logo
30 MAYIS 2026

Koç ödülünün sahibi İbrahim Çolak

"2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"nün sahibi, milli sporcu İbrahim Çolak oldu

27.11.2020 12:56:00
Koç ödülünün sahibi İbrahim Çolak
Koç ödülünün sahibi İbrahim Çolak

Milli sporcu İbrahim Çolak, sporla ilgili pek çok kişi ve kurumdan gelen aday önerileri arasından, seçici kurul ve jüri değerlendirmesi sonucunda "2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"ne layık görüldü.

Koç Holding'den yapılan açıklamaya göre, sporcu, yönetici ve destekçi olarak spora büyük katkılarda bulunmuş Mustafa V. Koç'un anısını ve spor alanındaki vizyonunu yaşatmak amacıyla, Koç Holding ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) iş birliğiyle düzenlenen "Mustafa V. Koç Spor Ödülü" dördüncü kez sahibini buldu.

2019 Dünya Artistik Cimnastik Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak bu alanda Türkiye'nin ilk dünya şampiyonu olan, 2017 yılında Avustralya Dünya Kupası'nda yaptığı hareketle "The Colak" hareketini dünya cimnastik literatürüne yazdıran, Tokyo'da düzenlenecek 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda ülkemizi temsil edecek olan milli sporcumuz İbrahim Çolak, sporla ilgili pek çok kişi ve kurumdan gelen aday önerileri arasından, seçici kurul ve jüri değerlendirmesi sonucunda "2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"ne layık görüldü.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç, Mustafa Koç'un savunucusu olduğu değerlerin ışığında, daha gelişmiş bir toplum ve daha iyi bir gelecek motivasyonuyla pek çok sosyal girişimi sahiplenmiş bir insan olduğunu aktardı.

Caroline N. Koç, küresel salgın nedeniyle törenin bu yıl dijital ortamda gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Bildiğiniz gibi son bir yıldır tüm dünyanın en önemli gündem maddesi 'küresel salgın'. Eskiden yalnızca bir film senaryosu olabileceğini düşündüğümüz gelişmelere tanık oluyoruz. Bu kritik süreçte hepimiz, hayatımızı ve sevdiklerimizi kaybetme korkusuyla neredeyse tüm yaşantımızı ve alışkanlıklarımızı gözden geçirdik. Bu dönemde herkesin biraz daha iç sesini dinlediği ve önceliklerini tekrar belirlediği kanaatindeyim.Bunun da bir sonucu olarak artık hepimizin, daha iyi bir dünya için çok daha fazla çaba sarf edeceğini ve bunu mümkün kılacak değerleri hayatının merkezine alacağını düşünüyorum. Tıpkı Mustafa gibi... Mustafa, bugün, sadece başarılı bir iş insanı olarak değil, ne mutlu ki 'iyi bir insan' olarak hatırlanıyor."

"Mustafa Koç Spor Ödülü'nün kalıcı temasını, 'Olimpik değerlere katkı' olarak belirledik"

Caroline N. Koç, Mustafa Koç'un bir spor ödülü hayal ederken amacının, 'dostluk, dayanışma, mükemmeliyet, fair play' gibi, her zaman savunucusu olduğu insani değerlerin, toplumda spor yoluyla yaygınlaşmasına öncülük etmek olduğunu bildirdi.

Mustafa Koç'un, başarılı sporcuların sahada olduğu kadar günlük hayatta da bu değerleri yaşatarak, topluma örnek teşkil edeceklerine inandığını aktaran Caroline N. Koç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Tam da bu nedenle 'Mustafa Koç Spor Ödülü'nün kalıcı temasını, 'Olimpik değerlere katkı' olarak belirledik. Dördüncü kez yine sportif başarısı, sportmenliği ve etik değerleriyle önemli bir rol modeli ödüllendirecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Zorlu değerlendirme sürecimiz bizi azmi, çalışkanlığı ve disiplini sayesinde dünya çapında sportif başarılara imza atan, kişiliği ile ise mükemmeliyet, saygı ve dostluk değerlerini yansıtan bir isme ulaştırdı. 2020 Mustafa V. Koç Spor Ödülü"nün kazanan isim Milli sporcumuz İbrahim Çolak oldu.

Daha çok gencimizin sporu ve Olimpik değerleri bir yaşam tarzı olarak benimsemesi Mustafa'nın spor vizyonunu yaşatacak en önemli çıktı olacaktır. Unutmayalım ki, arzuladığımız refah ve kalkınma sadece ekonomik büyüklükle değil, kültürel zenginlikle, sanat sevgisiyle, eğitim kalitesiyle ve elbette sportif alandaki atılımlarla elde edilebilir."

