Öldükten sonra dirilmeye iman ve Kıyamet
İkinci kez sura üflendiği zaman cesetler yerde toplanırlar. Kıyamet günü huzura çıkmak ve hesap görmek için cesetler de gelir
Haber Merkezi





Abbas'tan gelen bir rivayette, Resulullah Efendimizin (s.a.v.) bu manada şöyle buyurduğu anlatılmıştır: "Uhud gazasında isabet alıp şehid olan kardeşlerinizin ruhlarını, Allah-u Teâlâ yeşil kuşların içlerine bırakır. Bunlar, arşın gölgesindeki altın kandillere konar dururlar.
Orada, yenilen içilen şeylerini ve rahat hallerini bulunca derler ki: "Bizim cennette sağ olup rızıklandığımızı kardeşlerimize kim ulaştıracak ki; onlar cihattan geri kalmayalar, harb işinde tembellik etmeyeler."
Onların bu dileklerine karşılık Allah-u Teâlâ şöyle buyurur: "Bunu, onlara ben şu şekilde bildiririm: "Allah yolunda şehid olanları ölü sanmayınız. Onlar, Rabları katında canlı olup rızıklanırlar. Fazlından, kendilerine verdikleri ile feraha kavuşmuşlardır."
Öldükten sonra dirilmeye iman
Öldükten sonra dirilmeye, dağılan cesetlerin toplanmasına iman etmek de vaciptir.
"Kıyamet gelecektir; bunda şüphe olmaya… Allah kabirdekileri diriltecektir." "Sizi nasıl yarattı ise, öyle O'na döneceksiniz."
"Sizi topraktan yarattık, sizi toprağa çevireceğiz; ikinci kez topraktan çıkaracağız." "O Allah ki, sizi yaratıp rızıklandırdı; sonra öldürecek, sonra diriltecektir."
Allah-u Teâlâ tüm ölenleri diriltip bir araya getirecektir. Ta ki, herkes ettiğinin karşılığını bulsun."
Kıyamet günü

"Yazık size! Kıyamet size bir gelgit kadar, kısa bir uyku ve uyanıklık kadar yakındır. Şunun şurasında sabaha ne kaldı ki!"
Kıyamet günü takva sahiplerinin günüdür, takva sahiplerinin destek göreceği ve sevineceği gündür…
Hiçbir kimse müstesna olmamak üzere, sizden her biri kıyamet günü getirilir. Bu arada yanında dünyada iken iyilikleri ile kötülüklerini yazmakla vazifeli melekler bulunur.
Bu meleklerin beraberinde 99 sicil defteri vardır. Her sicil defterinin büyüklüğü gözün alabildiği yer mesafesindedir. Onda, kişinin iyilikleri, kötülükleri ve bütün kendisinden sadır olanlar mevcuttur.
Kendisine bunları okuması söylenir, o da okur. Eğer dünyada iken iyilikler etmemişse okuyamaz. Zira dünya çalışma yeridir, ahiret ise kudret yeridir. Dünyadaki güzel hareket ve amellerin ecrini alma yeridir…
Ey cemaat! Kıyamet gününde kalpler ve gözler çevrilir. Ayakların kaydığı gün, Allah'a yaklaştırılmış olanlardan her biri iman ve takva ayağı üzerinde durur. Ayakların yere sağlam basması iman miktarıncadır.
O gün haksızlık edenler, "Nasıl oldu da haksızlık ettim" diye parmaklarını ısırırlar. Bozguncular, "Nasıl oldu da bozgunculuk yaptım, düzeltmedim, Mevla'mdan nasıl da kaçtım" diye parmaklarını ısırırlar.
Kıyamet günü olduğu zaman insanlar, bir yer üzerinde toplanacaklardır. O günün geleceğinde, şek ve şüphe yoktur.
Orada kendilerini, kopkoyu bir karanlık kaplar. Karanlığın koyuluğundan birbirlerini göremezler. İnsanlar, orada ayakları üzerinde dururlar. Kendileri ile Yüce Allah arasında yetmiş yıllık yol vardır.
Onlar bu hallerinde iken, Yüce Yaratıcı meleklere tecelli eder. Rablerinin nuru ile yer aydınlanır. Zulmet ortadan kalkar.
Yaratılmışların tümünü, Rablerinin nuru kaplar. Bu sırada, melekler arşın çevresini sarmış bir durumda Rablerine hamd eder, O'nu tesbih ve takdis ederler. Bu sırada yaratılmışlar, saf saf ayakta durmaktadırlar.
Orada, her ümmet bir yerde durmaktadır. Bu sırada, defterler ve terazi de gelir. Meleklerden birinin eline teslim edilir.
O melek, terazi ile bir aşağı indirir, bir yukarı kaldırır. Bu arada, cennetten bir perde açılır ki, süslenmiştir. Cennet tarafından bir yel eser ki; Müslümanlar, onun kokusunu misk gibi bulurlar. Halbuki, cennetle aralarında beş yüz senelik yol vardır.
Bundan sonra, cehennemden dahi, bir aralık açılır. Oradan da, bir yel eser ki: Şiddetli bir dumanı vardır. Bunu günahkârlar bilip anlarIar. Halbuki cehennemle aralarında beş yüz senelik yol vardır.
Bundan sonra, cehennem çekilerek getirilir ki; koca koca zincirlerle bağlanmıştır. Cehennemi çekip getirmeye on dokuz Hazin memur edilmiştir. Her Hazin'in dahi emrinde, kendisine yardımcı olarak yetmiş bin melek vardır. Her Hazin, kendisine yardımcı olan meleklerle birlikte, cehennemi çeke çeke getirirler…
İşte o zaman kalplere bir ürperme gelir. Kalplere bir dehşet düşer; titreyip uçar gibi olurlar. Gözler dikilir, kalpler boğaza kadar çıkar…
"Abdurrahman b. Muhammed Muharibi, Amaş, Müslim b. Mesruk, Abdullah yoluyla gelen bir rivayette, Resulullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Yüce Allah vahiyle konuştuğu zaman, O'nun sesini tüm sema ehli duyar. Onların kalplerinde bir dehşet hâsıl olur; hepsi de secdeye kapanırlar. Allah-u Teâlâ, sonra onların kalblerine sükûnet verir; bunun üzerine gök ehli birbirine sorar: "Rabb'iniz ne buyurdu?"
"Hak buyurdu ve şöyle şöyle emretti" derler. Yani: Birbirlerine gelen vahyi anlatırlar."
Kimin imanı güçlü, yakini sağlam olursa, Allah'ın haber verdiği bütün kıyamet sahnelerini kalbiyle görür. Cenneti, cehennemi ve oradakileri görür. Suru ve ona üflemekle görevli meleği görür.
Dünyayı ve dünyanın yok oluşunu, dünya devletlerinin değiştiğini gördüğü gibi her şeyi görür.
İnsanları yürüyen tabutlar olarak görür. Kabristandan geçerken oradaki nimetleri ve işkenceleri görür.
Kıyameti, insanların dirilişini ve Allah'ın tasarrufuna boyun eğdiklerini görür. Allah'ın rahmetini ve azabını görür.
Melekleri ayakta görür. Peygamberleri, ebdalleri, velileri sırasıyla görür.
Cennetliklerin birbirini ziyaret ettiklerini, cehennemliklerin birbirine geçmiş olsun ziyaretinde bulunduklarını görür. Kimin bakışı sağlam ise, baş gözüyle insanlara, kalp gözüyle de Allah'ın tasarrufuna bakar. Allah'ın insanları nasıl durdurduğunu ve hareket ettirdiğini görür.

