logo
19 MAYIS 2026

İzmir yine sallandı!

21.10.2005 00:00:00
SON HABER Ege Denizi'nde saat 00.40'da 5.9 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Halk panik içinde...

Ege Denizi'nde 17 Ekim'de meydana gelen 3 büyük depremin ardından gece 00.40'ta 5.9 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Halk geceyi sokakta geçirdi, okullar 1 gün tatil edildi. Deprem sonrası panik ve yaralanmadan 37 kişi hastanelere kaldırılırken, 3 kişi kalp krizi geçirdi. Uzmanlar uyarıyor: Hasarlı evlere girmeyin...

Çevre illerden hissedildiYaklaşık 15 saniye sürdüğü belirtilen deprem İzmir'in yanı sıra Manisa, Aydın, Denizli, Balıkesir ve Çanakkale ile ilçelerinde de hissedildi. Sarsıntının İstanbul'da da hissedildiği öne sürüldü. Seferihisar açıklarında meydana gelen depreme yataklarında yakalanan vatandaşlar korku içinde sokaklara fırladı. Sarsıntı sırasında pencere ve balkonlardan atlayan 19 kişi yaralandı. Yeşilyurt'ta bir kişi ise kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.      Okullar tatilİzmir Valisi Oğuz Kağan Köksal, depremin önemli bir yıkıma neden olmadığını açıklayarak, "Sadece korku içinde yüksekten atlayan ve panik atak yaşayan bazı vatandaşlar hastanelere kaldırıldı. Hastanelerimiz teyakkuz halinde. Kriz merkezi faal durumda" dedi. Urla Kaymakamı Ahmet Mailoğlu da oturulmayan 4 metruk binada hasar meydana geldiğini belirterek, "Mal zararımız yok, can zararımız yok" dedi. İzmir Valiliği'nden yapılan açıklamada, ilköğretim okulları ve liselerin 1 gün süreyle eğitime ara verdiği kaydedildi.      75'ten fazla artçıBoğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Gülay Barbarosoğlu, 5.9 büyüklüğündeki depremin bağımsız bir deprem olduğunu açıkladı. Depremin pazartesi meydana gelen sismik faaliyetlerin uzantısı olduğunu belirten Barbarosoğlu, "Çanakkale, Balıkesir'e kadar hissedilmesi normal. Sismik faaliyet devam ettiğinden dikkat edilmeli, çatlak, hasar görmüş binalara girilmemelidir. Bundan sonra daha büyük bir deprem olmaz diyemeyiz. Normal süreç devam edecek" dedi. Kandilli Rasathanesi yetkilileri ile birlikte 02.50'de toplantı düzenleyen Barbarosoğlu, pazartesiden bu yana 1300'den fazla artçı sarsıntı meydana geldiğini, son depremin ardından da 75 artçı sarsıntı olduğunu kaydetti. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Zafer Akçığ da "Allah'tan fay tek parçada kırılmadı, 4 ayrı depremle kırılma meydana geldi" dedi.Ege Denizi'nde pazartesi 08.45'te 5.7, 12.46'da 5.9 ve 12.55'te 5.6 büyüklüğünde sarsıntılar meydana gelmişti.

37 yaralı var, 3 kişi kalp krizi geçirdiİzmir'in Seferihisar İlçesi açıklarında meydana gelen deprem sonrası toplam 37 kişinin yaralanma ve paniğe kapılarak rahatsızlanmaları nedeniyle hastanelere başvurdukları bildirildi. Deprem sırasında kalp krizi geçiren 3 kişiden biri öldü, ikisi ise yoğun bakım altına alındı. İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, deprem sırasında, panik yaparak balkondan atlayan, düşerek yaralanan ve panik atak rahatsızlığı yaşayan 37 kişi, hastane acil servislerine başvurdu.

Güzelbahçe'den Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne balkondan atlayarak başından yaralandığı için getirilen Mahmut Bütün'ün (24) ameliyat edilerek Beyin Cerrahi Servisi'nde gözlem altında tutulduğu öğrenildi.Depremde üç kişi de kalp krizi geçirdi. Hatay Semti İnönü Caddesi'nde oturan Güngör Yaylalı (68) apartmandan çıkmak isterken merdivenlerde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.Balçova'da öğretmen Çiğdem Güven (32) ile Pınarbaşı Semti'nde ise Hediye Abdan (67) kalp krizi geçirdikleri için Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi Hastaneleri'nde tedavi altına alındı.Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ise deprem sırasında çatlaklar meydana geldi.Panik yaşayan hastalar, görevlilerce hastane bahçesine çıkartıldı. Hastane yetkilileri, ciddi bir hasarın bulunmadığını belirtti.

