logo
23 HAZİRAN 2026

Kıbrıs davası nereye?

27.07.2005 00:00:00


1974 Harekâtı'nın 31'inci yıldönümünde hangi noktadayız?  1. Türkiye'de üç yıla yakın bir zamandır; 'bir adım önde' yaklaşımı ile Kıbrıs'ı Türkiye'nin AB yolundaki en büyük engel olma özelliğinden 'kurtarmak' isteyen bir düşünce iktidarda. Akıllarındaki 'çözüm' KKTC'nin varlığının devamı değil, moleküllerine ayrıştırılarak kimliksiz ve kişiliksiz bir şekilde Rum'a yamanması.2. Hemen hemen eş zamanlı olarak KKTC'de de aynı düşünce paralelinde bir 'karışım' iktidar 'yapıldı'. Bu kimyasal bileşimin etken maddesi de AB-ABD-AKEPE amalgamı?İlle marka istiyorsanız, kısaca SOROS demenizde bence en ufak bir sakınca yok..3. Ve ilk iki maddede sıralananların doğal sonucu olarak da artık Denktaş yok? Bunu açıkca söyledi, 'Akepe yüzünden Cumhurbaşkanlığını bırakıyorum' dedi. Peki gelinen nokta hangisi?CTP, referandum sürecinde "Bir -evet-le dünyaya bağlanın'' diyordu.Bir yılı geçti, KKTC hala dünyaya bağlanmak için TC santralinden hat almak zorunda.. Fakat 'evet'çi Soyer hiç oralı değil, büyük bir pişkinlikle 'oturuyor.'Oturmuyor aslında, Rum partilerle görüşüyor, 'eski efendi' İngilizlere 'kamu reform paketi' hazırlatıyor. Ben Kıbrıs'taki referandum ve seçimler süreci öncesinde Akepe'nin Kıbrıs'ı AB'ye teslim eden politikasından ancak, 'hayır'cı cephenin kazanmasıyla kurtulabileceğimizi savunuyordum.Fakat artık Kıbrıs'ta hayır denilebilmesinin tek yolunun, Türkiye'de Akepe iktidarından kurtulmaktan geçeceğine inanıyorum.Öncelikler bir kere daha Ankara'ya yöneldi. 20 Temmuz'a gelirken Rum Meclisi her yıl yaptığı gibi toplanarak Yunanistan ve Türkiye'yı kınıyor. Rum fikir yapısı ve düşünce örgüsünü iyi anlayabilmek için bu toplantıda konuşulanların iyi irdelenmesi gerek.Kınama gerekçeleri, iki ülkenin yaptığı müdahaleler. Rum yönetimi meclisi, 15 Temmuz 1974'te, Yunan askeri cuntasının Enosis'i daha erken zamanda "gerçekleştirmek'' amacıyla Başpiskopos Makarios'a karşı düzenlediği askeri darbeyi, buna bağlı olarak da darbeden beş gün sonra, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanarak, 20 Temmuz 1974'de adaya yaptığı Barış Harekatı'nı da "kınıyor''. Rum meclisinin yaptığı olağanüstü toplantıya, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, bakanlar kurulu üyeleri, Rum Milli Muhafız Ordusu komutanı ve diğer yetkililer katılıyor. Yâni kıymetli okuyucu; ENOSİS nihai hedefinde şüphe yok da eleştirilen, Yunanistan'ın erken ve zamansız, şartlar olgunlaşmadan müdahale ederek Türkiye'ye fırsat yaratması.Rum Meclisindeki toplantıya RMMM Komutanı da katılıyor, fakat KKTC'deki 'en büyük asker bizim asker' devletin satışa çıkarıldığı bütün referandum sürecinde kışlasında 'oturuyor'.

