logo
08 ŞUBAT 2026

Türkiye İran'ın hedef tahtasında!

17.03.2008 00:00:00


ABD'nin Ortadoğu politikaları temel hedefin Türkiye ile İran'ı birbiriyle savaştırmak olduğu artık pek çok kişi tarafından kabul edilen bir gerçek. ABD'nin Ortadoğu'da attığı çoğu adımlar bu hedefe hizmet etmek için atılmaktadır. Bu yazıda ABD'nin Türkiye-İran çatışması için son dönemde attığı bazı adımları tek tek ortaya koymaya çalışacağız. Bu adımlardan özellikle ABD'nin Polonya ve Çek Cumhuriyetine kurmayı planladığı füze savunma sisteminin üçüncü ve en önemli ayağı olan radar istasyonunu Türkiye'ye kurmak istemesinin nedenleri üzerinde duracağız. Gerçi sadece radar istasyonunun Türkiye'de kurulmasının tehlikelerini irdelerken Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün "füze sistemleri Türkiye'ye kurulabilir mi?"  sorusuna "bu konu NATO'nun konusudur" cevabını vermesi, sadece radar sistemini değil, füzelerin de Türkiye'ye konuşlanması ihtimalini gündeme getirmiştir. 20-21 Mart'ta Türkiye'de olması beklenen ABD savunma Bakanı Dick Cheney de bu konu gündemli toplantılar yapacak.Değerlendirmelere geçmeden önce şunu hemen ifade etmek gerekiyor ki, sadece radar sisteminin bile Türkiye'ye yerleştirilmesi fazlasıyla İran'ı Türkiye'ye karşı kışkırtmaktadır. Hele füze sistemlerinin de Türkiye'de farklı farklı noktalara yerleştirilmesinin Türkiye-İran arasında oluşturacağı gerilimin ne düzeyde olacağını kimse önceden kestiremeyecektir.Radar istasyonu Türkiye'de bu kadar tepki oluşturmuşken bir de füze sistemlerinin de Türkiye'ye kurulabileceği tartışmaları ortaya atıldı. Bunun amacı, "ölümü gösterip sıtmaya razı etmek" kabilinden tüm sistemi Türkiye'ye kuracağız diyerek radar sisteminin kurulmasını garanti etmek olabilir. Bunu da akıldan çıkartmamak gereklidir.* Türkiye ile İran 369 yıldan bu yana savaşmamıştır!Osmanlı ile İran arasında 17 Mayıs 1639'da imzalanan "Kasr-ı Şirin" antlaşmasıyla Türk milletiyle İran halkı arasında savaşlar son bulmuştur. Türkiye ile İran arasında 369 yıldan bu yana savaş olmamıştır. Kasr-ı Şirin antlaşması bugünkü Türkiye - İran ve Irak - İran sınırını belirleyen anlaşmadır. Daha sonraki tarihlerde çıkan Osmanlı - İran Savaşlarında ortaya çıkan sınır meseleleri hep Kasr-ı Şirin antlaşması temelinde çözümlendi. O tarihlerde Doğu Anadolu'dan başlayıp Basra Körfezinde sona eren 2185 km.'lik Osmanlı-İran sınırını belirleyen bu antlaşma aynı zamanda bugünkü Türkiye-İran ve Irak-İran sınırının da büyük ölçüde belirlemiştir.* Atatürk'e göre Türkler ve İranlılar soyca kardeşti!Atatürk'e göre Türkler ve İranlılar soyca kardeşti ama mezhep savaşları yüzünden ayrı düşmüşlerdi. Bundan dolayı Atatürk Türkiye-İran ilişkilerine çok önem veriyor ve iki ülke arasındaki bağların kuvvetlenmesi için hiçbir şeyi ihmal etmiyordu. 1934 yılında İran şahı Rıza Şah Pehlevi Türkiye'ye davet edildi. İran şahı Rıza Şah Pehlevi Atatürk'ün en yakın dostuydu. Bu bağlamda Atatürk İran şahı için "Özsoy Operası" adlı bir opera yazdırıp besteletmişti. Opera Türklerle İranlıların tarihin derinliklerinde kardeş oldukları konusunu işleyen bir eserdi. Metnin yazılmasıyla Atatürk doğrudan ilgilenmiş ve bestesini de Adnan Saygun'a yaptırtmıştı.  