logo
21 TEMMUZ 2026

Türkiye'ye veto hakkı geliyor

13.12.2001 00:00:00
 
Gazete AB'nin Türkiye'ye, AB müdahale gücünün harekatlarıyla ilgili olarak veto hakkı vermeye hazırlandığını yazdı. Gazetenin haberinde, Amerikalı ve İngiliz diplomatların geçen hafta Türk hükümetiyle anlaşmaya vararak hazırladıkları ve AB hükümetlerine ilettikleri bir raporda, "AB müdahale gücünün, hiçbir şart altında ve hiçbir kriz sırasında müttefik bir ülkeye karşı görev yapmaması" önerisinin yer aldığı hatırlatıldı.

Öneriler arasında, gücün NATO'ya ait tesislerden istifade etmemesidurumunda bile, müttefik ülkelere veto hakkı verilmesinin bulunduğu kaydedilen haberde, Yunanistan'ın bu önerilere karşı çıktığına, önerilerin kabul edilmesi durumunda Türkiye'nin, gücün operasyonları konusunda fiilen veto hakkına sahip olacağına işaret edildi.

Gazetede bu konuda "Türk kelepçesi" başlığıyla yayımlanan bir yorumda da, "Koşmak isteyen bacaklarını bağlamamalı. Ancak büyük bir ekonomik güç olan AB, askeri konulara geldiği zaman aynen bunu yapıyor. Bu alanda dikkatli davranmak gerekli, ama AB müdahale gücününgelecekte nerede görev yapacağına karar verilmesini Türkiye'nin eline vermek büyük bir siyasi aptallık" denildi.

DABİS artık İŞKUR Mobil'de

Öğrenciler ve veliler tercihlerini artık iş gücü piyasası verileriyle destekleyebilecek

21.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
DABİS artık İŞKUR Mobil'de
DABİS artık İŞKUR Mobil'de
Lise ve üniversite tercih döneminde gençlerin eğitim ve kariyerlerine ilişkin daha bilinçli kararlar verebilmelerini desteklemek amacıyla Danışman Bilgi Sistemi (DABİS), İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden öğrenci ve velilerin erişimine açıldı.

LGS'ye giren yaklaşık 1 milyon ve YKS'ye giren yaklaşık 2.5 milyon olmak üzere toplamda 3.5 milyon genci ilgilendiren süreçte, veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. DABİS'in İŞKUR Mobil uygulamasına taşınmasıyla birlikte öğrenciler, veliler ve mezunlar mesleki alanlar ile üniversite bölümlerine ilişkin iş gücü piyasası göstergelerine doğrudan erişebilecek.

DABİS tercih döneminde öğrencilerin okul ve bölüm seçimine katkı sunuyor

İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler aracılığıyla sunulan DABİS sayesinde kullanıcılar, mesleki alanlar ve üniversite bölümleri hakkında kapsamlı bilgi edinebilecek. Sistem, eğitim tercihlerini yalnızca mevcut eğitim seçenekleri üzerinden değil, mezuniyet sonrasında karşılaşılabilecek iş gücü piyasası koşulları dikkate alınarak değerlendirmeye imkân sağlayan güvenilir bir kariyer rehberliği altyapısı sunuyor. DABİS'in İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden erişime açılmasıyla veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetleri daha kapsayıcı ve erişilebilir hâle getirildi.

Mesleki alanlar ile ön lisans ve lisans programlarından mezun olan kişilerin eğitimden çalışma hayatına geçiş süreçlerini farklı yönleriyle ortaya koyan DABİS, kapsamlı bir kariyer bilgi sistemi niteliği taşıyor.

Sistemde;

• İş bulma süresi,

• Ücret dağılımı,

• Ortalama çalışılan işyeri sayısı,

• İstihdam oranı,

• Girişimcilik oranı,

• Girişim yaşam süresi,

• Akademide çalışma oranı,

• Sektör bazında dağılım

gibi mesleki alanı tercih edecekler için 14 gösterge, üniversite bölümü tercih edecekler için 15 gösterge yer alıyor. 

Kullanıcılar sistem üzerinden farklı mesleki alanları, üniversiteleri ve bölümleri karşılaştırabiliyor; böylece tercih etmeyi düşündükleri alanlara ilişkin istihdam, ücret, iş bulma, kariyerde ilerleme ve girişimcilik görünümünü bütüncül biçimde inceleyebiliyor.