Rumlar ne planlıyor?Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, mecliste yaptığı konuşmada, "Kıbrıs sorununu çözme ve adayı birleştirme çabalarının azalmayacağını'' ifade ederek, "bölünmenin hiçbir zaman bir anlaşma seçeneği olmayacağını'' kaydediyor.Yani Hristofiyas çözümden kastettiğinin 'birleşme' olduğunu açıklıyor, bölünme yani bağımsız KKTC seçeneğinin hiçbir zaman olmayacağını savunuyor. AKEL'in Meclis Sözcüsü Nikos Katsouridis de, "ABD, İngiltere ve Türkiye'nin değil, Kıbrıslıların çıkarlarına hizmet edecek gerçekçi müzakereler yapılması halinde Kıbrıs'ta birleşmeyi sağlayacak bir çözüme ulaşılabileceğini, ancak bu şekilde Kıbrıs'ın özgürlüğü için savaşan ve kendilerini feda eden binlerce kişinin gerçek anlamda anılabileceğini'' savunuyor.Katsourudis ABD, İngiltere, Türkiye'yi sayarken, nedense Yunanistan'ı unutmuş görünüyor. Anamuhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Başkanı Nikos Anastasiadis de "geçen zamandan yararlanılmaması, BM'nin bir girişim başlatıp görüş ayrılıklarını belirleme konusunda isteksiz olması, Türkiye'nin Avrupa Birliği beklentilerinin kötüleşmesi ve AB'nin önceliklerinin değişmesi durumunda Kıbrıs sorununa kapsamlı ve yaşayabilir bir çözüm bulma beklentilerinin daha da uzaklaşacağını'' belirtiyor.Anastasiadis de böylelikle dilinin altındaki baklayı çıkarıyor, "Türkiye'nin AB beklentilerinin kötüleşmesi'' ve "AB önceliklerinin değişmesinin'' çözüm beklentilerinden uzaklaştıracağını savunuyor. Yani Türkiye'yi AB hedefine bağlı-demirli-kilitli tut ki Kıbrıs'ı çöz. AB de "Türkiye'yi almıyorum'' düşüncesini asla dillendirmesin. Aynı düşünce örgüsüne, Yunanistan ve Fener Patrikhanesinde de rastlamıyor muyuz?Dimitris Hristofyas'ı bir yerlerden tanıyoruz..Kendileri AKEL Genel Sekreteri olup Soyer ve ekibi tarafından geçen hafta ziyaret edildiler. Bu görüşmede CTP-BG ve AKEL, Annan Planı'nda yer alan ve farklı düşündükleri konuları ele alarak ortak bir zeminde buluşma kararı aldı. Çalışmaların amacı Kıbrıs Türkü'nün "evetini geriye götürmemek" ve "Rum halkını evete yönlendirmek". Soyer ve Hristofyas "bu'' ortak noktaya vurgu yaptı.Güney Kıbrıs'ın en büyük partisi AKEL ve Kuzey Kıbrıs'ın en büyük partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG), "Kıbrıs'ta siyasi eşitlik temeline dayalı bir federasyon çatısı altında ilk fırsatta çözüm" görüşünde birleşti.  Hristofiyas'ın anladığı çözümün "adayı birleştirme'' olduğunu yukarıda görmüştük. Kıbrıs Türkü'nün "evet''ini ceplerine koyuyor ve Rum'u ikna edecek yeni bir takım tâvizlerle onu da evet'e yönlendirmeye çalışıyorlar. Hristofiyas'ın kuzeydeki partneri kim? Soyer, KKTC'nin, 20 Temmuz'un 31'inci yılındaki başbakanı.. Soyer Türk askerinin adaya çıkışının yıldönümünde ne diyecek, gerçekten çok merak ediyorum.Peki Annan Planı hakkında Papadopulos ne diyor?Papadopulos, Annan Planı'na karşı tavrını geçen hafta daha da ileri götürdü ve Ulusal Konsey'i oluşturan parti liderlerine yaptığı konuşmada, Annan Planı'nı bundan böyle müzakere zemini olarak kabul etmeyeceklerini, ancak referans olarak alabileceklerini söyledi ve BM'ye sundukları 25 maddelik öneri ve taslak planı açıkladı.