logo
22 MART 2026


Peygamberin yanında iki yiğit

Hz. Peygamber'in (s.a.a) Hz. Hamza ve Hz. Ali'nin yardımına başvurması, son derece yerinde bir plân ve sağlam bir tedbir gereğiydi. Çünkü bu iki yiğit, Resulün ve risaletin korunması uğruna cansiperane meydana atılmalarıyla, güçleri ve heybetleriyle ün sa

28.08.2015 00:00:00
Amcası Ebu Tâlib'in ölümünden sonra Kureyş Resul-i Ekrem'e (s.a.a) yönelik saldırılarını, baskılarını ve işkencelerini arttırdı. Mekke'de Kureyş'in çekindiği ve saygı gösterdiği bir kimse kalmamıştı. Hatta Peygamberimiz (s.a.a) bir keresinde şöyle buyurmuştu: "Ebu Tâlib ölünceye kadar Kureyş Bana saldırmaktan çekinirdi." (A'yan'uş-Şia, 1/235; es-Sîret'ün-Nebeviyye, İbn-i Hişam, 2/57-58).Bu nedenle Hz. Peygamber'in (s.a.a) yerini değiştirmesi, İslâm çağrısını Arap Yarımadası'nın her tarafına ve ardından bütün dünyaya yayabileceği daha güvenli bir yere taşınması gerekiyordu. Bu amaçla kabilelerle temasa geçti, onlara kendisini ve taşıdığı mesuliyeti takdim etti. İşe Taif'e gitmekle başladı. Orada on gün boyunca kalmasına rağmen Sakif kabilesi ona olumlu bir karşılık vermediği gibi, çocukları, hizmetçileri ve köleleri kışkırtarak onu taşladılar. Zeyd b. Harise ile birlikte Ali (a.s) atılan taşlara kendilerini siper ettiler, taşların Peygamber'e (s.a.a) isabet etmesini engellediler. İkisi de çeşitli yerlerinden yaralanmışlardı. Buna rağmen Hz. Peygamber'e (s.a.a) isabet eden taşlar oldu ve ayaklarından kanlar akıyordu. (Şerh-u Nehc'il-Belâğa, İbn-i Ebi'l-Hadid, 1/127).Rivayete göre, Peygamber'imiz (s.a.a) İslâmî daveti yaymak ve davasına sağlam bir üs bulmak amacıyla kabilelerle görüşmek üzere birkaç yere daha hicret etti. Bu yolculuklarında Ali b. Ebu Tâlib'den (a.s) başka kimse yoktu yanında. Peygamberimiz (s.a.a) Amir b. Sa'saa, Rebia ve Benî Şeyban kabilelerinin bölgelerine gitmişti. (Şerh-u Nehc'il-Belâğa, İbn-i Ebi'l-Hadid, 4/125). Ali (a.s) adım adım O'nu izliyor, O'ndan bir an bile ayrılmıyordu.Medine'den gelen Müslüman öncülerle önderleri Resûlullah (s.a.a) arasında Abdulmuttalib'in evinde gizlice buluşmak üzere varılan tarihî ittifak gerçekleştirildiği sırada Hz. Peygamber'in (s.a.a) yanında amcası Hamza, Ali ve Abbas bulunuyordu. (es-Es-Sîret'ül-Halebiyye, 2/174). Burada biat en güzel şekliyle gerçekleşti.Buluşmanın gizliliği ve gerçekleşmesi için gerekli olan tüm tedbirler alınmıştı. Nitekim Müslümanların dahi bundan haberleri yoktu. Buna rağmen müşrikler arasında fısıltı hâlinde bir haber kulaktan kulağa dolaşıyordu. Toplandılar, silâhlarını alarak toplantı yerine geldiler. Hamza ve Ali kılıçlarını çekerek onları karşıladılar. Hamza'ya toplantının olup olmadığını sordular. Hamza öyle bir şey olmadığını söyledi. Kureyşliler bir sonuç alamadan geri döndüler.Bu önemli olayda ve bu tarihî toplantıda Ali'nin (a.s) bulunuyor olması, davetin en önemli anlarında ve risalet tarihinin dönüm noktalarında Ali'nin oynadığı rolün büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Çünkü bu varlığıyla Ali (a.s), Ensar'a İslâm Peygamberinin (s.a.a) önemini vurguladığı gibi, Haşimoğulları'nın O'nu korumak için her şeye hazır oldukları görüntüsünü çiziyordu. Bu da Ensar'ın davete ve İslâm risaletine olan güvenlerini arttırıyor, benimsemelerini sağlıyordu.Hiç kuşkusuz Hz. Peygamber'in (s.a.a) Haşimoğulları'nın en cesur iki yiğidinin yardımına başvurması, son derece yerinde bir plân ve sağlam bir tedbir gereğiydi. Çünkü bu iki yiğit, Resulün ve risaletin korunması uğruna cansiperane meydana atılmalarıyla, güçleri ve heybetleriyle ün salmışlardı.

