logo
23 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil

24.03.2024 15:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil
Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Foça'da katıldığı halk buluşmasında, "Çantada keklik olmadığınızı, zamlardan yıldığınızı, bu maaş ile geçinemediğinizi, hak ettiğiniz destekleri alamayıp çiftçilikle geçinemediğinizi göstermenin yolu bu yerel seçimdir. Bu yerel seçimde Foça'da size dayatılan adaya oy vermek yerine ekonomik şartlara isyanınızı dile getirmek, en doğru mesajı vermek için hepinizi CHP'ye ve Saniye Hanım'a destek olmaya davet ediyorum. Bu seçim sağ, sol seçimi değil. Bu seçim iyi hizmet edecek yöneticiyi başa getirme seçimi. Bu seçim pahalılıktan bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış, yoksullaştırılmış milyonların hükümete isyan seçimi. Yerel seçimdir, sandıkta birleşelim, AKP'liler kendilerine dayatılan rahatsız oldukları bu adaydan Foça'nın bir evladına oy versin. Bu kadar yoksulluğa tepki verilmezse, acı reçete 1 Nisan'da içirilir" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Foça'da katıldığı halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "CHP herhangi bir parti değil. Tayyip Bey'in zengin bir avukat arkadaşının bürosunda kurduğu bir parti değil. Zaruretle, mücadeleyle, kanla kurulmuş bir parti. İstanbul'a işgal donanmaları geldiğinde birilerinin çok sevdikleri kırmızı halılar seriyordu, bizimki Kartal istimbotunun ucuna çıkmış, yanındaki yaverine 'Üzülme çocuk, geldikleri gibi gidecekler' diyordu. Sonra ne oldu, o işgal donanmalarına davet çıkaranlar Yıldız Sarayı'nın arka iskelesinden İngiliz zırhlısına binip kaçtılar. Bizimki Bandırma Vapuru'na bindi ve vatanı kurtarmaya gitti. O yüzden CHP'deki görevler, Genel Başkan olsun, MYK üyesi, PM üyesi, milletvekili, belediye başkanı olsun, Atatürk'ün size layık gördüğü, Atatürk ilkeleri etrafında birleşmiş, yoksa ne işiniz var bir pazar sabahı Foça'da, burada ayakta. Evlerinizde oturursunuz, ayağınızı uzatırsınız, torununuzu seversiniz, evladınızla oynarsınız ve keyif çatarsınız ama sizi buraya getiren ne? Rant mı var, yok. Tayin, terfi, ihale yok. Bizim zamkımız, tutkalımız, derzimiz, harcımız, vatan ve millet sevgisi. O yüzden hangi görevi yaparsak yapalım. Göreve nasıl geldiğiniz değil nasıl gideceğiniz önemlidir."

"HERKES BAKSIN CHP'LİLİK NEYMİŞ GÖRSÜN"

"Bugün Saniye Hanım'ı aday olarak destekliyoruz ama Saniye Hanım'ın partililiğini görevi bıraktığı gün göreceğiz. Ama belediyeciliğine, örgütteki emeğine, yetişmiş insan olmasına ve Foça Belediye Başkanı olmasına sonuna kadar kefilim ve arkasındayım. Ama iki yanında önceki iki belediye başkanı var. İşte herkes baksın CHP'lilik neymiş görsün. Birlikte elini kaldırıyorlar adayın, birlikte destek istiyorlar. Fatih ve Gökhan Başkanlarıma en kuvvetli alkışlarınızı istiyorum. Saniye Fıçı hepinizin bildiği, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı. Özel bir kuruma sahip. 4 yıl boyunca İzmir Sanayi ve Ticaret Odası'nda yöneticilik yapmış. Bizim partimizin ekonomi masası Ege, İzmir'e geldiğinde bütün organizasyonu yapan, iş dünyası ile son derece ilişkili. Foça gibi bir kentin önümüzdeki dönem dış kaynak bulmasında, yatırımcı çekmesinde, Foça'nın doğasına sahip çıkan, kültür ve turizmiyle buranın Türkiye'nin en çok tercih edilen, yerli turist kadar yabancı turist tarafından tercih edilmesine olanak tanıyacak projelerin sahibi. Agroturizm ile Foça'yı tanıştırmak gibi çağdaş vizyona sahip olan, CHP'nin Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir'de 6 kadın belediye başkanı var, bu dönem 9 Cumhuriyet kadınını her birini seçilecek yerlerden aday gösterdik, Foça'nın ilk kadın belediye başkanını seçecek olan sizlere emanet ediyorum onu."

