logo
12 MART 2026


Prof. Dr. Haydar Baş'la kimler uğraşıyor?

21.12.2011 00:00:00
Ülkemizin yetiştirdiği değerli fikir ve bilim adamı Haydar Baş için bugüne kadar ortaya atılan mesnetsiz iddiaların haddi hesabı yok. Ağzı olan konuştu, eline kalem alan yazdı. İçindeki kini ve çamuru kustu... Ülkemizin yetiştirdiği değerli fikir ve bilim adamı Haydar Baş için bugüne kadar ortaya atılan mesnetsiz iddiaların haddi hesabı yok. Ağzı olan konuştu, eline kalem alan yazdı. İçindeki kini ve çamuru kustu. Şimdi de Rota Haber adlı rotasının neresi olduğu malum olan bir haber sitesinde o bildik iftiralardan biri yayınlandı.Rotahaber'de şöyle yazıyor:"Genelkurmay Başkanlığının bilgisi dâhilinde 5 Mayıs 1997 tarihli üst yazısında tüm illerdeki bağlı komutanlıklardan sivil toplum örgütleri ile ilgili bilgi isteyen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Aydan Erol, tanıdığı 1 haftalık sürenin sonunda komutanlığına geçen belgelerde fişlenmiş görünen ancak "yararlı" olduğu belirtilen bir isim bulunuyor. Rotahaber'in ele geçirdiği "Aşırı İslamcı unsurlar ve vakıfların bağlı bulunduğu tarikat ve dinî akımlar" isimli dosyanın ön listesinde yer alan 47 cemaat arasında sadece birine not düşüldüğü görülüyor. Mamak yani Kadiri Haydar Baş Grubu. Bugün Bağımsız Türkiye Partisi'nin Genel Başkanı olan ve sıkça Fethullah Gülen ile ilgili konularda gündeme gelen Haydar Baş, "MİT tarafından Fethullah Gülen'e karşı kullanılan cemaat lideri" olarak belirtiliyor. Belge üzerinde Haydar Baş'ın isminin hemen altına parantez açılarak "MİT bu şahsı F. Gülen'e karşı kullanmaktadır" deniliyor."Haber bu.Sitede ayrıca "MİT'te Hakan Fidan dönemine kadar askerin kontrolünün olduğu da biliniyor" cümlesi de ilave edilmiş.İddia edenler iddialarını ispatlamakla mükelleftirler. MİT, nasıl ve hangi yöntemle Haydar Baş'ı kullanmış? Nasıl yapmış? Kimler devreye girmiş? gibi sorulara cevap yok.Zaten bu gibi haberler "çamur at izin kalsın" amacı taşır.Bu ülkede başbakanların ABD tarafından kullanılmasını haber yapmayanların, hocafendilerin kapılarının önündeki FBI ajanlarının kontrolünde Pensilvanya'da yaşamalarını haber yapmayanların, Beyaz Saray'a gidip "bizi kullanmaya devam edin" diye yalvaran bakanları, İngiliz vatandaşı olup "İngiltere menfaatleri için çalışmaya yemin eden" bakanları haber yapmayanların 1997 yılında yazıldığı iddia edilen bir raporda geçen incecik bir yazıya hararetle sarılıp "Haydar Baş'ı MİT Fethullah Gülen'e karşı kullandı" diye çığlık atmaları tesadüf değildir.Oysa bu o kadar büyük bir palavradır ki neresinden düzeltsek bilmiyoruz.Adı geçen raporun yayınlandığı tarihten sonra (ki bu tarih, 28 Şubat kararlarının alınmasından 3 ay sonrasına tekabül ediyor) Haydar Baş ve grubuna karşı Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı operasyonları yapıldı:Dönemin Amerikancı YÖK başkanı Kemal Gürüz, savcılığa yaptığı suç duyurusunda Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğünü Türkiye'de kullanamayacağını, iddia ederek dava açar. Davanın temel konusu Haydar Baş'ın profesörlüğüdür. YÖK, Baş'ın profesörlüğüne karşı adeta savaş ilan etmiştir.Başbakan Ecevit ve dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan imzalı yazıda, "Ülke genelinde faaliyet gösteren Haydar Baş grubunun mal ve hareketlerinin takibi ile grupla irtibatlı olan vakıf, dernek, şirket vb kuruluşların incelenmesi" talimatı verilir.1998 yılında başlayan ve ilk etapta Baş-Çelik, İlmi Araştırmalar Vakfı ve Meltem Kolejleri'ni hedef alan incelemeler, daha sonra yüzlerce şirketi, binlerce kişiyi içine alacaktır.Aynı güç odakları, 28 Şubat'ın en hararetli