Üye ülkelerde, 1997 yılında 15 hükümetin 13'ünde sosyal demokratlar yer alırken, bu rakam bugün 6'ya düştü. Sol partiler, Almanya, Belçika, İsveç, Finlandiya, İngiltere ve Yunanistan'da iktidar koltuğunu paylaşıyor. Almanya ve İsveç'te bu yıl yapılacak seçim sonuçlarının, bu rakamı daha da azaltması olasılığı üzerinde de duruluyor. Sol partilerin, "iktidarda tutunabilmek için sağ değerlerisavundukları" iddiası da Batı Avrupalı liberal ve muhafazakarların dilinden düşmüyor.
Son dönemde Avusturya, İtalya, Fransa, Danimarka, Portekiz ve Hollanda'da "sağa kayış", AB ve kurumlarını önemli ölçüde etkiliyor.Aşırı sağcıların oy toplamak için ön plana çıkardıkları iddia ve görüşler de AB'nin "politika ve hedef değiştirmesi" gereğini gündeme getiriyor. AB Dönem Başkanı İspanya'nın Dışişleri Bakanı Josep Pique, "anti AB tezlerin" oy kazandırdığına dikkat çekti ve endişelerini yansıttı.
"Sağ hareket", 1999'da Avrupa Parlamentosu seçimleriyle kendini hissettirmeye başladı. Muhafazakarlar ve Hıristiyan Demokratlar, bu seçimlerin galibi oldu. AB karşıtı aşırı sağcı parlamenterler de Avrupa Parlamentosu'nda söz haklarına kuvvet kazandırdılar.




















































