"HEPİMİZİN BİR TEK GÖREVİ VAR: YILMAMAK, TÜKENMEMEK VE VAZGEÇMEMEK"

"Samsun'a çıktı Gazi Mustafa Kemal, kurultaylarını, kongrelerini yaparak, rıza üreterek kurtulunacağına ve kuruluşa inanarak, büyük bir yola çıktı. İlk yüzyılda inanılmaz devrimler oldu. Bu devrimlerin hepsi birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi, dünyada şu anki gelişmiş ülkelerden 40-50 ve 60 yıl önce verilmesi nasıl büyük bir devrimcinin, nasıl büyük bir devrime kalkıştığını, kadına hem miras hakkının, söz hakkının, seçilme hakkının, seçme ve nafaka hakkının, eşit yurttaşlık hakkının büyük bir devrimci öngörü ile verildiği süreç Cumhuriyet'in ilk yüzyılının, ilk yıllarının en önemli süreciydi. Şimdi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi ikinci yüzyıla girdi. 14-28 Mayıs seçimlerinde çok istediğimiz, hep birlikte çok iyi çalıştığımız, sonucuna çok üzüldüğümüz birinci yüzyılın son seçimini kaybettik. Ama bizim hepimizin bir tek görevi var: Yılmamak, üzülmemek, tükenmemek ve vazgeçmemek. Şimdi ikinci yüzyıla partimiz büyük bir değişimle, dönüşümle girdi. İkinci yüzyılın ilk sandığı haftaya bu saatlerde içine atılacak oylarla şekilleniyor olacak. Bu yerel seçimden çıkacak sonuç geneldeki iktidarı dengeleyen, ezilenlere, kimsesizlere, yoksullara, emeklilere, emekçilere, çiftçilere, esnaflara sahip çıkacak bir sosyal demokrat iktidar için güçlü bir ana muhalefet partisi, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde iktidara Atatürk'ün partisini yeniden getirecek kadrolara, partiye güç vermek gelecek hafta pazar günü sizlerin elindedir. CHP olarak hep beraber, biraz önce belediye başkanlarımızla, eskisi ve yenisiyle, önceden görev yapanla, gelecekte görev bekleyenle. Bugünkü aday adayları ile ve geleceğin yöneticileri ile bir bütün olarak mücadele ediyoruz. Önceki dönemde görev yapmış tüm arkadaşlarımızı eğer onlar baba ocağını terk etmedilerse, bir bütün olarak sahipleniyoruz. Önceki dönem görev yapan herkese en üst düzeyde vefamızı gösteriyoruz. Bir partinin vefası yaşayanlara bugün nasıl davrandığınızla ilintilidir ama yetmez. Yaşasın yaşamasın bir partinin vefası önceki genel başkanları, ilkinden sonuna kadar yani Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Atatürk'ün partisini iktidar yaparak gösterilebilir."

