logo
30 MAYIS 2026

Koç ödülünün sahibi İbrahim Çolak

"2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"nün sahibi, milli sporcu İbrahim Çolak oldu

27.11.2020 12:56:00
Koç ödülünün sahibi İbrahim Çolak
Koç ödülünün sahibi İbrahim Çolak

Milli sporcu İbrahim Çolak, sporla ilgili pek çok kişi ve kurumdan gelen aday önerileri arasından, seçici kurul ve jüri değerlendirmesi sonucunda "2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"ne layık görüldü.

Koç Holding'den yapılan açıklamaya göre, sporcu, yönetici ve destekçi olarak spora büyük katkılarda bulunmuş Mustafa V. Koç'un anısını ve spor alanındaki vizyonunu yaşatmak amacıyla, Koç Holding ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) iş birliğiyle düzenlenen "Mustafa V. Koç Spor Ödülü" dördüncü kez sahibini buldu.

2019 Dünya Artistik Cimnastik Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak bu alanda Türkiye'nin ilk dünya şampiyonu olan, 2017 yılında Avustralya Dünya Kupası'nda yaptığı hareketle "The Colak" hareketini dünya cimnastik literatürüne yazdıran, Tokyo'da düzenlenecek 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda ülkemizi temsil edecek olan milli sporcumuz İbrahim Çolak, sporla ilgili pek çok kişi ve kurumdan gelen aday önerileri arasından, seçici kurul ve jüri değerlendirmesi sonucunda "2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"ne layık görüldü.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç, Mustafa Koç'un savunucusu olduğu değerlerin ışığında, daha gelişmiş bir toplum ve daha iyi bir gelecek motivasyonuyla pek çok sosyal girişimi sahiplenmiş bir insan olduğunu aktardı.

Caroline N. Koç, küresel salgın nedeniyle törenin bu yıl dijital ortamda gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Bildiğiniz gibi son bir yıldır tüm dünyanın en önemli gündem maddesi 'küresel salgın'. Eskiden yalnızca bir film senaryosu olabileceğini düşündüğümüz gelişmelere tanık oluyoruz. Bu kritik süreçte hepimiz, hayatımızı ve sevdiklerimizi kaybetme korkusuyla neredeyse tüm yaşantımızı ve alışkanlıklarımızı gözden geçirdik. Bu dönemde herkesin biraz daha iç sesini dinlediği ve önceliklerini tekrar belirlediği kanaatindeyim.Bunun da bir sonucu olarak artık hepimizin, daha iyi bir dünya için çok daha fazla çaba sarf edeceğini ve bunu mümkün kılacak değerleri hayatının merkezine alacağını düşünüyorum. Tıpkı Mustafa gibi... Mustafa, bugün, sadece başarılı bir iş insanı olarak değil, ne mutlu ki 'iyi bir insan' olarak hatırlanıyor."

"Mustafa Koç Spor Ödülü'nün kalıcı temasını, 'Olimpik değerlere katkı' olarak belirledik"

Caroline N. Koç, Mustafa Koç'un bir spor ödülü hayal ederken amacının, 'dostluk, dayanışma, mükemmeliyet, fair play' gibi, her zaman savunucusu olduğu insani değerlerin, toplumda spor yoluyla yaygınlaşmasına öncülük etmek olduğunu bildirdi.

Mustafa Koç'un, başarılı sporcuların sahada olduğu kadar günlük hayatta da bu değerleri yaşatarak, topluma örnek teşkil edeceklerine inandığını aktaran Caroline N. Koç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Tam da bu nedenle 'Mustafa Koç Spor Ödülü'nün kalıcı temasını, 'Olimpik değerlere katkı' olarak belirledik. Dördüncü kez yine sportif başarısı, sportmenliği ve etik değerleriyle önemli bir rol modeli ödüllendirecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Zorlu değerlendirme sürecimiz bizi azmi, çalışkanlığı ve disiplini sayesinde dünya çapında sportif başarılara imza atan, kişiliği ile ise mükemmeliyet, saygı ve dostluk değerlerini yansıtan bir isme ulaştırdı. 2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"nün kazanan isim Milli sporcumuz İbrahim Çolak oldu.

