logo
31 MAYIS 2026

Tek kelimeyle 'harikasınız'

16.06.2008 00:00:00
Avrupa Şampiyonası A Grubu'ndaki son maçında son 20 dakikaya 2-0 yenik giren A Milli Takımımız, 75'de Arda, 87 ve 89. dakikalarda Nihat Kahveci'nin attığı gollerle Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerek tarihi bir zafere imza atttı. Adını Avrupa'nın en iyi 8 takımı arasına yazdıran millilerimizin çeyrek finaldeki rakibi Hırvatistan...

 

Türkiye'nin çeyrek final hayalleri tarihi bir galibiyetle gerçeğe dönüştü. 13. Avrupa Futbol Şampiyonası'nda A Grubu'ndaki 3. ve son maçında Çek Cumhuriyeti ile karşılaşan A Milli Takım, 2-0 yenik duruma düştüğü maçta sahadan 3-2 galip ayrıldı.

Rakibini tarihinde ilk kez tarihi bir sonucun ardından yenen milliler, grubunu 6 puanla Porterkiz'in ardından ikinci sırada tamamlayarak, EURO 2008'de çeyrek finale yükselen taraf oldu.

İsviçre'nin Cenevre kentindeki Stade de Geneve'de oynanan maça Çek Cumhuriyeti uzun toplar ve kanatlardan geliştirdiği ataklarla baskı kurarak başladı. Rakip kaleye gitmekte zorlanan ay-yıldızlılarımız karşısında Koller'in indirdiği toplarla pozisyon arayan Çekler, 36 yaşındaki tecrübeli golcünün 34. dakikadaki kafa vuruşuyla 1-0 öne geçti. Hücum organizasyonlarında sıkıntı yaşayan A Milli Takım ise, Tuncay ve Nihat'ın şut denemelerinde başarılı olamayınca soyunma odasına 1-0 yenik indi.

Semih-Sabri değişikliğiyle girdiği ikinci devreye nispeten daha istekli başlayan milliler, 53'te Tuncay'ın kafa vuruşuyla ilk tehlikesini yarattı. Bu bölümde topa daha çok sahip olan Türkiye, Emre Güngör'ün sakatlığı nedeniyle kenara geldiği 62. dakikada gelişen kontratakta Plasil'in golüyle topu ikinci kez ağlarında gördü.

Golün ardından psikoloik olarak oyundan kopmak üzere olan ay-yıldızlıları İsviçre maçının kahramanı Arda kendine getirdi. 75. dakikada Hamit'in sağdan ortasına güzel bir vuruş yapan genç yıldız, farkı 1'e indirdi. Golün moraliyle rakip kaleye yüklenen milliler, 82. dakikada Servet'le kaçırdığı eşitlik sayısının ardından 87. dakikada Çek kalecisi Cech'i elinden kaçırdığı topta Nihat'ın golüyle beraberliği sağladı. Tarihi gecede kapanış yine Nihat'tan geldi. 2 dakika sonra tekrar sahne olan golcü şık bir vuruşla millileri 3-2 öne geçirdi. Uzatma anlarında kaleci Volkan, Koller'e yaptığı hareket nedeniyle direkt kırmızı kart görürken, Tuncay'ın kalede olduğu son anların ardından Türkiye, futbol tarihine geçecek 3-2'lik galibiyete imza attı.

A Milli Takım bu sonucun ardından A Grubu'nda mücadele ettiği 13. Avrupa Futbol Şampiyonası'nı 6 puanla 2. sırada tamamlayarak tur atladı. 1996 ve 2000'den sonra tarihinde 3. kez finallerde boy gösteren Türkiye, ikinci kez çeyrek finale yükselme başarısı göstererek, B Grubu birincisi Hırvatistan'ın rakibi oldu.

Türkiye ile Hırvatistan arasındaki çeyrek final mücadelesi 20 Haziran Cuma günü Viyana'nın Ernst-Happel Stadı'nda saat 21.45'te oynanacak.