DABİS'te yer alan farklı birçok gösterge, mesleki alanları ve bölümleri tanıma fırsatı sunuyor

DABİS'te sunulan göstergeler; Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) ve Millî Eğitim Bakanlığından (MEB) alınan lise ve üniversite mezun bilgileri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınan 2010-2024 yılları arasındaki çalışan bilgilerinin anonimleştirilerek eşleştirilmesiyle oluşturulan mikro veri setlerinin analizine dayanıyor. Bu kapsamda farklı kurumlardan elde edilen eğitim, sosyal güvenlik ve istihdam verileri belirli metodolojik kurallar çerçevesinde bir araya getirilerek iş gücü piyasası göstergeleri oluşturuluyor.

Meslek lisesi ve yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler, mezunların yalnızca bir işe girip girmediğini değil, çalışma hayatındaki devamlılıklarını ve mesleki hareketliliklerini de ortaya koyuyor. Mesleki alan ve üniversite bölüm bazında hesaplanan istihdam oranı göstergesiyle mezunların güncel yıl içerisindeki istihdam oranları görülebilirken, mesleki alan bazındaki bölgesel istihdam oranı göstergesiyle de mezunların eğitim aldıkları ilde istihdam edilme durumları incelenebiliyor.

İlk iş bulma süresi de tercih sürecinde gençlerin en fazla merak ettiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. DABİS'te mezunların ilk işlerine ne kadar sürede yerleştikleri ayrıntılı biçimde gösteriliyor. Bu kapsamda, mezuniyetten önceki altı ay içinde çalışmaya başlayanlar ile mezuniyet sonrasındaki ilk altı ayda, altı-on iki ay arasında ve on iki aydan daha uzun sürede iş bulanlar ayrı ayrı değerlendiriliyor. Böylece öğrenciler, tercih etmeyi planladıkları mesleki alan veya üniversite bölümünden mezun olan kişilerin çalışma hayatına ne kadar sürede geçiş yaptığını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyor.

Yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler üniversite ve bölüm bazında hesaplanıyor. Sistem, ön lisans ve lisans programlarından mezun olanların iş gücü piyasasındaki durumunu çok boyutlu olarak ortaya koyuyor. Üniversite mezunlarının girişimcilik durumu da sistemde ayrı bir gösterge olarak yer alıyor. Mezuniyetten önceki altı ay ile mezuniyet sonrasındaki çalışma yaşamında kendi girişimini kuran mezunların oranları bölüm ve üniversite bazında hesaplanıyor. Bunun yanı sıra mezunların kariyerleri boyunca kaç farklı iş yerinde çalıştıkları ve girdikleri bir işte ortalama ne kadar süre kaldıkları da kullanıcıların incelemesine sunuluyor.

DABİS üzerinden üniversite mezunlarının bir işten ayrıldıktan sonra yeni bir işe geçiş süreleri, kurdukları girişimlerin faaliyetlerini ne kadar süre devam ettirdiği, çalıştıkları sektörler ve işletme büyüklükleri de incelenebiliyor. Böylece bir bölümün mezunlarının yalnızca işe girme oranı değil, çalışma hayatında hangi sektörlerde ve hangi ölçeklerdeki işletmelerde yoğunlaştığı da görülebiliyor.

Mezuniyet sonrası çalışma hayatına ilişkin bir öngörü sağlıyor

DABİS, gençlerin yerine tercih yapan bir sistem olma özelliği taşımıyor. Sistemde yer alan göstergeler tek başına kesin bir iş veya ücret garantisi sunmuyor. Geçmiş dönemlerde mezun olan kişilere ait toplulaştırılmış veriler üzerinden genel bir iş gücü piyasası görünümü sunan sistem, ekonomik koşulların, bireysel yetkinliklerin, yabancı dil bilgisinin, iş deneyiminin, yaşanılan bölgenin ve kişisel tercihlerin mezuniyet sonrasındaki kariyer sonuçlarını etkileyebileceği gerçeğini de göz önünde bulunduruyor.

DABİS, öğrencilerin yalnızca "Hangi bölümü kazanabilirim?" sorusuna değil, "Bu alandan mezun olduğumda beni nasıl bir çalışma hayatı bekleyebilir?" sorusuna da cevap bulmalarına katkı sağlıyor. Kullanıcılar, tercih etmeyi düşündükleri mesleki alan veya üniversite bölümüne ilişkin mezunların iş bulma sürelerini, çalışma devamlılıklarını, ücret dağılımlarını, girişimcilik eğilimlerini ve yoğun olarak çalıştıkları sektörleri karşılaştırabiliyor. Böylece eğitim tercihleri daha fazla veriye dayalı ve daha bilinçli şekilde yapılabiliyor.

