logo
15 NİSAN 2026

Lucescu'nun yüzü güldü

12.07.2001 00:00:00
Yeni sezon hazırlıklarının ilk bölümünü tamamlayan ve dün Türkiye'ye dönen Galatasaray'da Teknik direktör Lucescu futbolcularının performansından son derece memnun kaldığını söyledi

Yeni sezon hazırlıklarının ilk etabını tamamlayan Galatasaray, Türkiye'ye döndü. Önceki gece Fransız Olimpic Lyon karşısında son hazırlık maçını yapan ve 3-2 mağlup olan sarı-kırmızılılar, özellikle ikinci yarıda ortaya koyduğu futbol ile beğeni topladı.

Mondragon'u savundu

Teknik Direktör Mircea Lucescu, Lyon karşısında gerçek Galatasaray'ı izlediğini belirterek, ortaya konulan mücadele ve futboldan memnun olduğunu söyledi. Skoru fazla önemsemediğini ifade eden Romen çalıştırıcı, Mondragon'un yediği 3 golün ise normal olduğunu belirtti. Lucescu, Mondragon'un her geçen gün forma girdiğine de dikkat çekti.

5 futbolcu süper

İsviçre'de yapılan 11 günlük kampta Ümit Karan, Ümit Davala, Hasan, Berkant ve Arif'in ortaya koyduğu performans dikkat çekti. Bu 5 futbolcu gerek antrenmanlarda, gerekse maçlarda başarılı performanslarıyla Galatasaray'ın en hazır ve başarılı futbolcuları olarak öne çıktı. Özellikle genç Berkant'ın maçlardaki etkinliği Romen çalıştırıcıyı memnun etti.

Hazır hale geleceğiz

Genelde tüm futbolcuların performansından memnun kaldığını ifade eden Lucescu, ikinci hazırlık kampından sonra lige hazır bir takım olacaklarını söyledi. Bu arada, Galatasaray'ın genç futbolcusu Berkant kafileyle birlikte Türkiye'ye dönmeyerek Almanya'daki ailesinin yanına geçti. Berkant'ın ikinci hazırlık kampına Almanya'dan katılacağı belirtildi.

Aslan yuvaya döndü

İsviçre'deki hazırlıklarını tamamlayan Galatasaray'da, Lucescu tarafından 2 gün izin verilen futbolcular, bugün Başkan Faruk Süren'in Kuruçeşme Adası'nda vereceği akşam yemeğinin yanısıra, Lotto'nun aktivitesine katılacak. Sarı-kırmızılar ikinci etap çalışması için 15 Temmuz'da Almanya'ya gidecek. İkinci etap çalışmalarına Ufuk, Sedat Yeşilkaya, Eyüp ve Sedat Debreli'nin alınmayacağı bildirildi.

Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarına tepki gösterdi. Baş mesajında, "Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul katliamları asayiş meselesi değil, aile bağları çözülen, değerleri törpülenen, amaçsız gençlerin yarattığı derin toplumsal çöküşün acı yansımasıdır" ifadelerini kullandı 

15.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayşe Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ile bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan benzer olaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Baş, olayları "yalnızca birer asayiş sorunu" olarak görmediğini vurgulayarak, bunların uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti.

Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.

Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.

Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.

Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."

Olayın detayları

Kahramanmaraş'taki saldırıda, aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın 5 silah ve 7 şarjörle okula girdiği, olayda 1 öğretmen ile 3 öğrencinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı açıklandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın babasının eski emniyet personeli olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü duyurdu. Öğrenciler panik sırasında camdan atlayarak kaçmaya çalıştı.

Olay, bir gün önce Şanlıurfa Siverek'te bir lisede yaşanan ve 16 yaralının olduğu silahlı saldırının hemen ardından geldi. Her iki olay da eğitim camiasında ve toplumda büyük üzüntü ve tepki yarattı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması, yaşanan trajedileri salt güvenlik meselesi olmanın ötesinde, gençlerin eğitimi, aile yapısı ve toplumsal değerler açısından ele almasıyla dikkat çekti.

BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor. Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. BTP lideri Baş, yaptığı konuşmada, "Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor. Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı" dedi

15.04.2026 13:13:00 / Güncelleme: 15.04.2026 13:17:16
Haber Merkezi
BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'
BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor.

Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi.

Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu, istiklal marşı ve Kuran-ı Kerim ile başlayan anma programı şiirlerle devam etti. Prof. Dr. Haydar Baş'ın anlatıldığı sinevizyonun ardından kürsüye Hüseyin Baş geldi.



"Prof. Dr. Haydar Baş bütün bir hayatını vatan mücadelesi, millet mücadelesi, devlet mücadelesi ve iman mücadelesi olarak sürdürmüş bir insan" diyen Hüseyin Baş İran savaşı üzerine de değerlendirmelerde bulundu.

Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün dünya bir kırılımın, bir değişimin eşiğinde. Nedir o değişim diye baktığınızda o değişimin temelini oluşturan hatta o değişimi hayata geçiren fikri ortaya koyan Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli. Bu değişim yaşanırken durum ABD için öyle bir dayanılmaz noktaya geldi ki fiilen savaşın içinde olmak zorunda oldu. Haydar Hoca hep 'ABD'yi yıktım' derdi, aslında O'nun yıktığı şey sadece ABD değildi. Haydar Hoca'nın yıktığı şey aynen 1915'te Çanakkale'de Atatürk'ün yıktığı şey olan  emperyalizmin ta kendisiydi.



"Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı"

Emperyalizm 80 yıldır dünyada bir yöntem buldu değerli arkadaşlar. Bu yöntem elindeki kağıdı yeşile boyayıp, bütün dünyaya ihraç edip bütün dünyanın emeğini ve üretimini bedavaya satın alma yöntemiydi. Bunu yaparken de kimsenin çıtı çıkmasın diye yanına bir ordu yerleştirdi. Babam, "ABD'nin parasıyla ordusu birbirini ayakta tutan iki ayak. Bunların birisi yıkılırsa diğeri kalmayacak"derdi. İşte Haydar Hoca bir model ortaya koydu ve bu modelde, 'Devletler Amerikan dolarıyla değil kendi para birimleriyle ticaret yapmalı'  dedi. Şimdi İran'ın Hürmüz Boğazı'nda verdiği mücadelenin, Amerika'nın bu kadar vahşi bir şekilde İsrail'le birlikte İran'a saldırmasının sebebinin ne olduğunu anladınız mı? İşin hakikatinde oradan geçen petrolün ticaretinin Amerikan dolarıyla değil ülkelerin kendi para birimleriyle yapılması var. İşte Haydar Hoca'nın yıktığı düzen emperyalizmin bedavadan para kazanma düzeniydi.



"Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için 'Ortak payda Ehl-i Beyt' dedi"

Haydar Baş sadece bunu mu yaptı? Hayır! Az önce de izlediniz. O konuşma 2016 yılında Nevşehir'de Hacı Bektaş-ı Veli'nin kalbinde yapılan konuşmadır. Orada, 'İslam dünyasını birbirine düşürerek kavga ettirmek gibi korkunç bir niyeti gördük ve arkadaşlarımızla yola düştük' diyor.

Haydar Hoca bunu gördüğü gün ortaya bir şey koydu ve 'Tevhidin yani birliğin merkezi Ehl-i Beyttir' dedi. İran savaşı ilk başladığında Türkiye'de bazı fitneci ve dış mihraklara hizmet eden odaklar hemen harekete geçtiler. Bunlar öyle aşağılık ifadeler kullandılar. İran'daki Müslümanlar için, 'Onlar Şii, onlar öldürülebilir' noktasına varıncaya kadar ileri gittiler. İşte Haydar Hoca insanlığın sömürülmesine karşı Milli Ekonomi Modelini ortaya koyduğu gibi Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için de Ehl-i Beyt'i ortaya koydu. O, Sünni dünyadan çıkmış biri olarak 12 imamın hayatını tek tek inceleyip kaleme almış tek ilim insanı. Başka bir örneği yok.



"Hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister"

Prof. Dr. Haydar Baş, 'Türkiye zifiri bir karanlığa girmiştir. Bu zifiri karanlıktan Türkiye'yi çıkaracak tek parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir, başkası da yoktur'  derdi. O yüzden üzerimizde çok büyük sorumluluk var, çok büyük bir mecburiyetle bildiklerimizi, davamızı, inandıklarımızı yaşamak, anlamak ve anlatmak zorundayız arkadaşlar. Yıl 2015'te Türkiye'de AKP'nin bir telden, MHP'nin bir telden, HDP'nin bir telden çaldığı bir ortamda çıkıp 'AKP, MHP ve DEM Partisi (o günkü adıyla HDP) bir araya gelecek, Türkiye'yi bölünme senaryolarını hayata geçirecek' demek hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister.



"Sanat camiasının ilgisizliğine sitem"

Ben sanatı ve sanatçıyı çok sever ve saygı duyarım. Yakın çevrem, eşim, ailem de bilir sanata olan ilgimi, asla küçümsemek istemem ama bir şiir yazdı diye devlet törenleriyle anılan insanlar, bir şarkı yaptı, bir filmde oynadı diye devletin andığı insanlar bütün bir millete kutup yıldızı olmuş Haydar Hoca'yı unutarak geçiyorlar. Bu vefasızlığın hesabını da gün gelecek Türk milleti soracak.

"BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır"

Türk siyaseti iki yüzlüdür. Bir yüzü sefa, bir yüzü cefa içerir. Bağımsız Türkiye Partisi Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte kurulduğu günden bugüne siyasetin cefasına talip olmuştur. Kurulduğu günden bugüne cefa çeken bir siyaset Türkiye'de görülmemiştir. BTP için maksat vatanın birliği, milletin birliği, devletin bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı.  Bizim için bundan başka bir şey yok. BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır."

Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı

Beylikdüzü'nde sosyal medya fenomeni Banu Parlak'ın köpeğinin, komşusunun köpeğini öldürmesi ve yakınları tarafından darp edilmesi iddiasıyla ilgili açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmaya Banu Parlak katılmazken, dosyadaki eksiklikler giderilmek üzere dava 30 Kasım'a ertelendi

15.04.2026 12:34:00
İHA
Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı
Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı
Olay, İstanbul Beylikdüzü ilçesi Marmara Mahallesi'nde 2024 yılında yaşanmıştı. Sosyal medya fenomeni Banu Parlak'ın köpeği Drago, komşusunun köpeği Leo'ya saldırarak ölümüne sebep olmuştu.

Olay sonrası iddiaya göre Leo'nun sahibi de Parlak'ın yakını tarafından darp edilmişti. Konuyla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya Leo'nun sahipleri ve avukatı katılırken Banu Parlak ise yer almadı. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, şüphelilerin tespiti için 30 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

"Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor"

Duruşma sonrası açıklamada bulunan müşteki Yasemin Kılıç'ın avukatı Sevde Canik, "Yargılamamız bugün başladı. Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor. İnşallah iyi bir yargılama süreci geçirdikten sonra hak ettiği cezayı alacağını düşünüyoruz. Çok fazla eksiklik var dosyada bugün onları dile getirdik. Toplanmayan delillerimiz hiç dosyaya eklenmeyen şüpheliler var. Şu an sanık kürsüsünde olması gerekirken bu kişiler bunların eklenmesini istedik. Leo için adaletin sağlanacağına inanıyoruz" dedi.

Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı

15.04.2026 12:27:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:30:38
İhlas Haber Ajansı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, Demirköprü Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Eskiköy köyü mülki sınırlarında 6 Suriye uyruklu düzensiz göçmen yakalandı. Saçlımüsellim köyü sınırlarında ise Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 5 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.



Serem Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Gemici köyü mülki sınırlarında yapılan çalışmalarda ise 1 Irak, 1 İran, 1 Filistin, 3 Cezayir ve 14 Afganistan uyruklu olmak üzere toplam 20 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan göçmenlerin işlemlerinin ardından Edirne Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edileceği öğrenildi.



Öte yandan, Kiremitçisalih köyü mülki sınırlarında Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı, JASAT ve İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 3 Türk vatandaşı yakalandı. Şüphelilerden birinin göçmen kaçakçılığı organizatörü olduğu değerlendirilirken, bir diğer şahsın "silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ)" suçundan kaydının bulunduğu tespit edildi.

