‘Ya Muhammed, bana İslam’dan haber ver’
İbn-i Ömer (r.a.) babasından şöyle duyduğunu anlatmıştır
Haber Merkezi





"Bir gün, ben (ve diğer ashab) Resulullah (s.a.v.) Efendimizin huzurunda idik. Bize bir adam geldi. Üzerine giydiği elbise gayet beyazdı; saçları da gayet siyahtı. Kendisinde yolculuk eseri görülmüyordu; kendisini aramızda tanıyan da yoktu.
Geldi, Resulullah (s.a.v.) Efendimizin yanına oturdu. Dizlerini dahi, Resulullah (s.a.v.) Efendimizin dizlerine dayadı. Ellerini dahi, iç kısmını dizleri üzerine koydu.
Sonra sordu: "Ya Muhammed, bana İslam'dan haber ver."

Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "İslam şunlardır:
a) Allah'tan başka ilâh olmadığına şehadet edeceksin; Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehadet edeceksin.
b) Namazını kılacaksın.
c) Ramazan ayında oruç tutacaksın.
d) Yolluk imkânları müsait olursa hacca gideceksin."
Dinledikten sonra, şöyle dedi: "Doğru söylüyorsun."
Biz hayret ediyorduk; hem soruyor, hem de doğruluyordu. Sonra şöyle sordu: "Bana Iman'dan haber ver."

Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "İman sırası ile şunlara inanmandır:
a) Allah'ın varlığına ve birliğine;
b) Meleklerinin olduğuna;
c) Kitaplarının geldiğine;
d) Gönderdiği elçilere;
e) Ahiret gününe;
f) Hayır ve şerrin, Allah'ın takdiri ile olacağına…"
Bunun için de; "Doğru söyledin" dedi ve devam etti: "Bana ihsanı da anlat."

Bunun için de, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Allah'ı görür gibi ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen dahi, O seni görür."
Tekrar dedi: "Bana kıyameti bildir."
Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Kıyametten sorulan, sorandan daha bilgili değildir."
Devam etti: "O halde, bana kıyametin alâmetlerinden haber ver."
Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, bunları da şöyle anlattı: Şunları sayabiliriz:
a) Cariyenin efendisini doğurması.
b) Yalınayak, çıplak, fakir, koyun çobanlarının yüksek binalara kurulması… Sonra gitti.
Az durduktan sonra Resulullah (s.a.v.) Efendimiz bana sordu: "O sormaya gelenin kim olduğunu anlayabildin mi?"
Dedim ki: "Allah ve Resulü daha iyi bilir."
Şöyle buyurdu: "O gelen Cebrail idi. Size dininizi öğretmeye geldi."

İmam Ali buyurur: "Perde açılsaydı yakinim artmazdı."
Yine buyurur: "Görmediğim Allah'a kulluk etmem."
Yine buyurur: "Rabb'im kalbimi gösterdi."
İman sahibinin imanı kuvvet bulursa artık ona, 'İkan sahibi' denir. İkanı kuvvetli olursa ona 'arif' denir. İrfanı sağlam olana 'âlim' denir. İlmi son haddine varana 'muhabbet ehli' derler.
Muhabbeti tam olan ise 'mahbub' olur. Bu da sağlam olursa cana yakın ülfet ehli olur. Hak ona bu kere hikmet ve ilim sırlarına karşı anlayış verir. Zat âlemine geçme bilgisini, emir ve kader gizliliklerini o kula belletir. Bu haller kulun kabiliyet ve çabasına göre tecelli eder.
Kalbin kuvvetine ve genişliğine göre bu haller kula verilir. Bu halleri benliğinde bulan kul, Hak'la kaim olur. Kalbi ile halk âleminden ayrılır."

ZÜHD
"Zühd önce haramları, sonra şüpheli şeyleri, sonra mübahları ve sonra terk edilen bir şey kalmayıncaya dek helal namına her şeyi terk etmektir.
Hakiki manada zühd; dünyayı ve ahireti terk etmektir; varlıkların yaratıcısı olan Allah'tan gayri, bütün halleri, dereceleri ve manevi makamları talep etmeyi terk etmek ve her şeyin dönüp dolaşıp kendine vardığı Yaratan'dan başka hiçbir şeyin kalmamasıdır.
Zühd; Allah'tan başka her şeyi terk etmek, nefse, hevaya ve şeytana muhalefet etmek ve kalbi bütün insanlardan arındırmaktır. O zaman insanların övgüsü ve yergisi, vermesi veya vermemesi, altın ile gümüş arasında hiçbir fark kalmaz.

Bu işin başı Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik etmek, nihayeti ise altın ve gümüş arasında fark görmemektir. Kalbi sahih olup, Rabb'ine bağlanan kişi altın ve gümüş, övgü ile yergi, hastalık ile sağlık, zenginlik ile fakirlik, bahtiyarlık ile bedbahtlık arasında fark görmez.
Neticede kalbinde insanlar arasında Yaratıcı'ya doğru yürüyüp gideceği geniş bir yol açılır ve insanlar sağa sola doğru çekilerek onun yolunu açarlar. Onun doğruluğunun ateşinden ve sırrının heybetinden kaçarlar…" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)























































































