logo
23 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil

24.03.2024 15:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil
Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Foça'da katıldığı halk buluşmasında, "Çantada keklik olmadığınızı, zamlardan yıldığınızı, bu maaş ile geçinemediğinizi, hak ettiğiniz destekleri alamayıp çiftçilikle geçinemediğinizi göstermenin yolu bu yerel seçimdir. Bu yerel seçimde Foça'da size dayatılan adaya oy vermek yerine ekonomik şartlara isyanınızı dile getirmek, en doğru mesajı vermek için hepinizi CHP'ye ve Saniye Hanım'a destek olmaya davet ediyorum. Bu seçim sağ, sol seçimi değil. Bu seçim iyi hizmet edecek yöneticiyi başa getirme seçimi. Bu seçim pahalılıktan bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış, yoksullaştırılmış milyonların hükümete isyan seçimi. Yerel seçimdir, sandıkta birleşelim, AKP'liler kendilerine dayatılan rahatsız oldukları bu adaydan Foça'nın bir evladına oy versin. Bu kadar yoksulluğa tepki verilmezse, acı reçete 1 Nisan'da içirilir" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Foça'da katıldığı halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "CHP herhangi bir parti değil. Tayyip Bey'in zengin bir avukat arkadaşının bürosunda kurduğu bir parti değil. Zaruretle, mücadeleyle, kanla kurulmuş bir parti. İstanbul'a işgal donanmaları geldiğinde birilerinin çok sevdikleri kırmızı halılar seriyordu, bizimki Kartal istimbotunun ucuna çıkmış, yanındaki yaverine 'Üzülme çocuk, geldikleri gibi gidecekler' diyordu. Sonra ne oldu, o işgal donanmalarına davet çıkaranlar Yıldız Sarayı'nın arka iskelesinden İngiliz zırhlısına binip kaçtılar. Bizimki Bandırma Vapuru'na bindi ve vatanı kurtarmaya gitti. O yüzden CHP'deki görevler, Genel Başkan olsun, MYK üyesi, PM üyesi, milletvekili, belediye başkanı olsun, Atatürk'ün size layık gördüğü, Atatürk ilkeleri etrafında birleşmiş, yoksa ne işiniz var bir pazar sabahı Foça'da, burada ayakta. Evlerinizde oturursunuz, ayağınızı uzatırsınız, torununuzu seversiniz, evladınızla oynarsınız ve keyif çatarsınız ama sizi buraya getiren ne? Rant mı var, yok. Tayin, terfi, ihale yok. Bizim zamkımız, tutkalımız, derzimiz, harcımız, vatan ve millet sevgisi. O yüzden hangi görevi yaparsak yapalım. Göreve nasıl geldiğiniz değil nasıl gideceğiniz önemlidir."

"HERKES BAKSIN CHP'LİLİK NEYMİŞ GÖRSÜN"

"Bugün Saniye Hanım'ı aday olarak destekliyoruz ama Saniye Hanım'ın partililiğini görevi bıraktığı gün göreceğiz. Ama belediyeciliğine, örgütteki emeğine, yetişmiş insan olmasına ve Foça Belediye Başkanı olmasına sonuna kadar kefilim ve arkasındayım. Ama iki yanında önceki iki belediye başkanı var. İşte herkes baksın CHP'lilik neymiş görsün. Birlikte elini kaldırıyorlar adayın, birlikte destek istiyorlar. Fatih ve Gökhan Başkanlarıma en kuvvetli alkışlarınızı istiyorum. Saniye Fıçı hepinizin bildiği, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı. Özel bir kuruma sahip. 4 yıl boyunca İzmir Sanayi ve Ticaret Odası'nda yöneticilik yapmış. Bizim partimizin ekonomi masası Ege, İzmir'e geldiğinde bütün organizasyonu yapan, iş dünyası ile son derece ilişkili. Foça gibi bir kentin önümüzdeki dönem dış kaynak bulmasında, yatırımcı çekmesinde, Foça'nın doğasına sahip çıkan, kültür ve turizmiyle buranın Türkiye'nin en çok tercih edilen, yerli turist kadar yabancı turist tarafından tercih edilmesine olanak tanıyacak projelerin sahibi. Agroturizm ile Foça'yı tanıştırmak gibi çağdaş vizyona sahip olan, CHP'nin Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir'de 6 kadın belediye başkanı var, bu dönem 9 Cumhuriyet kadınını her birini seçilecek yerlerden aday gösterdik, Foça'nın ilk kadın belediye başkanını seçecek olan sizlere emanet ediyorum onu."

