logo
23 HAZİRAN 2026

Kanserle savaşta "kara bal" umutlandırdı

Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit, Kazdağları'nın endemik bitkilerinden ve meşe palamudu ağacının akıntısından beslenen arılardan elde edilen siyah balın, kanser hücrelerini öldürme özelliğini keşfetti

20.10.2019 00:00:00
Kanserle savaşta  "kara bal" umutlandırdı
Kanserle savaşta  "kara bal" umutlandırdı
Kanser hücrelerinin yeni silahı 'siyah bal'
 
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit, Kazdağlarının endemik bitkilerinden ve meşe palamudu ağacının akıntısından beslenen arılardan elde edilen siyah balın, kanser hücrelerini öldürme özelliğini ortaya koydu. 
 
Prof. Dr. Koçyiğit, 9 kişilik ekibiyle balın kanser üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla Türkiye'nin muhtelif bölgelerinde yetişen çiçek, çam ve kestane gibi 14 farklı baldan numune topladı. 
 
İki yılı aşkın süren araştırmada, numuneler üzerinde içerik analizleri ve hücre kültürü çalışmaları gerçekleştirildi. 
 
Araştırmalar neticesinde, fenolik madde içeriğinden en zengin ve kanser hücrelerini öldürme potansiyeli en yüksek balın, Kazdağları'nın Bayramiç ve Çan ilçelerine uzanan bölgesinin zirvesinde, zengin endemik bitki türleri ile özellikle meşe palamudu ağacının akıntısından beslenen arılardan elde edilen siyah bal olduğu keşfedildi.
 
Henüz preklinik aşamaları tamamlanan ve ileri çalışmaları süren balın, kanser hücrelerini yok etme özelliğinin yanı sıra kansere karşı önlem almak için de kullanılabileceği öngörülüyor. 
 
Mevcut çalışma sonuçlarına göre, kanser hastalarının tedavileri için yüksek doz, kanser oluşumunu önlemek isteyenlerin de düşük doz kullanmaları gereken siyah balın kullanılması gereken net doz miktarı ise hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılacak deneysel çalışmaların ardından belirlenebilecek. 
 
Prof. Dr. Koçyiğit tarafından çalışma sonuçlarıyla ilgili kaleme alınan "Quercus pyrenica honeydew honey with high phenolic contents cause DNA damage, apoptosis and cell death through generation of reactive oxygen species in gastric adenocarcinoma cell" başlıklı makale, ABD'deki Integrative Cancer Therapies (ICT) adlı tıp dergisinde yayımlandı. 
 
Ayrıca, ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinin Asheville kentindeki Bal Arısı Araştırma Merkezi'nce düzenlenen "8. Uluslararası Bal Yarışması"na gönderilen Kazdağları'nın siyah balı, değerlendirildiği "koyu bal" kategorisinde birincilik elde etti. 
 
"Rengiyle orantılı olarak çok fazla fenolik içeriğe sahip"
 
Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit,  yaptığı açıklamada, üniversite bünyesinde kurulan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp İleri Araştırmalar ve Uygulamalar Merkezinde (GETAMER), geleneksel tıpta kullanılan bitkilerin bilimsel araştırmalarının yanı sıra arı zehri, propolis, arı ekmeği ve bal gibi arı ürünlerinin maddelerinin romatizma ve kanser gibi çeşitli hastalıklar üzerine etkilerini de incelediklerini söyledi.
 
Türkiye'nin dünyadaki bal üreticisi ülkeler arasında Çin'den sonra ikinci sırada geldiğini belirten Koçyiğit, ülkenin, flora çeşitliliğinden dolayı bal türlerinden de zengin olduğuna işaret etti. 
 
Kanser tedavisinde de kullanılan Yeni Zelanda kökenli "Manuka" balından bahseden Koçyiğit, "Bizim de böyle bir balımız olabilir mi?" düşüncesiyle yola çıktıklarını anlattı. 
 
Prof. Dr. Koçyiğit, 3 yıldır süren çalışmanın aşamalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: 
 
"İlk olarak, Türkiye'nin muhtelif bölgelerinden çiçek, çam, kestane gibi 14 farklı balı topladık. Balın içerisinde yaklaşık 250 etken madde var. Bunun, bölgeden bölgeye, arının beslendiği bitki florasına göre de değişkenlik gösterdiğini biliyoruz. 
 
Balların öncelikle içerik analizlerini yaptık ve şunu gördük, fenolik içeriği çok yüksek ya da çok düşük ballar var. Daha önceki çalışmalarımızdan da biliyoruz ki, fenolik içeriği ne kadar yüksekse o kadar kanser hücrelerini öldürme kapasitesi de yüksek oluyor. 
 