"YARI YARIYA KADINLAR SÖZ SAHİBİ OLACAK"

"Cumhuriyetin birinci yüzyılındaki devrimlerinin en önemlilerinden bir tanesi kadına verilen haklar demiştik. İkinci yüzyılda bu partinin gençleşmeye, kadınların eşit temsiline çok ihtiyacı var. Böyle bir devrim başlayacaksa, bu devrim İzmir'den başlayacak. Emin olun attığımız adım, yani seçilecek yerden 9 kadın aday. Sadece Foça, Karaburun, Selçuk gibi nüfusu, yerleşimi mütevazı sayılar değil Buca ile birlikte Buca dışında İzmir'in en büyük 4 ilçesinden üçünde, Karşıyaka, Karabağlar, Konak'ta kadın adayları göstererek önemli bir adımı attık. İzmir'de 12 tane 40 yaş altında adayımız var. Birbirinden kıymetli, pırlanta gibi, birbirine çok yakın özgeçmişlerden, çok yakın kişilerden örgüte verdikleri emek ve vizyonlar ile arkadaşlarımızı seçtik. Ama bu da bir ilk adım. Özgür Özel, CHP'de Genel Başkan oldukça, değişim, dönüşüm, gençleşme, kadınlara eşit temsil diyen ve MYK'sının yarısı kadın, yarısı erkekten oluşan, Foça'dan söylüyorum gelecek sefer İzmir'de 15 erkek aday varsa, 15 kadın aday olacak. Başka yolu yok. Yine adayların yarısı 40 yaş altıysa, yarısı 40 yaş üstü olacak. Tecrübe ile deneyimi gençliğin enerjisiyle, erkeklerin güçlerini, enerjilerini, ısrarlarını kadınların zekâsıyla, çözüm odaklı olmalarıyla, cesaretleri ve enerjileri ile birleştireceğiz. Türkiye'de bıyıklı, yaşlı erkek partilerden her yaştan gençlerimizle, yarı yarıya kadınların söz sahibi olduğu bir parti ile ayrışacağız. Atatürk'ün partisine bu yakışır. Bu başlayacaksa İzmir'den başlayacaktı, hepinize emanetimdir."

"EMEKLİ KİRA VERSE AÇ KALACAK, KARNINI DOYURSA SOKAKTA KALACAK"

"Türkiye'de her şey güzel gitmiyor. Biliyorsunuz. AKP geldiğinde, 3 Kasım 2002'de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani hiç dokunmasa, ilişmese, emeklinin düzenini hiç bozmasa bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira. Ama 10 bin lira alıyor emekliler. İzmir'deki kira ortalaması 15 bin liraya çıkmış durumda. Emekli kira verse aç kalacak, karnını doyursa sokakta kalacak durumda, eğer önceden edindiği bir evi yoksa. Öyle bir süreçteyiz ki o günlerde yani emekli maaşının 1,5 asgari ücret ettiği 2002'te 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı bugün sadece 2,5 çeyrek altın alıyor. 5,5 çeyrek altın her ay maaştan kayıp. Bir emekli bir çeyrek altın kaybetse aklı çıkar, bütün gün onu arar. Şimdi her ay her emekli 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Ramazan ve Kurban bayramlarında Genel Başkanımızın önerisiyle, AKP'nin karşı çıkmasıyla, sonra Meclis çoğunluğunu kaybedince biz de vereceğiz demesiyle birer maaş ikramiye başladı. Dini bayramlarda. Önce bin lira vermişlerdi. O bin lira o gün 24 kilo kıyma alırken, bugün verdikleri 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Emeklinin ikramiyesinde dahi 18 kiloluk kıyma kaybı var. İzmir'de olunca hesabı gevrekle yapalım diyorlar. Geçen sene 5 liraydı, 7 bin 500 lira otomatikman 1500 simit alırdı. Bu sene gevrek 10 lira oldu. 10 bin liraya bin tane alıyorsun. Hesap 1500 gevrek alandan, bin gevrek alana gerilemiş. Bir yıldaki kayıp ortada. Bu kaybın adı aslında birilerinin eliyle hepimizin cebinde zenginlere servet transferidir. Biz emeklilere kaynak bulalım deyince hesap yapıp 1,4 trilyon lira kaynak gerekir dedi. Doğrusu en düşük emekli maaşlarını asgari ücrete çıkarmanın maliyeti 690 milyar lira, dediğinin yarısı. Bu bulamadığı parayı sadece 2024 yılında İliç'teki altın maden ocağı gibi firmaların, beşli çetelerin, yol müteahhitlerinin affettiği vergi gelirleri size bulamadığı para kadar. 680 milyar, 678 milyar vazgeçilen vergi var. Anagold firması, Cengiz İnşaat, beşli çetenin hepsi, hatta 25 yandaş müteahhit firma fatura kesmişler, parayı tahsil etmişler, kar etmişler. Muhasebecileri karını hesaplamış ve bildirim yapmış. Tahakkuk kesilmiş, vergi ödenecek. Plan ve Bütçe Komisyonu'na 5 imzalı bir önerge, kalksın insin eller. Vergilerden vazgeçilsin. Türkiye'deki 16 milyon 200 bin emekliye vermediği parayı, beşli çeteye, saray müteahhitlerine, yandaşlarına veren bir anlayış ile karşı karşıyayız."