"HEPİMİZİN BİR TEK GÖREVİ VAR: YILMAMAK, TÜKENMEMEK VE VAZGEÇMEMEK"

"Samsun'a çıktı Gazi Mustafa Kemal, kurultaylarını, kongrelerini yaparak, rıza üreterek kurtulunacağına ve kuruluşa inanarak, büyük bir yola çıktı. İlk yüzyılda inanılmaz devrimler oldu. Bu devrimlerin hepsi birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi, dünyada şu anki gelişmiş ülkelerden 40-50 ve 60 yıl önce verilmesi nasıl büyük bir devrimcinin, nasıl büyük bir devrime kalkıştığını, kadına hem miras hakkının, söz hakkının, seçilme hakkının, seçme ve nafaka hakkının, eşit yurttaşlık hakkının büyük bir devrimci öngörü ile verildiği süreç Cumhuriyet'in ilk yüzyılının, ilk yıllarının en önemli süreciydi. Şimdi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi ikinci yüzyıla girdi. 14-28 Mayıs seçimlerinde çok istediğimiz, hep birlikte çok iyi çalıştığımız, sonucuna çok üzüldüğümüz birinci yüzyılın son seçimini kaybettik. Ama bizim hepimizin bir tek görevi var: Yılmamak, üzülmemek, tükenmemek ve vazgeçmemek. Şimdi ikinci yüzyıla partimiz büyük bir değişimle, dönüşümle girdi. İkinci yüzyılın ilk sandığı haftaya bu saatlerde içine atılacak oylarla şekilleniyor olacak. Bu yerel seçimden çıkacak sonuç geneldeki iktidarı dengeleyen, ezilenlere, kimsesizlere, yoksullara, emeklilere, emekçilere, çiftçilere, esnaflara sahip çıkacak bir sosyal demokrat iktidar için güçlü bir ana muhalefet partisi, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde iktidara Atatürk'ün partisini yeniden getirecek kadrolara, partiye güç vermek gelecek hafta pazar günü sizlerin elindedir. CHP olarak hep beraber, biraz önce belediye başkanlarımızla, eskisi ve yenisiyle, önceden görev yapanla, gelecekte görev bekleyenle. Bugünkü aday adayları ile ve geleceğin yöneticileri ile bir bütün olarak mücadele ediyoruz. Önceki dönemde görev yapmış tüm arkadaşlarımızı eğer onlar baba ocağını terk etmedilerse, bir bütün olarak sahipleniyoruz. Önceki dönem görev yapan herkese en üst düzeyde vefamızı gösteriyoruz. Bir partinin vefası yaşayanlara bugün nasıl davrandığınızla ilintilidir ama yetmez. Yaşasın yaşamasın bir partinin vefası önceki genel başkanları, ilkinden sonuna kadar yani Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Atatürk'ün partisini iktidar yaparak gösterilebilir."