"Thomas Bach, daha barışçıl bir dünya için sporu etkin bir araç olarak kullanıyor"

Caroline N. Koç, bu yılın özel konuşmacısı olan Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Başkanı Thomas Bach'e de teşekkür etti. Thomas Bach'ın daha barışçıl bir dünya için sporu etkin bir araç olarak kullandığı ve Olimpik değerlerin gelişimi ve yayılımı için büyük katkılar sağladığını belirten Caroline N. Koç, "Bach, altın madalyalı Olimpik bir sporcu, doktora sahibi bir hukukçu, başarılı bir iş insanı, iyi ve tutkulu bir spor yöneticisi. Kendisinin ödül töreninde bizlerle olmasını çok anlamlı buluyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı ve IOC Üyesi Prof. Dr. Uğur Erdener, "Mustafa Koç Spor Ödülü'nde bu yıl Thomas Bach'ın yer alması, bu ödülün Olimpik değerlerin spor yoluyla toplumda yaygınlaşmasına öncülük etme hedefini sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da gerçekleştirdiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

"Mustafa V. Koç Spor Ödülü, Türkiye'den dünyaya umut ve iyimserlik dolu güçlü bir mesaj yolluyor"

IOC Başkanı Thomas Bach, küresel salgın nedeniyle herkesin büyük bir belirsizlik içinde yaşadığını belirterek, bu zor zamanlarda ortak değerler olan olimpik değerlere, mükemmelliğe, saygıya, dostluğa ve dayanışmaya fazlasıyla ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Bach, tam da bu nedenle Koç Holding'e ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne bu ödül sayesinde dikkatleri sporun gücüne yönelttikleri için teşekkür ederek, şunları kaydetti: "Bu ödül Mustafa Koç'un vizyonunu ve spora olan tutkusunu en güzel şekilde anmaktadır. Bu yılki ödülün tüm adaylarını kutluyorum. Hepiniz, spor tutkunuzla, sportif başarılarınızla ama en çok da duruşunuzla Olimpik değerlere örnek oldunuz. Böylece Olimpik değerlerin topluma yayılmasına katkıda bulundunuz. Sadece sporun verebileceği keyifle insanlara ilham oluyorsunuz. Spor kazanmaktan ya da rekor kırmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Mükemmellik, dostluk, saygı ve dayanışma gibi Olimpik değerler sayesinde tüm dünyayı birleştirir. Sporun bu birleştirici gücü, günümüz dünyasında, iyiliklerin arkasındaki güçtür. Bu nedenlerle, Mustafa V. Koç Spor Ödülü, Türkiye'den dünyaya umut ve iyimserlik dolu güçlü bir mesaj yolluyor."

"Herkesin kendi zirvesi vardır, kıyaslama yapmayın ve kendinizi geliştirin"

Amcası eski cimnastik sporcusu Erkan Çolak'ın yönlendirmesi sonucu Şavkar Cimnastik Kulübü ile henüz okul hayatı başlamadan önce cimnastikle tanıştığını söyleyen İbrahim Çolak, cimnastik kariyerindeki en önemli takım arkadaşlarının ailesi olduğunu bildirdi. Çolak, ailesinin verdiği desteğin önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bir sorun olursa ben üstesinden gelemezsem onlarla beraber bunu çözebiliriz diye düşünüyorum. Bu yüzden de hayata karşı pozitif davranmaya çalışıyorum. 2011 yılında Trabzon'da düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali'nde uluslararası alandaki ilk ve en büyük madalyamı kazandım.Bu madalya hayatımdaki dönüm noktalarından bir tanesi oldu. Bu başarıdan sonra antrenörüm ailem ile bir görüşme yaptı. Bu görüşmeden sonra tüm ailem benim daha da başarılı olmam için seferber oldu."

