‘Sana güven telkin edenle otur’
Hasan Basri buyurdu ki: “Vallahi, sonradan güvene kavuşmana rağmen, seni korkutanlar ile düşüp kalkacağına, baştan sana güven telkin ederek korkunç durumlar ile karşılaşmana yol açanlar ile düşüp kalkman senin için daha hayırlıdır”
10.08.2023 21:00:00
Hakan Akkuş
Hakan Akkuş





İmam Gazali Hazretleri şöyle anlatıyor:
Buhari ve Müslim'in rivayetine göre; "Sen (önce) en yakın hısımlarını ikaz et" (Şuara 214) mealindeki ayet inince Peygamberimiz ayağa kalkarak Kureyş kabilesi mensuplarına şöyle seslendi: "Ey Kureyşliler! Kendinizi Allah'tan satın alin. Ben sizi Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Abdülmenafoğulları, sizi Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Allah Resûlü'nün amcası İbn-i Abbas, seni Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Allah Resûlü'nün halası Safiye, seni Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Muhammed'in kızı Fâtıma, Benden dilediğin malı iste, fakat seni Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam."
Bir gün Hz. Aişe, "O kimseler ki, Allah'a dönecekler diye kalpleri ürpererek kendilerine verilenden verirler. İşte onlar iyiliklere koşanlar ve bu alanda birbirleri ile yarışanlardır' (Mü'minun, 60-61) mealindeki ayet hakkında Peygamberimize (s.a.v.), "Ayetin kastettiği kimseler zina eden, çalan, şarap içen ve bunlar ile birlikte Allah'tan korkan kimseler midir?" diye sorar.
Peygamberimiz ona şu cevabı verir: "Hayır Ebû Bekr'in kızı, hayır! Ayet namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren ve bunlara rağmen, işlediği iyilikler, kabul edildi mi, yoksa edilmedi mi diye Allah'tan korkan kimseleri kastetmektedir."
Adamın biri Hasan Basri'ye (r.a.), "Yâ Said, kalbimi nerede ise sevincinden uçuracak şekilde bana ümit telkin edenlere karşı nasıl davranmamı tavsiye edersin?" diye sorar.
Hasan Basri adama şöyle cevap verir: "Vallahi, sonradan güvene kavuşmana rağmen, seni korkutanlar ile düşüp kalkacağına, baştan sana güven telkin ederek korkunç durumlar ile karşılaşmana yol açanlar ile düşüp kalkman senin için daha hayırlıdır."
Hz. Ömer suikasta uğrayıp sırtından hançerlendiği zaman ölmek üzere iken oğluna der ki: "Vay başıma gelenlere! Çabuk yanağımı yere değdir. Anası olmayan! Eğer Allah bana rahmet etmezse yazık bana, vay halime!"
İbn-i Abbas (r.a.) ona der ki: "Yâ emirü'l-mü'minin, bu ne korku! Oysaki Allah (c.c.) sana nice fetihler nasip etmiş, nice şehirler ele geçirmeye seni vasıta kılmış, sana nice nice başarılar göstermiştir."
Hz Ömer ona, "Kimseye zulmetmeden ve kimsenin zulmüne uğramadan kurtulmak isterdim" der.
(Mukaşefetü'l-Kulûb)
Buhari ve Müslim'in rivayetine göre; "Sen (önce) en yakın hısımlarını ikaz et" (Şuara 214) mealindeki ayet inince Peygamberimiz ayağa kalkarak Kureyş kabilesi mensuplarına şöyle seslendi: "Ey Kureyşliler! Kendinizi Allah'tan satın alin. Ben sizi Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Abdülmenafoğulları, sizi Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Allah Resûlü'nün amcası İbn-i Abbas, seni Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Allah Resûlü'nün halası Safiye, seni Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam. Ey Muhammed'in kızı Fâtıma, Benden dilediğin malı iste, fakat seni Allah'ın hiçbir hükmünden kurtaramam."
Bir gün Hz. Aişe, "O kimseler ki, Allah'a dönecekler diye kalpleri ürpererek kendilerine verilenden verirler. İşte onlar iyiliklere koşanlar ve bu alanda birbirleri ile yarışanlardır' (Mü'minun, 60-61) mealindeki ayet hakkında Peygamberimize (s.a.v.), "Ayetin kastettiği kimseler zina eden, çalan, şarap içen ve bunlar ile birlikte Allah'tan korkan kimseler midir?" diye sorar.
Peygamberimiz ona şu cevabı verir: "Hayır Ebû Bekr'in kızı, hayır! Ayet namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren ve bunlara rağmen, işlediği iyilikler, kabul edildi mi, yoksa edilmedi mi diye Allah'tan korkan kimseleri kastetmektedir."
Adamın biri Hasan Basri'ye (r.a.), "Yâ Said, kalbimi nerede ise sevincinden uçuracak şekilde bana ümit telkin edenlere karşı nasıl davranmamı tavsiye edersin?" diye sorar.
Hasan Basri adama şöyle cevap verir: "Vallahi, sonradan güvene kavuşmana rağmen, seni korkutanlar ile düşüp kalkacağına, baştan sana güven telkin ederek korkunç durumlar ile karşılaşmana yol açanlar ile düşüp kalkman senin için daha hayırlıdır."
Hz. Ömer suikasta uğrayıp sırtından hançerlendiği zaman ölmek üzere iken oğluna der ki: "Vay başıma gelenlere! Çabuk yanağımı yere değdir. Anası olmayan! Eğer Allah bana rahmet etmezse yazık bana, vay halime!"
İbn-i Abbas (r.a.) ona der ki: "Yâ emirü'l-mü'minin, bu ne korku! Oysaki Allah (c.c.) sana nice fetihler nasip etmiş, nice şehirler ele geçirmeye seni vasıta kılmış, sana nice nice başarılar göstermiştir."
Hz Ömer ona, "Kimseye zulmetmeden ve kimsenin zulmüne uğramadan kurtulmak isterdim" der.
(Mukaşefetü'l-Kulûb)















































