VOLKAN VE AURELİO CEZALIHırvatistan maçında birçok as futbolcumuzdan yoksun olarak mücadele edeceğiz! Milli Takımımızın orta sahadaki en önemli isimlerinden Mehmet Aurelio, Çek Cumhuriyeti karşısında gördüğü sarı kart ile cezalı duruma düştü .Maçın 11. dakikasında Servet ile Koller'in mücadelesinde hakemin Çekler lehine faul vermesine itiraz eden Aurelio sarı kart görünce, finallerdeki 2. sarı kartını almış oldu. Aurelio Hırvatistan karşılaşmasında forma giyemeyecek!  Öte yandan maçın son dakikalarında Koller'e müdahalede bulunup kırmızı kart gören Volkan da Hırvatistan maçında oynamayacak!

SIRA SENDE HIRVATİSTANEURO 2008'de tarih yazıldı! Milli Takımımız, Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırdı.Şimdi sıradaki rakip Hırvatistan. Milli Takımımız, EURO 2008 çeyrek finalde Hırvatistan ile karşı karşıya gelecek. Yer: Viyana, Stat: Ernst Happel Stadion, Tarih: 20 Haziran ve Saat: 21.45!

TERİM: BU GALİBİYET TARİHE GEÇERMilli Takımımızın EURO 2008'e çıkmasının ardından açıklama yapan Fatih Terim, "Bu tarihe geçecek en önemli zaferlerden birisi" dedi.

İşte Fatih Terim'in açıklamaları: "Tarihe geçecek çok önemli zaferlerden birisi. Milli takımızın oyunu bu olmalı. İlk yarıyı çözemedik ama ikinci yarıda oyunu çözdük ve Viyana'ya gidiyoruz. Bu oyunla kaybetseydik bile bu takım herkesin takdirini kazanacaktı. Nihat'ı, Hamit'i neden oyundan çıkarmadığımızı soruyorlar; işte bunun için bu oyuncuları oynatıyoruz. Kırmızı kart doğrudur. Volkan sinirlerine hakim olmalıydı ama biz işlerimizi hep Türk usulü yapıyoruz. Gizliyi saklıyı da beceremiyoruz ama hepsini öğreneceğiz" dedi.

NİHAT: İNANDIK VE KAZANDIKÇek Cumhuriyeti'ne son dakikalarda 2 gol birden atarak çeyrek finale adını yazdıran kahramanlardan birisi olan Nihat Kahveci, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, "İlk yarı gerçekten rezil bir futbol oynadık ama inanarak çeyrek finale çıktık" dedi.

İşte Nihat Kahveci'nin yaptığı açıklamalardan Ligtv.com.tr'nin derledikleri: "Ben her zaman söylüyorum futbolda dün yok bugün var. Bugün de gol attığım için mutluyum. Bu goller takımımı galibiyete taşıdığı için mutluyum. Bu takım mücadelesini bırakmadı özellikle Arda'nın golünden sonra daha çok inandık. Şu anda çeyrek finaldeyiz."

"Avrupa şampiyonası'ndayız ve bütün takımlar çok güçlü. İlk yarı gerçekten rezil bir futbol oynadık. İlk yarıdan sonra bütün riskleri ele aldık ve kazandık. Bu gece herkes keyfini çıkarsın ama bu takıma sahip çıkılsın. Bu sevince ihtiyacımız vardı. Elbette eleştirileceğiz ama eleştiriyi de bu sevinci de abartmayalım. Bundan sonra Hırvatistan maçına hazırlanacağız ve inşallah çeyrek finale çıkacağız"

ARDA: TÜRK HALKI İÇİN OYNUYORUZEURO 2008'de büyük bir iş çıkaran genç yıldızımız Arda Turan maçtan sonra yaptığı açıklamada "İlk yarı çok kötü oynadık. Devre arasında çok üzgündük. Soyunma odasında konuştuk. Kaybedeceksek onurlu bir şekilde kaybedelim dedik" ifadesini kullandı. "Çok şükür ki ondan sonrası geldi. Biz her zaman şunu söyledik: Biz Türk halkı için mücadele ediyoruz. Onların mutlu olması için.. Buradan maddi bir beklentimiz yok. Bu takımın geleceği çok fazla. Ümit ediyorum ki çeyrek finalden de fazlasını yaşayacağız" sözlerini sarfeden Arda "Artık bu zaferi kutlamanın zamanı geldi" dedi.