"BU SEÇİM AKP'YE SARI KARTI GÖSTERMENİN ZAMANIDIR"

"31 Mart seçimi ile ilgili Foça'daki CHP'liler dışında eski ittifak ortaklarımıza, gözünde ve gönlünde güneş olanlara, iyi insanlara, haram ve yalandan bıkmış muhafazakar demokratlara elbette adayımıza oy istiyoruz. Ama AKP'li olsun, MHP'li olsun. Hepsinin oylarını istiyoruz. İki şey için istiyoruz. Bir, iyi ve güçlü yönetim için. İki, İzmir Büyükşehir ile uyum içinde çalışacaklar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay için. Ama en çok da şunun için. Foça'da seçimi, İzmir'de seçimi elbette kazanacağız ama 31 Mart günü sandıklar dile gelip konuştuğunda AKP, Cumhur İttifakı. Yahu evet Foça ve İzmir'i kaybettik ama biz yine emekliden, köylerden oy alıyoruz. Biz yine AKP'nin kemik seçmeninden oy alıyoruz. Kimse maaşa, zamlara, enflasyona bakmıyor. Gözü kapalı bize oy atıyor denirse, Mayıs'ta AKP ve Erdoğan'a oy verenler yine oy verirse, hayat pahalılığının siyasette maliyeti yok diye düşünecekler. Zamların, zulmün bir maliyeti yok diye düşünecekler. Onun için emekliler, köylüler, çiftçiler için bu seçimde AKP'ye sarı kartı göstermenin zamanıdır."

"BU KADAR YOKSULLUĞA TEPKİ VERİLMEZSE, ACI REÇETE 1 NİSAN'DA İÇİRİLİR"

"AKP'liler, çantada keklik olmadığınızı, zamlardan yıldığınızı, bu maaş ile geçinemediğinizi, hak ettiğiniz destekleri alamayıp çiftçilikle geçinemediğinizi göstermenin yolu bu yerel seçimdir. Bu yerel seçimde Foça'da size dayatılan bu adaya oy vermek yerine ekonomik şartlara olan isyanınızı dile getirmek, Foça'da zaten değişmeyen seçim sonucuna rağmen diğer tarafta en doğru mesajı vermek için hepinizi CHP'ye ve Saniye Hanım'a destek olmaya davet ediyorum. Bu seçim sağ, sol seçimi değil. Bu seçim iyi hizmet edecek yöneticiyi başa getirme seçimi. Bu seçim pahalılıktan bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış, yoksullaştırılmış milyonların hükümete isyan seçimi. Yerel seçimdir, sandıkta birleşelim, AKP'liler kendilerine dayatılan rahatsız oldukları adaydan Foça'nın bir evladına oy versin. Bu kadar yoksulluğa tepki verilmezse, acı reçete 1 Nisan'da içirilir."