günlerinde birbiri ardına başka düğmelere basarlar.01.04.1998 tarihinde ortakları arasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın da bulunduğu Baş-San tesislerinin Akçaabat'taki fabrikasına hesap uzmanlarınca baskın yapılır.Mülkiye Başmüfettişi, Vakıflar Genel Müdürlüğü Başmüfettişi, Polis Başmüfettişi ve Vergi Denetmenlerinden oluşan ekip ve bu ekibe bağlı yan ekipler, Türkiye'nin her vilayetinde Prof. Dr. Haydar Baş'la ilgili gördükleri kurum ve şahısları incelemeye alırlar. Bir suç unsuru bulmak ya da suç unsuru isnat edecekleri bir olayı ortaya çıkarmak için akıl almaz raporlar yazarlar. Hukuk ve insanlık tarihinin en trajikomik olayları cereyan eder.Bu süreçte, kapatılması için yoğun bir şekilde belge arayışına gidilen kurumlardan biri de İlmi Araştırmalar Vakfı'dır. Hazırladıkları raporlarda ise, bu vakıfların dehşet verici (!) suçlarından bazıları şöyle sıralanır:1- "Vakıf bünyesinde oluşturulan (zikir) grupları vasıtasıyla toplantılar yaparak 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Kanununa aykırı davranmak." 2- Vakfın Kilis Şubesi Büro Salonu'nda Kur'an okunduğunun tespit edildiği ve burada bulunan İlmi Araştırmalar Vakfı yönetim kurulu üyesi ile birlikte adı geçen şahsın ifadelerinin alındığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu?(Böylece hızlı müfettişler, vakıf şubesinin bir odasında Kur'an okunmasında bile suç unsuru bulmuşlar (!) ve savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlardı! Başka söze ne hacet!)Prof. Dr. Haydar Baş'a yönelik 28 Şubat tacizinin bir diğer örneği de, Meltem Kolejleri'nin maruz kaldığı müfettiş baskınlarıydı.Bu kolejler, Prof. Dr. Haydar Baş'ın kurduğu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın istediği bütün şartlar yerine getirilerek açılmış kolejlerdir. Her biri dört dörtlük eğitim kurumlarıydı. "Kapatın" talimatını alan müfettişler, bu kolejler üzerinde aylar süren incelemeler yaptılar. Yedi yıldan beri faaliyet gösteren bu güzide kurumları kapatmak, binlerce öğrenciyi sokağa atmak için akıl almaz raporlar hazırladılar. Bu raporlarda "penceresi dardı, merdiven kısaydı, dışardan ezan sesi duyuluyordu" gibi akıl almaz iddialarla bu okulları kapatıp binlerce öğrenciyi sokağa attılar.Girişimci işadamları tarafından ulusal ekonomik model çerçevesinde ülke kalkınmasına hizmet amacıyla kurulan SESİAD (Serbest Sanayici İşadamları Derneği), mühendislerin örgütlenmesiyle oluşan (Mühendisler Cemiyeti), doktorların kurduğu (Tıbbiyeliler Cemiyeti) de baskına maruz kalan kurumlar arasındaydı.Bütün bu kurumlar baskına uğradı, taciz edildi.Şimdi soralım:Haydar Baş'la irtibatlı gördükleri her kurumun ve şahsın üzerin giden "devlet" nasıl oluyor da aynı süreçte Haydar Baş'ı kullanmış oluyor?Haydar Baş, Fethullah Gülen'in Vatikan'a gidiş sürecine kadar kendisi hakkında tek bir kelime olumsuz söz sarf etmemiştir. Fethullah Hoca'nın Vatikan ziyareti ve papaya sunduğu mektup sonrasında da "ona uyarıcı bir mektup" gönderilmiş, hatta bununla da yetinmeyip "yakın dostlarından bir heyeti Hoca'nın evine ziyarete göndererek onunla birebir konuşturmuştur.""Kullanılma" denilen bir kelime Haydar Baş'ın semtine bile uğramamıştır.Rota Haber, madem gazetecilik yapıyor madem çok derin haber kaynakları var o halde "MİT'in ve askeri istihbaratın" Haydar Baş hakkında hazırladığı ipe sapa gelmez raporları da yayınlasın. Ergun Poyraz'ın kitaplarında bu raporlar ayrıntısıyla var.Hülasa, biz bu çamurlara alıştık.Hayatları kullanılmakla geçen çevrelerin Türkiye'nin "kullanılmayan tek kalesi olan Haydar Baş'a" böylesine yüklenmeleri karşısında sadece gülüyoruz.

İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu

İstanbul'da etkili olan yağışların ardından barajlarda doluluk oranı, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre yüzde 45,95 oldu. Mağlova Kemeri'nin bulunduğu Alibeyköy Barajı'ndaki su seviyesi yükselirken, tarihi kemerin ayaklarının bir bölümü sular altında kaldı

12.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 12.03.2026 12:50:04
İHA
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İSKİ'nin paylaştığı güncel verilere göre, İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı son haftalardaki yağışların ardından yüzde 45,96 oldu. Özellikle Alibeyköy Barajı'nda su kotunun bir miktar yükselmesiyle birlikte, 16. yüzyılda inşa edilen ve Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri'nin alt kısımlarının suyla kaplandığı görüldü.



Dronla görüntülenen kemerin çevresinde su seviyesinin kıyı şeridine kadar ulaştığı dikkat çekti. Uzmanlar, kış ve ilkbahar aylarında alınan yağışların su rezervlerine olumlu yansıdığını belirterek, tasarruf bilincinin ise sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.



Tarihi kemer yeniden suyla buluştu

Yaklaşık 4 asırlık geçmişi bulunan Mağlova Kemeri, baraj seviyesinin yükselmesiyle birlikte yeniden suyla çevrelendi. Özellikle kemerin ayak kısımlarının su altında kalması, hem barajlardaki doluluk oranını hem de yağışların etkisini az da olsa gözler önüne serdi. Tarihi yapının suyla bütünleşen görüntüsü güzel manzaralar oluşturdu.



Barajlardaki doluluk oranları ise şöyle:

"Ömerli Barajı: yüzde 65,87
Darlık Barajı: yüzde 61,98
Elmalı Barajı: yüzde 86,87
Terkos Barajı: yüzde 29,27
Alibey Barajı: yüzde 35,94
Büyükçekmece Barajı: yüzde 34,88
Sazlıdere Barajı: yüzde 29,38
Istrancalar Barajı: yüzde 36,09
Kazandere Barajı: yüzde 56,49
Pabuçdere Barajı: yüzde 30,42"

Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20 arttı

Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu

12.03.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20 arttı
Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Yaşlılar verisi paylaştı. Buna göre, yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında yüzde 9,5 iken, 2025 yılında yüzde 11,1'e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44,7'sini erkek nüfus, yüzde 55,3'ünü kadın nüfus oluşturdu.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 27,0, 2080 yılında yüzde 33,4 ve 2100 yılında yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 18,2, 2060 yılında yüzde 28,8, 2080 yılında yüzde 38,5 ve 2100 yılında yüzde 42,8 olacağı öngörüldü.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,4, 2040 yılında yüzde 17,5, 2060 yılında yüzde 25,5, 2080 yılında yüzde 29,8 ve 2100 yılında yüzde 28,2 olacağı öngörüldü.

Yaşlı nüfusun yüzde 62,9'unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü

Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 63,8'inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'unun 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,4'ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 62,9'unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,3'ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.

Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0'ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.

Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.

Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 16,2 oldu

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2'ye yükseldi.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 19,5, 2040 yılında yüzde 26,5, 2060 yılında yüzde 45,5, 2080 yılında yüzde 61,9 ve 2100 yılında yüzde 61,6 olacağı öngörüldü.

Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75'inci sırada yer aldı

Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 10,4'ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 36,0 ile Monako, yüzde 30,0 ile Japonya ve yüzde 25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 21,1 ile Kastamonu, yüzde 20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4,5 ile Şanlıurfa, yüzde 4,7 ile Hakkari izledi.

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.

Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.

Türkiye'de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.

Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü

Türkiye'de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560'ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı yüzde 26,1 oldu.

Türkiye'de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü

En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496'sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 73,5'ini yaşlı kadınlar, yüzde 26,5'ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.

Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu

En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 13,8 ile Batman, yüzde 15,0 ile Van izledi.

Yaşlı fertlerin yüzde 37,9'unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü

Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin yüzde 37,9'unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, yüzde 5,9'unun çocuğu ile aynı binada, yüzde 6,8'inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 8,3'ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 15,0'ının çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 9,3'ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin yüzde 9,9'unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 1,7'sinin Türkiye'de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.

Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 36,4'ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 39,9'unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 43,0'ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.

Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3'ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü

Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında yüzde 10,1'inin en az bir çocuğu ile aynı binada, yüzde 12,8'inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 13,3'ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 22,8'inin çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 14,2'sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3'ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 2,7'sinin Türkiye'de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.

Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili yüzde 39,8 ile Kastamonu, yüzde 39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise yüzde 4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili yüzde 4,8 ile Gaziantep, yüzde 5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.

Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında yüzde 88,4 oldu

Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında yüzde 88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 46,7'sinin ilkokul mezunu, yüzde 10,4'ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 10,4'ünün lise veya dengi okul mezunu, yüzde 9,0'ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.

Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 97,0 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu

Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında yüzde 1,5'inin hiç evlenmemiş, yüzde 83,8'inin resmi nikahla evli, yüzde 4,2'sinin boşanmış, yüzde 10,6'sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 47,5'inin resmi nikahla evli, yüzde 4,7'sinin boşanmış, yüzde 44,9'unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı yüzde 22,8 oldu

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 22,8 olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde yüzde 21,8, yaşlı kadınlarda ise yüzde 23,6 olduğu görüldü.

Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 13,1 oldu

İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 49,3 iken 2024 yılında yüzde 54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında yüzde 10,0 iken 2024 yılında yüzde 13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında yüzde 21,4 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında yüzde 2,7 iken 2024 yılında yüzde 2,9 olduğu görüldü.

Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 56,9'u tarım sektöründe yer aldı

İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 56,9'unun tarım, yüzde 32,0'ının hizmetler, yüzde 7,7'sinin sanayi, yüzde 3,4'ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.

Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların yüzde 39,9'u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.

Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 18,1 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 10,1 oldu.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında yüzde 3,0 oldu

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında yüzde 3,7 iken bu oran 2024 yılında yüzde 3,0 oldu.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,2 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 3,8 oldu.

İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 53,2 oldu

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında yüzde 27,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 53,2'ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında yüzde 61,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 46,1 oldu.

Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 16-20 Mart'ta 2025-2026 eğitim öğretim yılındaki ikinci ara tatilini yapacak

 

12.03.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrenciler, bu eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini 10-14 Kasım 2025'te yaptı. Ara tatilin ardından yarıyıl tatili de 19 Ocak Pazartesi günü başladı ve 30 Ocak Cuma günü sona erdi.

İkinci dönemin 2 Şubat'ta başlamasının ardından ikinci ara tatil 16 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 20 Mart Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, ara tatil öncesi son derslerine yarın girecek.

8 Eylül 2025'te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim dönemi, 26 Haziran'da sona erecek. 

YKS başvuruları bugün sona eriyor

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) için başvuru ve ödeme süreci bugün saat 23.59'da sona eriyor

 

12.03.2026 10:11:00 / Güncelleme: 12.03.2026 13:04:04
Anadolu Ajansı
YKS başvuruları bugün sona eriyor
YKS başvuruları bugün sona eriyor

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) için 6 Şubat'ta başlayan başvuru ve ödeme süreci bugün saat 23.59'da sona eriyor.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının açıklamasına göre, 20 ve 21 Haziran 2026'da düzenlenecek sınava henüz başvurusunu yapmayan adaylar, işlemlerini bugün tamamlayabilecek.

