Mü'minin kanını helal gören zihniyet
Halid b. İmran şöyle diyor: "İkrime şöyle diyordu: 'Keşke ben de Mekke'de olsaydım ve tüm Müslümanları kılıçtan geçirseydim.' İkrime de Haricilerden idi. Hariciler kendileri dışında tüm Müslümanların küfrüne, kanlarının helal ve katlinin vacip olduğuna inanmaktadırlar"
24.12.2016 00:00:00
Ehl-i Beyt düşmanları, Tathir ayeti hakkında gözlerini kapatarak hakikatin nurlu güneşini görmezlikten gelmeye çalıştılar. Her birisi bir yol tutarak inat üzere şöyle dediler: "Bu ayet Peygamber'in eşleri hakkında nazil olmuştur." Kendi fasid ve yanlış görüşlerini ispat etmek için de ayetin zahiri akışına bakıp delil getirerek şöyle dediler: "Ehl-i Beyt yani Peygamber'in eşleri de Peygamber'in ailesi idiler."
Ehl-i Beyt'in katı düşmanlarından olan İkrime ve Mukatil b. Süleyman bu hususta oldukça ısrar ve inatçılık ediyordu.
Özellikle de İkrime bu hususta çok inatçı biriydi. Pazar ve çarşılarda geziyor ve feryat ederek bu ayetin Hz. Peygamber'in eşleri hakkında nazil olduğunu söylüyordu. O bu ayetin Ehl-i Kisa ile hiçbir ilgisi olmadığını beyan ediyor ve bu iddiasını ispat etmek için de ayetin zahirini delil gösteriyordu.
İkrime'nin bu işi beklenmeyen bir şey değildir. Zira O Ali b. Ebi Tâlib'in en katı düşmanlarından biriydi ve halkı sürekli Hz. Ali'den (a.s.) uzaklaştırmaya çalışıyordu.
Yahya b. Bükeyr şöyle nakletmektedir: "İkrime günün birinde Mısır'a gitti. Oradan da Fas'a gitmek istiyordu. O zamanlar da Fas, Haricilerin merkezi konumundaydı. Fas topraklarında olan Hariciler, mezkûr ayetin Hz. Peygamber'in eşleri hakkında nazil olduğu görüşünü İkrime'den almışlardı."
Halid b. İmran şöyle diyor: "Zilhicce'nin ilk on günü Fas'ta idim. O zamanlar İkrime de orada bulunuyordu. İkrime şöyle diyordu: 'Keşke ben de Mekke'de olsaydım ve tüm Müslümanları kılıçtan geçirseydim.' İkrime de Haricilerden idi. Hariciler kendileri dışında tüm Müslümanların küfrüne, kanlarının helal ve katlinin vacib olduğuna inanmaktadırlar."
Yakubi Hazremi de dedesinden şöyle naklediyor: "Günün birinde İkrime mescidin kapısında durdu ve şöyle dedi: 'Bu mescidde kâfirlerden başka hiç kimse yok.' Zira İkrime, Ebaziye grubuna (Haricilerin aşırı bir kolu) mensub idi."
İbnu'l-Medyenî de İkrime'nin Necde-i Haruri fırkasından olduğuna inanmaktadır. Haruriler ise Emirü'l-Müminin'e en çok düşman olan harici fırkasıdır.
Mes'ab Zübeyri, İkrime'nin Haricilerden, Ata da onun Ebazi ve Ahmed b. Hanbel ise Saferiyye kanadından (Haricilerin gulatından) olduğuna inanmaktadırlar.
Eğer bu adamın mahiyet ve pisliği hakkında Eyyub'un şu sözleri çok dikkat çekicidir: "İkrime, Kur'an'daki müteşabih ayetleri Allah'ın insanları saptırmak için nazil ettiğine inanıyordu!"
İbn-i Ebi Şuayb şöyle diyor: "Muhammed b. Sirin'den İkrime'nin halini sordum. 'İkrime yalancı ve kezzab biridir' dedi."