Çünkü, fenolik bileşikleri yüksek olanlar pro-oksidan aktiviteyle kanser hücrelerini öldürebiliyorlar. Analizlerden sonra, en yüksek ve en düşük fenolik içeriğe sahip 2 balı seçtik. İkisiyle hücre kültürü çalışmaları yaptık.
 
Bu çalışmada, fenolik içeriği yüksek olan siyah balın aynı dozda diğerine göre yaklaşık 3 kat daha fazla apoptozis yoluyla öldürme potansiyeline sahip olduğunu gördük.
 
En düşük öldürme potansiyeline sahip olan bal Kazdağları bölgesinden çiçek balıydı. En yüksek olan da yine Kazdağları'ndan, özellikle meşe palamudunun yaygın olduğu ormandan elde edilen 'siyah bal' dediğimiz çeşitti. Bu balın temel özelliği, siyah rengiyle orantılı olarak çok fazla fenolik içeriğe sahip olmasıydı." 
 
Koçyiğit, Kazdağları'nın zirvesinde meşe palamudunun yoğun olduğu bölgede konuşlandırılan kovanlardan elde edilen siyah balı, "meşe palamudu balı" ya da "pelit balı" şeklinde de adlandırdıklarını dile getirdi. 
 
"Hedefimiz, düşük dozda yüksek öldürücülük yapan balı yakalamak"
 
Kanser hücrelerini büyütücü etkisinden dolayı hastaların şekerle beslenmemesi gerektiğine değinen Koçyiğit;
 
"Balı kanser ilacı olarak kullanacağız ama yüzde 80'i şeker. Doğal şeker olması bir şey değiştirmez, önemli olan hastanın az şeker alması. Balın tedavi edici özelliğinden yararlanacağız ama bir taraftan da miktarın düşük olması lazım.
 
Hedefimiz, düşük dozda yüksek öldürücülük yapan balı yakalamak. Bizim, 14 bal içerisinde en yüksek öldürücülüğü, kanser hücresini tedavi edici özelliği yakaladığımız bu bal oldu. Bu balla ilgili çalışma dünyada yok, özellikle kanser tedavisiyle ilgili. Türkiye'de de ilk bizim çalışmamız oldu." diye konuştu. 
 
Koçyiğit, kanser tedavisindeki ideal hücre öldürme yönteminin "apoptozis" olarak adlandırılan kontrollü hücre ölümü olduğunu belirterek;
 
"Bir sürü hücre ölüm yöntemi vardır. Mesela nekrosiz de bir hücre öldürmedir. Nekrosiz de hücre paramparça olur ve içerik tamamen kana yayıldığı için ciddi enflamasyon yapar. Bu istenen bir sonuç değildir.
 
Apoptozis'te makrofajlar tarafından bu hücreler içeriye alınır ve kontrollü bir şekilde yok edilir. Dolayısıyla vücuda zarar vermez. Biz hangi yolla hücre öldürdüğünü de araştırdık ve apoptozisle öldürdüğünü gördük ki bu çok iyi bir şey." ifadelerini kullandı.
 
"Dozu belirlemeden kullanmak sakıncalı"
 
Siyah balın kanseri tedavi etmede olduğu gibi kansere yakalanmadan, hastalığa karşı önlem almak için de kullanılabileceğini anlatan Koçyiğit;
 
"Kanserden korunmak isteniyorsa düşük dozda almak gerekiyor. Kansere yakalananlarda ise düşük dozlar hücreyi çoğaltıyor, yüksek dozlar hücreyi öldürüyor. 
 
Aslında burada dozun hayati öneme sahip olduğunu görüyoruz. Rastgele kullanılacak bir şey değil. Hangi dozunun tedavi edici olduğu belirlenmeden kullanmak oldukça sakıncalı. 

Biz şu anda doz tavsiye edecek aşamada değiliz. Ancak deneysel hayvan ve klinik çalışmalardan sonra rahatlıkla söyleyebileceğiz. Hedefimiz hemen hayvan çalışmasına başlamak." dedi. 
 
Prof. Dr. Koçyiğit, gelecek yıllarda baldan ilaç elde edilip edilmeyeceğine dair;
 
"Balı doğal olarak da kullanabilirsiniz. Oradan bir etken maddeyi çektiğiniz zaman geleneksel tıp olmuyor, ilaç oluyor. Ancak biz, doğal şekliyle de bunun kullanılabileceğini düşünüyoruz. Zaten çalışmalarımızda da doğal şeklini kullandık. 

Herhangi bir şekilde, oradan bir maddeyi izole edip de kullanmadım. Geleneksel tıpta kullanıldığı şekilde kullanmanın taraftarıyım ama doz önemli. Bu şekilde balı çok rahat kullanabilirsiniz. 
 
