HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Ahtapotun kucağına balıklama atlamak

25.09.2001 00:00:00
ABD'nin son saldırılardan ardından BM, başta olmak üzere AB ve NATO'yu kendi güdümünde isteği biçimde kullandığı birkez daha ortaya çıktı. Yerli ve yabancı ABD lobileri ise NATO konseptinin 5. maddesini öne sürerek Türkiye'yi, hedefi ve çerçevesi W. Bush'un kafasında meknuz Afgan mezalimine ısrarla ortak etmeye çalışıp duruyorlar. Hac döneminden elde edeceği gelirin kesada uğrayacağını gören Suud yetkilileri bile, ABD uçaklarına üslerini kullandırmaz iken Türkiye'deki üslerden istifade edilmesi ısıtılmaya başlandı. Burada taktik bir oyunu da farketmek gerektiği bir gerçektir.

ABD'nin Afganistan'dan sonra nereleri vuracağı henüz belli değildir. Enformatik güdümlemelere bakılırsa yine Irak üzerine iştah kabatılıyor. Hatta İsrail'de, ABD'nin Irak'a yönelik operasyonu halinde, ülkenin Amerikan operasyonuna misillemede birinci hedef olacağı kaygısı artıyor. Körfez Savaşı sırasında Irak füzelerinin hedefi haline gelen İsrail'de halk, aynı saldırıların tekrar edeceği endişesiyle gaz maskelerini yenilemek için dağıtım merkezlerine koşuyor.

Bu bağlamda ABD oyununa balıklama atlamak isteyenlerin yanıldıklarını görmemiz kaçınılmazdır. Aksi takdirde güya Taliban bahanesiyle sokulduğumuz operasyon bir de bakmışız ki; bir adım sonra kapı komşumuz Irak'a dayanıverdi. O zaman Türkiye, geri çekilme imkanı da kalmayacağı için kapı komşusuyla dalaşmak durumunda kalacaktır. Bundan da ülkemiz zararlı çıkacaktır. Dolayısıyla yetkililerimizin, "masum halkların mağdur olmaması" açısından "terörün ancak evrensel hukuk normları çerçevesinde halledilmesi" için olanca gayret göstermeleri dışında sağduyulu bir yol olmadığını hatırdan çıkarmamaları gerekmektedir.

Hem ABD yetkilileri, Bin Ladin'i Afganlılardan çok daha iyi tanımaktadır. Üç-beş ay öncesine kadar yedikleri bile ayrı gitmeyecek düzeyde münasebet içindeymişler. Hatta Usame bin Ladin'in kardeşi Selim bin Ladin ile şimdiki başkan George W. Bush, 1978 yılında birlikte Arbusto Enerji ve Petrol Şirketi'ni kurmuşlar. Kardeş Ladin 1978 yılında Bush'un yakın arkadaşı James Bath'ı, Arbusto'nun Houston temsilciliğine getirmiş. Bath, aynı yıl Houston Golf havaalanını Selim bin Ladin için satın almıştı. Bin Ladin'in Sudan'daki fabrikası Coca Cola'nın kullandığı 'arabic' adı verilen katkı maddesini üretiyor. Dolayısıyla Bin Ladin'in adresini vermesi gereken kişi, Afganlı garibanlardan çok, Başkan W. Bush'un bizzat kendisidir herhalde. Başkan W. Bush, Afganlıları ateş bombardımanına tutmak yerine, aynanın karşısına geçip kendi suratını şamarlaması daha yerinde olur şüphesiz.

Böylesi yüzlerce oyun içinde oyun barındıran bir ahtapotun kucağına Türkiye'yi itmek akıl kârı değildir.

ABD, sadece Türkiye'yi değil, aynı zamanda Filistin konusunda hassas davranan Arap ülkelerini avlamak üzere İsrail Başbakanı Şaron'nu bile karşısına almaktadır.

İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres ile Filistin lideri Yaser Arafat arasında yapılması planlanan görüşmenin Şaron tarafından bir kez daha iptali İsrail'de hükümet krizine dönüştü. Şaron'un görüşmeyi iptal etmesi üzerine kabine toplantısını boykot eden Peres, "Koalisyondan çekilirim" tehtidinde bulundu. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ise Şaron'a rağmen Peres'i telefonla arayarak görüşmeye olan desteğini tekrarladı. Arap dünyasına adeta mesaj verdi.

İsrail Başbakanı ile ABD arasındaki bu gergin tablonun, bir başka boyutu da ikiz kulelere ve Pentagona yapılan saldırılardan sonra ortaya çıkmasıdır elbette. ABD'nin İsrailde'ki hükümeti yıkacak noktaya varan anlaşmazlıkta kasap lakaplı Başbakan Şaron yerine Peres'in yanında yer alarak adeta koalisyonun parçalanmasında katalizör işlevi üstlenmesi, ABD'ye yapılan saldırılarda Dışişleri Bakanı Powell'in belirttiği iki yahudi örgüt, "Acaba Şaron'un denetiminde mi?" sorusunu gündeme getiriyor.

Anlaşılan, operasyon, yakın zamanda bölgemize sıçrayacak. Böyle bir süreçte ekonomik olarak dibe vurmuş bir Türkiye'nin "para zaafiyeti"nin IMF veya Dünya Bankası aracılığıyla ABD'nin istismarından korunması tarihi bir görevdir. Komşularına ve bölgesindeki devletlere bu sağduyulu yaklaşımla riskleri asgariye indirebilen bir Türkiye, yarının Avrasya'sında lider bir ülke demektir. Aksi ise boş hayal...

Son olarak ilginç bir not sunayım... ABD'nin Afganistan'a müdahale ihtimali her geçen gün artarken, terör saldırısından sonra hızla değer kaybeden ülkenin ulusal parası Afgani, son günlerde önemli ölçüde değer kazandı. Afganlılar, ABD'ye kafa tutukça paralarının değeri artıyor. Afganistan ve Pakistan pazarlarında geçen hafta 78,500 Afgani eden ABD dolarının değeri bugün 55,000 Afgani'ye düştü.

Türk parasına itibar kampanyası başlatanlar, bu noktayı biraz irdeleseler, nasıl olur?
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.