D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu

D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor

22.03.2026 20:29:00
İhlas Haber Ajansı
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor.
Çankırı'nın Çerkeş ilçesinden geçen D100 karayolunda, Ramazan Bayramı'nın son gününde dönüş trafiği yoğunlaştı. Bayram için memleketlerine giden vatandaşların geri dönüşe geçmesiyle birlikte, İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan bu güzergâhta zaman zaman trafik akışı yavaşladı.
Yetkililer, sürücülerin hızlarını düşürmeleri, güvenli takip mesafesini korumaları ve trafik kurallarına titizlikle uymaları gerektiğini vurguladı.İHA

Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?


 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

22.03.2026 18:52:00 / Güncelleme: 22.03.2026 18:57:07
MURAT ÇORBACI
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

Kıvrak, şunları kaydetti: "Çocuğun boyunun uzamasında beslenme büyük bir rol oynar. Sağlıklı bir büyüme için gerekli olan vitaminlerin ve minerallerin alımına özen gösterilmeli. Özellikle kalsiyum, D vitamini, protein ve çinko gibi besin öğeleri boy uzamasında kritik öneme sahiptir.
Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, büyümeyi teşvik eden büyüme hormonu üretimini artırabilir. Çocuğunuzu spor yapmaya teşvik edin. Basketbol, yüzme, jimnastik ve koşu gibi aktiviteler, kas ve kemik gelişimini destekler ve büyüme plaklarına olumlu etki yapar. Çocuğunuz spora başlamadan önce bir ortopedi uzmanından görüş almanız önerilmektedir.

Dahası büyüme hormonları, uyku sırasında özellikle derin uyku evresinde salgılanır. Bu nedenle, çocuğunuzun düzenli ve yeterli uyuması çok önemlidir. Çocukların yaşına göre uyku süreleri farklılık gösterir, genel olarak okul öncesi çocukların 10-13 saat, okul çağındaki çocukların ise 9-11 saat uyuması önerilir. Unutulmamalıdır ki, genetik faktörler çocuğunuzun boyunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Anne ve babanın boyu, çocuğun boy potansiyelini büyük ölçüde etkiler.

Ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı ve beslenme önerileri, çocuğunuzun genetik potansiyelini en iyi şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Son olarak eğer çocuğunuzun boy uzamasıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir doktora veya beslenme uzmanına danışmanız faydalı olabilir. Doktorunuz, gerekli görürse bazı besin takviyeleri önerebilir. Ancak, bu tür takviyeler doktor kontrolünde ve önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."

Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor


 
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

21.03.2026 22:52:00
MURAT ÇORBACI
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu belirterek, "Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" ifadelerini kullandı. Yalnızlığın sadece ruhsal bir durum olmadığını ifade eden Zahmacıoğlu, "Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor, kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" değerlendirmelerinde bulundu.

Zahmacıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin tek kişilik hane sayısının 5.5 milyonu aştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60'ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. Bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu. Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor." Öte yandan araştırmalar, 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60'a ulaştığını gösteriyor. Bu, 'kimsem yok' yalnızlığı değil, kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik."

10 soruda sağlığınızı test edin


 
 
Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: "80 yaş yeni 60 mı?" Zira eskiden 'ileri yaş' olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80'e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? 

21.03.2026 22:45:00 / Güncelleme: 21.03.2026 22:51:41
MURAT ÇORBACI
10 soruda sağlığınızı test edin
10 soruda sağlığınızı test edin

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, yapılan bilimsel çalışmaların 80 yaşına ulaşanların 60 yaşındaki gibi olabileceğini ortaya koyduğunu söylüyor. Nasıl mı? Prof. Dr. Karadağ, "Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10'unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor" dedi. Prof. Dr. Karadağ, 10 sorudan oluşan test hazırladı.

1. Sağlıklı besleniyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir.

2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?

Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ "Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız" dedi.

3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?

Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar.

4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?

Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler.


5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?

Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir.


6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz?

Prof. Dr. Berrin Karadağ "Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz" dedi.

7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?

Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin.


8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?


Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir.

9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?


Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.


10. Düzenli muayene oluyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ "Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz" dedi.

Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması

Ordu Valiliği, Ünye ilçesinde kıyıya vuran, aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen deniz aracının, kıyıdan yaklaşık 4 kilometre açıkta imha edildiğini açıkladı

21.03.2026 20:30:00
İHA
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Valilikten yapılan açıklamada, "Ünye ilçemizin Yüceler Mahallesi'nde 20 Mart Cuma günü kıyıya vuran insansız deniz aracı, 21 Mart Cumartesi günü saat 14.00 sıralarında, İstanbul S.A.S Grup Komutanlığı ekiplerince yapılan inceleme sonucunda cihazın aktif olduğu ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirildiğinden, sahile yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kontrollü bir şekilde patlatılarak imha edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.