"YARI YARIYA KADINLAR SÖZ SAHİBİ OLACAK"

"Cumhuriyetin birinci yüzyılındaki devrimlerinin en önemlilerinden bir tanesi kadına verilen haklar demiştik. İkinci yüzyılda bu partinin gençleşmeye, kadınların eşit temsiline çok ihtiyacı var. Böyle bir devrim başlayacaksa, bu devrim İzmir'den başlayacak. Emin olun attığımız adım, yani seçilecek yerden 9 kadın aday. Sadece Foça, Karaburun, Selçuk gibi nüfusu, yerleşimi mütevazı sayılar değil Buca ile birlikte Buca dışında İzmir'in en büyük 4 ilçesinden üçünde, Karşıyaka, Karabağlar, Konak'ta kadın adayları göstererek önemli bir adımı attık. İzmir'de 12 tane 40 yaş altında adayımız var. Birbirinden kıymetli, pırlanta gibi, birbirine çok yakın özgeçmişlerden, çok yakın kişilerden örgüte verdikleri emek ve vizyonlar ile arkadaşlarımızı seçtik. Ama bu da bir ilk adım. Özgür Özel, CHP'de Genel Başkan oldukça, değişim, dönüşüm, gençleşme, kadınlara eşit temsil diyen ve MYK'sının yarısı kadın, yarısı erkekten oluşan, Foça'dan söylüyorum gelecek sefer İzmir'de 15 erkek aday varsa, 15 kadın aday olacak. Başka yolu yok. Yine adayların yarısı 40 yaş altıysa, yarısı 40 yaş üstü olacak. Tecrübe ile deneyimi gençliğin enerjisiyle, erkeklerin güçlerini, enerjilerini, ısrarlarını kadınların zekâsıyla, çözüm odaklı olmalarıyla, cesaretleri ve enerjileri ile birleştireceğiz. Türkiye'de bıyıklı, yaşlı erkek partilerden her yaştan gençlerimizle, yarı yarıya kadınların söz sahibi olduğu bir parti ile ayrışacağız. Atatürk'ün partisine bu yakışır. Bu başlayacaksa İzmir'den başlayacaktı, hepinize emanetimdir."

"EMEKLİ KİRA VERSE AÇ KALACAK, KARNINI DOYURSA SOKAKTA KALACAK"

"Türkiye'de her şey güzel gitmiyor. Biliyorsunuz. AKP geldiğinde, 3 Kasım 2002'de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani hiç dokunmasa, ilişmese, emeklinin düzenini hiç bozmasa bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira. Ama 10 bin lira alıyor emekliler. İzmir'deki kira ortalaması 15 bin liraya çıkmış durumda. Emekli kira verse aç kalacak, karnını doyursa sokakta kalacak durumda, eğer önceden edindiği bir evi yoksa. Öyle bir süreçteyiz ki o günlerde yani emekli maaşının 1,5 asgari ücret ettiği 2002'te 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı bugün sadece 2,5 çeyrek altın alıyor. 5,5 çeyrek altın her ay maaştan kayıp. Bir emekli bir çeyrek altın kaybetse aklı çıkar, bütün gün onu arar. Şimdi her ay her emekli 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Ramazan ve Kurban bayramlarında Genel Başkanımızın önerisiyle, AKP'nin karşı çıkmasıyla, sonra Meclis çoğunluğunu kaybedince biz de vereceğiz demesiyle birer maaş ikramiye başladı. Dini bayramlarda. Önce bin lira vermişlerdi. O bin lira o gün 24 kilo kıyma alırken, bugün verdikleri 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Emeklinin ikramiyesinde dahi 18 kiloluk kıyma kaybı var. İzmir'de olunca hesabı gevrekle yapalım diyorlar. Geçen sene 5 liraydı, 7 bin 500 lira otomatikman 1500 simit alırdı. Bu sene gevrek 10 lira oldu. 10 bin liraya bin tane alıyorsun. Hesap 1500 gevrek alandan, bin gevrek alana gerilemiş. Bir yıldaki kayıp ortada. Bu kaybın adı aslında birilerinin eliyle hepimizin cebinde zenginlere servet transferidir. Biz emeklilere kaynak bulalım deyince hesap yapıp 1,4 trilyon lira kaynak gerekir dedi. Doğrusu en düşük emekli maaşlarını asgari ücrete çıkarmanın maliyeti 690 milyar lira, dediğinin yarısı. Bu bulamadığı parayı sadece 2024 yılında İliç'teki altın maden ocağı gibi firmaların, beşli çetelerin, yol müteahhitlerinin affettiği vergi gelirleri size bulamadığı para kadar. 680 milyar, 678 milyar vazgeçilen vergi var. Anagold firması, Cengiz İnşaat, beşli çetenin hepsi, hatta 25 yandaş müteahhit firma fatura kesmişler, parayı tahsil etmişler, kar etmişler. Muhasebecileri karını hesaplamış ve bildirim yapmış. Tahakkuk kesilmiş, vergi ödenecek. Plan ve Bütçe Komisyonu'na 5 imzalı bir önerge, kalksın insin eller. Vergilerden vazgeçilsin. Türkiye'deki 16 milyon 200 bin emekliye vermediği parayı, beşli çeteye, saray müteahhitlerine, yandaşlarına veren bir anlayış ile karşı karşıyayız."

