logo
01 ARALIK 2025


İstanbul'u ve Kıbrıs'ı sevmek imandandır

04.11.2003 00:00:00
Bana göre Hz. Muhammet'in (as) en büyük iki mucizesi, en büyük en kalıcı mucizesi demek daha doğru, İstanbul ve Kıbrıs hakkında ifade buyurduğu "fethi teşvik" muhtevalı hadis-i şeriflerdir.

Bizim inancımızda ne Yahudilik ne de Hıristiyanlık gibi bir "arz-i mev'ut/Tanrının vaadettiği toprak parçası" yoktur ama, Rahmet ve şefaat peygamberi alehisselatü vesselam efendimizin arz-ı matlubu/İslam coğrafyasına katılmasını arzı ettiği yerler vardır. İşte bunlardan ikisi İstanbul ve Kıbrıs'tır.

Bu konuda birkaç makale yazmayı niyet ederek, İcmal Dergisi'nin 20. sayısından değerli dostum A. Faik Nabi imzasıyla çıkan Kıbrıs'ın fethiyle ilgili yazıyı sunarak başlamak istedim.

Ola ki, "Kavanozda kurbağa/gel beri Şaban ağa" türü çok önemli konular yüzünden İcmal'de çıkan bu yazıyı okumamış olabilirsiniz diye düşündüm de...

"Kıbrıs'ın manevi sahibi ilk deniz şehidi sahabiyye...

Hala Sultan ya da Ümmü Haram binti Milhân. Ümmü Haram Binti Milhân (radıyallahu anhâ), Hz. Enes'in muhterem annesi Ümmü Süleym'in kızkardeşidir. Ashâb'ın büyüklerinden olan Ubâde bin Sâmit'in (ra) zevcesidir.

Alemlerin Efendisi (as), savaş zamanları dışında hemen her Cumartesi günü, Kuba Mescidi'ne gider; Medine'ye hicretinin o ilk günlerini ve ilk heyecanını hatırlayarak İslam'ın bu ilk mescidini adeta hafızalarda yaşatırdı.

Cumartesi günleri bu tarihi mescide giderken yolunun üzerinde bulunan Ümmü Haram'ın evine uğrar, Allah ve Resulü'ne gönülden bağlı bulunan bu mü'mine ananın hazırladığı yemeği yer, ona dua edip öylece ayrılırdı. Ümmü Haram için bundan daha üstün bir şeref yoktu. Cumartesi günlerini iple çeker; günün aydınlığıyla kapısının önüne çıkar, yüzünü Medine tarafına çevirerek Rahmet Peygamberinin gelmesini beklerdi. Resulüllah'ın gelemediği haftalarda Ümmü Haram'ın canı sıkılır, kalbi daralır ve sanki her şeyini kaybetmiş gibi olurdu. Muhterem kocası Ubade bin Samit (ra), O'nun çok üzüldüğünü görünce teselli etmeye çalışır, hiç olmasa onun selamını Resulüllah'a ulaştırmakla bir rahmet ve ferahlık havası meydana getirirdi.

Bir Cumartesi, yine Resulüllah (as) Kuba Mescidi'ne gitmek üzere Ümmü Haram'ın evine uğramıştı. O, Resulüllah'ın geleceğini düşünerek evinde ne varsa onu hazırlamıştı. Gereken ikramını yaptıktan sonra Efendimize bir şekerleme hali geldi. Bir kaç dakikalık bu şekerlemeden sonra başını tebessümle kaldırdı. Onun bir şeye çok memnun kaldığını fark eden Ümmü Haram sordu:

- Ey Allah'ın resulü, tebessüm ederek uyandınız, bunun bir sebebi olsa gerek?

Resulüllah (as) Efendimiz şu cevabı verdi:

- Ey Ümmü Haram! Ümmetimden Allah yolunda gaza eden bir cemaat bana arz edildi, gemilere binip deniz üzerinde muhteşem sultanlar gibi hareket ettiklerini gördüm.