İbrahim Çolak, dünya cimnastik literatürüne giren "The Colak" isimli hareketinin öyküsünü ise şu şekilde açıkladı: "2017 yılında Avustralya'da gerçekleştirilen Dünya Kupası'nda halka branşında bu hareketi denemeye karar verdik. Orada gerçek anlamda ismimi tarihe yazdırmak benim için çok gurur verici oldu. Ardından 2019 Dünya Artistik Cimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonluğum geldi. Koca salonda o kadar büyük bir sessizlik vardı ki, ben halka seslerini ve aradaki nefes verişlerimi duyuyordum. Dünya şampiyonu olduğum açıklandığı anda, içimde tuttuğum mutluluğu dışarı vurdum. Sporcu kardeşlerime şunları söyleyebilirim. Herkesin kendi zirvesi vardır. Başkalarına göre kıyaslama yapmamak gerekiyor, zaten sen kendini geliştirirsen sonunda madalya almamışsan bile bu seni mutlu edebilir. Ben yaptım dersin."

İbrahim Çolak, kazandığı ödül için Koç Topluluğu'na, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne, jüri üyelerine, seçici kurula ve arkasında bıraktığı iyilikler ve sporculara esin kaynağı olmaya devam eden spor tutkusu için Mustafa Koç'a teşekkür etti. Çolak, "Bir dünya şampiyonu ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü sahibi olarak sorumluluğumun daha da arttığını biliyorum. Sizlere mükemmellik, dostluk ve saygı gibi Olimpik değerlerin yaygınlaşması için hayatım boyunca çalışmaya devam edeceğimin sözünü veriyorum." ifadelerini kullandı.

Tören online gerçekleştirildi

Açıklamada yer alan bilgiye göre, bu yıl pandemi şartları nedeniyle Koç Holding'in Youtube kanalında gerçekleştirilen törende 25 yaşındaki milli sporcu İbrahim Çolak'a toplam 250 bin TL'lik maddi ödülün yanı sıra, Koç logosunun da mimarı olan dünyaca ünlü tasarımcı Ivan Chermayeff'in tasarladığı ödül takdim edildi. Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jürisi, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi Üyesi Prof. Dr. Uğur Erdener'den oluştu.

Haydut devlet ABD, İran milli takımına vizede yan çiziyor


 
İran Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası'nın başlamasına 12 gün kalmasına rağmen vize işlemleri için FIFA'dan gelecek cevabı bekliyor. İran Futbol Federasyonu 1. Başkan Yardımcısı Mehdi Muhammed Nabi, "Bildiğiniz gibi hem ABD hem de Meksika için çok girişli vizelere sahip olmamız gerekiyor ve FIFA bu hafta sonuçların bize iletileceği cevabını verdi" dedi.
 

30.05.2026 00:55:00
HABER MERKEZİ/AA
Haydut devlet ABD, İran milli takımına vizede yan çiziyor
Haydut devlet ABD, İran milli takımına vizede yan çiziyor

İran Futbol Federasyonu 1. Başkan Yardımcısı Mehdi Muhammed Nabi, Dünya Kupası için kafilelerinin hem ABD hem de Meksika için çok girişli vizelere sahip olması gerektiğini belirterek, FIFA'nın bu hafta kendilerine sonucun iletileceği yönünde cevap verdiğini söyledi.

Antalya'da özel maç yaptı

Antalya'da İran ile Gambiya milli takımları arasında oynanan hazırlık maçı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Nabi, İran Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası için ABD'ye gidişiyle alakalı yaşadığı vize sürecine ilişkin bir soru üzerine, bir hafta sonra Meksika'ya gitmeleri gerektiğini ancak bu sorunun cevabını bulmak isteyenlerin FIFA'ya sorması gerektiğini dile getirdi.
FIFA'ya vize durumu hakkında bir e-posta gönderdiklerini belirten Nabi, "Bildiğiniz gibi hem ABD hem de Meksika için çok girişli vizelere sahip olmamız gerekiyor ve FIFA bu hafta sonuçların bize iletileceği yanıtını verdi" dedi.

Hiç de adil değil

Yaşanan sürecin adil olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine de Nabi, "İnsanlar ve medya bunun adil olup olmadığını biliyor. Teknik ekibimiz ve oyuncular teknik konulara odaklanıyor. Biz yönetim olarak bunun üzerine çalışacağız ve antrenör, oyuncular ve tüm teknik ekip sadece antrenmanlara odaklanacak" diye konuştu. İran Milli Futbol Takımı, 29 Mayıs'ta hazırlık maçında Gambiya'yı 3-1 yendi.

Kampı Meksika'da yapacaklar

Öte yandan  Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, 25 Mayıs'ta, İran Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası kampının, ABD'den Meksika'ya alındığını doğrulamıştı.

Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı


 
Barcelona, İngiliz futbolcu Anthony Gordon'ı renklerine bağladı. İspanyol ekibi, 25 yaşındaki kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzaladı. 