"BU SEÇİM AKP'YE SARI KARTI GÖSTERMENİN ZAMANIDIR"

"31 Mart seçimi ile ilgili Foça'daki CHP'liler dışında eski ittifak ortaklarımıza, gözünde ve gönlünde güneş olanlara, iyi insanlara, haram ve yalandan bıkmış muhafazakar demokratlara elbette adayımıza oy istiyoruz. Ama AKP'li olsun, MHP'li olsun. Hepsinin oylarını istiyoruz. İki şey için istiyoruz. Bir, iyi ve güçlü yönetim için. İki, İzmir Büyükşehir ile uyum içinde çalışacaklar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay için. Ama en çok da şunun için. Foça'da seçimi, İzmir'de seçimi elbette kazanacağız ama 31 Mart günü sandıklar dile gelip konuştuğunda AKP, Cumhur İttifakı. Yahu evet Foça ve İzmir'i kaybettik ama biz yine emekliden, köylerden oy alıyoruz. Biz yine AKP'nin kemik seçmeninden oy alıyoruz. Kimse maaşa, zamlara, enflasyona bakmıyor. Gözü kapalı bize oy atıyor denirse, Mayıs'ta AKP ve Erdoğan'a oy verenler yine oy verirse, hayat pahalılığının siyasette maliyeti yok diye düşünecekler. Zamların, zulmün bir maliyeti yok diye düşünecekler. Onun için emekliler, köylüler, çiftçiler için bu seçimde AKP'ye sarı kartı göstermenin zamanıdır."

"BU KADAR YOKSULLUĞA TEPKİ VERİLMEZSE, ACI REÇETE 1 NİSAN'DA İÇİRİLİR"

"AKP'liler, çantada keklik olmadığınızı, zamlardan yıldığınızı, bu maaş ile geçinemediğinizi, hak ettiğiniz destekleri alamayıp çiftçilikle geçinemediğinizi göstermenin yolu bu yerel seçimdir. Bu yerel seçimde Foça'da size dayatılan bu adaya oy vermek yerine ekonomik şartlara olan isyanınızı dile getirmek, Foça'da zaten değişmeyen seçim sonucuna rağmen diğer tarafta en doğru mesajı vermek için hepinizi CHP'ye ve Saniye Hanım'a destek olmaya davet ediyorum. Bu seçim sağ, sol seçimi değil. Bu seçim iyi hizmet edecek yöneticiyi başa getirme seçimi. Bu seçim pahalılıktan bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış, yoksullaştırılmış milyonların hükümete isyan seçimi. Yerel seçimdir, sandıkta birleşelim, AKP'liler kendilerine dayatılan rahatsız oldukları adaydan Foça'nın bir evladına oy versin. Bu kadar yoksulluğa tepki verilmezse, acı reçete 1 Nisan'da içirilir."

