HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Amerika Bayrağına sarılıyor

17.09.2001 00:00:00
14 Eylül günü Ankara'da sadece Birleşik Devletler Büyükelçiliği'ndeki Amerikan bayrağı değil, bütün resmî dairelerdeki Türk bayrakları yarıya indirilmişti.

Türkiye ve bütün dünyadaki bayraklar yarıya indirilmişti ama Amerika'da bayrak satışı patlamış, son iki gün içinde iki milyonu geçmişti. İnsanlar hele savaş hali de ilân edilince fırına ekmek almaya değil, dükkânlara bayrak almaya koştu.

Her televizyon kanalında "sorumlu yayıncılık" yapıldı. Panik, kaos, fecaat görüntüleri yayınlanmadı; bilinçli şekilde ve her vesileyle hep Amerikan Bayrağı gösterildi, millî duygular ve beraberlik, yardımlaşma anlayışı öne çıkarıldı. Hiçbir muhabir felâketzedelere mikrofonu uzatıp "Burada ne yapıyorsunuz?" veya "Acı var mı, acı?" diye sormadı.

Amerika uğradığı felâketten, çöken binaların enkazından, enkazın tozu ve dumanı arasından üzüntü, yeis, bıkkınlık, çaresizlik değil milliyetçilik, yükselen millî değerler ve millî kin çıkardı. "72 millet"ten oluştuğu ifade edilen Amerikan toplumu yaşadığı bu felâketten sonra "millet" oldu.

Hâttâ büyük bir özenle teröristlerin hedefine ulaştıramadığı dördüncü uçağın yolcular tarafından düşürüldüğünün hemen hemen kesinlik kazandığı duyuruldu. Amerikan toplumu yeni kahramanlar yarattı. Aksettirildiğine göre yolcular, kendi hayatlarını hiçe sayarak teröristlere müdahale edip, uçağın bir başka hedefe çakılmasını önleyerek daha büyük can kaybını engellemişler. ABD şimdi kahraman yolculara ülkenin en yüksek sivil nişanı olan Başkanlık Özgürlük Madalyasını vermeyi tartışıyor.

Amerika; hem de Florida'daki sayım yarım gün daha sürse Başkanlığı Al Gore'a kaptıracak olan sandığın şaibeli galibi Bush'un etrafında tek yürek, tek yumruk halinde toplandı, onun New-York'taki itfaiyecileri ziyareti esnasında "Amerika, Amerika" sesleriyle dünyaya bir defa daha meydan okudu.

Halbuki Türkiye'de yine 30 bin kişinin kaybedildiği depremden sonra halk "nerede bu devlet" diye bağırdı; devlet karşıtı gruplar derhal faaliyete başladılar, deprem bölgesinde devlet karşıtı propagandalar yapıldı, askerin neden geç kaldığı sorgulandı. Siyasetçiler protestodan korktukları için uzun süre deprem bölgesine giremediler. Halk yerel yöneticilerin yakasına yapıştı, Vali genç bir kızı tokatladı, bazı insanlar provokatör diye göz altına alındı.

Türkiye'de AB istedi diye "Millî Güvenlik Kurulu"nun statüsünün iyice kuşa çevrileceği anayasa değişiklikleri paketi gürültüyle gündeme geldi ama mütareke basını yine Amerika'da Başkan Bush'un "Ulusal Güvenlik Konseyi" ile devamlı toplantı halinde olduğunu; Pakistan'da Başkan Müşerref'in Amerika'nın Afganistan'ı vurmak için Pakistan'dan taleplerini yine kendi "Ulusal Güvenlik Konsey"nde ele aldığını büyük bir suskunlukla es geçti.

Bırakın dünya devi Amerika'yı fakat küçük Pakistan'da bile olan bir kuruluş Türkiye'ye nedense yük oluyor, "ağır" geliyormuş gibi gösteriliyordu.

Amerika savaş baltasını topraktan çıkardı ve aynen 13 Eylül Perşembe günkü yazımızda ifade ettiğimiz gibi Arap Müslümanları hedef gösterdi. Bunu yaparken, Arap Müslümanların bu işi başarabilmek için "beyaz Hristiyan"lardan da lojistik destek almaya mecbur oldukları, onların yardımı olmadan bu son derece kompleks işin başarılmasının mümkün olmadığı gözden kaçırıldı.

Senaryonun hiç de yabana atılamayacak başka bir yönü daha var.Bakmayın Taha Akyol'un sinekten yağ çıkarmak niyetiyle ihaleyi "Amerikan Gizli Devlet"ine yıkmaya çalışmasına. Göl maya tutarsa "Derin Devlet"e atıfta bulunabilmeyi düşlüyor muhterem.

Tam tersi, "Amerikalı Beyaz Hıristiyanlar" acaba bir takım hedeflere ulaşabilmek, bir takım iç hesapları halledebilmek için Arap Müslümanları taşeron olarak görevlendirmiş olamazlar mı?Usame Bin Ladin Afganistan'da Ruslara karşı kullanılmak üzere bizzat CIA tarafından eğitilmemiş miydi?

Evet sonuçta bilmem kaç yıldızlı Amerikan Bayrağı aynen Alamo veya İwo Jima'daki gibi gönderde ve gururlu.

Siz yoksa bu yazının geneline baktığınızda Amerikan propagandasının etkisinde kalındığını mı düşünüyorsunuz?

Oysa ben Amerikan değil, Türk milliyetçiliğini sorguladığım fikrindeyim.
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.