Daha çok gencimizin sporu ve Olimpik değerleri bir yaşam tarzı olarak benimsemesi Mustafa'nın spor vizyonunu yaşatacak en önemli çıktı olacaktır. Unutmayalım ki, arzuladığımız refah ve kalkınma sadece ekonomik büyüklükle değil, kültürel zenginlikle, sanat sevgisiyle, eğitim kalitesiyle ve elbette sportif alandaki atılımlarla elde edilebilir."

"Thomas Bach, daha barışçıl bir dünya için sporu etkin bir araç olarak kullanıyor"

Caroline N. Koç, bu yılın özel konuşmacısı olan Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Başkanı Thomas Bach'e de teşekkür etti. Thomas Bach'ın daha barışçıl bir dünya için sporu etkin bir araç olarak kullandığı ve Olimpik değerlerin gelişimi ve yayılımı için büyük katkılar sağladığını belirten Caroline N. Koç, "Bach, altın madalyalı Olimpik bir sporcu, doktora sahibi bir hukukçu, başarılı bir iş insanı, iyi ve tutkulu bir spor yöneticisi. Kendisinin ödül töreninde bizlerle olmasını çok anlamlı buluyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı ve IOC Üyesi Prof. Dr. Uğur Erdener, "Mustafa Koç Spor Ödülü'nde bu yıl Thomas Bach'ın yer alması, bu ödülün Olimpik değerlerin spor yoluyla toplumda yaygınlaşmasına öncülük etme hedefini sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da gerçekleştirdiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

"Mustafa V. Koç Spor Ödülü, Türkiye'den dünyaya umut ve iyimserlik dolu güçlü bir mesaj yolluyor"

IOC Başkanı Thomas Bach, küresel salgın nedeniyle herkesin büyük bir belirsizlik içinde yaşadığını belirterek, bu zor zamanlarda ortak değerler olan olimpik değerlere, mükemmelliğe, saygıya, dostluğa ve dayanışmaya fazlasıyla ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Bach, tam da bu nedenle Koç Holding'e ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne bu ödül sayesinde dikkatleri sporun gücüne yönelttikleri için teşekkür ederek, şunları kaydetti: "Bu ödül Mustafa Koç'un vizyonunu ve spora olan tutkusunu en güzel şekilde anmaktadır. Bu yılki ödülün tüm adaylarını kutluyorum. Hepiniz, spor tutkunuzla, sportif başarılarınızla ama en çok da duruşunuzla Olimpik değerlere örnek oldunuz. Böylece Olimpik değerlerin topluma yayılmasına katkıda bulundunuz. Sadece sporun verebileceği keyifle insanlara ilham oluyorsunuz. Spor kazanmaktan ya da rekor kırmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Mükemmellik, dostluk, saygı ve dayanışma gibi Olimpik değerler sayesinde tüm dünyayı birleştirir. Sporun bu birleştirici gücü, günümüz dünyasında, iyiliklerin arkasındaki güçtür. Bu nedenlerle, Mustafa V. Koç Spor Ödülü, Türkiye'den dünyaya umut ve iyimserlik dolu güçlü bir mesaj yolluyor."