"5 OLAN ALIM GÜCÜNÜN ÖĞRENCİ KREDİSİ İÇİN 2'YE DÜŞTÜ"

"Bugün burada çok sayıda genç arkadaşım var. Bizleri dinliyorlar. Maalesef gençler için büyük umutsuzluk, hayal kırıklığı yaşatan bir Mayıs geçirdik. Mayıs ayında yapılan seçimde maalesef ülke iktidarı değiştirmedi. Değişmeyen konserleri yasaklayanlardı. Festivalleri yasaklayanlar değişmedi, Ecevit'in verdiği 300 lira öğrenci kredisine, 300 liracık bak biz 2 bin lira veriyoruz diyen oysa o günün 300 lirası ile 60 kuruşluk boyozdan 500 tane alınıyorken, bugünün 2 bin lirası ile 10 liralık boyozdan 200 tane alına bildiğini, yani 5 olan alım gücünün öğrenci kredisi için 2'ye düştüğünü, 2,5 kat değersiz bir kredi verildiğini gençler biliyor. Sürekli hakaret eden, küfreden, yaşam biçimine müdahale eden, kimin ne yiyeceğine, ne içeceğine, ne giyeceğine, Türkiye'nin egemen olduğu coğrafyasında karışan ama İzmir'de rozeti çıkararak, bıyığı incelterek, ampulü basmayarak, genel başkanlarının fotoğrafını asmayarak İzmir'de yarışa girişenler var. Geçmişte alkol yasası görüşülürken gece 10'dan sonra alkol satılmamasını, 8'den sonra olsa ne olur, hiç satılmasa ne olur diyen aday gelmiş şimdi içkili mekânları geziyor. Gelirse karışmayız diye. Bunların bir şehre ne yapacaklarını söylediklerine göre değil başka şehirlerde ne yaptıklarına göre değerlendirin. Bu adayı buraya yollayan Tayyip Erdoğan değil mi?"

"İZMİR'E KAYYUM ATAMAYA ÇALIŞIYOR"

"Boğaziçi Üniversitesi'ne ne yapıyorlardı? Eskiden Boğaziçi'nde 6 rektör adayı yarışır, 6'sı dizilirdi. 3'ü Cumhurbaşkanı'na YÖK tarafından yollanırdı, istediğini atardı. O yollanan üçe bir tane bile AKP'li giremediği için, Boğaziçi'ndeki bütün yarışta Tayyip Erdoğan'ın haz etmedikleri olduğu için OHAL sırasında kanunu değiştirdi. Döndü rektör atama yetkisini tek başına kendi aldı. Vali, genel müdür atar gibi rektör atıyor. Atadığı rektör Boğaziçi'ne geldi, neler yaptı gördünüz. Öğrenciler tepki gösterdi, hepsini içeri attı. 4 tanesi aylarca kaldı. 4'nünün de yanına gittim, 4'ünün de ailesi ile aylardır görüşüyorum. 3'ü şimdi yurtdışında. Biri Cern'den kabul aldı. Biri Münih, biri İngiltere'ye gitti. Birisi burada ama belki onun da aklı dışarıda. Boğaziçi'ne geldikleri günden beri, Boğaziçi'ndeki öğrenci kulüplerini kapattılar, öğrencilerin sergilerini yasakladılar. Konserlerini yasakladılar. Boğaziçi'nde öğrencilerin ne yiyip ne içtiğine kadar karıştılar. Mezunları, eski öğretim görevlilerini kampüse sokmuyorlar. Kampüse başka üniversiteden arkadaşın gelecek, kapıda sokmuyorlar, dışarıda görüş diyorlar. Dünyanın en özgür üniversitelerinden birini açık hava cezaevine çevirdiler. Boğaziçi Üniversitesi sıralamada hızla geriye gitti, ilk 500'ün gerisine gitti. Türkiye'nin gözbebeğinin canına okudular. Boğaziçi'ndeki rektörü kim atıyorsa, Hamza Dağ'ı da o atadı arkadaşlar. İzmir'e kayyum atamaya çalışıyor. Buna İzmir geçit vermeyecek. Geldiğimizde sadece öğretim görevlileri de değil. Öğrenciler, öğretim görevlileri ve okulla irtibatını sürdüren mezunlar oy kullanacak. Ama çok yer değiştirmeyi biliyorsun ya eski milletvekillerini oraya ve buraya büyükelçi atıyorsun ya. Boğaziçi'ne de birini atadın ve canlarından bezdiriyorsun ya. Çok demokratsa Hamza Dağ, rektör olarak Boğaziçi'ne ata. 6 ay demokratlık taklidi yapsın görelim. Kapıları açsın, yasakları kaldırsın, öğrencilere zulmü bıraksın görelim. Boğaziçi'ne zulmedeni atayan, İzmir'e efendim ona karışmayacağım, buna karışmayacağım. Biz biliyoruz. Yıllardır yönettiğiniz belediyelerde neye karışıyorsunuz, nelerle övünüyorsunuz. Adam övünüyor. 20 yıldır, Konya, Kayseri'de, AKP'nin kalelerinde bir tane alkol ruhsatı vermemiş. Şimdi gittiğinde bir yabancı turistin dahi bir kadeh şarap içeceği mekan kalmadı o şehirlerde. Sen o şehirlere iyilik mi yapıyorsun? İzmir'e gelince koyuyor efkarlı bir müzik. Meyhaneleri geziyor beyefendi. O yüzden kimse ama kimse İzmir ve İzmirlinin aklı ile alay etmeye sakın kalkmasın."