Dijital hizmetlerin yanı sıra yüz yüze kariyer danışmanlığı hizmetleri de kesintisiz şekilde devam ediyor. İŞKUR İl Müdürlükleri ve Hizmet Merkezlerinde görev yapan İş ve Meslek Danışmanları, tercih döneminde öğrencilere ve velilere bireysel kariyer danışmanlığı hizmeti sunmayı sürdürüyor.

2020 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda uygulanan DABİS platformu, 2025 yılı Temmuz ayında İŞKUR'a devredildi. Devir sürecinin ardından sistem, 81 ilde görev yapan İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler tarafından aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. İŞKUR Mobil uygulamasıyla birlikte bu hizmet artık yalnızca danışmanlar ve rehber öğretmenler aracılığıyla değil, öğrenciler, veliler ve mezunlar tarafından da doğrudan erişilebilir hâle geldi.

DABİS ile veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, tercih süreçlerinde doğru ve güvenilir bilgiye erişimin artırılması ve gençlerin eğitim ile çalışma hayatına ilişkin kararlarını iş gücü piyasası verileri ışığında desteklemeleri amaçlanıyor.

Peki, öğrenci ve veliler sisteme nasıl erişebilecek?

Kullanıcıların sisteme erişim için öncelikle IOS ve Android marketlerden İŞKUR Mobil uygulamasını indirmeleri ve profil oluşturduktan sonra Danışman Bilgi Sistemi'ne girerek mesleki alanlar için Ortaöğretim, üniversite bölümleri için Yükseköğretim sekmelerini seçmeleri gerekiyor.

2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme puanlarına göre, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı

21.07.2026 11:54:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026-YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verileri açıkladı.

Buna göre, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i, Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857'si, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370'i sınava katılmadı.

Katılanlardan, TYT oturumunda 246, AYT'de 49, YDT'de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

Yerleştirme puanları

Ortaöğretim Başarı Puanı'nın sınav puanlarına eklenmesiyle hesaplanan 2026-YKS yerleştirme puanlarına göre, TYT'de 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.

Ayrıca, TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısalda 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290, dilde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı. 

Avcılar'da metrobüste yangın

Avcılar'da metrobüsün motor kısmında yangın çıktı. Yolcular kısa sürede tahliye edilirken, yangın söndürüldü

21.07.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
 
Avcılar'da metrobüste yangın
Avcılar'da metrobüste yangın
Avcılar Mustafa Kemalpaşa'da seyir halinde olan metrobüsün motor kısmında yangın çıktı. Yangın nedeniyle metrobüste bulunan yolcular tahliye edildi.

Olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Görevlilerin müdahalesi sonrası yangın söndürülerek soğutma çalışması yapıldı. Yangın nedeniyle metrobüs seferlerinde aksamalar yaşandı. Metrobüs, İETT'ye ait çekici ile olay yerinden çekildi.

Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025'te aile mahkemelerinde görülen davaların temizleme oranı yüzde 102,1 olarak gerçekleşti

 

21.07.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün boşanma, nafaka, velayet, ayrılık ve evlenmenin iptali davalarına ilişkin 2016 ile 2025 yılları arasındaki istatistik verilerini açıkladı.

Buna göre, 2025'te ilk derece mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası geldi. Boşanma davalarında 2025'te verilen karar sayısı, yıl içinde açılan dosya sayısını geçti. 2016'da yüzde 92,9 olan temizleme oranı, geçen yıllardan devreden davalara ilişkin kararlarla birlikte yüzde 102,1'e ulaştı.

Evlenmenin iptali davalarında ise 2025'te 349 yeni dava açıldı. Dosya temizleme oranı da yüzde 120,1 olarak kayıtlara geçti.

Yıl içinde açılan davadan fazla dosyada karar verildi

Müdürlüğün 10 yıllık verilerine göre, nafaka davalarında yüzde 88 olan dosya temizleme oranı, 2025'te yüzde 108,2'ye yükseldi.

Velayet davalarında ise 2016'da yüzde 68,8 olan dosya temizleme oranı, 2025'te 103,3'e çıktı.

Aynı dönemde evlenmenin iptali davalarında temizleme oranı yüzde 112,7'den yüzde 120,1'e, ayrılık davalarında ise yüzde 79,1'den yüzde 106,8'e yükseldi.

Veriler, 2025'te boşanma ve boşanmayla ilişkili davalarda mahkemelere yıl içinde gelen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlandığını ortaya koydu.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen G.İ'nin savcılık ifadesine ulaşıldı

21.07.2026 06:20:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Doku'nun sınıf arkadaşı G.İ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, Gülistan Doku ile 2018 yılında Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde öğrenim görmeye başladıklarını anlattı.