30.05.2026 00:38:00 / Güncelleme: 30.05.2026 00:47:48
HABER MERKEZİ/AA
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı

Türkiye'de önde gelen takımlar 'transfer lakırdısı deryası'nda kaybolurken, İspanya Birinci Futbol Ligi takımlarından Barcelona, İngiliz kanat oyuncusu Anthony Gordon'ı transfer etti. Kulüpten yapılan açıklamada, Premier Lig ekibi Newcastle United'da forma giyen 25 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.

Hedef Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu

Barcelona, bu yıl La Liga'yı zirvede tamamlamıştı ancak Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Atletico Madrid'e kaybetmişti. Katalan ekibi son olarak 2015'te Şampiyonlar Ligi'ni kazanmıştı. 

Barcelona'ya transferinden dolayı çok mutlu olduğunu belirten ve tanıtım videosunda İspanyolca konuşan Gordon, "Bu dili bir gün Barcelona forması giyeceğime inandığım için öğrendim. Newcastle'da bir fizyoterapist vardı ve her gün konuşurduk. Ona bir gün Barcelona'da oynayacağımı ve İspanyolca öğrenmek istediğimi söylemiştim" ifadelerini kullandı.

İşte transfer ücreti

İspanyol ekibin, transfer için 70 milyon pound (80 milyon Euro) bonservis ödediği basına yansıdı.

2023'te Everton'dan Newcastle United'a transfer olan İngiliz futbolcu, 152 maçta 39 gol attı.

Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti

Futbol devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa'yı sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou’yu kadrosuna katmak için savaş veriyor

29.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Avrupa futbolunun devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa Ligue 1'i sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou'yu kadrosuna katmak için savaş veriyor. Fenerbahçe'de başkan adaylarından birisi de transfer piyasasını altüst edecek çılgın bir operasyonla "cehennem"den zaferle çıkmaya hazırlanıyor.






Yeni sezon öncesi savunma hattını dünya çapında bir potansiyelle güçlendirmek isteyen Fenerbahçe'nin, Fransa Ligue 1 ekiplerinden RC Lens forması giyen ve bu sezon gösterdiği performansla Avrupa devlerini peşine takan Ismaëlo Ganiou transferinde mutlu sona yakın olduğu iddia edildi. Hem Aziz Yıldırım hem de Hakan Safi'nin stoper transfer edeceğini açıkladığı ortamda 2005 doğumlu yıldız adayının kime söz verdiği ise sır.






23 MAÇTA 3 GOL ATAN STOPER

Lens formasıyla Ligue 1'de 23 maçta şans bulup 3 gol atan 1.85'lik stoper, sergilediği istikrarlı grafik ve sağlam fiziksel yapısıyla dikkat çekti. Değerini hızla 10 milyon Euro seviyesine çıkaran genç savunmacı için devler sıraya girmiş durumda.






PSG ve Marsilya'nın yakından takip ettiği Burkina Fasolu stoper için Bayern de devrede. Alman ekibinin, takımdan ayrılması beklenen eski Kim Min-jae'nin ideal alternatifi olarak Ganiou'yu belirlediği ve menajeriyle ilk teması kurduğu iddia edildi.






MAAŞI SADECE 450 BİN EURO

Ancak tüm bu dev ilgisine rağmen, oyuncu tarafıyla kurulan sıcak temaslar neticesinde Fenerbahçe'nin imza aşamasına en yakın kulüp olduğu bildirildi.

Yıllık tahmini maaşı 450 bin Euro civarında olan Ganiou için RC Lens, bu yüksek ilgiyi büyük bir nakit girdisine çevirmeyi hedefliyor. Fransız ekibinin kapıyı 20 ila 30 milyon Euro arasında bir bonservis bedeliyle açabileceği belirtiliyor. Fenerbahçe yönetiminin bu transferi bitirmek istediği konuşuluyor.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti

Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı

29.05.2026 14:37:00
Haber Merkezi
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı. Türk futbolunu kariyeri için stratejik bir basamak olarak gören ancak siyah-beyazlı yönetimin önüne transferde tam yetki, radikal kadro operasyonu ve uzun vadeli idari özerklik gibi tavizsiz şartlar koyan Brezilyalı teknik adamla yürütülen ikili görüşmeler ilk buluşmada sona erdi.