"'AL ANANI DA GİT' DEDİĞİ KÖYLÜYÜ, YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ YAPACAĞIZ"

"Foça alnının terini toprağa damlatan, oradan bereket fışkırtıp, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlayan çiftçilerin memleketidir. Foça balıkçılıkla geçinen, çoluğuna ve çocuğuna rast gelsin, rızkın mavi denizlerden ağlardan toplayanların, emekçilerin kentidir. Foça yemeklerimizi yiyip, çaylarımızı içip, iftarımızı yapıp ayrıldığımızda, lokantalarda sabahlara kadar temizlik yapan, ertesi güne hazırlık yapan, bulaşıkları yıkayan emekçilerin kentidir. 19 liralık mazotun 44 lira olduğu bir noktada çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak çok zor. AB tarıma önem veriyorken, bütün kaynaklarının yarısını tarım için tahsis ediyorken. Türkiye'de tarım kanunundaki yüzde 1'lik teşvik dahi uygulanmıyor. Çiftçiye verilen bütün desteklerin toplamı hak edilen 268 milyar liranın çok altında 85 milyar liradır. 170 milyar lira çiftçi yerine Kur Korumalı Mevduat'a, çiftçi yerine geçiş garantili otobanlara ödenmiştir. İkisinden birisi çiftçinin sorununu çözmeye yetmektedir. Çiftçi 1 kilo buğday satıp 1 litre mazot aldığı günlerden, 7 kilo buğday satıp 1 litre mazot alamadığı, 1 kilo buğday satıp bir bardak çay içemediği günlere gelmiştir. Bu sonuncusunun her fırsatta aşağıladığı, kötülediği, 'al ananı da git' dediği köylüyü, kurucu Genel Başkanımızın emanetiyle yeniden milletin efendisi yapacağız."

