs'ü işgal altında tutuyor. Yaklaşık 400 bin Yahudi yerleşimcinin illegal olarak yaşadığı Batı Şeria ile 200 bin Yahudi yerleşimcinin illegal olarak yaşadığı Doğu Kudüs'teki İsrail'in varlığı, uluslararası toplum tarafından işgal olarak tanımlanıyor. İsrail ayrıca yaklaşık iki milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi'ni 2006'dan beri abluka altında tutarak, insani kriz yaşanmasına neden oluyor.

Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu düzenlemenin kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Bu sayede herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak" dedi

03.04.2026 15:51:00
AA
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır'daki temasları kapsamında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı'na katıldı.

Programda, Bakan Gürlek ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı'nın sorularını yanıtladı.

Akıncı'nın sosyal medya düzenlemesinin içeriğine ilişkin sorusu üzerine Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından sosyal medya düzenlemesi ön çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, ilgili erişim sağlayıcılarıyla BTK tarafından görüşmelerin yürütüleceğini söyledi.

Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki; oradaki hayatların hepsi yalan hayatlar. Orada yayınlanan diziler, filmler, YouTuber'lar, orada şaşaalı hayatlar... Öyle bir hayat yok. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Gerçek dünyada böyle bir şey yok. Bizim memleketimiz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz, yerli silah üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Sosyal hayattaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var, orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ülkemizin gerçeklerinden, geleneklerinden kopmayalım" diye konuştu.

Dünyada yaşanan gelişmelere ve savaşlara değinen Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Batı'yı gördük. Batı her zaman ikiyüzlü. Yanı başında Ukrayna-Rusya savaşı var, müdahale etmiyorlar. Sadece 'bize bir şey olmasın' diye kendi güvenliklerini düşünüyorlar. Memleket, millet, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze'nin yanında durduğunu dile getiriyor. Yani dünya liderlerinden bunu dile getiren kaç kişi var?"

⁠"Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz"

Sosyal medyada sahte hesapların da açıldığına işaret eden Gürlek, itibar suikastlarının yapıldığını belirtti.

Gürlek, şunları kaydetti:

"Sosyal medyada bir kişi hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığının olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğuna katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar, olayları farklı anlatıyorlar. Sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekte öyle değil. Sosyal medyada bir kişi hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. İnşallah 12. Yargı Paketi'nde bunu ete kemiğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa, kimliği belli olacak. Orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından da sorumlu olacak. Kimseye itibar suikastı yapılmayacak, kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada çok kıymetli hakimlerimiz var. Gece gündüz fedakarca çalışıyor, gerekirse ailesinden ödün veriyor, dosya okuyor ama sosyal medyada öyle bir şey yapılıyor ki, dosyadan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. 'Bu neden tutuklanmadı?' deniyor. Sosyal medya yasasına çok önem veriyorum. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu kurallara uymadıkları takdirde kapatacaklar. Takip ediyorsunuz, hazırlıyoruz paketi, Meclis'e sunuyoruz. Sayın milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci olacak. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. Bu düzenleme sayesinde herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak."

İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı

İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi

03.04.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, internet üzerinden silah sattıkları iddia edilen ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, dijital ortamda suç işlemek amacıyla şahıs temini ve silah satışı faaliyetlerinde bulunan kişiler takibe alındı.



Emniyet ekipleri tarafından yürütülen istihbari analiz ve veri inceleme çalışmaları neticesinde; suç içerikli paylaşımlar, kullanıcı etkileşimleri ve dijital izler detaylı şekilde değerlendirildi, bu kapsamda suça karıştığı belirlenen şahısların tüm bağlantılarıyla deşifre edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul başta olmak üzere Bursa, İzmir, Adana, Konya, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Manisa, Mardin, Adana ve Antalya'yı kapsayan toplam 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Zincirle baskınlarda 35 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gönderildi. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi

Can Holding'e yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

03.04.2026 00:25:00
AA
Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi
Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Can Holding yetkilileriyle ilgili "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "kurulan örgüte üye olma", "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına yönelik soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Kemal Can'ın "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.

Soruşturma

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla "nitelikli dolandırıcılık", "vergi kaçakçılığı", "kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması", "suçtan elde edilen gelirlerin aklanması"na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.

Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği ileri sürülmüştü.

Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı "Varlık Barışı Kanunu" kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.

MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün "nitelikli dolandırıcılık", "kaçakçılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.

Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve TMSF kayyum olarak atanmış, 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ'ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.

Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "kara para aklama" suçlarından, C.C. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçundan tutuklanmış, şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C'nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ve "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

Soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 25 kişiden Mehmet Remzi Sanver, Mehmet Kenan Tekdağ, Mehmet Sıddık Kaya, Emin Şahin, Nuh Zafer Metin, Serap Özgür, Abdulselam Yıldız, Tuncay Şahin, Adnan Yıldız, Nurettin Paksoy ve Mustafa Şahin, "çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Savcılık, Şenol Akan, Cengiz Bingöl, Arafat Bingöl, Müslüm Çogaç, Betül Can, Zuhal Can, Akın Makaracı, İsmail Kavak, Hakan Kalkan, Mithat Muharremoğlu, Kıyas Mustafaoğulları, Cesur Salık, Barış Karayel ve Berkan Baycan hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasını istemişti.

Sulh ceza hakimliği, 25 şüpheliden 11'inin tutuklanmasına, 11'i hakkında "yurt dışı çıkış yasağı" ve "imza atma", 3 şüpheli hakkında da "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.

Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı

Bursa'da 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı

02.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 02.04.2026 14:49:49
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın bir saatlik çalışmayla söndürüldü. 

Alınan bilgiye göre, 11.15 sıralarında Millet Mahallesi'nde Andapark sitesinin 8.katındaki çatısında yangın çıktı. Çatı izolasyon tadilatı yapıldığı esnada çıkan yangın kısa sürede büyüdü.



Yangında mahsur kalan bir çatı ustası ile dumandan etkilenen başka bir çalışan için zamanla yarış başladı. Kendini dışarıya atan kişi çatının ucunda kurtarılmayı bekledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 40 metre merdivenli aracı mahsur kalan kişiyi kurtardı. Dumandan da etkilenen başka bir kişiye de 112 ekibi müdahale etti.

Polis ve itfaiye yangının kesin çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.

Fethiye'de tekne battı: 1 ölü

Muğla'nın Fethiye ilçesinde kıyıya çarparak batan teknedeki 1 kişi öldü, 6 kişi kurtarıldı

 

02.04.2026 10:38:00 / Güncelleme: 02.04.2026 13:00:45
Anadolu Ajansı
Fethiye'de tekne battı: 1 ölü
Fethiye'de tekne battı: 1 ölü

Fethiye Ölüdeniz Mahallesi'ndeki Kumburnu Plajı önlerinde kuvvetli rüzgar nedeniyle bir tekne kıyıya sürüklendi.

Teknenin kayalıklara çarparak battığını fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timi ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kurtarılan 6 kişiye sağlık ekiplerince müdahale edildi.

Sahil güvenlik dalış ekiplerince denizde, jandarma ekiplerince ise karada arama çalışması yapıldı.

Ekipler tarafından İbrahim Özbek'in (59) cesedine ulaşıldı. Özbek'in cenazesi Fethiye Devlet Hastanesi morguna gönderildi.

Yakıt sızıntısı ihtimali üzerine büyük bölümü suyun içinde bulunan teknenin çevresi bariyerlerle çevrildi. 

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.