Belki kanser tedavisinde şekerini azaltabilirsiniz, onu da çalışacağız bir sonraki hedefimiz o. Ancak endişem, şekeri içinden çekince balın özelliğinin bozulması. O dengeyi nasıl sağlarız henüz bilemiyoruz, deneyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. 
 
"Araştırma fonlarından destek bekliyoruz"
 
Balın kullanımında yüksek doz ile düşük dozun işlevinin taban tabana zıt olduğunu vurgulayan Koçyiğit, şöyle devam etti:
 
"Çalışma sonuçlarımıza göre, kanser hastası düşük doz kullansa belki kanseri daha da artacak. Çünkü, oradaki fenolik bileşikler normalde düşük dozda antioksidan etki gösterirken ancak yüksek dozlarda pro-oksidan etki gösteriyor. Dolayısıyla, kanser hastasına düşük doz verdiğiniz zaman hücreyi beslemiş, çoğalmasını kolaylaştırmış oluyorsunuz.
 
Öldürücü etkisini ise ancak yüksek dozlarda yakalamış oluyorsunuz. Evet, şifa potansiyeli var ama rastgele kullanılacak şeyler değil. Mutlaka bilimsel olarak, preklinik ve klinik çalışmalar yapılarak ve Sağlık Bakanlığından onay aldıktan sonra ilaç olarak kullanılabilir diye düşünüyorum." 
 
Preklinik aşamanın ardından deneysel hayvan ve insan çalışmasına yöneleceklerini anlatan Koçyiğit;
 
"Bundan sonraki aşamalar daha pahalı aşamalar. Özellikle klinik çalışmalarının maliyetleri yüksek. Araştırma fonlarından ciddi destek bekliyoruz. Desteksiz yapılacak bir iş değil." şeklinde konuştu. 
 
"Şifacı bir yanı var"
 
Balın üreticisi Gökhan Aydoğdu da bu nitelikteki balı yaklaşık 7 yıldır Kazdağları'nda ürettiklerini söyledi.
 
Aydoğdu, üretimde her yıl kendilerini biraz daha geliştirdiklerine işaret ederek;
 
"Balımızı her sene analizlere gönderiyoruz. Bazen faklı sonuçlar çıkar mı diye 2-3 üniversiteye analize gönderiyoruz. Balımızın şifacı bir yanı var. Rengi koyulaştıkça niteliği de değeri de artıyor." dedi. 
 
Siyah balın birçok balla beraber incelendiğini anlatan Aydoğdu;

 
"Balın farklı olduğunu biliyordum ve araştırılması için profesör bir arkadaşıma; 'Bu balı bir üniversitede çalışabilir miyiz?' dedim. Arkadaşım beni, Prof. Dr. Abdürrahim Koçyiğit'e yönlendirdi. Türkiye'nin çeşitli yörelerinden, her bölgeden bal topladık ve laboratuvar ortamında çalışmalara başlandı. Yaklaşık 5-6 ay sonra da bal dokuda çalışıldı. Bizim Kazdağları'nda üretmiş olduğumuz bu bal, grafikte yukarı doğru sivrildi." diye konuştu.
 
"Bizim balımızın değeri 'Manuka'nın daha da üstünde"
 
Aydoğdu, bölgede bu nitelikteki bal üretimini teşvik etmeye ve yaygınlaştırmaya çalıştıklarını belirterek;
 
"Üretim kapasitesini artırmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllarda çok daha iyi olacağına inanıyorum. Kaliteyi her yıl daha da artırmaya çalışıyoruz. Kovanın çivilerine kadar seçiyoruz. Kesinlikle kimyasal kullanmıyoruz." ifadesini kullandı.
 
Balın bilimsel kısmını çalışan üniversite ile sürekli diyalog halinde olduklarını dile getiren Aydoğdu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Ben de ekibin bir parçasıyım. Geçen haftalarda balla ilgili bilimsel bir makalemiz, dünyanın prestijli bir tıp dergisinde yayımlandı. 'Artık bu balın niteliğiyle ilgili elimizde bir kanıt var' diyoruz. 
 
Kendi ülkemde ürettiğim bal, dünyanın ciddi bir bal yarışmasında derece aldı. Ülkemizin bir değerini dünyaya tanıtmış olduk. Yeni Zelanda'nın bir balı var, Manuka balı. Dünyanın her yerinde, eczanelerde bulabilirsiniz. En pahalı bal markasıdır. Bizim balımızın değeri Manuka'nın daha da üstünde. Yaptırmış olduğumuz analizler ve bilimsel çalışmalar bunu kanıtlıyor."
 
 
 
 
 
 

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.