Vuhayb de şöyle diyor: "Yahya b. Said-i Ensari ve Eyyub'un yanında İkrime'nin adı anılınca Yayha, 'İkrime yalancıdır' dedi."
İbnu'l-Müseyyib'den, İkrime'yi yalancı bildiği nakledilmiştir.
(Kur'an ve Hadisler Işığında Hz. Fâtıma (a.s.), Abdulhüseyin Şerefuddin).
Ehl-i Beyt'in katı düşmanlarından olan İkrime ve Mukatil b. Süleyman bu hususta oldukça ısrar ve inatçılık ediyordu.
Özellikle de İkrime bu hususta çok inatçı biriydi. Pazar ve çarşılarda geziyor ve feryat ederek bu ayetin Hz. Peygamber'in eşleri hakkında nazil olduğunu söylüyordu. O bu ayetin Ehl-i Kisa ile hiçbir ilgisi olmadığını beyan ediyor ve bu iddiasını ispat etmek için de ayetin zahirini delil gösteriyordu.
İkrime'nin bu işi beklenmeyen bir şey değildir. Zira O Ali b. Ebi Tâlib'in en katı düşmanlarından biriydi ve halkı sürekli Hz. Ali'den (a.s.) uzaklaştırmaya çalışıyordu.
Yahya b. Bükeyr şöyle nakletmektedir: "İkrime günün birinde Mısır'a gitti. Oradan da Fas'a gitmek istiyordu. O zamanlar da Fas, Haricilerin merkezi konumundaydı. Fas topraklarında olan Hariciler, mezkûr ayetin Hz. Peygamber'in eşleri hakkında nazil olduğu görüşünü İkrime'den almışlardı."
Halid b. İmran şöyle diyor: "Zilhicce'nin ilk on günü Fas'ta idim. O zamanlar İkrime de orada bulunuyordu. İkrime şöyle diyordu: 'Keşke ben de Mekke'de olsaydım ve tüm Müslümanları kılıçtan geçirseydim.' İkrime de Haricilerden idi. Hariciler kendileri dışında tüm Müslümanların küfrüne, kanlarının helal ve katlinin vacib olduğuna inanmaktadırlar."
Yakubi Hazremi de dedesinden şöyle naklediyor: "Günün birinde İkrime mescidin kapısında durdu ve şöyle dedi: 'Bu mescidde kâfirlerden başka hiç kimse yok.' Zira İkrime, Ebaziye grubuna (Haricilerin aşırı bir kolu) mensub idi."
İbnu'l-Medyenî de İkrime'nin Necde-i Haruri fırkasından olduğuna inanmaktadır. Haruriler ise Emirü'l-Müminin'e en çok düşman olan harici fırkasıdır.
Mes'ab Zübeyri, İkrime'nin Haricilerden, Ata da onun Ebazi ve Ahmed b. Hanbel ise Saferiyye kanadından (Haricilerin gulatından) olduğuna inanmaktadırlar.
Eğer bu adamın mahiyet ve pisliği hakkında Eyyub'un şu sözleri çok dikkat çekicidir: "İkrime, Kur'an'daki müteşabih ayetleri Allah'ın insanları saptırmak için nazil ettiğine inanıyordu!"
İbn-i Ebi Şuayb şöyle diyor: "Muhammed b. Sirin'den İkrime'nin halini sordum. 'İkrime yalancı ve kezzab biridir' dedi."
Vuhayb de şöyle diyor: "Yahya b. Said-i Ensari ve Eyyub'un yanında İkrime'nin adı anılınca Yayha, 'İkrime yalancıdır' dedi."
İbnu'l-Müseyyib'den, İkrime'yi yalancı bildiği nakledilmiştir.
(Kur'an ve Hadisler Işığında Hz. Fâtıma (a.s.), Abdulhüseyin Şerefuddin).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.