"5 OLAN ALIM GÜCÜNÜN ÖĞRENCİ KREDİSİ İÇİN 2'YE DÜŞTÜ"

"Bugün burada çok sayıda genç arkadaşım var. Bizleri dinliyorlar. Maalesef gençler için büyük umutsuzluk, hayal kırıklığı yaşatan bir Mayıs geçirdik. Mayıs ayında yapılan seçimde maalesef ülke iktidarı değiştirmedi. Değişmeyen konserleri yasaklayanlardı. Festivalleri yasaklayanlar değişmedi, Ecevit'in verdiği 300 lira öğrenci kredisine, 300 liracık bak biz 2 bin lira veriyoruz diyen oysa o günün 300 lirası ile 60 kuruşluk boyozdan 500 tane alınıyorken, bugünün 2 bin lirası ile 10 liralık boyozdan 200 tane alına bildiğini, yani 5 olan alım gücünün öğrenci kredisi için 2'ye düştüğünü, 2,5 kat değersiz bir kredi verildiğini gençler biliyor. Sürekli hakaret eden, küfreden, yaşam biçimine müdahale eden, kimin ne yiyeceğine, ne içeceğine, ne giyeceğine, Türkiye'nin egemen olduğu coğrafyasında karışan ama İzmir'de rozeti çıkararak, bıyığı incelterek, ampulü basmayarak, genel başkanlarının fotoğrafını asmayarak İzmir'de yarışa girişenler var. Geçmişte alkol yasası görüşülürken gece 10'dan sonra alkol satılmamasını, 8'den sonra olsa ne olur, hiç satılmasa ne olur diyen aday gelmiş şimdi içkili mekânları geziyor. Gelirse karışmayız diye. Bunların bir şehre ne yapacaklarını söylediklerine göre değil başka şehirlerde ne yaptıklarına göre değerlendirin. Bu adayı buraya yollayan Tayyip Erdoğan değil mi?"

"İZMİR'E KAYYUM ATAMAYA ÇALIŞIYOR"

"Boğaziçi Üniversitesi'ne ne yapıyorlardı? Eskiden Boğaziçi'nde 6 rektör adayı yarışır, 6'sı dizilirdi. 3'ü Cumhurbaşkanı'na YÖK tarafından yollanırdı, istediğini atardı. O yollanan üçe bir tane bile AKP'li giremediği için, Boğaziçi'ndeki bütün yarışta Tayyip Erdoğan'ın haz etmedikleri olduğu için OHAL sırasında kanunu değiştirdi. Döndü rektör atama yetkisini tek başına kendi aldı. Vali, genel müdür atar gibi rektör atıyor. Atadığı rektör Boğaziçi'ne geldi, neler yaptı gördünüz. Öğrenciler tepki gösterdi, hepsini içeri attı. 4 tanesi aylarca kaldı. 4'nünün de yanına gittim, 4'ünün de ailesi ile aylardır görüşüyorum. 3'ü şimdi yurtdışında. Biri Cern'den kabul aldı. Biri Münih, biri İngiltere'ye gitti. Birisi burada ama belki onun da aklı dışarıda. Boğaziçi'ne geldikleri günden beri, Boğaziçi'ndeki öğrenci kulüplerini kapattılar, öğrencilerin sergilerini yasakladılar. Konserlerini yasakladılar. Boğaziçi'nde öğrencilerin ne yiyip ne içtiğine kadar karıştılar. Mezunları, eski öğretim görevlilerini kampüse sokmuyorlar. Kampüse başka üniversiteden arkadaşın gelecek, kapıda sokmuyorlar, dışarıda görüş diyorlar. Dünyanın en özgür üniversitelerinden birini açık hava cezaevine çevirdiler. Boğaziçi Üniversitesi sıralamada hızla geriye gitti, ilk 500'ün gerisine gitti. Türkiye'nin gözbebeğinin canına okudular. Boğaziçi'ndeki rektörü kim atıyorsa, Hamza Dağ'ı da o atadı arkadaşlar. İzmir'e kayyum atamaya çalışıyor. Buna İzmir geçit vermeyecek. Geldiğimizde sadece öğretim görevlileri de değil. Öğrenciler, öğretim görevlileri ve okulla irtibatını sürdüren mezunlar oy kullanacak. Ama çok yer değiştirmeyi biliyorsun ya eski milletvekillerini oraya ve buraya büyükelçi atıyorsun ya. Boğaziçi'ne de birini atadın ve canlarından bezdiriyorsun ya. Çok demokratsa Hamza Dağ, rektör olarak Boğaziçi'ne ata. 6 ay demokratlık taklidi yapsın görelim. Kapıları açsın, yasakları kaldırsın, öğrencilere zulmü bıraksın görelim. Boğaziçi'ne zulmedeni atayan, İzmir'e efendim ona karışmayacağım, buna karışmayacağım. Biz biliyoruz. Yıllardır yönettiğiniz belediyelerde neye karışıyorsunuz, nelerle övünüyorsunuz. Adam övünüyor. 20 yıldır, Konya, Kayseri'de, AKP'nin kalelerinde bir tane alkol ruhsatı vermemiş. Şimdi gittiğinde bir yabancı turistin dahi bir kadeh şarap içeceği mekan kalmadı o şehirlerde. Sen o şehirlere iyilik mi yapıyorsun? İzmir'e gelince koyuyor efkarlı bir müzik. Meyhaneleri geziyor beyefendi. O yüzden kimse ama kimse İzmir ve İzmirlinin aklı ile alay etmeye sakın kalkmasın."