İşte o plan"1-Annan planı müzakerelere zemin değil referans noktasıdır,2-Kıbrıs sorununun çözümü Kıbrıs'ın AB içinde işlerliğini güvence altına almalıdır,3-Federal devletin ve iki eyaletin yasaları hiyerarşi içinde olmalı,4-Diğer eyalette kalacak olan vatandaşların hakları güvence altına alınmalı,5-Toprak iadesi, göçmenlerin geri dönmesi ve askerlerin çekilmesine ilişkin süreler kısaltılmalı,6-Siyasi eşitlik, iki kesimlilik olarak değil siyasi kararlar düzeyinde ifade edilmeli,7-Devletin ekonomik kullanım bölgesi ve hava sahası belirlenmeli,8-Yerleşikler ve bunların yeni bir referandumun dışında bırakılmaları konusunda yeni düzenlemeler yapılmalı,9-Toprak konusu kapsamlı olarak yeniden açılmaksızın Karpaz bölgesi Rum idaresine dahil edilmeli,10-Senato üyelerinin seçimi Annan planının 3. versiyonunda öngörüldüğü şekilde yapılmalı,11-Müdahale hakları iptal edilmeli,12-Askerler tamamen çekilmeli,13-Anlaşmazlıkların çözümü için sonuç getirici bir mekanizma kurulmalı,14-İngiliz üsleri konusunda da kuruluş anlaşmasında garanti anlaşmaları yer almamalı,15-Üniter ekonomi,16-Tek Merkez Bankası,17-Üniter para politikası,18-AB kararları sonuç getirici şekilde uygulanmalı,19-Rekabet şartları yaratılmaması için iki eyalet arasında vergi düzenlemesi yapılmalı,20-Mülkiyet konuları ve tazminatlar,21-Toprak iadesi güvence altına alınmalı,22-Çözümün hayata geçirilmesinin ilk aşamasında boşluk olmaması için geçiş kuralları net olmalı,23-Çözümün hayata geçirilmesi güvence altına alınmalı,24-Müzakerelerde dar takvimler ve hakemlik olmamalı,25-Taleplerin önem sırasına göre sıralanması müzakereler sırasında yapılacak."  Ve devam ediyor Papadopulos; "Eğri büğrü ve sakat bir çözüme yeniden kuvvetli bir 'hayır' demeye hazırım''.İnan bana kıymetli okuyucu; Akepe'nin "bir adım önde'' ve "kazan kazan'' politikasının peşine takılmış gidiyorken ve KKTC'de de böyle bir başbakan varken biz bu 25 şartı bile mumla arayacak hâle geliriz.Soyer aslında Türk'ü Rum'a teslim etmeye değil, daha da geriye; 1950'li İngiliz yıllarına götürmeye hazırlanıyor.Soyer Merkezi İngiltere'de bulunan Yöneticilik ve Politika Çalışmaları Merkezine, Kıbrıs'ta görev yapan İngiliz Yüksek Komiserliği'nin katkısı ile "Kuzey Kıbrıs'ta Kamu Yönetimi Reformu" konulu bir rapor hazırlatıyor. Rapora göre İngilizler, devlet ve hükümet işlerinin el yordamı ile yönetilmesinden yola çıkarak, çağdaş yöntemler öneriyor. Kamudaki torpil sistemini ortadan kaldırmak için etkin önlemlere dikkat çekilen raporda, üçlü kararname sisteminin kapsamının daraltılması ve kamu içinde yetenekli kişilerin yükselmesi için çeşitli öneriler yapılıyor. Raporda birçok konuda İngiliz uzmanların "tavsiyeleri" yer alıyor. Hükümete yakın kaynaklardan elde edilen bilgilere göre bu konuda "radikal" bir karar almaya hazırlanılıyor. Tavsiyelerin tümünün hayata geçmesine kesin gözle bakılıyor. Raporun giriş kısmında, etkili ve sorumlu bir kamu yönetiminin Kuzey Kıbrıs hükümetinin karmaşık siyasi ve ekonomik reformları gerçekleştirebilmesi için şart olduğuna vurgu yapıldı. Uzmanlar yaptıkları araştırmada, devam eden idari düzenlemelerin kişisel ve kurumsal başarıları göz ardı ettiğini ve profesyonel davranışın cesaretlendirilmediği sonucuna vardı. Siyasi durumdan kaynaklanan ve kaçınılmaz olarak oluşturulan koalisyon hükümetlerinin kıdemli kamu görevlileri düzeyinde yapılan siyasi atamaların büyük hoşnutsuzluk yarattığını da saptadı. Raporun giriş kısmında yer alan bir başka önemli noktada ise idari reformların etkisinin gerçek anlamda görülebilmesi için uzun süreli taahhüt ve güçlü liderlik gerektiği üzerinde duruldu, "Reformlar yasal, kurumsal, yöntemsel ve kültürel gelişmeyle desteklenmelidir" denildi. İngiltere'den gelen uzmanlar tarafından yapılan çalışmalarda, Kuzey Kıbrıs'taki kamu yönetimi ele alındı, hangi noktalarda reform yapılacağı saptandı. Hazel Sutton tarafından hazırlanan rapora, Adrian Rossiter, John Peake ve Ray Durrant katkı koydu.Raporu hazırlayan uzmanlar, ilk cümlede "amaçlarının KKTC'yi tanımak olmadığını" belirtme gereği duydu. İlk cümlede, "Hizmet, kurum, bakanlık ve yetkililer gibi ifadeler idari yapının net olarak anlaşılması için kullanılmıştır" denildi. Merkez, Mart 2004'te, İngiliz Yüksek Komiserliği'nin mevcut yapıyı, insan kaynaklarını, kamu uygulamalarını analiz etmesi ve Kıbrıs Türk yönetiminin kamu reformunu gerçekleştirmesine yardım amaçlı 12 aylık destek programını hazırlamak üzere Kıbrıs'a davet edildi.