"Herkesin kendi zirvesi vardır, kıyaslama yapmayın ve kendinizi geliştirin"

Amcası eski cimnastik sporcusu Erkan Çolak'ın yönlendirmesi sonucu Şavkar Cimnastik Kulübü ile henüz okul hayatı başlamadan önce cimnastikle tanıştığını söyleyen İbrahim Çolak, cimnastik kariyerindeki en önemli takım arkadaşlarının ailesi olduğunu bildirdi. Çolak, ailesinin verdiği desteğin önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bir sorun olursa ben üstesinden gelemezsem onlarla beraber bunu çözebiliriz diye düşünüyorum. Bu yüzden de hayata karşı pozitif davranmaya çalışıyorum. 2011 yılında Trabzon'da düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali'nde uluslararası alandaki ilk ve en büyük madalyamı kazandım.Bu madalya hayatımdaki dönüm noktalarından bir tanesi oldu. Bu başarıdan sonra antrenörüm ailem ile bir görüşme yaptı. Bu görüşmeden sonra tüm ailem benim daha da başarılı olmam için seferber oldu."

İbrahim Çolak, dünya cimnastik literatürüne giren "The Colak" isimli hareketinin öyküsünü ise şu şekilde açıkladı: "2017 yılında Avustralya'da gerçekleştirilen Dünya Kupası'nda halka branşında bu hareketi denemeye karar verdik. Orada gerçek anlamda ismimi tarihe yazdırmak benim için çok gurur verici oldu. Ardından 2019 Dünya Artistik Cimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonluğum geldi. Koca salonda o kadar büyük bir sessizlik vardı ki, ben halka seslerini ve aradaki nefes verişlerimi duyuyordum. Dünya şampiyonu olduğum açıklandığı anda, içimde tuttuğum mutluluğu dışarı vurdum. Sporcu kardeşlerime şunları söyleyebilirim. Herkesin kendi zirvesi vardır. Başkalarına göre kıyaslama yapmamak gerekiyor, zaten sen kendini geliştirirsen sonunda madalya almamışsan bile bu seni mutlu edebilir. Ben yaptım dersin."

İbrahim Çolak, kazandığı ödül için Koç Topluluğu'na, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne, jüri üyelerine, seçici kurula ve arkasında bıraktığı iyilikler ve sporculara esin kaynağı olmaya devam eden spor tutkusu için Mustafa Koç'a teşekkür etti. Çolak, "Bir dünya şampiyonu ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü sahibi olarak sorumluluğumun daha da arttığını biliyorum. Sizlere mükemmellik, dostluk ve saygı gibi Olimpik değerlerin yaygınlaşması için hayatım boyunca çalışmaya devam edeceğimin sözünü veriyorum." ifadelerini kullandı.

Tören online gerçekleştirildi

Açıklamada yer alan bilgiye göre, bu yıl pandemi şartları nedeniyle Koç Holding'in Youtube kanalında gerçekleştirilen törende 25 yaşındaki milli sporcu İbrahim Çolak'a toplam 250 bin TL'lik maddi ödülün yanı sıra, Koç logosunun da mimarı olan dünyaca ünlü tasarımcı Ivan Chermayeff'in tasarladığı ödül takdim edildi. Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jürisi, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi Üyesi Prof. Dr. Uğur Erdener'den oluştu.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti

Futbol devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa'yı sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou’yu kadrosuna katmak için savaş veriyor

29.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Avrupa futbolunun devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa Ligue 1'i sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou'yu kadrosuna katmak için savaş veriyor. Fenerbahçe'de başkan adaylarından birisi de transfer piyasasını altüst edecek çılgın bir operasyonla "cehennem"den zaferle çıkmaya hazırlanıyor.






Yeni sezon öncesi savunma hattını dünya çapında bir potansiyelle güçlendirmek isteyen Fenerbahçe'nin, Fransa Ligue 1 ekiplerinden RC Lens forması giyen ve bu sezon gösterdiği performansla Avrupa devlerini peşine takan Ismaëlo Ganiou transferinde mutlu sona yakın olduğu iddia edildi. Hem Aziz Yıldırım hem de Hakan Safi'nin stoper transfer edeceğini açıkladığı ortamda 2005 doğumlu yıldız adayının kime söz verdiği ise sır.