TEŞEKKÜRLER CECH !..O dünyanın en iyi kalecilerinden biri ama her kaleci gibi o da büyük hatalara imza atıyor !.. Üstelik de çok ağır sonuçlara sebep olarak !.. Çek Cumhuriyeti kalecisi Peter Cech, takımı son dakikalara 2-1 önde girmişken öyle bir hata yaptı ki maçı adeta Millilerimize altın tepside sundu !.. Millilerimizin beraberlik golü için saldırdığı 88. dakikada Hamit'in ortasında Cech topu elinden kaçırdı. Golcümüz Nihat'a da topu boş kaleye göndermek kaldı. Ve herkes "Cech'in hatası maçı penaltılara taşıdı" derken Nihat'ın 2. golü geldi, Millilerimiz 3-2'lik galibiyetle EURO 2008'in en iyi 8 takımından biri oldu.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o

Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

30.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 30.05.2026 10:32:21
AA
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

Mısır'ın emektar file bekçisi, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan karşısında forma giydiğinde 45 yaşından 161 gün almıştı.

El-Hadary, böylece 43 yaş 3 gün ile en yaşlı futbolcu ünvanını elinde bulunduran Kolombiyalı kaleci Faryd Mondragon'u geride bırakmayı başardı.

Kamerunlu Roger Milla, 1994 Dünya Kupası'nda 42 yaş 39 günlükken Rusya'ya karşı görev yaptı.

Kuzey İrlandalı Pat Jennings, 1986 Dünya Kupası'nda 41 yaşında Brezilya karşısına çıktı, İngiliz Peter Shilton da 1990 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında 40 yaş 292 günlükken forma giydi.

Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

30.05.2026 09:43:00
AA
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvasının finalinde Fransa temsilcisi PSG ile İngiltere temsilcisi Arsenal, bugün Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de karşı karşıya gelecek.

"Devler Ligi" final müsabakasına 67 bin seyirci kapasiteli Puskas Arena ev sahipliği yapacak.

PSG, 2 kez finale çıkıp 1 kez kazanabildi



Paris Saint-Germain, tarihinde 3. kez UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde boy gösterecek.

2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Alman ekibi Bayern Münih'e 1-0 yenilerek kupayı rakibine kaptıran Fransa temsilcisi, geçen sezon ise İtalya'nın Inter takımını 5-0'lık skorla mağlup ederek mutlu sona ulaştı.

PSG, üçüncü kez yükseldiği finalde üst üste ikinci zaferini kovalayacak.

Arsenal ilk peşinde

"Topçular"UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk için mücadele edecek.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı. Başarıyı, 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden ilk kupasıyla ayrılmanın hesaplarını yapıyor.

İki takım arasındaki 8. Randevu

PSG ile Arsenal, UEFA organizasyonlarında 8. kez karşı karşıya gelecek.

İki ekip arasında ikisi UEFA Kupa Galipleri Kupası, 5'i UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7 maçta dengeli sonuç ortaya çıktı. İki ekip de ikişer galibiyet alırken 3 mücadele beraberlikle sonuçlandı.

Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı


 
Barcelona, İngiliz futbolcu Anthony Gordon'ı renklerine bağladı. İspanyol ekibi, 25 yaşındaki kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzaladı. 