Başvuru merkezleri aracılığıyla yapılacak işlemler resmi çalışma saati bitimine kadar, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yapılacak başvurular ve ücret ödemeleri ise saat 23.59'a kadar gerçekleştirilebilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgilere 2026-YKS Kılavuzu'ndan ulaşılabiliyor. 

Bayram ikramiyesi tarihi netleşti

Milyonlarca emekli, Ramazan Bayramı öncesi heyecanla beklediği bayram ikramiyesi ödemelerini yakından takip ediyor. Bayram ikramiyelerine zam yapılmayacağı belirtilmişti, Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün ödeme yapılacak tarihi açıkladı
 

11.03.2026 13:45:00 / Güncelleme: 11.03.2026 15:45:41
Haber Merkezi
Bayram ikramiyesi tarihi netleşti
Bayram ikramiyesi tarihi netleşti
Milyonlarca emekli, Ramazan Bayramı öncesi heyecanla beklediği bayram ikramiyesi ödemelerini yakından takip ediyor. 2026 yılı için resmi açıklamalara göre, emekli bayram ikramiyesi 4 bin TL olarak ödenecek ve zam yapılmayacak.

Geçen yıl da aynı tutarda verilen Ramazan Bayramı ikramiyesi, bu yıl da değişmeden 4 bin TL olarak hesaplara yatacak. 

SSK (4A), Bağ-Kur (4B) ve Emekli Sandığı (4C) kapsamındaki emekliler ile dul ve yetim aylığı alan hak sahipleri de bu ödemeden yararlanacak. Ölüm aylığı alanlara ise oranlarına göre kısmi ödeme yapılacak (örneğin %75 oranında 3.000 TL). Bayram ikramiyelerine zam yapılmaması milyonlarca emekliyi hayal kırıklığına uğrattı. Her şeye zam gelirken emekli ikramiyelerine zam yapılmaması tepkilere neden oldu. İktidar tarafından Orta Vadeli Program çerçevesinde 2026 için artış yapılmadığı belirtildi.

Ödeme tarihi ve takvim

Ramazan Bayramı 20-24 Mart 2026 tarihleri arasında idrak edilecek. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duyurusu ve SGK kaynaklarına göre ikramiyeler 14 Mart 2026'dan itibaren hesaplara yatırılmaya başlanacak. 

Ödemeler, emeklilerin maaş aldıkları banka hesaplarına otomatik olarak aktarılacak, başvuru gerekmiyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddialarıyla operasyon düzenlendi. Polis ekipleri binada arama yaparken, Özel Kalem Müdürü dahil çok sayıda görevli hakkında gözaltı kararı verildi

11.03.2026 11:06:00
Haber Merkezi
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet' iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, bu sabah önemli bir gelişme yaşandı.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, belediye binasında arama ve inceleme yaptı. Soruşturma, belediyenin gerçekleştirdiği bazı mal ve hizmet alımı ihalelerinde usulsüzlük ile rüşvet ilişkisi iddialarına dayanıyor.

Operasyon çerçevesinde, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarına karıştığı öne sürülen bazı belediye görevlileri hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Çok sayıda şüpheli için gözaltı işlemi başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, gözaltına alınanlar arasında Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan da bulunuyor.

Belediye Başkanı Vahap Seçer'in, soruşturmanın belediyedeki bazı alımlarla ilgili olduğunu belirttiği ve kendisine yönelik herhangi bir inceleme ya da suçlama bulunmadığını ifade ettiği aktarıldı.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni detaylar ve gözaltı sayılarına ilişkin resmi açıklamalar bekleniyor. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, müfettiş raporları ve delillerin incelendiği belirtiliyor.

Bu gelişme, CHP'li yönetilen Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni doğrudan etkileyen en son operasyon olarak kaydedildi. Konuyla ilgili resmi makamlardan detaylı açıklama gelmesi bekleniyor.

Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem

Antalya'nın Manavgat ilçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

10.03.2026 15:09:00
İHA
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 4,1 büyüklüğünde deprem saat 14.20 sıralarında Antalya Körfezi açıklarında meydana geldi.

Manavgat'tın 18,77 açığında ve 40,87 km derinlikte meydana gelirken, Manavgat'ın yanı sıra Alanya, Serik ve Gazipaşa ilçelerinde de hafif olarak hissedildi.

Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı

MSB, hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırıldığını bildirdi

10.03.2026 12:41:00
Anadolu Ajansı
Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı
Malatya'ya Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye ve vatandaşların güvenliğini sağlamada kararlı olduğu belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliği için gerekli tedbirler alınmakta, NATO ve müttefiklerimizle danışmalarda bulunulmaktadır. Milli düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO tarafından hava ve füze savunma tedbirleri artırılmıştır. Bu kapsamda, hava sahamızın korunmasına destek sağlamak üzere görevlendirilen bir Patriot Sistemi Malatya'da konuşlandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik kapasitesini en üst düzeyde muhafaza eden ülkemiz, NATO ve müttefiklerimizle işbirliği ve istişare içinde gelişmeleri değerlendirmeye, bölgesel barış ve istikrar için gayret göstermeye devam edecektir."

İstanbul'da reçete şebekesine operasyon: 25 gözaltı

İstanbul'da. SGK'ya fatura edilen ilaçları ortak hareket ettikleri eczanelerden temin ederek üçüncü şahıslara satan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 25 şüpheli yakalandı

10.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da reçete şebekesine operasyon: 25 gözaltı
İstanbul'da reçete şebekesine operasyon: 25 gözaltı
İstanbul'da. SGK'ya fatura edilen ilaçları ortak hareket ettikleri eczanelerden temin ederek üçüncü şahıslara satan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 25 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen bir soruşturma çerçevesinde liderliğini İ.K.'nın, yöneticiliğini C.K. ve D.K. isimli zanlıların yaptığı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik çalışma yaptı.

Bir kamu hastanesinde veri giriş elemanlarının da içinde bulunduğu yapılanmayı tespit eden polis, şebekenin izini sürdü. Bazı çalışanlarla müşterek hareket eden şebekenin, hastaları hastaneye giriş yaptıkları andan itibaren takip ettikleri, onlara hastane çalışanları gibi davranarak işlemlerinde yardımcı oldukları saptandı.



Bazı hastane çalışanlarını kullanan şebekenin, hastalara fiyatları yüksek olan ilaçları fazladan reçete ettikleri ve anlaşmalı eczanelere yönlendirdikleri ve bu işlemlerden komisyon aldıkları belirlendi. Şebekenin, hastaların bilgisi dışında reçetelere fazla yazılan yüksek fiyatlı ve SGK'ya fatura edilen ilaçları ortak hareket ettikleri eczanelerden temin ederek el altından üçüncü şahıslara sattıkları ve devleti büyük zarara uğrattıkları anlaşıldı.

Mali Şube Polisi tarafından yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyon için düğmeye basıldı. Haklarında yakalama kararı verilen liderliğini İ.K.'nın, yöneticiliğini C.K. ve D.K. isimli zamlıların yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünün 25 üyesinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüphelilerin kaldıkları adreslerdeki aramalarda ise zanlılara ait cep telefonları, bilgisayarlar, harici hafıza ve USB bellekler dahil tüm cihazlara el konuldu. Yakalanan 25 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı açıkladı

10.03.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı
Siber suçlardan 360 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 24 il merkezli 'Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 360 şüphelinin yakalandığı kaydedildi.



Açıklamada, "Siber suçlarla mücadele kapsamında son 10 gündür polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 360 şüpheli yakalandı. 24 İl merkezli 'Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 162'si tutuklandı, 125'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, pos tefeciliği yaptıkları, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden ürün satış dolandırıcılığı, yatırım dolandırıcılığı temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları tespit edildi.



Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 24 ilde operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın güvenliği için siber suç ve suçlularla mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Polislerimizi, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.