Doku ile Atatürk Mahallesi'nde bulunan farklı binalardaki yurtlarda kaldığını belirten G.İ, "Gülistan Doku adaletli, merhametli, neşeli çok iyi bir kızdı. Siyasetle ilgisi yoktu. Okuluna gelip giderdi. Son dönemlerde KPSS'ye hazırlanıyordu. Bunun için kitaplar almıştı. Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi. Okul dışındaki zamanlarda kafelerde, restoranlarda garson olarak çalışırdı." beyanında bulundu.

G.İ, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un kıskançlık nedeniyle genç kızı kısıtladığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"Mesela Gülistan'la biz stajdan çıktıktan sonra bir yere gitmek istediğimizde Zeinal'a sorardı. Ancak Zeinal gitmesine izin vermezdi. Hiçbir yere gitmesine izin vermiyordu. Tartışmaları da genellikle bu sebeple oluyordu. Çok ayrılıp barışıyorlardı ancak Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 günü Zeinal'ın evine neden gitti ben de anlam veremedim. Çünkü o tarihe kadar ilk defa çok uzun süredir ayrılardı. Hatırladığım kadarıyla Aralık 2019 ortalarından itibaren hiç irtibatları olmadı. Ancak Zeinal ile Gülistan'ın kaybından sonra görüştüğümde bana 'ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu, annemle babam da kavga etti' demişti. O dönem Gülistan'ın derdine düştüğümüz için Zeinal'a kendisine ne yaptığını, neden her şeyin onun yüzünden olduğunu sormak aklıma gelmedi. Sonrasında da herkes Zeinal'dan şüphelendiği için onunla bir daha diyaloğa girmedim."

Doku'yu hastaneye götürmüş

Şüpheli Mustafa Türkay Sonal ve Umut Altaş'ı tanımadığını savunan G.İ, şunları söyledi:

"Gülistan kaybolmadan önceki haftalarda çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz görünüyordu. Çok zayıflamıştı. Hatta tarihini hatırlamıyorum ancak 2019 aralık ayında bir gün Gülistan çok hastaydı, ayakta duramıyordu ve çok mide bulantısı vardı. Bana kendisini hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben kendisini hastaneye götürdüm. Hastaneye giderken de 'kusacağım' diyordu, kendini zor tutuyordu. Karın ağrısı da vardı. Ancak doktorun odasına beni almadılar, kendisi girdi. Gülistan yatış istedi ancak doktor bunu kabul etmemiş. Neyi olduğunu sorduğumda bana hiçbir şey söylemedi. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu, karnı ağrıyordu ve çok solgun görünüyordu. Ben Gülistan'a neyin var diye sorduğumda cevap vermedi. O günden birkaç gün sonra Gülistan tekrar hastaneye gittiyse bundan benim haberim yoktur. Ondan sonraki günler hatırladığım kadarıyla biraz daha iyi görünüyordu. Ancak bitkinlik, solgunluk hali devam ediyordu ve yemekhanede yemek yediğimiz zamanlar 'yediğim şeyler kokuyor gibi midemi bulandırıyor' diyordu. İştahsızdı. Çok az yiyip bırakıyordu."

Gebelik testi yaptırdığından haberi olmamış

Gülistan Doku'nun gebelik testi yaptırdığından haberi olmadığını öne süren G.İ, "Hamile olup olmadığından da şüphelenmedim. Ancak 2019'un kış ayında mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş dönmesi yaşayıp onu hastaneye götürdüğümde Zeinal ile uzun süredir ayrı olduklarını bildiğim için hamile olacağına dair ihtimal vermedim." bilgilerini verdi.

Doku soruşturması kapsamında bugün Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ile Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi, 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu gözaltına alınmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı

Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli tutuklandı

21.07.2026 05:00:00
AA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı
Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 10 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün'ün tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik, şüpheli Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülen 10 şüphelinin savcılıkta ifadeleri alınmıştı.

İfade işlemlerinin ardından şüphelilerden Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderilmişti. AA

Yine kırmızı bülten yine Türkiye

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet ekiplerinin ortak operasyonunda, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan İran uyruklu Kasra Ashrafi gözaltına alındı

20.07.2026 22:18:00
Anadolu Ajansı
 
Yine kırmızı bülten yine Türkiye
Yine kırmızı bülten yine Türkiye

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet ekiplerinin ortak operasyonunda, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan İran uyruklu Kasra Ashrafi gözaltına alındı.