23 MAÇTA 3 GOL ATAN STOPER

Lens formasıyla Ligue 1'de 23 maçta şans bulup 3 gol atan 1.85'lik stoper, sergilediği istikrarlı grafik ve sağlam fiziksel yapısıyla dikkat çekti. Değerini hızla 10 milyon Euro seviyesine çıkaran genç savunmacı için devler sıraya girmiş durumda.






PSG ve Marsilya'nın yakından takip ettiği Burkina Fasolu stoper için Bayern de devrede. Alman ekibinin, takımdan ayrılması beklenen eski Kim Min-jae'nin ideal alternatifi olarak Ganiou'yu belirlediği ve menajeriyle ilk teması kurduğu iddia edildi.






MAAŞI SADECE 450 BİN EURO

Ancak tüm bu dev ilgisine rağmen, oyuncu tarafıyla kurulan sıcak temaslar neticesinde Fenerbahçe'nin imza aşamasına en yakın kulüp olduğu bildirildi.

Yıllık tahmini maaşı 450 bin Euro civarında olan Ganiou için RC Lens, bu yüksek ilgiyi büyük bir nakit girdisine çevirmeyi hedefliyor. Fransız ekibinin kapıyı 20 ila 30 milyon Euro arasında bir bonservis bedeliyle açabileceği belirtiliyor. Fenerbahçe yönetiminin bu transferi bitirmek istediği konuşuluyor.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı

CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi

29.05.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi. 54,6 milyon takipçiye ulaşan Galatasaray dünya genelinde 19. sıraya yerleşerek Türkiye'nin zirvesine oturdu. 39,3 milyon takipçide kalan Fenerbahçe ise ezeli rakibinin oldukça gerisinde kalarak listeye ancak 23. sıradan giriş yapabildi.






Uluslararası Spor Çalışmaları Merkezi (CIES) Futbol Gözlemevi, dünya genelinde futbol kulüplerinin sosyal medyadaki popülaritesini mercek altına alan kapsamlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Facebook, Instagram, TikTok, X ve YouTube platformlarındaki resmi hesapların toplam takipçi sayıları dikkate alınarak hazırlanan listede, Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe'ye fark attı.






GALATASARAY İLK 20'YE GİRDİ

Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medyanın zirvesinde İspanyol devleri yer alıyor. Real Madrid, toplam 487,6 milyon takipçiyle dünyanın en popüler kulübü unvanını korurken, en yakın takipçisi Barcelona 441,8 milyon takipçiyle ikinci sırada yer aldı.

Galatasaray, tüm platformlarda ulaştığı toplam 54,6 milyon takipçi sayısıyla dünya genelinde 19. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Ezeli rakibi Fenerbahçe ise toplam 39,3 milyon takipçi sayısıyla dünya sıralamasında 23. sırada yer aldı.






İŞTE İLK 30 SIRA

1     Real Madrid 487,6
2     Barcelona   441,8
3     Manchester United 238,6
4     PSG   208,1
5     Manchester City   187,8
6     Liverpool   179,2
7     Juventus    178,3
8     Bayern Münih      165,2
9     Chelsea     156,5
10    Arsenal     118,5
11    Tottenham   112,2
12    Atletico Madrid   91,4
13    Inter Milan 82,7
14    Milan 81,0
15    Flamengo    71,6
16    El-Nassr    66,0
17    Borussia Dortmund 64,6
18    Al-Ahly     60,1
19    Galatasaray 54,6
20    Roma  43,4
21    Inter Miami 43,2
22    Corinthians 43,1
23    Fenerbahçe  39,3
24    Al-Hilal    36,1
25    Persib Bandung    35,6
26    Boca Juniors      31,0
27    River Plate 30,3
28    Club América      29,7
29    Real Betis  29,1
30    Sevilla     28,6

Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?