Yunan adalarında da depremİzmir'in Seferihisar ilçesinde saat 00.40'ta meydana gelen depremin hemen ardından, Yunanistan'da Sakız ve Samos adası açıklarında, 6 büyüklüğünde bir deprem oldu.      Saat 01.00'de meydana gelen depremde can ve mal kaybı olmadı. Yunanistan'da üç gün önce de en büyüğü 6 büyüklüğünde olan orta şiddetli üç deprem meydana gelmişti.      'HASARLI BİNALARA GİRMEYİN'Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, Ege Bölgesi'nde devam eden sismik faaliyetin binaları her geçen gün biraz daha yorduğunu belirterek, "Dolayısıyla hasar görebilecek binalara girilmemesi konusunda uyarımızı kuvvetle tekrarlıyoruz" dedi.

Prof. Dr. Barbarosoğlu, Enstitü yönetim binasında düzenlenen basın toplantısında, hem istatistiksel açıdan, hem de yer bilimlerinin jeolojik değerlendirmeleri sonucunda, yaşanan deprem faaliyetinin yörenin özellikleriyle uyumlu ve normal olduğunu değerlendirdiklerini bildirdi.Ancak doğanın kendi kuralları içinde özel bir kurgusu bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barbarosoğlu, şöyle konuştu: "Dolayısıyla İzmirliler'in özellikle dikkatli olmalarını ben şahsen öneriyorum. Özellikle binalarında hasar meydana gelmiş, evlerinde çatlak oluşmuş, hasar görebileceği ihtimali olan, kullanılmayan binalara bundan sonra özellikle girilmemesi gerekmekte.Çünkü sismik faaliyet binaları her geçen gün biraz daha yormaktadır. Dolayısıyla hasar görebilecek binalara girilmemesi konusunda uyarımızı kuvvetle tekrarlıyoruz." Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ise, 17 Ekim sabahından itibaren başlayan sismik hareketliliği izlediklerini belirterek, bölgede çok sayıda aktif fay bulunduğunu ve bunların birbiriyle ilişkileri nedeniyle çok sayıda küçük ve orta büyüklükte deprem ürettiklerini söyledi.      "Aktivite bir müddet daha devam edecek"

Son depremin de bölgenin kendine özgü jeolojik ve sismolojik yapısından kaynaklandığını vurgulayan Prof. Dr. Eyidoğan "Buna benzer aktivitenin bir müddet daha süreceği kanısındayız" dedi.Prof. Dr. Eyidoğan, "bölgede beklenebilecek en kötü senaryonun ne olabileceği" yönündeki bir soru üzerine de şu yanıtı verdi: "Bölgenin birbirine paralel çok sayıda deprem yaratacak faylarla donandığını görüyoruz. Bu 5 virgüllü depremlerin mekanizmasına, çözümlerine baktığımız zaman aynı rejimin sürekli deprem ürettiğini fark ettik. Bölgede mevcut yapıyı incelediğimizde, umarım yanılmayız, 6.0'dan daha büyük deprem olma olasılığı (bu 6.5'a kadar çıkabilir.Tarihsel süreç içinde 6.6 büyüklüğünde depremler var) 6.0-6.5 arasında deprem olma olasılığı var. Ama bunun zamanını söylemek mümkün değil.Bölgenin şu andaki yapısı, başlayan aktivite ve gelişen duruma göre, bölgede halkımızın zayıf, problemli yapılardan, çatlağı ve sorunları olan yapılardan uzak durması, kullanmamasını özellikle tavsiye ediyoruz." Prof. Dr. Eyidoğan, 5.9 büyüklüğündeki depremin olası İstanbul depremi ile bir ilişkisi bulunup bulunmadığı yönündeki soruyu da, "Hayır, sistem kendi içerisinde çalışmaktadır. Türkiye'nin başka yerlerindeki depremlerle ilişkili değildir. Bunu çok açık ifade etmek isterim" yanıtını verdi.       "Daha büyük ölçekli deprem beklenmiyor"Ulusal Deprem Konseyi üyesi Prof. Dr. Ömer Alptekin ise bölgede meydana gelen en büyük depremin 1970 yılında Gediz'de kaydedilen 7 büyüklüğündeki deprem olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:"Fakat bu grabenler üzerinde ve düşey atımlı hareketlerle olmuştur. Bu karşılaştığımız depremler ise hemen sahilde bu grabenlerin uçlarını keserek kuzeybatı-güneydoğu ve kuzeydoğu-güneybatı yönlerinde uzanan doğrultu atımlı faylar üzerinde meydana gelmektedir. Buradaki faylar çok büyük ölçekli faylar değil ve dolayısıyla bunların üretebilecekleri deprem büyüklükleri genellikle 6.0'ın altındadır. Ender olarak 6.0'ın biraz üzerinde depremler olabilir. Fakat çok daha büyük ölçekli deprem burada beklenmiyor.Çünkü bu faylar bu kadar büyük enerjiyi biriktirecek kadar büyük faylar değil." Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Jeofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Niyazi Türkelli de 5.9 büyüklüğündeki depremin, İstanbul'un bazı ilçelerinde de hissedildiğini, bunun zemin özelliklerine bağlı olarak normal olduğunu söyledi.Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat da, bölgede çok sık olmasa da yaklaşık 4-5 veya 6 yıllık periyotlarda 5.8'lik depremler olabildiğini belirterek, bunu bölgenin olağan aktivitesi şeklinde değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