"A Allah'ı tanımayanlar! Pek yakında O sizi huzurunda toplayacak, farklı ırk ve unsurlardan bütün insanları kıyamet gününde haşredecek ve şöyle buyuracak:
"İşte bugün yargı ve hüküm günüdür. Bakın şimdi sizi de sizden önce gelip geçen kâfirleri de bir araya topladık. Azaptan kaçıp kurtulmak için varsa bir çareniz gösterin, Ben de göreyim."
Kıyamet günü, Allah'ın insanları dünyadan başka bir yerde toplayıp bir araya getireceği gündür. Öyle bir yer ki onun toprağına hiçbir suçsuzun kanı değmemiş, üzerinde hiçbir günah işlenmemiştir. Bunun gerçekleşeceğinde hiçbir şek ve şüphe yoktur.
Allah: "(Bilin ki) kıyamet günü bir gün gelip çatacak. Bunda hiç şüphe yok. İşte o zaman Allah kabirlerde çürüyüp toprağa karışmış bedenlere yeniden hayat verecek" buyurmuştur.
Kıyamet günü aldanışların ortaya çıkacağı, geçmişte yapılanlardan pişmanlık duyulacağı, öğüt alınacağı, dünyada yapılanlara şahitlik edileceği, insanların birbirinden hak alacağı, kiminin sevinip kiminin üzüleceği,
Kiminin korkup kiminin güven duyacağı, kiminin nimetlere mazhar kiminin azaba duçar olacağı, kiminin yorulup kiminin dinleneceği; kiminin susuz kalıp kiminin suya kanacağı, kiminin bayramlık elbiseler kuşanacağı, kiminin çıplak kalacağı, kiminin kazançlı çıkacağı, kiminin de iflas edeceği bir gündür. O gün mü'minler Allah'ın yardımıyla sevinç duyacaktır.
Öleceğin gün sana özel kıyamettir. Birinci kıyamet ikinci kıyameti ardından getirir.
Ölüm meleğinin yardımcıları ile birlikte sana güler yüzle gelip selam verdiğini ve ruhunu peygamberlerin, şehitlerin ve salihlerin ruhunu alır gibi tereyağından kıl çekercesine kolayca aldığını gördüğün zaman müjdeler olsun sana!" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

















































