Fenerbahçe’de tarihi kongre öncesi mali gerçekler ile ortaya atılan transfer iddiaları arasındaki uçurum ilginç bir yere doğru gidiyor 

28.05.2026 17:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?
Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?
Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'daki tarihi kongre öncesi mali gerçekler ile ortaya atılan transfer iddiaları arasındaki uçurum ilginç bir yere doğru gidiyor. Başkan adayı Aziz Yıldırım bir yandan "Harcama limitleri çok ciddi, hataya devam edilirse UEFA puan silme ve küme düşme cezası verir" diyor... Diğer yandan da Premier Lig'de Haaland'la kapışan 80 milyon Euro'luk dünya yıldızı Igor Thiago için "Arkadaşlar inceliyor" ifadelerini kullanabiliyor.






Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'da yapılacak seçim öncesinde transfer iddiaları ilginç yerlere doğru gitmeye başladı. Kulübün üzerinde dolaşan mali kara bulutlara rağmen piyasada konuşulan isimler büyük çelişkileri barındırıyor.

UEFA'nın limit aşımı nedeniyle Haziran ayının ilk haftasında Fenerbahçe'ye 15 milyon Euro seviyesinde ceza açıklayacağı iddiaları sıcaklığını korurken, Premier Lig'in süper yıldızı Igor Thiago isminin "normalmiş" gibi mmanşetleri süslemesi kafaları karıştırıyor.






YILDIRIM'A GÖRE İNCELENİYOR

Başkan adaylarından olan Aziz Yıldırım, geçtiğimiz günlerde katıldığı canlı yayında Thiago'ya dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen "Igor Thiago ismine ne diyorsunuz, incelediğiniz oyunculardan biri galiba?" sorusuna deneyimli futbol adamı şu yanıtı verdi:

- Onu birisi söylüyor da, söylemeyeyim burada ayıp olur... Ben incelemiyorum. Veriyorum görevli arkadaşlara, onlar bakıyorlar.






MALİ TABLOYU KİMSE KONUŞMUYOR

Yıldırım, her ne kadar topu teknik ekibe atsa da, kulislerde yeni sezonun "bomba santrforu" olarak bu operasyon için nabız yoklandığı iddiaları yer alıyor. Ancak madalyonun diğer yüzündeki mali tablo, bu transferin önündeki en büyük bariyer.

PREMIER LİG DEVLERİ PEŞİNDE

Brentford formasıyla Premier Lig'de müthiş bir çıkış yakalayan ve gol krallığı yarışında Erling Haaland'ın hemen ardında yer alarak dikkatleri üzerine çeken Brezilyalı golcü için adeta savaş yaşanıyor. Oyuncunun talipleri çok güçlü.

Forvet rotasyonunu güçlendirmek isteyen Chelsea ve hücum hattında istikrar arayan Manchester United, 24 yaşındaki golcü için bütçe planlaması yapıyor.






80 MİLYON EURO'LUK BONSERVİS

Diego Simeone'nin fizik gücü yüksek forvet profiline hayran olduğu Atletico Madrid'in yanı sıra İtalya Serie A'nın iki devi; AC Milan ve Juventus da scout ekipleriyle devrede.

Premier Lig ekibi Brentford, bu yoğun ilgi karşısında kapıyı 60 milyon Sterlin (yaklaşık 80 milyon Euro) civarında bir bonservis bedeliyle açtı.






YILDIRIM KENDİSİ SÖYLEMİŞTİ

Aziz Yıldırım'ın geçtiğimiz günlerde bizzat yaptığı "Hataya devam ederseniz UEFA'dan küme düşme, puan silme cezası alırsınız, harcama limitleri çok ciddi" uyarıları hafızalardayken, Fenerbahçe'nin transferde bu denli rahat hareket edip edemeyeceği büyük bir soru işareti.

Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum

Galatasaray'ın yıldızı Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da çok konuşulacak açıklamalara imza attı

28.05.2026 17:30:00
Haber Merkezi
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da hem milli takım kariyeri hem de geleceğine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Deneyimli orta saha oyuncusu "Dünya Kupası kadrosuna alınmadığımı kabul ediyorum" itirafı ve Güney Amerika'da oynama arzusu sarı-kırmızılı camiada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'ın başarılı orta saha oyuncusu Lucas Torreira, Uruguay Milli Takımı Teknik Direktörü Marcelo Bielsa tarafından 2026 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmemesiyle ilgili ilk kez konuştu.






2026 Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını doğrulayan 30 yaşındaki futbolcu, yerel basın organı Impacto Noticias'a yaptığı açıklamada durumu olgunlukla karşıladığını belirtti:

- Dünya Kupası kadrosundan çıkarıldığımı kabul ediyorum. Milli takımda çok olumlu dört yıl geçirdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama bu futbol ve yolumuza devam etmeliyiz.






BIELSA'NIN TORREIRA İTİRAFI

Bielsa'nın göreve gelmesinden bu yana Uruguay milli takımında düzenli şans bulamayan Torreira, sadece Haziran 2025'teki Dünya Kupası Elemeleri maçlarında bir kez kadroya çağrıldı. Daha sonrasında kadroya alınmaması üzerine Torreira'nın Bielsa'yı eleştiren bir mektup yazdığı iddia edildi.

Bielsa gelen eleştiriler üzerine, kadroda Valverde ve Bentancur gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, Torreira'yı takımda tutabilmek için "elinden gelenin en iyisini yaptığını" savundu.






"GALATASARAY'DA ŞAMPİYONLUK ALIŞKANLIK"

Galatasaray ile kazandığı kupalara da değinen Uruguaylı futbolcu, sarı-kırmızılı ekipteki başarı grafiğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle aktardı:






- Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak bizim için neredeyse bir alışkanlık haline geldi.

- Ancak her şampiyonluğun ardında çok fazla çalışma ve fedakarlık var. Dördüncü şampiyonluğumuzu kazandık ve çok mutluyum.






TRANSFER İDDİALARINA CEVAP VERDİ

Güney Amerika'nın köklü kulüpleri Boca Juniors ile Nacional'i ziyaret eden Torreira, transfer dedikodularına da açıklık getirdi:

- Güney Amerika'da oynamak istediğimi her zaman dile getirdim, ancak Galatasaray ile iki yıl daha geçerli bir sözleşmem var ve kulübüme saygı duymalıyım. Şu an için biraz kafamı dinlendirmem, bir süreliğine futbolu unutmam ve ailemle geçirdiğim zamandan faydalanmam gerekiyor.

Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün

Wanda Nara ile son perdeye gelinirken, Icardi’nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye’ye getirmek için mahkemeye sunduğu plan ortaya çıktı 

28.05.2026 17:16:00
Haber Merkezi
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Wanda Nara ile velayet savaşında son perdeye gelinirken, Mauro Icardi'nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye'ye getirmek için mahkemeye sunduğu planın detayları ortaya çıktı. Cuma günü hakim onay verirse, Arjantinli golcü China Suarez ile birlikte İstanbul'da yeni bir hayat kurmak ve Galatasaray'da kalabilmek adına maaşında %40 indirime gitmek zorunda kalacak. Aksi takdirde menajeri Pino'nun görüştüğü Hakan Safi'nin masaya getireceği teklif ya da gündemi sarsan Amedspor iddiası devreye girecek.






Mauro Icardi'nin sözleşme süreci yeşil sahalardan çok adliye koridorlarında şekillenecek gibi duruyor. Wanda Nara ile sancılı bir boşanma ve velayet süreci yaşayan golcü oyuncu için 29 Mayıs Cuma günü çok kritik... çünkü iki tarafın avukatlarının karşı karşıya geleceği bu kritik duruşma, sadece Icardi'nin özel hayatını değil, Galatasaray hatta Türkiye kariyerini de doğrudan etkileyecek.






