HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet

30.07.2012 00:00:00
Suudi Arabistan Vahhabi rejimi istihbarat servisine bağlı Sefa kanalı, Müslümanları katleden ve bölgede kaos ortamı yaratan Özgür Suriye Ordusu adlı terör örgütünü Ehlibeytin katilleri olan Ümeyye Oğullarının torunları olarak tanıtması bunların ve yandaşlarının kimliklerini ve Suriye'de iş başına geldikleri taktirde ne tür çirkeflikleri yapacaklarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Suriye'de her gün günahsız insanları öldüren bu canilerin terör örgütlerinin adları da oldukça dikkat çekici. Peygamber efendimizin evladı ve Ehlibeyt İmamlarının üçüncüsü olan İmam Hüseyin ve ailesinin katledilerek esir alınmaları emrini veren "Yezid İbni Muaviye" ve İmam Hüseyin'in mübarek başını kesen mel'un "Şimr b. Zil Cevşen" isimlerinin bu gruplara verilmesi aslında bir tesadüf değil bir düşüncenin tezahürüdür.
Aslında her şey açık net olarak ortada ve bellidir. Eğer Beşşar Esad İsrail'e karşı Lübnan'ın ve Hizbullah'ın yanında olmasaydı, bugün Beşşar'ın düşmesini ısrarla isteyenlerin yanında Beşşar Esad dünyanın en iyi liderlerinden birisi olmuş olurdu. Böyle olmadığı için onlara göre Beşşar zalimdir, canidir.
Bir depreme bile hazırlıklı olmayan ülkeler ve toplumların varlığını bilmeyen yoktur.  Dört bir yanımızda ve içimizde ateş kıvılcımlarını körükleyenler ve neticesinde gerekirse savaş  yoluyla da olsa Beşşar Esad gitmeli ısrarında olanlar var. Suriye olaylarında Irak'ın, İran'ın, Suriye'nin, Rusya'nın Çin'in bazı ülkelerin siyasi tutum ve anlayışına olan bakışları olumsuzdur. Bir Beşşar gitsin, Suriye'de yönetim değişsin derken sınırlarımızda bağımsız bir devletin kurulmasının temellerini yavaş yavaş atanlar ve her geçen gün hedeflerinde ilerleyenler var. Bunları görüp zararın neresinden dönülürse kardır hesabı ile yeniden komşularımız ile olan ilişkilerimiz gözden geçirilmelidir.
Suriye'de bu anlattığımız şeyler yaşanıyorken dünyanın gözleri önünde Arakan'da birtakım vahşetler yaşanmaktadır.
Bugün eski adıyla Burma yeni adıyla Myanmar'ın Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlar büyük baskı ve şiddet altında hayat mücadelesi veriyor. Sistematik bir soykırıma maruz kalan Arakanlı Müslümanlar gün geçtikçe artan tecavüzler, diri diri yakılmalar, elleri ayakları bağlanarak nehirlere atılmalar, toplu sürgün ve katliamlarla ülkelerini terk etmeye zorlanıyorlar.
Arakan'daki kan donduran katliamlar karşısında tüm dünya derin bir sessizliğe gömülmüş durumda. Nerede Suriye'ye yoğunlaşan sözde insan haklarını savunanlar. Siz ey sözde mazlumdan ve insan haklarından yana olanlar, sizlere sormak lazım Suriye'de bu güne kadar Beşşar Esad kendi halkını canlı canlı toplu bir halde yaktı mı, kendi halkının ellerini ayaklarını bağlayarak nehirlere attırdı mı. Elbette ki hayır. Bunlar Arakan da Müslümanlara karşı yapılmaktadır bugün. Son bir ayda Arakanda toplu olarak vahşice öldürülenlerin sayısı binlercedir ve bunların suçu ise Müslüman olmalarıdır.
Bu yaşananlara karşı batının, sözde insan hakları havariciliği yapanların ve her fırsatta biz mazlumun yanındayız deyip de zalimlerden yana olanların derin sessizliği ve Suriye konusunda her gün ver yansın edercesine bildiriler ve açıklamalar yapmaları aslında her şeyi ortaya koymaktadır.
Bugün Müslümanlara yönelik yapılan bu vahşet, dehşet verici boyutlara ulaştı. Genç kızlar tecavüze uğrarken, camiler ve evler içlerindeki kadın, çocuk ve yaşlılarla ateşe veriliyor. Binlerce Müslüman'ın zorla göç ettirildiği ülkede, küçük çocuklar elleri bağlanıp nehre atılıyor. Arakan'da sadece bir günde bine yakın insan vahşi yöntemlerle katlediliyor.
Bu olayların temel nedeni Müslümanların "ben" hastalığına kapılıp "biz" kimliğini yitirmeleri, nefsi çıkarları ön planda tutmaları, ahiret kaygısının zayıflaması, temel merkezli birlik ve beraberliğin olmamasıdır. Bugün sözde İslâm Konferansı, Arap Birliği gibi birlikler sadece kâğıt üzerinde vardır ve her yıl birçok maddi külfetler ile yapılan vahdet konferansları da sadece program anında etkili olur. Ancak programda Müslümanların dirlik ve birliğine dair uzun vadeli somut şeyler yapılmaz ve bu konferanslarında etkisi konferansın yapıldığı salonlarda kalır. Bunların yapılması nihai bir çözüm değildir. Bu konuda hangi mezhepten olursa olsun duyarlı, basiretli, şuurlu, ahiret kaygısı olan bütün ilim adamları, kanaat önderleri, akademisyenler, gazeteciler, sanatkârlar, etkin insanlar bir araya gelerek kâğıt üzerinde kalmayacak somut şeyler yapmalıdırlar. Zira biz Müslümanların tamamı bir ve aynı geminin yolcularıyız. Geminin bir köşesinde felaket meydana gelirse bütün yolcuların duyarlı olması gerekir aksi takdirde gemideki tüm yolcuları felaket beklemektedir…
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

30.07.2011, 30.07.2010, 30.07.2009, 30.07.2008, 30.07.2007, 30.07.2006, 30.07.2005, 30.07.2004, 30.07.2003, 30.07.2002, 30.07.2001, 30.07.2000, 30.07.1999, 30.07.1998, 30.07.1997, 30.07.1996, 30.07.1995, 30.07.1994, 30.07.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.