logo
03 OCAK 2026


Türkiye’nin AB serüveni bitmelidir

25.12.2012 00:00:00
Türkiye - AB Karma İstişare Komitesi’nin (KİK) 31. Toplantısı, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Başkanı Nilsson’ın katılımıyla gerçekleşti. Bağış, ‘’AB süreci Türkiye’de kadınıyla erkeğiyle, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Alevisi - Sünnisiyle, sendikasıyla, borsasıyla, esnafıyla, çiftçisiyle yediden yetmişe herkesin ortak paydasıdır ve bu ortak paydayı elimizde tutmak çok önemlidir’’ ifadeleri ile bir AB tablosu çizdi
AB’nin her kesime hitap eden bir noktada olduğu fikri sayın bakana aittir.
Bu çerçevede üyelik, 1919’larda verilen Kurtuluş Mücadelesi veya milli bir dava şeklinde gösterilmeye çalışılmaktadır. AB nedir ki Türk milletinin topyekûn evet diyeceği bir vazgeçilmez olsun?
AB ülkelerinde yeraltı kaynakları bitmiştir, nüfusu yaşlanmıştır ve en önemlisi ortak paraya geçişle beraber ekonomik olarak sonlarını kendi elleri ile hazırlamışlardır.
Euro’ya geçişin ilk anından beri yaptığımız ikazın doğruluğu Yunanistan’da, İtalya’da, ispanya’da, Portekiz’de, İrlanda’da, Romanya’da ve Macaristan’da yaşanan ağır ekonomik kriz ile ispatlanmaktadır.
Birlik üyesi ülkeler, ayrılmanın hesabında iken, AB’nin Türk milletinin ortak paydası olduğunu ifade etmek enteresandır.
Bazı konuşmalarda, Türkiye’nin AB üyeliği, “yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz” şeklinde tarif edilmektedir.
Oysa özelleştirmeler ile kar getiren kurumlarını satmış, yeraltı kaynaklarını yabancılara ruhsatlar ile devretmiş, ekonomisi İMF talimatları ile borç alma üzerine kurulu, sosyal patlamanın eşiğindeki genç nüfusu işsiz Türkiye, krizdeki AB’nin hangi yükünü hangi kuvveti ile alabilir?
Sayın bağış, aynı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan ambargolardan bahisle ambargoların kalkmasını tekrarlamıştır.
KKTC’ye uygulanan ambargoların temelinde, AB serüvenimizin ilk anından beri altını çizdiğimiz, “Müslüman dünyanın Hıristiyan AB’ye dahil olamayacağı” hakikati vardır.
Unutulmamalıdır ki, 2004 referandumunda, adada bulunan Türkler, birleşik Kıbrıs’a “evet” dedikleri halde, Rum kesimi “hayır” demiştir. Bu “hayır”, asimile olmayı kabul etmiş Türkleri dahi kabul etmeyen Batının tavrıdır. Yani ambargo bahanedir.
Yeni anayasa ile kuvvetler ayrılığının gereğine de vurgu yapılan konuşma, aslında Türk iç ve dış siyasetinin olaylara yaklaşımını göstermektedir. Bugün AB veya Kıbrıs meselesi veya anayasa yazım çalışmaları sürecinde maalesef bakış açısı hep aynıdır.
Hangisinde milli menfaatler ön planda tutulmakta, hangisinde milletin derdi dikkate alınmaktadır. Biz neden AB’ye üye olmaya endekslendik, neden Yavruvatan Kıbrıs’ı Rum kesimi ile birleştirmeyi düşünüyoruz?
Üniter yapıyı bırakarak, başkanlık sistemine neden geçeceğiz?
Atatürk Türkiye’sinde onun milli çizgisinde bunların izahı yapılamaz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları
Bu da oldu: ABD, bir devlet başkanı kaçırdı
ABD'ye dünya genelinde tepkiler yükseldi
Hem iç, hem dış borç artıyor
Türkiye BORÇ içinde yüzüyor
Çin ve Rusya gafil avlandı
Maduro son görüşmesini Çin heyetiyle yapmıştı!
İşin içinde bit yeniği var!
Maduro'nun nereye götürüldüğü şimdilik belirsiz
Venezuela Savunma Bakanı Lopez:
"Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler"
Gözler TÜİK'in açıklamasında
Memur ve emekliler 5 Ocak'ı bekliyor
Trump'tan Venezuela saldırısı açıklaması
"Maduro ve eşi yakalandı, ülke dışına çıkarıldı"
Yeni düzenlemeden haber de yok!
GSS ve Bağ-Kur prim borcu olanlara sağlık hizmeti yok!
Çoğu çalışan böyle bir izin türü olduğundan habersiz!
'Kafa izni'ne talep artıyor
Venezuela: ABD, sivil ve askeri tesislere saldırdı
"Saldırının amacı petrol ve madenler"
Malatya'da heyecanlı dakikalar
Meteorun düşme anı kamerada
İsrail'in "STK" kararına BM'den tepki
"Derin endişe duyuyoruz"
Somali'nin BM temsilcisinden "Somaliland" açıklaması
"Somaliland fikri tamamen yıkım amaçlı"
İran'dan ABD'nin tehdidine cevap
"İran'ın her türlü saldırıya vereceği karşılık hızlı olacak"
Almanya'da 100 milyon euroluk banka soygunu
En çok mağdur olanlar Türklerin de aralarında olduğu göçmen kökenliler
Bu da oldu: ABD, bir devlet başkanı kaçırdı
ABD'ye dünya genelinde tepkiler yükseldi
Hem iç, hem dış borç artıyor
Türkiye BORÇ içinde yüzüyor
Çin ve Rusya gafil avlandı
Maduro son görüşmesini Çin heyetiyle yapmıştı!
İşin içinde bit yeniği var!
Maduro'nun nereye götürüldüğü şimdilik belirsiz
Venezuela Savunma Bakanı Lopez:
"Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler"
Gözler TÜİK'in açıklamasında
Memur ve emekliler 5 Ocak'ı bekliyor
Trump'tan Venezuela saldırısı açıklaması
"Maduro ve eşi yakalandı, ülke dışına çıkarıldı"
Yeni düzenlemeden haber de yok!
GSS ve Bağ-Kur prim borcu olanlara sağlık hizmeti yok!
Çoğu çalışan böyle bir izin türü olduğundan habersiz!
'Kafa izni'ne talep artıyor
Venezuela: ABD, sivil ve askeri tesislere saldırdı
"Saldırının amacı petrol ve madenler"
Malatya'da heyecanlı dakikalar
Meteorun düşme anı kamerada
İsrail'in "STK" kararına BM'den tepki
"Derin endişe duyuyoruz"
Somali'nin BM temsilcisinden "Somaliland" açıklaması
"Somaliland fikri tamamen yıkım amaçlı"
İran'dan ABD'nin tehdidine cevap
"İran'ın her türlü saldırıya vereceği karşılık hızlı olacak"
Almanya'da 100 milyon euroluk banka soygunu
En çok mağdur olanlar Türklerin de aralarında olduğu göçmen kökenliler
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.