CUMA GÜNÜ MAHKEMEDE NETLEŞECEK

Arjantinli gazeteci Guido Záffora'nın haberine göre Icardi, mahkemeden kızlarının tam velayetini talep etti. Çocuklarının Türkiye'ye taşınmasını ve burada yaşamasını isteyen Icardi, mahkemeye gerekli tüm resmi evrakları sundu. Davanın en çarpıcı hamlesi de China Suárez'in Arjantinli golcü lehine ifade vermesi oldu. Eğer mahkeme Icardi'nin sunduğu Türkiye planını onaylarsa, yıldız futbolcu China Suarez ve kızlarıya beraber Türkiye'de yaşamak durumunda kalacak.






YÜZDE 40 İNDİRİMLE GALATASARAY'DA KALMAK

Cuma günü mahkemeden çıkacak hukuki ve maddi kararların ardından, Mauro Icardi'nin transfer piyasasındaki haritası da netleşecek.

Mahkemenin ekonomik yükümlülükleri ve Türkiye planını onaylaması halinde, Icardi Galatasaray'da kalmak için fedakarlık yapmak zorunda kalacak. Yıldız oyuncu, sarı-kırmızılı yönetimle masaya oturarak %40'lık bir maaş indirimini kabul edip parçalıyı giymeye devam edebilir.






HAKAN SAFİ'DEN GELECEK RESMİ TEKLİF

Icardi'nin menajeri Elio Pino, gizli bir transfer operasyonu yürütüyordu. Pino'nun dirsek temasında olduğu Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi de, cuma günkü duruşma ve gelecek pazar günü yapılacak seçimin ardından Icardi'ye resmi bir teklif sunabilir.






UÇUK AMEDSPOR İDDİASI GÜÇLENEBİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan ve ilk başta "imkansız" gözüyle bakılan Amedspor iddiası da, mahkeme sonrasındaki kaos ortamına göre çok daha yüksek sesle konuşulmaya başlanabilir. Küme düşme veya yükselme dinamikleri içinde bu uçuk iddia, transfer döneminin en büyük sansasyonu olmaya aday.

Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor


 
37 yaşındaki Real Madrid Başkan Adayı Enrique Jose Riquelme, 79 yaşındaki 6'sı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu olmak üzere 37 kupalı Real Madrid'in efsanevi başkanı Florentino Perez'in karşısında aday oldu. Bunun için ciddi miktarda banka garantisi göstermek zorundaydı!
 

28.05.2026 15:14:00 / Güncelleme: 28.05.2026 15:24:04
HASAN GÜNDOĞDU
 Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor
 Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor

Real Madrid Başkan Adayı Enrique Jose Riquelme, dünyanın en zengin kulübü Real Madrid'in tüzüğünde belirtilen ve Florentino Perez'in başkanlığı döneminde sıkılaştırılan zorlu şartları yerine getirmek zorundaydı.
Başkan adaylarının İspanyol vatandaşı ve en az 20 yıldır kulüp üyesi olması ve kulüp bütçesinin yüzde 15'i değerinde bir banka garantisi sağlaması gerekiyordu.

187.2 milyon Euro banka teminatı

2025-26 sezonu için bu garanti, Real Madrid'in 1 milyar 248 milyar Euro'luk rekor harcama bütçesine dayanarak 187.2 milyon Euro olarak belirlendi. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa göre, Riquelme bu garantiyi Katalonya merkezli Andbank aracılığıyla sağladı.



Perez, İspanya'nın en zengin 10 kişisinden biri

Forbes'a göre inşaat grubu ACS'nin başkanı olarak 6.8 milyar dolarlık bir servet biriktiren Perez, 2000 yılında Lorenzo Sanz'ı yenerek Real Madrid'in başına geçtiğinden beri iki dönem boyunca Real Madrid'i yönetti. 2009'da tek aday olarak geri döndü ve o zamandan beri rakipsiz olarak art arda beş seçim kazandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.