"'AL ANANI DA GİT' DEDİĞİ KÖYLÜYÜ, YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ YAPACAĞIZ"

"Foça alnının terini toprağa damlatan, oradan bereket fışkırtıp, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlayan çiftçilerin memleketidir. Foça balıkçılıkla geçinen, çoluğuna ve çocuğuna rast gelsin, rızkın mavi denizlerden ağlardan toplayanların, emekçilerin kentidir. Foça yemeklerimizi yiyip, çaylarımızı içip, iftarımızı yapıp ayrıldığımızda, lokantalarda sabahlara kadar temizlik yapan, ertesi güne hazırlık yapan, bulaşıkları yıkayan emekçilerin kentidir. 19 liralık mazotun 44 lira olduğu bir noktada çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak çok zor. AB tarıma önem veriyorken, bütün kaynaklarının yarısını tarım için tahsis ediyorken. Türkiye'de tarım kanunundaki yüzde 1'lik teşvik dahi uygulanmıyor. Çiftçiye verilen bütün desteklerin toplamı hak edilen 268 milyar liranın çok altında 85 milyar liradır. 170 milyar lira çiftçi yerine Kur Korumalı Mevduat'a, çiftçi yerine geçiş garantili otobanlara ödenmiştir. İkisinden birisi çiftçinin sorununu çözmeye yetmektedir. Çiftçi 1 kilo buğday satıp 1 litre mazot aldığı günlerden, 7 kilo buğday satıp 1 litre mazot alamadığı, 1 kilo buğday satıp bir bardak çay içemediği günlere gelmiştir. Bu sonuncusunun her fırsatta aşağıladığı, kötülediği, 'al ananı da git' dediği köylüyü, kurucu Genel Başkanımızın emanetiyle yeniden milletin efendisi yapacağız."