Özsoy Operası 19 Haziran 1934 günü İran Şahı Rıza Pehlevi'nin huzurunda oynanır. Hayli başarılı olur. Bu jest karşısında çok duygulanan Rıza Şah Pehlevi, "Kardeşim!" diyerek, Atatürk'e sarılmıştır. Bu ziyarete büyük önem veren Atatürk, İran Şahıyla birlikte Ege ve Marmara bölgesinde uzun bir geziye çıkarak Cumhuriyet yönetiminin ülkedeki başarılarını tanıttı. 6 Temmuz 1934'e dek yirmi beş gün Türkiye'de kalan Pehlevi, Atatürk'ten esinlenerek, kendi ülkesinde önemli askerî, idarî ve ekonomik reformları gerçekleştirmiştir. Atatürk bu dönemde Rıza Şah'a Türkiye'de üretilen bir uçak hediye etmiştir.* ABD'li yetkililer İran için geliyorlar!Türkiye'ye önce ABD Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral James Cartwright, yine Şubat ayında ABD Adalet Bakanı Michael Mukayes sonra da ABD Savunma Bakanı Robert Gates Türkiye'ye geldi. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney de radar istasyonu için 20-21 Mart'ta Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in Şubat ayı sonunda ziyaret ettiği Ankara'da Genelkurmay'la, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bu konuyu görüştüğü açıklandı. Bu görüşmelerde Türkiye'ye kurulması düşünülen radar istasyonu konusunun da ele alındığı belirtildi. * ABD Türkiye'den İran'la ilgili ne istiyor?ABD'nin İran'a saldırıya yönelik olarak Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya kurmayı planladığı, füze savunma sisteminin üçüncü ayağı olan ve kilit önemdeki "X-Band" radar istasyonunun Türkiye'ye kurulması isteniyor. Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya alternatif olarak Azerbaycan'ın düşünüldüğü de söyleniyor. Bu sistem için en uygun ülke Türkiye midir? sorusuna aşağıda cevap arayacağız.* "X-BAND" radar sitemi hakkında bilgiler:* X-band radar sistemleriyle İran'ın göndereceği çok küçük füzeler bile ateşlenir ateşlenmez algılanabilecek.* Türkiye'ye kurulacak olan radar istasyonu, Azerbaycan'a ya da Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya kurulması düşünülen füze sitemlerini otomatik ateşleyecek.* İran füzeleri hedefine varmadan imha edilmesi sağlanacaktır.* ABD'nin kurmak istediği bu radar sistemi Türkiye'nin İran sınırına yakın bir bölgesine yerleştirilecek. * Türkiye'ye kurulacak olan "X- Band" radar istasyonunun amacı, İran'dan fırlatılan balistik füzelerin belirlenmesi ve buna karşı Amerikan füzelerini harekete geçirmek olduğu ifade ediliyor. * Türkiye'nin Güneydoğu'sunda yeni bir ABD üssü kurulacak!X-Band radar sistemleri için 60 personele ihtiyaç vardır. Bu personel elbette ki Amerikalı olacaktır. Kurulacak tesisler için 10 hektarlık bir alan gerekmektedir. Bu alan sadece tesisler içindir. Bu tesisleri korumak için gereken personel ve teçhizat için ise çok daha geniş bir alan gereklidir. Bu da yeni bir ABD üssünün Türkiye'de kurulacağı anlamına gelmektedir. Bu yeni üs İran'ı vurmak amaçlı kurulduğu ise akıldan çıkarılmamalıdır. * Radar İstasyonu için en uygun ülke Irak olduğu halde neden Türkiye'de  ısrar