Devlet Bakanı Beşir Atalay, genelgesinde, ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde bulunan kişi ve ailelere el uzatmanın "insani ve vicdani'' bir görev olmaktan öte toplumsal ve kamusal bir sorumluluk olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Toplum ve devlet ilişkilerinde vicdanların yaralandığı en önemlialan, birey ve ailenin kendisini güvensiz ve çaresiz hissetmesidir. Ailelerin günlük ihtiyaçlarını dahi karşılamakta güçlük çekmesi, toplumun en temel direnç noktasının tehdit altında olduğunun açık göstergesidir. Ailelerin güç kaybetmesi, özellikle kadın, çocuk ve yaşlıları olumsuz etkilemektedir.'' Genelgeye göre, bu hedefi gerçekleştirmek için ilk adım olarak, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından halen katkı alan ailelere ilişkin mevcut kayıtlar taranacak, bunlar arasından en fazla ihtiyaç sahibi olanlar belirlenecek. Ekonomik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyduğu halde bugüne değin herhangi bir sebeple vakıf kayıtlarına girememiş aileler de, vakıf başkanlıklarınca belirlenerek yeni "yoksulluk envanteri'' oluşturulacak. Vakıf başkanlıkları, bu çalışmada belediyeler, müftülükler, muhtarlıklar, sağlık ocakları, okul müdürlükleri gibi kamu kurum ve görevlileri ile işbirliği yapacak. Bu konuda bilimsel yöntemlerle daha detaylı bir çalışma ayrıca yapılacak. Elde edilecek toplu bilgiler ise vakıf başkanlıklarınca 31 Ocak Perşembe gününe kadar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Genel Sekreterliği'ne ulaştırılacak.












































































