HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik

17.07.2019 00:00:00

Türkiye İş Kurumu'nun (İŞKUR) Haziran ayı işsizlik verilerine göre, kayıtlı işsiz sayısı 4 milyon 417 bin 814'e yükseldi. 

İşsiz sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 68.5 artış gösterdi.

İşin dramatik kısmı geçen yılın aynı dönemine göre istihdamda 704 bin kişilik azalma oldu. Yüz binlerce çalışan geçen yıla göre işini kaybetti.

Tarım sektöründe çalışan sayısı 240 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 464 bin kişi azaldı.

Bu İŞKUR'a başvuranlardaki vaziyet… Bu kayıtlı işsizlik rakamına İŞKUR'u bilmeyen, herhangi bir iş için başvurmayan, iş bulma umudu kalmayanlar eklediğimizde; reel işsizlik oranı yüzde 25'leri aşıyor. Genç nüfusta bu işsizlik oranı yüzde 40'lara varıyor. Bu da acil durum vaziyetidir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ise maalesef pembe istatistik imal ediyor.

TÜİK, 2019 yılı Nisan döneminde Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişi ile yüzde 13 seviyesinde gerçekleştiğini açıklıyor.

TÜİK'e göre de bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı ise 329 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 481 bin kişi azalıyor. 

Bu resmi rakamlar bile sosyal patlamalara gebe bir kronik işsizliktir, demedi demeyin.

En yoğun ekim-biçim, ziraat ve tarım aylarında tarım sektöründe 329 bin kişilik istihdam daralması, tarımın da felç olduğunun göstergesidir.

Özelimal edilmiş pembe istatistikler, ülkemize sadece vakit ve kan kaybettirir; böylece kronik reel işsizlik, sosyal patlamaların hızını veçeşitliliğini artırır.

Mevcut ekonomi düzeni değişmeden iş imkânı sağlanabilir mi? Asla…

Meclis'tekilerinişsizliği çözelim diye bir gündemleri var mı? Maalesef...

Tek satır çözümleri var mı? Hayır...

Öyleyse var olanı devam ettirip günü kurtarmaktan başka bir derdi olmayanlara oy verenlerin de bu Meclis aritmetiğinden çare beklemeye hakları yoktur.

Prof. Dr. Haydar Baş, sürekli büyümeyi, tam istihdamı ve gelir dağılımında adaleti ben sağlarım; bu işin panzehiri Milli Ekonomi Modeli, Sosyal Devlet projeleri ve Milli Para sistemimdir, diyor.

Dünyada ve Türkiye'de işsizlik sorununu çözecek tek model, Milli Ekonomi Modeli'dir. Bu modelin para rejimi ise Milli Para sistemdir.    

Prof. Dr. Baş, resmen davet edildiği Rusya Devlet Meclisi DUMA'da 27 Şubat 2013 günü tüm dünyaya 6 saat Milli Ekonomi Modeli dersi veriyor. Modeli ve projeleriyle sürekli büyümeyi, tam istihdamı ve gelir dağılımında adaleti nasıl sağladığını ve Milli Para gerçeğini formülleriyle, hesabıyla-kitabıyla anlatıyor. 

Rusya, Prof. Dr. Baş'ın modelini ve para sistemini uyguladı, ekonomisi şahlandı. BRICS kuruldu. Çin yönetimi modeli öğrendi, aldı, devreye koydu. Brezilya, Hindistan derken 4 milyarlık nüfus işsizlikten kurtuldu, para gördü, toplumun yüzü güldü. 

Çin'de işsizlik oranı yüzde 4'lere düştü. Darısı Türkiye'nin başına… Aksini Allah göstermesin.

Prof. Dr. Baş, modelinde işsizliği çözmenin yolunu çok sade, bir o kadar da bilimsel ve reel anlatıyor:

İşsizliğin azaltılabilmesi için; iş yerlerinin açılması ve istihdam için sürekli büyümenin temin edilmesi gerekir. 

Bugüne kadar kapitalizmin halledemediği ve hatta belli bir oranda görülmesini sistemin gereği kabul ettiği işsizlik sorunu, kapitalist görüşün kuralları işledikçe devam edecektir. 

Yatırımların desteklendiği ve fakat tüketen kesimin olmadığı bir piyasada ekonomi dengelerinden bahsedilemez. 

Üretim kadar tüketim de devlet eliyle korunmalıdır.   

Milli Ekonomi Modeli'nde yatırım için gerekli finansman, sıfır faizle sağlanır. Bu üretimin önünü açar. 

Sıfır faiz, maliyetlerin düşmesini ve bireyler arasında fırsat eşitliğini temin eder.

Model'in uygulaması olan Sosyal devlet-Milli devlet anlayışı, üreticilere devlet eli ile pazar garantisi de sunmaktadır. 

Üretimin önünün devlet desteği ile açılması işsizlik probleminin halli için önemlidir. Ancak tek başına yeterli olmayacaktır. 

Kapitalizmden farklı olarak Milli Ekonomi Modeli, meselenin halli için, tüketimin de devreye girmesini sağlayan tedbirler alır. Tüketimin olmadığı bir piyasada üretimi desteklemek tek taraflı olarak ekonomileri ayağa kaldıramaz.

Burada Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan sosyal devlet projelerinin önemi ortaya çıkmaktadır.

Eğer üreticiler, ürünlerine pazar bulabiliyorlarsa yeni yatırıma ve işçi alımına giderler. Aksi takdirde stokların oluştuğu bir ekonomide işsizliğin olması normaldir.

Kapitalizm ve sosyalizm üretimden yola çıktıkları için işsizliği halledemedikleri halde; tüketen kesimden başlayan Milli Ekonomi Modeli tam istihdamı sağlar. 

Milli Ekonomi Modeli uygulanıp, tüketim desteklenmeden pazar problemi ve işsizlik halledilemez… Bitti.

 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.