Silifke'de hortum seraları yerle bir etti

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan hortum, tarım alanlarında büyük zarara yol açtı. Atayurt ve Arkum mahallelerinde görülen hortum, örtü altı üretim yapılan seraları adeta yerle bir etti

21.03.2026 15:59:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:04:56
İHA
Silifke'de hortum seraları yerle bir etti
Silifke'de hortum seraları yerle bir etti
Edinilen bilgiye göre, hortum nedeniyle hasadı devam eden çilek, muz, domates, ahududu, gojiberry ve kavun seraları büyük ölçüde zarar gördü. İlk belirlemelere göre yaklaşık 80 dönüm çilek, 50 dönüm muz, 30 dönüm ahududu ve gojiberry, 10 dönüm domates ile 5 dönüm kavun ekili alanın etkilendiği bildirildi.



Şiddetli hortum sadece tarım alanlarıyla sınırlı kalmadı. Bazı evlerin çatıları uçarken, bölgede yaşayan vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması sevindirdi.



Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer, Atayurt ve Arkum mahallelerinde meydana gelen zararın büyük olduğunu belirterek, "Muz, çilek, gojiberry, ahududu, domates ve kavun olmak üzere tam hasada gelmiş ürünlerimizde ciddi zarar oluştu. Üreticilerimizin hem bayramını kutluyor hem de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Allah'tan bir daha böyle afetlerin yaşanmamasını diliyoruz" dedi.



Silifke İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin sahada hasar tespit çalışmalarına başladığı, üreticilerin zararının belirlenmesi için incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanması ve bölgede ilan edilen yas süreci, Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı'nda Ramazan Bayramı sessizliğine neden oldu

20.03.2026 14:52:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:55:10
İHA
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Edinilen bilgiye göre, Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilim ve güvenlik riskleri nedeniyle sınır hatlarında önlemler en üst seviyeye çıkarıldı.

İran tarafındaki Urmiye-Sero Gümrük Kapısı yetkililerinin aldığı kısıtlama kararının ardından, Yüksekova'da bulunan Esendere Gümrük Kapısı'nda yolcu trafiğinde düzenlemeye gidildi.



Günübirlik geçişlere kısıtlama getirildi



Güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında, sınır kapısında ticari araç geçişleri devam ederken, günübirlik yolcu geçişlerine kısıtlama getirildi. Mağduriyet yaşanmaması adına vatandaşların ülkelerine dönüşlerine ise kontrollü olarak izin veriliyor. Bu çerçevede, İran'da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye girişine, Türkiye'de bulunan İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönmelerine müsaade ediliyor.



"Bayramda sessizlik hakim"



Normal şartlarda Ramazan Bayramı dönemlerinde yoğun yolcu trafiğinin yaşandığı sınır hattı, bu yıl tarihinin en sakin günlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki gerilimin yanı sıra İran tarafında ilan edilen 40 günlük yas nedeniyle sınırın karşı tarafına asılan dev siyah bayraklar dikkati çekiyor.
Hem güvenlik tedbirleri hem de yas süreci sebebiyle Esendere ve Sero gümrük kapıları, Ramazan Bayramı'nı sessizlik içerisinde geçiriyor.İHA

Antalya'da yangın faciası

Antalya'da bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı

 

20.03.2026 10:04:00
Anadolu Ajansı
Antalya'da yangın faciası
Antalya'da yangın faciası

Antalya'nın Kepez ilçesinde bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

Gaziler Mahallesi'nde yabancı uyruklu sera işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Konteynerde yapılan incelemede, anne Leyla Elali Ahmed ile çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmud Ahmed'in (4) öldüğü belirlendi.

Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmud Ahmed (53), Ahmed Ahmed (2), ismi öğrenilemeyen bir kişi ile işletme sahibi Rahman Genç (51) hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan, yangında hayatını kaybeden anne Leyla Elali Ahmed'in, hamile olduğu öğrenildi.

Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ekiplerin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemede bulundu.

Burada gazetecilere açıklama yapan Şahin, bayram sabahına acı bir haberle uyandıklarını söyledi.

Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde yangın çıktığını dile getiren Şahin, "3 konteyner alev alıyor ve burada 1 anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

Olayda 5 yaralının da bulunduğunu anlatan Şahin, "Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor, diğerlerinin durumu iyi. 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor. Milletimizin başı sağolsun, yaralılara acil şifalar diliyorum." diye konuştu.

Şahin, yaralıların 3 ayrı hastanede tedavilerinin yapıldığını bildirdi.

Yangının çıkış sebebinin araştırıldığını aktaran Şahin, "Sebebi de araştırıyoruz ama dışarıda bir soba var, orada bir mangal yapılmış. Herhalde söndürmeden yattılar, öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net 'bu sebepten oldu' diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor." diye ifade etti.

Vali Şahin, Cumhuriyet savcısının adli soruşturmayı başlattığını ve sürecin devam ettiğini belirterek, yangının çıkış sebebinin İncelemeden sonra netleşeceğini dile getirdi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.