"EMEKLİ, ÖĞRETMEN, STAJ MAĞDURU HAKKINI ALANA KADAR, YANINDAYIZ"

"Tayyip Bey geldiğinde 80 bin öğretmen vardı, Ecevit'e bağırıp duruyordu. Madem atamayacaksın, niye okuttun. Oysa atanıyordu o zaman. Ama fazlası 80 bindi. 1 yıl içinde bitireceğim bu sorunu diyordu, 20 yılın sonunda 1 milyonun üzerinde atanmayan öğretmen var. Ama hayatı algı olduğu için atanmayan öğretmenlere atanamayan öğretmen diyor. Çok istemiş ve atamamış gibi. Ya da öğretmenin bir kusuru var da o yüzden atanamamış gibi. Geçen seçim öncesi söz vermişti, kaldıracaktı mülakatı. Çünkü mülakat demek partizanlık, insan ayırmak demek. Kul hakkı yemek demek ama geldi, seçimi bitirdi mülakata devam etti. Öğretmenler 80 bin mülakatsız atama istiyorlar. Tayyip Bey ilk geldiğinde bulduğu 80 bin öğretmeni atamaya söz vermişti, 1 milyon oldu ama hiç olmazsa sözünü tut. 80 binini ata diyorlar ama Tayyip beyden cevap alamıyorlar. Diğer tarafta çıraklık ve staj mağdurları. Görev, mesleğe başladıkları tarih, ilk sigortalı oldukları tarih staj başlangıç tarihi sayılmadığı için sigortaları yatmış olmasına rağmen emekli olamıyorlar. Kanun çıktı, EYT kanunun çıktığında bir ay geç işe başlamış olanlar 18 yıl fazla çalışacaklar. 3 ay geç olan, 18 yıl fazla çalışacak. Bu haksızlığa karşı emeklilikte kademe istiyorlar ama bu konuda da hiçbir karşılık alamıyorlar. Yine söz verdiler, Bağ-Kur 9 bin gün ile emekli oluyor, sigorta 7 bin 200. Kadınlar 5 bin gün. Eşitleyeceğiz dediler, seçimi geçirdiler, verdiği sözleri unuttular. Buradan hepsine birden şu mesajı vermek istiyorum ki gerek Bağ-Kur ve EYT mağdurları, gerek kademeli emeklilik isteyenler, çıraklık ve staj mağdurları, atanamayan öğretmenler. Emeklilere 1,5 ay önce çağrı yaptım, bir araya gelin, birlikte olun, sesimize ses verin, sesimizi duyuralım dediğimizde onlar ilk başta gündemde yoktular. 1,5 ay her kürsüde günde 5 kere emekliyi anlattım, yılmadan, sıkılmadan. Şimdi meydanları dolduruyorlar, ses veriyorlar, hesaba katılıyorlar. Bütün liderler emekli konuşmaya başladı. Tayyip Erdoğan ilk önce 'yüzde 4,5 büyüdük, emekli memnun, Özgür Efendi kışkırtmasın' diyordu, emekli kart ile dalga geçiyordu. Şimdi emekli kart çalışması yaptırdı. Vazgeçti, bankalara promosyon diye bastırdı. Ama emekliler ömürleri boyunca karınca gibi çalıştılar, şimdi de karıncalar gibi teker teker çok yalnız ve zayıflar. Ama yan yana gelince, peş peşe dizilince, hep beraber hareket edince hesaba katılmaya başladılar. Emekli hakkını alana kadar, atanamayan öğretmen hakkını alana kadar, staj mağduru hakkını alana kadar, Bağ-Kur mağduru hakkını alana kadar biz o karıncaların yanındayız. Karıncaları ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var. Onun da adı CHP'dir."

"KORKU İTTİFAKINA KARŞI TÜRKİYE İTTİFAKI"

"CHP korkunun, kötü söz ittifakına karşı, Hizbullahçılar, domuz bağcılar, Hüda-Par ile birleşen, kadın haklarına saldıran, nafaka vermek istemeyen, diğer yandan medeni kanunda bir delik açtık diye sevinen, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkan korku ittifakına karşı CHP sosyal demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, milliyetçi demokratlarla, Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkes'i ile bütün demokratlarla birlikte Türkiye İttifakı'dır. Gücünü milletimizden renklerini şanlı bayrağımızdan alır, kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Foça'da Saniye Fıçı kazanacak, Foça kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.