ediliyor?X-Band radar sitemleri 4000 km'den füzeleri tespit etme yeteneğine sahiptir. Düşük sinyalli füzelerin tespit edilmesi için ise 2000 km uzaklık yeterlidir. Dolayısıyla İran'ı kontrol etmek için kurulması düşünülen radar istasyonu için aslında en uygun ülke ne Türkiye ne de Azerbaycan'dır. Çünkü bu ülkeler için İran'ın bazı yerleri 2500 kilometreden bile uzak konumdadır. Bütün bu gerçekler bu radar sistemleri için en uygun ülkenin Irak olduğunu göstermektedir. Irak'ta da Basra bölgesi pekâlâ bu radar istasyonu için en uygun bölge olabilir. Çünkü Basra bölgesi İran'ın her yerine uygun bir mesafededir ve X-Band Radar istasyonu Basra bölgesinde Türkiye'de olduğundan çok daha verimli bir şekilde çalışacaktır. Irak'ın Basra kenti için İran'ın en uzak yeri 1600 kilometre uzaklıktadır. Bu gerçeklere rağmen Irak değil de Türkiye'nin seçilmesi, bu sistemlerin ülkemize ısrarla yerleştirilmek istenmesindeki amacın Türkiye ile İran'ı birbirine karşı kışkırtmak olduğunu göstermektedir.* Hedef İsrail'i korumak değil Türkiye-İran çatışmasıABD, İran'ın bölge ülkelerinden çok İsrail'i tehdit ettiğinden hareketle bu füze savunma sistemini kurmak istediğini ifade etmektedir. O zaman en mantıklı olan bu radar istasyonunun İsrail'den İran'a uzanan bir hat üzerinde herhangi bir noktaya kurulmasıdır. Oysa Türkiye'ye kurulması istenmektedir. Bu da hedefin İsrail'in ve başka ülkelerin güvenliğinden çok İran-Türkiye çatışması üzerine kilitlendiğini göstermektedir. * İran'ın silah sitemleri Türkiye'ye odaklanacak!Türkiye'ye yerleştirilecek bu radar sitemleri, İran'dan fırlatılan herhangi bir füze tespit ettiğinde, Amerikan'ın başka yerlere kuracağı füze sistemlerini otomatik olarak ateşleyecektir. Bu da İran'ı vuracak füzelerin düğmesine Türkiye'den basılacağını göstermektedir. İran'ın Türkiye'yle karşı karşıya gelmesi için bundan başka bir adıma gerek yoktur.İran'ı vuracak olan füzelerin hedefinin tespit edileceği radar istasyonunun Türkiye'de olması ve İran füzelerini imha edecek savunma füzelerinin ateşleme düğmesine Türkiye'deki radar istasyonundan basılacak olmasından dolayı İran, ilk olarak Türkiye'deki bu istasyonu vuracaktır. Bu da İran'ın tüm silah sitemlerinin Türkiye'ye yönelmesini sağlayacaktır. Türkiye de buna kayıtsız kalmayacak ve silahlarını İran'a yöneltecektir. Bu radar sistemi Türkiye dışında başka bir ülkede olursa İran hiç düşünmeden o ülkeyi vuracaktır. İran, Türkiye ile karşı karşıya gelmek istememektedir. Ama açıkça İran'ı hedef alan radar istasyonu Türkiye'ye kurulursa İran'a başka bir seçenek bırakılmamaktadır. İşte Türkiye - İran sıcak çatışmasının başladığı nokta burası olacaktır.