Diğer şüphelinin ise dolandırıcılık suçundan kaydı olduğu öğrenildi. Üst aramalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan şüpheliler, cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenilirken, olaylarla ilgili incelemeler sürüyor.

İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 22. duruşması başladı

 

15.04.2026 12:10:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un avukatının savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. 

Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı

Şanlıurfa Siverek’teki lise saldırısında pompalı tüfekle 16 kişiyi yaralayan eski öğrenci intihar etti, olayda 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı. Saldırı sonrası öğretmen sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı

15.04.2026 12:02:00
Haber Merkezi
Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı
Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde dün sabah saat 09.30 sıralarında Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde korkunç bir silahlı saldırı yaşandı. Okulun eski öğrencisi 19 yaşındaki Ömer Ket (Ö.K.), pompalı tüfekle okula girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ve 1 kantin işletmecisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Saldırgan, polis ekiplerince sıkıştırılınca aynı silahla intihar etti. Olayda can kaybı yaşanmadı.

4 kişi görevden uzaklaştırıldı

Şanlıurfa Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, yaralılardan 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edildiği, 3'ü ağır olmak üzere 9 yaralının ise Şanlıurfa'daki hastanelerde tedavisinin devam ettiği belirtildi. Valilik, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla 2 İlçe Emniyet Müdürlüğü yöneticisi ile 2 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticisinin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Böylece toplam 4 kamu çalışanı geçici olarak görevden uzaklaştırılmış oldu. Ayrıca olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı ve müfettişler görevlendirildi.

Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayın tüm yönleriyle incelendiğini açıkladı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu, 9. sınıfta okuduktan sonra açık öğretim lisesine geçtiğini ve pompalı av tüfeğiyle rastgele ateş açtığını kamuoyuyla paylaştı. Vali Şıldak, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olayı çok yönlü araştırıyoruz" dedi.

Saldırganın önceden tehdit mesajları ortaya çıktı

Olayın ardından Ömer Ket'in sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar dikkat çekti. Saldırgan, okulun Instagram hesabına "Hazır olun, bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak" ve benzeri tehdit içeren mesajlar bıraktığı belirlendi. Bu paylaşımların günler öncesine ait olduğu öğrenildi. Güvenlik kamera görüntüleri de saldırganın okula girişini ve rastgele ateş açışını anbean kaydetti.

Okul 4 gün süreyle tatil edildi 

Valilik kararıyla Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim-öğretime 14 Nisan 2026 tarihinden itibaren 4 gün ara verildi. Bölgede güvenlik önlemleri artırıldı, okul çevresi tahliye edildi.

Eğitim camiasından tepki

Saldırı sonrası bazı öğretmen sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı. Eğitimciler, okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek "Öğretmene ve öğrenciye dokunma" çağrısı yaptı. Olay, ülkede silahlı şiddet ve okul güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Soruşturma kapsamında saldırganın pompalı tüfeği nasıl temin ettiği, olası işbirlikçileri ve sosyal medya paylaşımlarının detayları da titizlikle inceleniyor. Yaralıların sağlık durumları yakından takip edilirken, yetkililer gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edecek.

Olay, Türkiye genelinde büyük üzüntü yarattı. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için okullarda güvenlik önlemlerinin gözden geçirileceğini vurguladı. Konuyla ilgili soruşturma devam ediliyor.

"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi

14.04.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet olaylarının son bulmadığını ve giderek artmaya devam ettiğini kaydetti. Okullarda, güven ve huzurun bir an önce sağlanması gerektiğini belirten Geylan, okulların şiddet olaylarıyla anılmasının Türkiye'nin geleceğini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi.

"Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte"
Geçtiğimiz günlerde öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in ardından şiddet olaylarının azalmasında hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirten Geylan, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD'de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir"
Türkiye'deki okullara kamera sistemlerinin getirilmesini ve her okula kolluk desteği sağlanmasının önem arz ettiğini ifade eden Geylan, "Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek'te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik" şeklinde konuştu.

"Okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır"
Bu tedbirlerin en başında şiddet konusunda yasal düzenlemelerin getirilmesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin psikolojik gelişimleri ve sosyal ilişkileri, sorunların erken tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 ve 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM'ye ilettik. Bunun yanı sıra, caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladık. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik ve çok sayıda basın açıklaması düzenledik. Ancak bugün gelinen noktada, şiddete yönelik alınan tedbirlerin ve mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitim kurumlarımızda görev yapan her bir öğretmenimizin, eğitim çalışanımızın ve eğitim gören her öğrencimizin hayatı ve güvenliği en kıymetli öncelik olmalıdır. Bu nedenle okulların güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir "Güvenlik Zirvesi" düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Şayet onları şiddet sarmalından uzak tutamazsak, okullarımız güvenli alanlar olmaktan çıkar ve adeta Teksas'a döner; böylece geleceğimiz de ciddi şekilde tehdit altına girer. Öğretmenler ve öğrenciler, okullarında kendilerini güvende hissetmeli; eğitim kurumlarında huzur içinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebilmelidir."İHA

İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi

İstanbul'un Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve iki eve yapılan operasyonda, 91 ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı

14.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi
İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi
İstanbul'un Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve iki eve yapılan operasyonda, 91 ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Zeytinburnu'nda yasadışı kaçak silah ticareti yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti.

Savcılık tarafından alınan izinle ilk olarak Zeytinburnu'da silah ticareti yapmakla suçlanan bir kişi takibe alındı. Takibe alınan şüphelinin Sultangazi ilçesindeki 50. Yıl Mahallesi'nde irtibatlı olduğu 1 araca ve 2 adrese 11 Nisan Cumartesi günü baskın yapıldı. Düzenlenen operasyonda A.Ö. (46), M.T. (45) isimli şahıslar ile Ö.T. (39) isimli kadın şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Araçta ve adreslerde yapılan aramalarda ise 91 ruhsatsız tabanca ve bu silahlara ait 205 şarjör ele geçirildi.

Yasadışı silah ticareti suçu kapsamında yakalanan şüpheliler, sorgulanmak üzere Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Zanlılar, haklarında ''6136 SKM'' suçundan yürütülen soruşturma doğrultusunda Pazar günü sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.

İstanbul'da DEAŞ'a finansman sağlayan: 8 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, DEAŞ Silahlı Terör Örgütü adına finansal faaliyetlerde bulunduğu belirlenen 8 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi

14.04.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da DEAŞ'a finansman sağlayan: 8 şüpheli yakalandı
İstanbul'da DEAŞ'a finansman sağlayan: 8 şüpheli yakalandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, DEAŞ Silahlı Terör Örgütü adına finansal faaliyetlerde bulunduğu belirlenen 8 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyon ile 8 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından terör örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalar sürüyor. Bu kapsamda 'Terörizmin Finansmanı Kanunu'na muhalefet' suçundan hakkında işlem yapılan, mal varlığı dondurulan ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı bulunan kişilere nakdi yardım yapıldığı tespit edildi.

Yardımı yaptığı anlaşılan şahısların DEAŞ Silahlı Terör Örgütü mensuplarına iletilmek üzere çeşitli ülkelerden fon topladığı, DEAŞ Silahlı Terör Örgütü adına çatışma bölgelerinde faaliyet yürütürken öldüğü değerlendirilen şahısların ailelerine, eşlerine para dağıtımı yaparak örgütten kopmalarını önlemek amacıyla finans faaliyetlerde bulundukları da belirlendi. Tespitler kapsamında 8 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Bugün saat 05.30'da düzenlenen operasyonda şüphelilerin tamamı yakalandı.

Öte yandan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuyla ilgili "Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde terörizmin finansmanının önlenmesi ile ilgili yürütülen faaliyetler ve adli işlemler titizlikle sürdürülmekte olup soruşturma tüm yönleriyle devam etmektedir" açıklamasında bulunuldu.

Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi

Kırıkkale'de kasksız kullandığı elektrikli motosikletle bahçe duvarına çarpan 74 yaşındaki sürücü hayatını kaybetti

13.04.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi
Kasksız motosiklet kullandı, kazada can verdi
Kaza, Sanayi Mahallesi 1327. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şükrü Tunç idaresindeki elektrikli motosiklet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak bir evin bahçe duvarına çarptı. 74 yaşındaki Tunç, olay yerinde hayatını kaybetti.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Tunç'un cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.