HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 10 MAYIS 2021, PAZARTESİ

Kuvay-ı Milliye'nin Ankara'sı coştu

03.09.2001 00:00:00
Tüm vatan sathını dalga dalga saran Kuvay-ı Milliye coşkusu, cumartesi günü akşamı Başkent Ankara'da bambaşka biçimde yaşandı. İkibini aşkın saygıdeğer sanayici ve işadamının yanısıra bürokrasinin kıymetli simaları da Konya yolu üzerindeki nezih Hacıbaba tesislerinde Kuvayı Milliye ruhunu solukladı.

Açık bir davet

Evet, milletimiz uzun yıllardan beri Prof. Dr. Haydar Baş beyle gönül gönüle, omuz omuzadır. Ama Nisan ayından bu yana daha çok siyaset ve ülke problemlerini ilgilendiren miting ve toplantılarda herkesin ortak gözlemi şu; insanlarımız, son dönemde Prof. Dr. Haydar Baş Beye çok daha farklı bir biçimde tutkunlar... Toplum, adeta onda yılların hasretini, gerçek devlet adamlığı ve vatanperverlik özlemini gideriyor. Başına tac ediyor.

Ankaralı işadamlarımızı ve sanayicilerimizi, ben önceki akşam bu bakımdan çok farklı buldum. Başkentli dostlarımızın kendilerine gösterdikleri bu yakınlık, bu derece bağırlarına basmaları, ekranlardan tanıdıkları ve ekonomik, kültürel, siyasal, sosyal alanlardaki dosdoğru teşhislerine ve çözümlerine aşına oldukları bu insanın ülke için tek umut kapısı olduğunu bilfiil ilanıydı. Yurdun her yöresinde olduğu gibi Türkiye'nin kalbinden de açık bir davetti; artık vatana, millete, devlete, bayrağa, sancağa, sivile, askere sahip çıkma noktasında siyasi bir görev çağrısıydı bu.

Millet başına tac ediyor

Eski bakanlarımızdan sayın Baki Tuğ beyin konuşması işadamlarımızı coşturdu. Baki Tuğ Bey, özlü cümlelerle şunu ifade ettiler; umutların tükendiği bu günde bu millet, tek umut olarak gördüğü Prof. Dr. Haydar Baş beyi, başına tac etmek kararındadır, Ankara'daki toplantı bunun en son ve en mükemmel göstergesidir, biz de herşeyimizle başımızın tacı hocamızın yanındayız. Ülkenin ancak Prof. Dr. Haydar Baş bey hocamızın iddialı, ısrarlı ve kararlı çıkışıyla buluşan milletin bu teveccühüyle kurtulacağını belirten Baki Tuğ Bey'in kısa konuşması, adeta Ankara'ya ve Türkiye'ye tercüman oldu.

Asıl mesele; öz çürümüş

Programın son bölümündeki ekonomi ağırlıklı konuşmasında Haydar Baş Bey, fert planından devlet planına her sahada pekçok genel-geçer tespit ve teşhislerini aktardı. Bugün siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda yaşanan çürümüşlüğün asıl nedeninin "insanın özündeki çürümüşlük" olduğunu vurguladı. Özünü yitirmiş bu insanı nereye koyarsanız, orası çürür; onu ister siyasete, ister diyanete, ister ticarete... koyun farketmez, orayı çürütür, dedi.

İnsanımızın şahsiyetini oluşturan temel ölçülere, milli benliğimize ve değerlerimize dadananların aslında gerçek niyetlerinin topraklarımızı kemirmek olduğunu, bu cümleden olarak yerli ve yabanlı misyonerlik faaliyetlerinin vatanımız için sanıldığından çok daha ciddi bir tehlike arzettiğini anlattı.

Kafalar milli modele yoğunlaşmalı

Ekonomik sıkıntılarımızın sona ermesi için "milli bir iktisat modeli" ile yeniden işe başlanması, üretim ve çalışma seferberliğine girilmesi gerektiğini anlattı. Bugün maalesef yüksek okullarımızda her sahayla ilgili milli ekonomi modelleri yerine, liberalizm, kapitaliz, sosyalizm... gibi yabancıların iktisat teorilerinin harıl harıl işlendiğini, dolayısıyla en akıllı insanlarımızın dahi o noktalara kilitlenerek milli modelleri tahayyül bile edemediklerinin altını çizdi.

TL'ye onur kampanyası noksan

Prof. Dr. Baş, iki yıla yakın zamandan beri, TL'nin dövize endekslenmesinin, milletin emeğini ve üretimini örtülü biçimde sıfırlayan bir yaklaşım olduğunu, dolayısıyla TL'nin başına musallat olan yabancı paraya endekslenmekten vazgeçilmesi gerektiğini anlattıklarını, aylar sonra bugünlerde sanayi odalarımızın bu çağrıyı yeni duymuşçasına işe soyunmalarından ve TL'ye dönüş kampanyalarından memnun kaldığını ifade etti. Ancak politikacılarımızın ve kıymetli oda başkanlarının gözardı ettikleri çok önemli bir noktanın daha altını çizdi... Prof. Dr. Haydar Baş Bey, onur kampanyası sürerken dalgalı kur politikasına devam edildiği müddetçe bu kampanyaların netice vermeyeceğini, bilakis yabancı spekülatörlerin piyasalara çok basit müdahaleleriyle döviz kurlarının yine altüst olabileceğini, dolayısıyla kampanyalarla ortaya konan çabaların milleti zarara uğratan bir fonksiyona dönüşeceğini geniş geniş anlattı. Böyle bir süreçte, milli ekonomik modeller çerçevesinde dalgalı kurdan vazgeçmek gibi reel ve radikal tedbirlerin alınmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Bügün ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların bir veya birkaç kişinin halledeceği problemler olmadığını, bunların altından ancak sivil-asker, devlet-millet elele, gönül gönüle, omuz omuza vererek kalkılabileceğinin altını çizdi. Oyunların da maalesef hep bu alanda oynandığını anlattı. Bu oyunları bozmak, ancak samimiyetle ve hesapsız birlik ve beraberlikten geçer, dedi.

İkibini aşkın sanayici, işadamı ve bürokrat dostlarımız, sanki Kuvay-ı Milliye bayrağını teslim alarak Kuvay-ı Milliyenin kalbinde, Ankara'da göndere çekti.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.