Bunun üzerine gazi ve şehidlik mertebelerine gönül veren, bu olgun ana, fırsatı ganimet bilerek dedi ki:

- Ey Allah'ın Peygamberi! Dua buyurun da Allah beni de onların arasında bulundursun. Kendisine çok saygı beslediği bu ananın isteğini reddetmedi ve ellerini kaldırarak: "Ya Rab! O deniz gazasına katılanlar arasında Ümmü Haram da bulunsun!..." diyerek dua etti ve sonra tekrar uyukladı ve aynı tebessümle gözlerini açtı. Ümmü Haram yine sordu:

- Ya Resulüllah! Uyukladıktan sonra gülerek uyandınız, sebebi ne olsa acep?

Buyurdu ki:

- Ümmetimden bir topluluk Allah yolunda gaza ederken bana arz olundu. Gemilere binip deniz üzerinde sultanlar gibi yol alıyorlardı.

- Dua buyurun, Allah beni de onlardan biri eylesin, diyerek içten gelen arzusunu tekrarlayınca; Resulüllah (as) Efendimiz ona:

- Hayır, ey Ümmü Haram! Sen ilk gördüğüm toplulukla birlikte bulunacaksın.

Deniz savaşının ilkine katılma isteğinin kabul olunduğunu böylece öğrenen Ümmü Haram'ın sevincine diyecek yoktu. Cenab-ı Hakk'ın ona bir çok lütufları olmuştu; küfürden kurtulup İslam saadetine erişmişti. Resulüllah Efendimizin iltifatına mazhar olmuştu.

Ubade bin Samit gibi kadri yüce bir sahabiyle evlenmişti. Ayrıca Resulüllah'ın gelip konakladığı ve yemeğini yediği uğurlu bir ev sahibesi payesine nail olmuştu. Kala kala bir şehidlik mertebesi vardı; ona da Resulüllah'ın duası sayesinde kapı açmıştı. Artık O'ndan daha bahtiyarı kim vardı?

Yıllar birbirini kovaladı, derken Hz. Osman devrinde Kıbrıs üzerine bir fetih ordusu gönderildi. Ümmü Haram da bu ordunun arasında Resulüllah Efendimizin bir hatırası olarak bulunuyor, askere moral veriyor, ilahi nusratın mü'minlere yönelmesine vesile olarak bulunuyordu.

İslam ordusu, Peygamber sohbetinde bulunan bahtiyarlarla birlikte Kıbrıs'ı kuşattı. Çetin bir mücadeleden sonra çıkarma yapıldı, bu arada Ümmü Haram da karaya çıkan İslam mücahidleriyle birlikte ilerlemek isterken katırının ayağının sürçmesi sonucu düşüp şehidlik mertebesine erişti. Böylece Müslümanlar, Kıbrıs'a önce manevi alanda sahip oldular. Ümmü Haram gibi Peygamber arkadaşı bir hanımın mübarek cesedini oraya gömmekle ilk fethi yapmış sayıldılar. Bugün hâlâ bu mübarek sahabiyye, Kıbrıs'ın ilk manevi sahibesi olarak Kıbrıs'ın bağrında tapu gibi durmaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
Beşiktaş nefes aldı
Fatih Karagümrük'ü 2- 0 ile geçti
Ekümenizm meydan okuması sürüyor
Patrikhanede ayin yaptılar
İlaçlama yapılan apartmandaki 5'i çocuk 7 kişi zehirlendi
Çorum Valiliğinden açıklama
Afyonkarahisar'da yolcu otobüsü devrildi
İlk belirlemelere göre 2 ölü, 21 yaralı
İsrail saldırılarında 5 çocuğunu kaybetti
Filistinli kadın, 36 torununa bakıyor
Bordo Mavilileri önce ter bastı sonra da rahatlık
Trabzonspor, Konyaspor'u yenerek zirve yarışını sürdürdü
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
Beşiktaş nefes aldı
Fatih Karagümrük'ü 2- 0 ile geçti
Ekümenizm meydan okuması sürüyor
Patrikhanede ayin yaptılar
İlaçlama yapılan apartmandaki 5'i çocuk 7 kişi zehirlendi
Çorum Valiliğinden açıklama
Afyonkarahisar'da yolcu otobüsü devrildi
İlk belirlemelere göre 2 ölü, 21 yaralı
İsrail saldırılarında 5 çocuğunu kaybetti
Filistinli kadın, 36 torununa bakıyor
Bordo Mavilileri önce ter bastı sonra da rahatlık
Trabzonspor, Konyaspor'u yenerek zirve yarışını sürdürdü
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.