İstanbul'dan bile hissedildi

İzmir halkının dün gece sokaklarnda sabahlamasına neden olan 5.9'luk deprem komşu illeri de sarstı. Sarsıntı İzmir'in yanı sıra Manisa, Aydın, Denizli, Balıkesir ve Çanakkale'de hissedildi. Merkez üssü Seferhisar olan depremi İstanbul'un Avcılar ve Büyükçekmece semtlerinde yaşayanlar da hissetti.

"TEK DEPREM OLSA BÜYÜKLÜ?Ü 6.2 OLURDU"İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, merkez üssü Ege Denizi'nin Seferihisar açıkları olan 5.9 büyüklüğündeki depremle ilgili olarak, "İzmir'de meydana gelen küme depremler, sonrası artçı ve öncülerle değil de, tek bir depremle boşalsaydı, depremin büyüklüğü 6.2, şiddeti de 8 olacaktı" dedi.Prof. Dr. Ahmet Ercan, yaptığı açıklamada, Seferihisar-Urla kırığının sönüme geçtiği izlenimi verirken, Sığacık Körfezi'nin Seferihisar açıklarında meydana gelen 5.9'luk depremle yeniden boşalma yaptığını söyledi.

İzmir'deki depremlerin pliyosen yaşlı kuzey-güney doğrultulu kırık kuşağı boyunca, Urla-Seferihisar-Sığacık Körfezi arasında gidip geldiğini ve inip çıktığını belirten Ercan, kümesel görünümdeki bu boşalmanın alışılmışın dışında bir davranış olduğunu bildirdi."Umarım, orta büyüklükteki bu deprem davranışı, İzmir Körfezi'ni geçip Körfez girişine uzanmaz" diyen Ercan, şöyle devam etti: "Bu olasılık gerçekleşirse deprem büyür, diğer türlü bundan sonraki beklentiler 6'yı geçmez. İzmir'deki 5.7, 5.9, 5.6, 5.9'luk küme depremler, sonrası artçı ve öncülerle değil de, tek bir depremle boşalsaydı, depremin büyüklüğü 6.2, şiddeti de 8 olacaktı. Depremin süresi de 14 saniye olacak, uzun sarsıntının yıkıntısı daha yaygın olacak, önemli yıkımla karşı karşıya kalacaktık. 6.2'lik depremin 4'e paylaştırılarak aralıklarla oluşması İzmir'in şansıdır. Toplam 4 depremle çıkan enerji 5 atom bombasına denktir." İzmir'in en devingen kırığı olan Seferihisar-Urla kırığının 2003'ten beri etkin olduğunu, bu yaşlı fayın üretebileceği en büyük depremin de 6.2 büyüklüğünde olacağını ifade eden Ahmet Ercan, "Dolayısıyla oluşan bu 4 deprem ve artçı depremlerle bu enerji bugüne kadar boşaldığı için daha büyük bir deprem beklentisi yoktur. Yer kükremesi 6.2'den daha küçük depremlerle sürebilir" dedi. İzmir'de ikinci bir "Diri kırık" dizisinin daha olduğuna işaret eden Ercan, göçüntü kırıkları şeklinde doğu-batı doğrultulu uzanan bu faylarda etkinlik gözlenmediğini anlattı. Ercan, bu kırıkların, Küçük Menderes çukurunda Ödemiş-Pamucak arasında, Büyük Menderes çukurunda Denizli-Nazilli-Aydın-Kuşadası arasında, Gediz göçüntüsü içinde Alaşehir-Salihli-Manisa-İzmir Körfezi ile Foça Yarımadası'nda bulunduğunu vurguladı. Bu göçüntü kırıkları altındaki yer kabuğunun kalınlığının 26-28 kilometre olduğuna dikkati çeken Ercan, şöyle konuştu: "Bunlar 7-7.2 gibi daha büyük deprem üretebilmektedir. Ancak bu kırıklar, bugün için devinime geçmedi. Asıl büyük İzmir depreminin, Foça- Salihli doğu-batı kırığı ile Seferhisar-Urla kırıklarının kesim yerinde oluşması beklenmektedir. Ancak depremler bu kesişme kavşağına ulaşmadı. Bu ulaşmanın sonucu ürkütücü olabilir. Ancak, bugün için bu eğilim görülmüyor. Bunun olacağı kavşak İzmir Körfezi'nin girişidir. Asıl İzmir depreminin de yaklaşık 10 kilometre derinde Foça-Karaburun-Midilli üçgeni içinde olması beklenmektedir. Körfez girişindeki depremcik yoğunluğundaki artış asıl depremin körfez girişinde olacağını göstermektedir. Ancak 4 gündür olan depremlerin bu Karaburun üçgeniyle ilgisi yoktur. İzmir'in yeni depremlere karşı uyanık olmasında yarar var." Seferihisar-Urla depremlerinin bazı yararlarının da olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ahmet Ercan, kırıklar boyunca yeni jeotermal alanların ortaya çıktığını, bu alanların İzmir'in kaplıca turizminde ve ısınmasında etkili olacağını sözlerine ekledi.

İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi. 

19.05.2026 00:55:00 / Güncelleme: 19.05.2026 00:58:37
AA
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, "Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.


Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar."

Tarsus'ta dehşet

Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırı düzenleyen bir şüpheli farklı yerlerde şu ana kadar 4 kişiyi öldürdü 8 kişiyi de yaraladı

18.05.2026 19:10:00
Haber Merkezi
Tarsus'ta dehşet
Tarsus'ta dehşet
Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırgan 4 kişiyi öldürdü.

Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli M.Ö., Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Araçla kaçan saldırgan Kaburgediği Mahallesi sınırlarında  hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay ile Yenimahalle sınırlarında evinin oradaki tır şoförü Abdullah Koca'yı da öldürdü. Şüpheli, bu sırada gittiği güzergahta 8 kişiyi de yaraladı.

İhbar üzerine olay yerlerine çok sayıda  jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şüphelinin yakalanması için helikopter destekli çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Saldırganın açtığı ateş sonrasında şu ana kadar 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı, yaralı sayısının artabileceği öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Çorlu şehitlerini binler uğurladı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde uğradıkları saldırı sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için cenaze namazı kılındı. Şehit polisler, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı   

18.05.2026 14:49:00
İHA
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan şehit polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için ilk olarak Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde resmi tören düzenlendi. Ardından şehitler için Çorlu ilçesindeki Hacı Mehmet Şirikçi Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, protokol üyeleri, emniyet personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından şehit polisler, dualar eşliğinde uğurlandı. Cadde boyunca toplanan binlerce vatandaş, şehitleri son yolculuklarına uğurladı.

Şehit Polis Memuru Emrah Koç'un naaşı, defnedilmek üzere Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'ndan Van iline gönderildi. Şehit Polis Memuru Erkan Tütüncüler ise Çorlu Şehitliği'nde toprağa verilecek.

İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 39. duruşması başladı

 

18.05.2026 11:52:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Kapki'nin çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı

Adana'da iki grup arasında çıkan satırlı kavgada 1 kişi öldü, 1'i ağır 2 kişi yaralandı

18.05.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, gece saatlerinde Yüreğir ilçesi Doğankent Gazipaşa Mahallesi Kıyıboyu Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu iki grup arasında henüz belirlenemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirine satırlarla saldırdı. Arbedede Z.E. ve 2 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Z.E.'nin öldüğü belirlenirken, yaralı 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma olaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

Operasyon adresi Antalya, para trafik hacmi 11 milyar 400 milyon TL

Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 183 şüphelinin adresine eş zamanlı baskın

18.05.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
Operasyon adresi Antalya, para trafik hacmi 11 milyar 400 milyon TL
Operasyon adresi Antalya, para trafik hacmi 11 milyar 400 milyon TL
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında Antalya merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 183 şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi






Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında Antalya merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 183 şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi. Şüphelilerin 10 ayrı yasa dışı bahis ofisi kurduğu ve hesaplarında 11 milyar 400 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.









Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Müsabakalarda Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet suçuna yönelik teknik takip destekli projeli çalışma başlatıldı.









Yapılan çalışmalar kapsamında şüphelilerin Antalya'da toplam 10 adet yasa dışı bahis ofisi kurdukları belirlendi. Şahısların banka hesapları ve kripto varlıkları üzerinde yapılan incelemelerde toplam 11 milyar 400 milyon TL işlem hacmi ve hesap hareketliliği olduğu tespit edildi.









Soruşturma kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimat doğrultusunda, Antalya merkezli toplam 20 ilde 183 şüpheli şahsın yakalanmasına yönelik bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyonların sürdüğü ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

İBB soruşturmasında 57 zanlı daha gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında İBB'nin iştirak firmalarından Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketindeki ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 57 şüpheli gözaltına alındı

18.05.2026 09:07:00 / Güncelleme: 18.05.2026 09:22:06
AA
İBB soruşturmasında 57 zanlı daha gözaltına alındı
İBB soruşturmasında 57 zanlı daha gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan çalışmada, İBB'nin iştiraklerinden Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi ünvanlı firmanın ihalelerinin şüpheli kişilerce organize edildiği, ihale süreçlerinde mevzuata aykırı işlemler yapıldığı ve örgütsel faaliyet kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçunun işlendiği değerlendirilerek operasyona başlandığı belirtildi.

Çalışmaların ardından İstanbul, Adana, Bursa, Diyarbakır, Konya ve Yalova'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler toplam 57 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu

Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı

17.05.2026 19:42:00
İhlas Haber Ajansı
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu iddia edilen bir şahsın saldırısı sonucu iki polis memuru şehit oldu.



Olay, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu belirtilen şahsın bölgede bulunduğu bilgisi üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sırasında şahsa ulaşılamazken, ekiplerin vatandaşlarla birlikte bölgede yürüttüğü çalışmalar esnasında saldırı gerçekleşti.

2 polisin şehit olduğu saldırının ardından şüpheli olay yerinden kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede etkisiz hale getirilerek yakalandı. Görüntülerde, zanlının kaçış girişimi ve ekiplerin hızlı müdahalesiyle yakalanma anı yer aldı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Saldırının detayları ortaya çıktı



Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı.
 
Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı.
 
İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Zanlının elindeki delici aletle saldırdığı 2 polis memuru, olay yerinde şehit oldu. Saldırgan, yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi.
 
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul'da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerince tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor.
 
Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor, tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi.
 
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı.
 
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündem maddesi ekonomi. Ortadoğu'daki gelişmeler ve terörsüz Türkiye süreci de masada olacak

17.05.2026 17:02:00
Haber Merkezi
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yarın Beştepe'de yapılacak kabine toplantısında, iç ve dış politikadaki önemli başlıklar masaya yatırılacak.

Toplantının ana gündem maddelerinden birinin ekonomi olması öngörülüyor.

Toplantıda, enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar, piyasalardaki son durum ve fiyat denetimleri değerlendirilecek.

Sosyal destek paketleri ve vatandaşın alım gücüne yönelik olası düzenlemelerin ele alınabileceği belirtiliyor.

Dış politikada ise gözler Ortadoğu'daki gelişmelere çevrilmiş durumda.

Gazze, İsrail'in bölgedeki operasyonları ve İran eksenli gerilimlerin toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.

ABD-İran Savaşı'nda kalıcı barış için atılabilecek adımlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki son durum da kabinenin gündeminde olacak.

Kamuoyunun yakından takip ettiği bir diğer önemli başlık terörsüz Türkiye süreci.

Terör örgütünün silah bırakma süreci ve hukuki adım beklentisi de kabinede değerlendirilmesi beklenen başlıklar arasında.

Ve Kurban Bayramı tedbirleri... Bayram haftasında yüz binlerce araç yollara çıkacak.

Kabinede yollardaki bayram tedbirleri de ele alınacak.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.