Beşiktaş'ta Filipe Luís görüşmelerinin perde arkasını gazetemiz aralıyor. Siyah-beyazlı yönetimle masaya oturan Brezilyalı teknik adama sunduğu ağır şartlar nedeniyle "herkes kendi yoluna" denildi... Filipe Luis de rotasını Monaco'ya çevirdi.

Ayrıca iddialara göre Türk futbolunu uluslararası kariyerini sağlamlaştırmak adına stratejik bir fırsat olarak gören Filipe Luís, Beşiktaş'ın mevcut vizyonunu yetersiz buldu.






KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA OLACAK GİBİ DEĞİL

Filipe Luís küçük dokunuşlarla mevcut kadronun ayağa kaldırılamayacağını savunarak transfer piyasasında yapılacak yatırımlar üzerinde tam yetki talep etti.

Mevcut kadronun çok ciddi takviyelere ihtiyacı olduğunu vurgulayan genç teknik adam, kendisine sunulan mali kaynakların bu büyük değişim için yeterli olmayacağını iletti.






SADECE "ŞAMPİYONLUK İSTİYORUZ" DENİLDİ

Brezilyalı hocanın en çok üzerinde durduğu konu kulübün vizyonu oldu. Sadece kısa vadeli sonuçlara ve "şampiyonluk istiyoruz" baskısına odaklanmış bir projeyi reddeden Luís, sportif sonuçlardan bağımsız, orta ve uzun vadeli bir yapılanma ortamı istedi.

İç istikrarın, yönetim ile futbol departmanı arasındaki uyumun ve kendi metodolojisini uygulama özerkliğinin şart olduğunu belirtti. Beşiktaş'ta bu ortamı bulamayacağına kanaat getirdi.






KENDİ YARDIMCILARINI İSTEDİ

Görüşmelerdeki bir diğer kırılma noktası da teknik heyet konusunda yaşandı. Filipe Luís, daha önce birlikte çalıştığı ve tamamen güvendiği profesyonellerden oluşan kendi antrenör kadrosunu getirmekte diretti. Yönetimin teknik ekibe Türk bir hoca dahil etme fikrine kesinlikle karşı çıkan başarılı çalıştırıcı, bu konuda geri adım atmadı.






İKİ TARAF ORTAY YOL BULAMADI

Görüşmelerin temel vizyon, bütçe ve idari özerklik noktalarında kilitlenmesi üzerine taraflar arasında para bile konuşulmadı. Beşiktaş'ın Brezilyalı teknik adamın şartlarını kabul etmemesi, Luís'in de kulübün sunduğu şartlara "hayır" demesiyle süreç tamamen negatif sonuçlandı. Siyah-beyazlı kapıyı kapatan Filipe Luís, projesini hayata geçirmek adına Fransa Ligue 1 ekibi Monaco ile el sıkıştı.

Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum

Galatasaray'ın yıldızı Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da çok konuşulacak açıklamalara imza attı

28.05.2026 17:30:00
Haber Merkezi
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da hem milli takım kariyeri hem de geleceğine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Deneyimli orta saha oyuncusu "Dünya Kupası kadrosuna alınmadığımı kabul ediyorum" itirafı ve Güney Amerika'da oynama arzusu sarı-kırmızılı camiada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'ın başarılı orta saha oyuncusu Lucas Torreira, Uruguay Milli Takımı Teknik Direktörü Marcelo Bielsa tarafından 2026 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmemesiyle ilgili ilk kez konuştu.






2026 Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını doğrulayan 30 yaşındaki futbolcu, yerel basın organı Impacto Noticias'a yaptığı açıklamada durumu olgunlukla karşıladığını belirtti:

- Dünya Kupası kadrosundan çıkarıldığımı kabul ediyorum. Milli takımda çok olumlu dört yıl geçirdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama bu futbol ve yolumuza devam etmeliyiz.






BIELSA'NIN TORREIRA İTİRAFI

Bielsa'nın göreve gelmesinden bu yana Uruguay milli takımında düzenli şans bulamayan Torreira, sadece Haziran 2025'teki Dünya Kupası Elemeleri maçlarında bir kez kadroya çağrıldı. Daha sonrasında kadroya alınmaması üzerine Torreira'nın Bielsa'yı eleştiren bir mektup yazdığı iddia edildi.

Bielsa gelen eleştiriler üzerine, kadroda Valverde ve Bentancur gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, Torreira'yı takımda tutabilmek için "elinden gelenin en iyisini yaptığını" savundu.






