logo
23 HAZİRAN 2026

Süper çözüm: Ver kurtul

10.01.2013 00:00:00
Yazımıza bir soru ile başlayalım.
1980'li yıllarda terör örgütü PKK'yı Türkiye'nin başına bela edenlerin nihai amacı neydi?
Cevap malum; Türkiye'yi bölmek.
ABD, AB, Ermenistan ve elbette İsrail beslemesi bu örgüt  yıllar içinde hedefine adım adım ulaştı.
Bu süreçte Türkiye'yi yönetenlerin üstün gayretlerini de unutmamak lazım!
Altın vuruş ise AKP hükümetine nasip (!) oldu.
Açıla saçıla terör örgütünün istediği noktaya geldik.
Artık devletimiz bölücü başıyla masada.
Özerklik istiyorlar!
Hükümetimiz bu talebi kabul etmeye çok yakın hatta hazır, gelen sinyaller bu yönde.
Tek sorun vatandaş.
Gerçi milletimiz 10 yıldan bu yana hazım kapasitesinin epeyce geniş olduğunu defalarca ispat etti.
Ancak milletimizin kendini geliştirip özerkliğe de evet demesi gerekiyor.
Bunun için biraz daha zaman lazım ama öyle fazla bir zaman değil.
Birkaç yıl içinde bu işin olup bitmesi gerekiyor.
Küresel oyun sahiplerinin bu milletin hazmını beklemeye tahammülü yok.
Bunun için medyası, ana muhalefeti adeta seferber olmuş durumda.
Hep bir ağızdan iktidarın Öcalan ile yaptığı görüşmeye destek veriyorlar.
Bir katliam şebekesini ve onun elebaşını bize şirin göstermeye çalışıyorlar.
Bu koro batı destekli örgütün isteklerine boyun eğmeyi, şehit kanlarının yerde kalmasını yani büyük bir hezimeti bize zafer olarak yutturmak istiyor.
***
Bu noktada Başbakan Erdoğan'ın "Öcalan'a ev hapsi ve genel af söz konusu değil" şeklindeki açıklamasına dikkat çekmek istiyorum.
Erdoğan'ın genel üslubunu bilen biri olarak bu cümleye yoğunlaşmanızı ve önümüzdeki süreçte  bu yönde atılacak adımları takip etmenizi tavsiye ediyorum.
Bakın BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü neler söylüyor; “Başbakanın ‘olmaz’ dediği pek çok şeyin olduğun, ‘olur’ dediği pek çok şeyin olmadığını gördüğümüze göre bu bir karine teşkil etmez. Ne olacağını toplumsal hayat, siyasi güç dengesi belirler.”
Üzülerek Kürkçü'nün haklı olduğunu söylemek durumundayım.
Çünkü Erdoğan'ın olmaz dediği öyle şeyler oldu ki...
***
Yazımızın bu bölümünde hükümetimizin sorun çözme taktiğine dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bildiğiniz gibi sloganları "çözümsüzlük çözüm değildir"
Şimdi bir kaç örnek verelim.
1- Terör sorununu PKK'nın taleplerine evet diyerek çözmek istiyorlar.
2- Kerkük sorununu Barzani'nin taleplerine evet diyerek çözdüler!
3- Kıbrıs sorununu Rumların taleplerine evet diyerek çözmek istiyorlar
4- Ege sorununu Yunanistan'ın taleplerine evet diyerek çözmek istiyorlar.
5- Ermeni sorununu Ermenilerin taleplerine evet diyerek çözmek istiyorlar.
***
Valla beyler!
Bu mantıkla Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok.
Ver kurtul!
Süper çözüm taktiği doğrusu.
Dışişleri Bakanımız Davutoğlu'nun stratejik derinliği böyle bir şey galiba!..
 
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.