30.05.2026 00:38:00 / Güncelleme: 30.05.2026 00:47:48
HABER MERKEZİ/AA
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı

Türkiye'de önde gelen takımlar 'transfer lakırdısı deryası'nda kaybolurken, İspanya Birinci Futbol Ligi takımlarından Barcelona, İngiliz kanat oyuncusu Anthony Gordon'ı transfer etti. Kulüpten yapılan açıklamada, Premier Lig ekibi Newcastle United'da forma giyen 25 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.

Hedef Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu

Barcelona, bu yıl La Liga'yı zirvede tamamlamıştı ancak Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Atletico Madrid'e kaybetmişti. Katalan ekibi son olarak 2015'te Şampiyonlar Ligi'ni kazanmıştı. 

Barcelona'ya transferinden dolayı çok mutlu olduğunu belirten ve tanıtım videosunda İspanyolca konuşan Gordon, "Bu dili bir gün Barcelona forması giyeceğime inandığım için öğrendim. Newcastle'da bir fizyoterapist vardı ve her gün konuşurduk. Ona bir gün Barcelona'da oynayacağımı ve İspanyolca öğrenmek istediğimi söylemiştim" ifadelerini kullandı.

İşte transfer ücreti

İspanyol ekibin, transfer için 70 milyon pound (80 milyon Euro) bonservis ödediği basına yansıdı.

2023'te Everton'dan Newcastle United'a transfer olan İngiliz futbolcu, 152 maçta 39 gol attı.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti

Futbol devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa'yı sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou’yu kadrosuna katmak için savaş veriyor

29.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Fenerbahçe Avrupa'nın devleriyle transfer yarışına girişti
Avrupa futbolunun devleri PSG ve Bayern Münih, Fransa Ligue 1'i sallayan 21 yaşındaki stoper Ismaëlo Ganiou'yu kadrosuna katmak için savaş veriyor. Fenerbahçe'de başkan adaylarından birisi de transfer piyasasını altüst edecek çılgın bir operasyonla "cehennem"den zaferle çıkmaya hazırlanıyor.






Yeni sezon öncesi savunma hattını dünya çapında bir potansiyelle güçlendirmek isteyen Fenerbahçe'nin, Fransa Ligue 1 ekiplerinden RC Lens forması giyen ve bu sezon gösterdiği performansla Avrupa devlerini peşine takan Ismaëlo Ganiou transferinde mutlu sona yakın olduğu iddia edildi. Hem Aziz Yıldırım hem de Hakan Safi'nin stoper transfer edeceğini açıkladığı ortamda 2005 doğumlu yıldız adayının kime söz verdiği ise sır.






23 MAÇTA 3 GOL ATAN STOPER

Lens formasıyla Ligue 1'de 23 maçta şans bulup 3 gol atan 1.85'lik stoper, sergilediği istikrarlı grafik ve sağlam fiziksel yapısıyla dikkat çekti. Değerini hızla 10 milyon Euro seviyesine çıkaran genç savunmacı için devler sıraya girmiş durumda.






PSG ve Marsilya'nın yakından takip ettiği Burkina Fasolu stoper için Bayern de devrede. Alman ekibinin, takımdan ayrılması beklenen eski Kim Min-jae'nin ideal alternatifi olarak Ganiou'yu belirlediği ve menajeriyle ilk teması kurduğu iddia edildi.






MAAŞI SADECE 450 BİN EURO

Ancak tüm bu dev ilgisine rağmen, oyuncu tarafıyla kurulan sıcak temaslar neticesinde Fenerbahçe'nin imza aşamasına en yakın kulüp olduğu bildirildi.

Yıllık tahmini maaşı 450 bin Euro civarında olan Ganiou için RC Lens, bu yüksek ilgiyi büyük bir nakit girdisine çevirmeyi hedefliyor. Fransız ekibinin kapıyı 20 ila 30 milyon Euro arasında bir bonservis bedeliyle açabileceği belirtiliyor. Fenerbahçe yönetiminin bu transferi bitirmek istediği konuşuluyor.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.