* Türkiye'de kurulacak radar istasyonu ne zaman kullanılacak?Türkiye'ye kurulması düşünülen Radar sistemi sadece İran saldırınca mı kullanılacaktır? Bu soru çok önemlidir. Çünkü kesin olarak şunu ifade edebiliriz ki, ilk saldıran taraf İran olmayacaktır. ABD ve İsrail'in başını çektiği bir koalisyon İran'a saldıran taraf olacaktır. Gidişat bunu göstermektedir. Dolayısıyla İran herhangi bir saldırı sırasında doğal olarak ülkesini savunmaya çalışacaktır. Böyle bir durumda Türkiye'deki bu sistemlerin rolü ne olacaktır? ABD'nin kontrolünde olan bu sistemler İran'ın kendini savunmasını engellemek için kullanılacaktır. İran'ın savunma sistemleri Türkiye'deki sistemlerle devre dışı bırakılacaktır. Böylesi bir durumda İran elbette ki, radar istasyonunun konuşlandığı ülkeyi ve füze sistemlerinin bulunduğu noktaları hedef alacaktır. * Füze sistemlerine NATO kapsamında izin verilmesi gündemdeAKP hükümetinden gelen ilk açıklamalara göre böyle bir ihtimal olabilir. Şu önemli gerçek unutulmamalıdır. NATO müttefiklerimiz Türkiye'yi bugüne kadar pek çok noktada yalnız bırakmıştır. PKK terörü konusunda Türkiye'yi yalnız bırakan ve hatta PKK'ya NATO envanterine kayıtlı silah ve teçhizat sağlayan ülkelere güvenerek İran'la karşı karşıya geleceğini bile bile ülkemizi ateşe sokmak çok büyük bir yanlış olacaktır. Kıbrıs konusu da NATO müttefiklerimizin yüzde yüz haklı olduğumuz konularda Türkiye'yi nasıl yalnızlığa terk ettiklerinin bir ispatıdır. Barış harekâtı başlamadan önce "siz haklısınız, sizin yanınızdayız" diyen batı ülkeleri harekât başladıktan sonra topyekun Rumların safına geçmişlerdir. Dolayısıyla ister NATO olsun ister Birleşmiş Milletler, hangi isimle olursa olsun Türkiye'yi İran'ın hedefi yapacak bir yanlış adım kesinlikle atılmamalıdır. Bu yanlış adım atılırsa bunun hesabını kimse veremez.* BBC'nin Türkiye-İran üzerine düzmece anketiTam bu dönemde BBC'nin yayınladığı düzmece bir anket, Türkiye-İran gerilimini körüklemek için medyanın da kullanıldığını göstermiştir.

İngiliz yayın kuruluşu BBC tarafından 21 ülkede yapılan bir düzmece ankete göre, İran'ın nükleer programını durdurmak için bu ülkeye askeri harekât düzenlenmesi ya da yaptırım uygulanmasına verilen destek azalırken İsrail, Güney Kore ve Türkiye'de ise bu oranlarda artış olmuş. BBC'nin bu düzmece anketine göre İran'a karşı ekonomik yaptırım uygulanması veya askeri harekât yapılmasına verilen destek, Avustralya'da yüzde 52'den yüzde 42'ye, İngiltere'de yüzde 43'ten yüzde 34'e, Almanya'da yüzde 46'dan yüzde 37'ye, ABD'de yüzde 66'dan yüzde 60'a düştü. İsrail'de destek 2006'dan bu yana yüzde 62'den yüzde 71'e,'de yüzde 47'den yüzde 53'e, Türkiye'de yüzde 21'den yüzde 33'e çıktı. Böyle düzmece anketler de Türkiye ile İran'ın birbirlerine karşı bilenmesine hizmet etmektedir. Hem de Türk siyasilere ABD'nin yanında olmaları konusunda cesaret vermeye çalışılmaktadır.Son sözOrtadoğu'da meydana gelen son gelişmeler, bölge ülkelerinin beraber hareket etmeleri gerektiğini göstermektedir. Bölgenin iki güçlü ülkesi Türkiye ve İran'ın onları çatıştırmak isteyen ABD ve İsrail gibi ülkelere verebileceklere en güçlü cevap birlikte hareket ettiklerini göstermek olacaktır. Bu önemli ve Ortadoğu'da dengeleri değiştirecek politikayı ortaya koyabilecek Atatürk gibi bir liderin işbaşında olmadığı dönemleri yaşadığımız gerçeğinden hareketle hükümetlerden en azından bu iki kadim milleti savaşın eşiğine getirecek adımları atmaktan kaçınmalarını bekliyor ve istiyoruz.
 
Orhan Dede / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.