HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 EYLÜL 2021, CUMA

Müstehcenlik musibeti

09.08.2001 00:00:00
Ahlaki yozlaşmanın bir göstergesi de müstehcenliktir. Fakat ne hikmettir bilinmez, artık müstehcenlik gündemden düştü. Görsel ve yazılı basında artık had, hudut belki değil. TV'ler tam anlamıyla çılgınlık sahneleri ile dolup taşıyor.

Toplumların asıl kuralları ahlaki kurallardır. Hukuki kurallar ikinci planda kalır. Hatta Anayasası olmayan toplumlar var. Aslolan milletin vicdani ölçüleri ve kanaatleridir.

Şimdi durup bir hesap yapmak lazım. Türk toplumu acaba bu tiplerden hangisine giriyor. Aslolan ahlak mı, yoksa kanun mu? Eğer ahlak asıl ise, bu milletin değer yargıları tarih boyunca örnek teşkil etmiş bir ahlaktır. Geçtiği bağdan üzüm alan askerimiz, salkımların yerine kese ile para bağlamıştı. Kul hakkına bu kadar önem veren başka bir millet bulunamaz.

Kamu açısından da örnek bir toplumuz. Sultan Fatih, Rum usta ile yargılanmış ve mahkum olmuştur. Dünya tarihinde hiçbir hükümdarın tebaasından bir azınlıkla yargılanıp mahkum olduğuna tarih şahit değildir.

Özetle ifade edersek, biz hem ahlaki yönden ve hem de kanuni yönden mükemmel bir toplumuz. Fakat bu mükemmelliğe rağmen ahlaki erozyon hızla devam ediyor. Kanunlar da işletilmiyor. Müstehcenlik başını almış gidiyor.

Şimdi ilgililere ve yetkililere seslenmek istiyorum.

Öncelikle muhatabım velilerdir. Sayın veliler, nerede ise yatak kıyafeti ile, topluma salıverdiğiniz çocuklarınız için örneğiniz nedir? Sizler tarihimizden, örfümüzden, dinimizden nasıl bu kadar koptunuz? Yolda gördüğümüz bir hanımefendinin benzerini İsveç'te, Almanya'da, ABD'de görüyoruz. Bu nasıl iş. Bu gidişin sonu nereye varacak?

Sonra Sayın Cumhurbaşkanı ve devlet görevi ifa eden ilgililere ve yetkililere seslenmek istiyorum.

Resmi dairelerde kıyafet yönetmelikleri tamamen delinmiştir. Etekler uçmuş, kollar kopmuş, göğüsler açılmıştır. Artık hanımefendiler sade bir atletle yetinebilmektedirler.

Bir yandan başörtüsü mücadeleleri verilirken, öbür yandan vücutların alabildiğine sergilendiğini görüyoruz. Çelişkinin bu kadarı olmaz doğrusu. Sanatçı, manken, sporcu ve benzeri örnekler, artık topluma mal oldu. Evliçocuklu hanımlar bile örtüyü, mahremiyeti tuzbuz ettiler. Toplumun önünde son derece kötü örnek teşkil ediyorlar. Müstehcenlik (yani açıklık) ahlaki bir hastalıktır. Bu hastalığın yaygınlaştığı toplumlarda önce kalbi fesat ve fitne gelişir. Manevi duygular ve iman zaafa uğrar.

Sonra tacizler, boşanmalar, ahlaksız ilişkiler gelişir. Aile yıkılır, saygı ve sevgi zarar görür. Zaten bir toplumun ahlaki değeri, o toplumda kadının yerine ve değerine bağlıdır. Kadın belirleyici unsurdur.

Kadın ne kadar genelleştirilirse, ahlak o oranda yozlaşır. Çözüm; kadını korumaktan ve orta malı olmaktan kurtarmaktan geçmektedir.
 
Baki Bektaş / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

09.08.2000, 09.08.1999, 09.08.1998, 09.08.1997, 09.08.1996, 09.08.1995, 09.08.1994, 09.08.1993, 09.08.1992, 09.08.1991, 09.08.1990, 09.08.1989, 09.08.1988, 09.08.1987, 09.08.1986, 09.08.1985, 09.08.1984, 09.08.1983, 09.08.1982


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.