"EMEKLİ, ÖĞRETMEN, STAJ MAĞDURU HAKKINI ALANA KADAR, YANINDAYIZ"

"Tayyip Bey geldiğinde 80 bin öğretmen vardı, Ecevit'e bağırıp duruyordu. Madem atamayacaksın, niye okuttun. Oysa atanıyordu o zaman. Ama fazlası 80 bindi. 1 yıl içinde bitireceğim bu sorunu diyordu, 20 yılın sonunda 1 milyonun üzerinde atanmayan öğretmen var. Ama hayatı algı olduğu için atanmayan öğretmenlere atanamayan öğretmen diyor. Çok istemiş ve atamamış gibi. Ya da öğretmenin bir kusuru var da o yüzden atanamamış gibi. Geçen seçim öncesi söz vermişti, kaldıracaktı mülakatı. Çünkü mülakat demek partizanlık, insan ayırmak demek. Kul hakkı yemek demek ama geldi, seçimi bitirdi mülakata devam etti. Öğretmenler 80 bin mülakatsız atama istiyorlar. Tayyip Bey ilk geldiğinde bulduğu 80 bin öğretmeni atamaya söz vermişti, 1 milyon oldu ama hiç olmazsa sözünü tut. 80 binini ata diyorlar ama Tayyip beyden cevap alamıyorlar. Diğer tarafta çıraklık ve staj mağdurları. Görev, mesleğe başladıkları tarih, ilk sigortalı oldukları tarih staj başlangıç tarihi sayılmadığı için sigortaları yatmış olmasına rağmen emekli olamıyorlar. Kanun çıktı, EYT kanunun çıktığında bir ay geç işe başlamış olanlar 18 yıl fazla çalışacaklar. 3 ay geç olan, 18 yıl fazla çalışacak. Bu haksızlığa karşı emeklilikte kademe istiyorlar ama bu konuda da hiçbir karşılık alamıyorlar. Yine söz verdiler, Bağ-Kur 9 bin gün ile emekli oluyor, sigorta 7 bin 200. Kadınlar 5 bin gün. Eşitleyeceğiz dediler, seçimi geçirdiler, verdiği sözleri unuttular. Buradan hepsine birden şu mesajı vermek istiyorum ki gerek Bağ-Kur ve EYT mağdurları, gerek kademeli emeklilik isteyenler, çıraklık ve staj mağdurları, atanamayan öğretmenler. Emeklilere 1,5 ay önce çağrı yaptım, bir araya gelin, birlikte olun, sesimize ses verin, sesimizi duyuralım dediğimizde onlar ilk başta gündemde yoktular. 1,5 ay her kürsüde günde 5 kere emekliyi anlattım, yılmadan, sıkılmadan. Şimdi meydanları dolduruyorlar, ses veriyorlar, hesaba katılıyorlar. Bütün liderler emekli konuşmaya başladı. Tayyip Erdoğan ilk önce 'yüzde 4,5 büyüdük, emekli memnun, Özgür Efendi kışkırtmasın' diyordu, emekli kart ile dalga geçiyordu. Şimdi emekli kart çalışması yaptırdı. Vazgeçti, bankalara promosyon diye bastırdı. Ama emekliler ömürleri boyunca karınca gibi çalıştılar, şimdi de karıncalar gibi teker teker çok yalnız ve zayıflar. Ama yan yana gelince, peş peşe dizilince, hep beraber hareket edince hesaba katılmaya başladılar. Emekli hakkını alana kadar, atanamayan öğretmen hakkını alana kadar, staj mağduru hakkını alana kadar, Bağ-Kur mağduru hakkını alana kadar biz o karıncaların yanındayız. Karıncaları ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var. Onun da adı CHP'dir."

"KORKU İTTİFAKINA KARŞI TÜRKİYE İTTİFAKI"

"CHP korkunun, kötü söz ittifakına karşı, Hizbullahçılar, domuz bağcılar, Hüda-Par ile birleşen, kadın haklarına saldıran, nafaka vermek istemeyen, diğer yandan medeni kanunda bir delik açtık diye sevinen, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkan korku ittifakına karşı CHP sosyal demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, milliyetçi demokratlarla, Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkes'i ile bütün demokratlarla birlikte Türkiye İttifakı'dır. Gücünü milletimizden renklerini şanlı bayrağımızdan alır, kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Foça'da Saniye Fıçı kazanacak, Foça kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.