MİT'in yürüttüğü istihbari çalışmalar sonucunda uluslararası düzeyde uyuşturucu ticareti suçlamasıyla aranan Kasra Ashrafi'nin Bodrum'da bulunduğu tespit edildi.

Belirlenen adrese MİT ile emniyet birimlerince operasyon düzenlendi.

Operasyonda Ashrafi, gözaltına alındı.

Adreste yapılan aramada 45 bin avro, bir soğuk kripto cüzdan, altın ziynet eşyaları, iki kol saati ve altı cep telefonu ele geçirildi.

Operasyon sırasında Ashrafi'nin yanında bulunan eşi Fatima Dhahri'nin de "uyuşturucu üretmek ve satmak" suçlarından Türkiye'ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kasra Ashrafi, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu

İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen dev "köstebek" operasyonunda, devletin gizli POLNET ve gümrük sistemlerindeki bilgileri rüşvet karşılığı suç örgütlerine sızdıran, aralarında polis ve komiserlerin de bulunduğu 27'si aktif kamu görevlisi 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İşte 5.4 milyar liralık rüşvet trafiğinin detayları...

20.07.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen devasa bir yolsuzluk ve casusluk soruşturması, emniyet ve kamu kurumları içerisine sızan "köstebek" ağını çökertti.

Devletin en mahrem sistemlerindeki gizli bilgileri rüşvet karşılığında silahlı suç örgütlerine servis ettiği tespit edilen şüphelilere yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan 50 şüpheliden 27'sinin aktif kamu görevlisi olduğu öğrenildi.

POLNET ekranını çetelere açmışlar

Yürütülen titiz teknik ve fiziki takip neticesinde, suç örgütü üyelerinin kamu görevlilerine WhatsApp üzerinden "POLNET ekranından sorgulayabilir misin?" şeklinde mesajlar gönderdiği saptandı.

Köstebek olarak nitelendirilen kamu görevlilerinin rüşvet karşılığında, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün POLNET sistemine girerek kişilerin suç kayıtlarını; aranma, yakalama ve Kırmızı Bülten durumlarını; araç sorgulama geçmişlerini ve gümrük sistemleri üzerinden giriş-çıkış ve geçiş bilgilerini usulsüzce sorgulayıp çetelere aktardığı belgelendi.



27 aktif kamu görevlisi ifşa oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, Balıkesir ve Kayseri'de önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.

Gözaltı kararı verilen kamu görevlilerinin listesi ise yapının vahametini gözler önüne serdi. Şüpheliler arasında; 1 komiser, 10 polis memuru, 15 gümrük muhafaza memuru, 2 denetimli serbestlik memuru ve 1 zabıt kâtibi bulunuyor. Ayrıca suç ağının koordinasyonunda rol oynadığı belirtilen 2 avukat ile 21 sivil şüpheli de operasyonun hedefi oldu.

5.4 milyar liralık dev rüşvet trafiği

Soruşturmanın en çarpıcı ayaklarından birini ise işin mali boyutu oluşturdu. MASAK raporları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve sistem log kayıtlarının incelenmesi sonucunda, suç ağları ile köstebek kamu görevlileri arasında dönen rüşvet çarkının büyüklüğü ortaya çıkarıldı. İlk belirlemelere göre, sistemdeki gizli bilgilerin sızdırılması karşılığında tam 5.4 milyar liralık bir rüşvet trafiğinin yürütüldüğü tespit edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilerek sürdürülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Yetkililer, dijital incelemelerin ardından sızıntının boyutunun ve rüşvet trafiğinin daha da netleşeceğini bildirdi.

BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, kalıcı çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini esas alan adil bir anlayışla mümkün olduğunu vurgulayarak, "Kıbrıs davası dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez" dedi

20.07.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş  Kıbrıs Barış Harekatının 52. yıl dönümünü kutladı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır" dedi.

Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır.

20 Temmuz 1974'te Mehmetçik, Kıbrıs'a savaş değil; barış, güvenlik ve umut götürmüştür. Bugün Kıbrıs Türkü kendi toprağında özgürce yaşayabiliyorsa, bunun temelinde o tarihi irade vardır.

Kıbrıs meselesi dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin milli davasıdır. Bu dava; uluslararası baskılarla, günübirlik hesaplarla veya dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve siyasi iradesini esas alan adil bir anlayışla mümkündür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda, güçlü, tam bağımsız ve kendi kararlarını kendi veren bir Türkiye; Doğu Akdeniz'de de barışın ve istikrarın en büyük teminatıdır.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümünü gururla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı'nı yürekten kutluyorum."


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.