HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

20 Mayıs'a armağanımdır

21.05.2001 00:00:00
Tarihler bu günü yazdığı zaman

Hainlerin beti benzi solacak

Her yıl 20 mayıs geldiği zaman

Gönüller imanla şevkle dolacak

***

Dün on dokuzuydu, bugün yirmisi

Orda tek yürekti genci yaşlısı

Dedesi, ninesi, delikanlısı

Bugün ile hülyalara dalacak

Tek yürek tek bilek olmuştu millet

Kim demiş ebedi kalır bu illet

Döner sahibine taç olur zillet

Hain belasını er-geç bulacak

Kim görmüş böyle bir coşku selini

Kim tutmuş milletin böyle elini

Çözen çözdü bu meydanın dilini

Hala anlamayan dilsiz kalacak

Anneler bu günü ninni eyleyin

Aşıklar bu günde türkü söyleyin

Ya bir akşam üstü ya sabahleyin

Bu filiz büyüyüp çınar olacak

Neyani kaç yıldır kendime sordun

Nerede sahibi bu güzel yurdun

Üstadım müjdeyi tek sen duyurdun

Nasibi olmayan dona alacak

Neyani

On binler yüz binlere katlanınca

Böyle olacağını biliyordum.

Evet, evet bu milletin "Ermeni soykırım İddialarını ret ve Ulusal Bağımsızlık" mitingi için Çağlayan meydanına yüz binler olup akacağını biliyordum.

Beni tanıyanlar latife yapıyor sanacak, ama ben latife yapmıyorum, ciddi söylüyorum;

Ben bunu biliyordum.

Vallahi biliyordum.

Bu gaipten haber vermek değildir.

Bağımsızlık bu milletin zihninde ve gönlünde apayrı bir değerdir.

Kıymetini bildiği için de ona sahip çıkıyordu. Onun için oradaydı.

Tıpkı altının kıymetini bilen sarraf gibi.

Her biri sarraftı oradakilerin.

Hayır, hayır onlar aslında altındı.

O yüz binlerce Cumhuriyet altının gerçek değerini bilen tek bir sarrafı vardı; Prof. Dr. Haydar Baş.

Onların gerçek değerini bilen ve her fırsatta onu dile getiren o güzel insan.

Orada bu millet aslında sahibini buldu.

Gerçek değerini bilen sarrafını buldu Çağlayan meydanında.

Onunla bütünleşti, kucaklaştı.

O da onları bağrın bastı.

Tek bir ses,

Tek bir nefes,

Tek bir vücut meydana geldi o meydanda.

Evet Çağlayan meydanı aslında bir kuyumcu vitrini idi.

O güzel sarrafa selam olsun.

Ne güzel bir tabloydu o.

Vatanına, milletine, bayrağına, sancağına, din ve mukaddesatına sevdalı bir milletten bundan başka bir şey beklenir mi hiç?

Bu tabloyu günler, haftalar, aylar hatta yıllar önceden tahmin etmek zor değildi.

Yeter ki, bu milletin ne kadar yüce bir millet olduğunu, Allah'ın bile bu millet üzerinde apayrı bir hesabının olduğunu bilelim.

Çok muhterem Prof. Dr. Haydar Baş hocamın o veciz ifadesiyle;

"Sahabeden sonra Allah'ın bu yüce dinine en büyük hizmeti bu aziz millet yapmıştır." Hem de altı asır.

Hafif bir grip sonrası o sıhhatli günlerine yeniden dönüyordu bu millet.

Çok şeyler yazılacak bu gün için. Yazılacak, söylenecek.

Ben de yazacağım bundan sonra. Ama bir şey çok dikkatimi çekti.

O yüz binleri gölgelemek için Allah'ın lütfettiği o bulut katmanı tek başına en büyük bir delildi bu milletin yüceliği için.

Bu vatanın bölünmez bütünlüğünü haykırmak için, her karış toprağı şehit kanıyla sulanmış bu aziz vatanın hiçbir zaman çiğnenmeyeceğini ehli salibe/haçlı dünyasına haykırmak için o mekana toplanan yüz binler bir ilahî ikramla mükafatlandırıldı sanki.

O, Allah'ın bu aziz millete bir ikramı idi.

Sabahleyin yağan sağanak yağmur ve sonrası gök yüzünü kaplayan bulutlar.

Yüz binlerin dağılmasıyla kendini hissettirmeye başlayan yakıcı güneş.

Sayın Dr. Ahmet H. Kepekçi'nin dediği gibi;

"Güneş ufuktan şimdi doğar" dedikten sonra güneş vurmaya başladı o yüz binlere.

Kim bilir belki de güneş, o binlerce al bayraktan hicap etmiş ve saklanmıştı.

Kim bilir?

Çağlayan o güne kadar öyle bir manzarayı görmedi.

Hiçbir hesap içinde olmadan, sadece bu ülkenin bağımsızlık aşkıyla oraya doluşan yüz binlerin bir benzerini, yine o yüz binler oluşturabilir ancak.

Selam olsun o güzel insana.

Selam olsun o güzel insanlara.

Yedisinden yetmişine,

Sevinçle gelip coşkuyla gitmişine.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.