"GALATASARAY'DA ŞAMPİYONLUK ALIŞKANLIK"

Galatasaray ile kazandığı kupalara da değinen Uruguaylı futbolcu, sarı-kırmızılı ekipteki başarı grafiğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle aktardı:






- Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak bizim için neredeyse bir alışkanlık haline geldi.

- Ancak her şampiyonluğun ardında çok fazla çalışma ve fedakarlık var. Dördüncü şampiyonluğumuzu kazandık ve çok mutluyum.






TRANSFER İDDİALARINA CEVAP VERDİ

Güney Amerika'nın köklü kulüpleri Boca Juniors ile Nacional'i ziyaret eden Torreira, transfer dedikodularına da açıklık getirdi:

- Güney Amerika'da oynamak istediğimi her zaman dile getirdim, ancak Galatasaray ile iki yıl daha geçerli bir sözleşmem var ve kulübüme saygı duymalıyım. Şu an için biraz kafamı dinlendirmem, bir süreliğine futbolu unutmam ve ailemle geçirdiğim zamandan faydalanmam gerekiyor.

Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün

Wanda Nara ile son perdeye gelinirken, Icardi’nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye’ye getirmek için mahkemeye sunduğu plan ortaya çıktı 

28.05.2026 17:16:00
Haber Merkezi
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Wanda Nara ile velayet savaşında son perdeye gelinirken, Mauro Icardi'nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye'ye getirmek için mahkemeye sunduğu planın detayları ortaya çıktı. Cuma günü hakim onay verirse, Arjantinli golcü China Suarez ile birlikte İstanbul'da yeni bir hayat kurmak ve Galatasaray'da kalabilmek adına maaşında %40 indirime gitmek zorunda kalacak. Aksi takdirde menajeri Pino'nun görüştüğü Hakan Safi'nin masaya getireceği teklif ya da gündemi sarsan Amedspor iddiası devreye girecek.






Mauro Icardi'nin sözleşme süreci yeşil sahalardan çok adliye koridorlarında şekillenecek gibi duruyor. Wanda Nara ile sancılı bir boşanma ve velayet süreci yaşayan golcü oyuncu için 29 Mayıs Cuma günü çok kritik... çünkü iki tarafın avukatlarının karşı karşıya geleceği bu kritik duruşma, sadece Icardi'nin özel hayatını değil, Galatasaray hatta Türkiye kariyerini de doğrudan etkileyecek.






CUMA GÜNÜ MAHKEMEDE NETLEŞECEK

Arjantinli gazeteci Guido Záffora'nın haberine göre Icardi, mahkemeden kızlarının tam velayetini talep etti. Çocuklarının Türkiye'ye taşınmasını ve burada yaşamasını isteyen Icardi, mahkemeye gerekli tüm resmi evrakları sundu. Davanın en çarpıcı hamlesi de China Suárez'in Arjantinli golcü lehine ifade vermesi oldu. Eğer mahkeme Icardi'nin sunduğu Türkiye planını onaylarsa, yıldız futbolcu China Suarez ve kızlarıya beraber Türkiye'de yaşamak durumunda kalacak.






YÜZDE 40 İNDİRİMLE GALATASARAY'DA KALMAK

Cuma günü mahkemeden çıkacak hukuki ve maddi kararların ardından, Mauro Icardi'nin transfer piyasasındaki haritası da netleşecek.

Mahkemenin ekonomik yükümlülükleri ve Türkiye planını onaylaması halinde, Icardi Galatasaray'da kalmak için fedakarlık yapmak zorunda kalacak. Yıldız oyuncu, sarı-kırmızılı yönetimle masaya oturarak %40'lık bir maaş indirimini kabul edip parçalıyı giymeye devam edebilir.






HAKAN SAFİ'DEN GELECEK RESMİ TEKLİF

Icardi'nin menajeri Elio Pino, gizli bir transfer operasyonu yürütüyordu. Pino'nun dirsek temasında olduğu Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi de, cuma günkü duruşma ve gelecek pazar günü yapılacak seçimin ardından Icardi'ye resmi bir teklif sunabilir.






UÇUK AMEDSPOR İDDİASI GÜÇLENEBİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan ve ilk başta "imkansız" gözüyle bakılan Amedspor iddiası da, mahkeme sonrasındaki kaos ortamına göre çok daha yüksek sesle konuşulmaya başlanabilir. Küme düşme veya yükselme dinamikleri içinde bu uçuk iddia, transfer döneminin en büyük sansasyonu olmaya aday.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.