İngiliz Yüksek Komiserliği'nin desteklediği projenin başarıya ulaşması için risklerin en aza indirilmesi öneriliyor. Bu noktada reformun ilk etapta uygulanacağı maliye, ekonomi ve turizm ile içişleri bakanları ile başbakanın aktif görev üstlenmesi tavsiye ediliyor. Reform sürecinin başarıya ulaşması için başbakanın ya da atayacağı bir bakanın "kamu yönetimi reformu lideri" olması bekleniyor. Komünist Sendikacı Soyer'in; kamu reformunu neden İngiliz Yüksek Komiserliğinin desteğine ihtiyaç duyarak İngiltere'den gelen uzmanlara hazırlattığını anlamakta güçlük çekiyorum."İngiliz uzmanlar'' raporun başında ne diyor; "Amacımız KKTC'yi tanımak zinhar değildir..'' Fakat doğru; Yunanistan'a hazırlatsa fazla kör kör gözüm parmağına olacak; Türkiye'yi zaten istemiyor, en uygun çözüm tabii İngiliz? Olay son derece açık kıymetli okuyucu..20 Temmuz için 31 yıl sonra ne yazık ki ancak böyle bir yazı yazabiliyoruz.Rum ağzını açmış bekliyor, İngiliz büyük bir keyifle işin içinde, Ankara'da ilk defa karşı tarafla işbirliği yapan bir irade var..KKTC'dekinden başka ne bekliyordunuz ki?Ve sözün sonunu, Türkiye'den ayrılmaya hazırlanan, Büyükelçiliği süresince motosikleti ile memleketin her tarafını en ufak bir engelleme ile karşılaşmadan gezmiş, gezilerinin sonucunu objektifi ile "ölümsüzleştirmiş'', sergi açmış ve bu süre içinde "memleketteki rum kızların'' gönlünü çalmış ama yine de dönüp bir Yunanlı ile evlenmiş Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi Mihalis Christides'in Ek Protokol ile ilgili sözleri ile bitirelim..Hani bizimkiler biz imzalarız ama bu Rum kesimini tanımak değildir, hem ayrıca deklarasyon yayınlayacağız diyorlar ya..Christides "Gümrük Birliği ek protokolünün imzalanmasının, gerek AB, gerekse Türkiye için bazı hukuki, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuracağını'' kaydetti. A.A.'nın sorularını yanıtlayan Christides, Türk hükümetinin ek protokolü imzalama taahhüdünde bulunduğunu hatırlattı. Ek protokolün imzalanmasıyla Türk deniz ve hava limanlarının Kıbrıs Rum Kesimi'ne açılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin yapılan tartışmaların anımsatılması üzerine Christides, imzanın bu sürecin sadece bir ön aşaması niteliğinde olduğunu söyledi. Christides, protokolün imzalanmasının ardından başlayacak süreçte neler olup biteceğini görmek için beklemek gerektiğini de ifade etti. Christides, Türkiye'nin, protokolü imzalamanın Rum Kesimi'ni tanımak anlamına gelmeyeceğine ilişkin bir açıklama yapmaya hazırlandığının hatırlatılması üzerine, "Böyle bir açıklama, Türkiye'nin tek taraflı bir açıklaması olacak, AB için herhangi bir sonuç doğurmayacak" diye konuştu.  Ya işte böyle kıymetli okuyucu?Christides açıkça "Türk tarafı kendi için, kendi kamuoyu için bir açıklama yapmış olur, bu açıklama AB'yi bağlamaz'' diyor.Papadopulos, Hristofiyas, Soyer ve Erdoğan-Gül beraberce Kıbrıs Türkü'nün kazanımlarını 1930'lu İngiliz Sömürge Yönetimi devrine götürüyorlar. Ufak bir farkla, İngiliz'in yerine Rum'u ikame ediyorlar..Annan Planı bile hiç olmazsa 1960 öncesine, TMT mücadelesinin yeni başladığı yıllara götürüyordu..Bu yazı 34 defa okunmuştur

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.