logo
16 TEMMUZ 2026

Arjantin IMF'ye el açtı

13.08.2001 00:00:00
 
Ekonomik krizle mücadele eden Arjantinli yetkililer, Uluslararası Para Fon'undan (IMF) yeni kredi almak için görüşmelere başladıklarını resmen açıkladılar. Arjantin Maliye Bakanı Daniel Marx, Washington'da, IMF uzmanlarıyla 10 saatten fazla görüşme yaptıklarını söyledi. Bakan Marx görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, IMF'den aldıkları krediyi yeniden arttırmayı amaçladıklarını söyledi. Marx, kredi miktarı konusunda ayrıntı vermedi. Marx, likidite krizini çözebilmek için, sadece IMF'den değil, Inter-American Bankası'ndan da kredi arayışları içinde olduklarını kaydetti.

Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık, dosyada şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların" bulunduğunu belirterek tutuklama talebinde bulundu

16.07.2026 00:23:00
İHA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerin savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.


Sevk yazısı ortaya çıktı



Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'e yönelik savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Sevk yazısında, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların yönetim sürecine ilişkin şüphelerin oluştuğu belirtilerek, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki tespitlerle desteklendiği ifade edildi.


Derneğin mal varlığının eksiltildiğine ilişkin somut tespitler yapıldı



Ahbap Derneği'nin mal varlığının eksiltildiğinin aktarıldığı sevk yazısında, derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığına ilişkin somut tespitler yapıldığı belirtildi. Yazıda, derneğe yapılan bağışlar ile bütçeden gerçekleştirilen harcamalara ilişkin MASAK incelemeleri ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü şekilde sürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, dosyadaki mevcut delil durumu, suçların niteliği ve diğer şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğunun da belirtildiği yazıda, Haluk Levent'in tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde konuştu, Erdoğan, "15 Temmuz güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır" dedi

15.07.2026 21:00:00
AA
 
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz destanının 10'uncu seneyi devriyesinde Gazi Meclis'in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

"Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz" diyen Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10'uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yad ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenab-ı Allah'tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur'an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, "Rabbim cümle şühedanın mekanını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

"Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir"

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis'in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.

Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' düsturuna bir kez daha sahip çıkarak milli irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla milli irade ve milli egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum"

"Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için halen fırsat kolluyor." ifadesini kullanan Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye'yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ'cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkar olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya'daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir.

Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkanlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz."

"FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır"

"Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle işbirliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr'i tekrar diriltmeyi, Türkiye'yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı'yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir."

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ'nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Suriye'nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekatlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekatı'yla DAEŞ'lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz'un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ'nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye'de değil Libya'dan Karabağ'a kadar nerede Türkiye'nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkanlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca milli iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.

Bu süreçte Türkiye'nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye'nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ'nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye'nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah'ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad'ın dediği gibi, 'Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.' Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye'nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin."

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün Türkiye'ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şehitlere Allah'tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

Hüseyin Baş: ‘Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, milli iradeye yönelik her türlü müdahalenin karşısında duracaklarını belirterek, tam bağımsızlık vurgusu yaptı

15.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş: ‘Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz’
Hüseyin Baş: ‘Tam bağımsız Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle sosyal medya hesabı X üzerinden bir anma mesajı yayımladı. Hüseyin Baş, paylaşımında demokrasiye, hukuk devletine ve Türkiye'nin tam bağımsızlığına olan bağlılığını net bir dille ifade etti.

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir"

Mesajına Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihi sözüyle başlayan BTP lideri Hüseyin Baş, milli iradenin her şeyin üzerinde olduğunu hatırlattı. Baş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Millet iradesine yönelen her türlü kötü niyetli müdahalenin karşısında demokrasiyi, hukuk devletini ve tam bağımsız Türkiye'yi savunmaya devam edeceğiz.

Atatürk ve şehitler anıldı

Hüseyin Baş, mesajının devamında vatan savunmasında canını feda eden kahramanları da unutmadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerine ve şehitlerine şükranlarını sunan Baş, şu sözlerle mesajını tamamladı:

"Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan uğruna can veren kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlu olsun."

BTP liderinin bu paylaşımı, kısa sürede sosyal medyada takipçilerinden yoğun ilgi ve destek gördü.

Bursa'daki orman yangını söndürüldü

Bursa'nın Büyükorhan ilçesinde otluk alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangın, ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü yoğun müdahalenin ardından söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor

15.07.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Bursa'daki orman yangını söndürüldü
Büyükorhan'ın Osmanlar Mahallesi'nde otluk alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek çevredeki ormanlık alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Yangına helikopterlerle havadan, arazözler, itfaiye araçları ve orman işçilerinin katılımıyla karadan müdahale edildi.

Ekiplerin koordineli çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı.

Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek

Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı

15.07.2026 12:08:00
Haber Merkezi
 
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı. Eşinin vaat ettiği altınların ödenmediğini öne süren kadın, imzalı mehir senedini delil olarak mahkemeye sundu. Mahkeme, belgeyi geçerli kabul ederek kadına 150 gram altın ödenmesine hükmetti.
Giresun'da boşanan bir kadın, dini nikâh sırasında kendisine verilmesi taahhüt edilen 150 gram altının ödenmediği gerekçesiyle yargıya başvurdu.
Yaklaşık beş yıl önce resmi nikâhın ardından dini nikâh kıyan çift, mehir konusunda yazılı bir belge düzenledi. Tarafların imzasını taşıyan belgede, kadına 150 gram altın verileceği taahhüt edildi.

Mahkemede delil olarak kabul edildi
İddiaya göre, evlilik süresince vaat edilen altınlar kadına teslim edilmedi.
Boşanmanın ardından kadın, mehir senedinden doğan alacağının tahsili için dava açtı.
Davacı, üzerinde her iki tarafın da imzasının bulunduğu mehir senedini mahkemeye delil olarak sundu.
Mahkeme, imzalı belgeyi geçerli delil kabul ederek, davalı erkeğin 150 gram altını kadına ödemesine karar verdi.
Davacı kadının avukatı, kararın en önemli dayanağının mehir vaadinin yazılı ve imza altına alınmış olması olduğunu belirtti.
Avukat, Türk Medeni Kanunu'na göre kadınların evlilikten doğan haklarını elde edebilmesi için resmi nikâhın şart olduğunu hatırlatarak, "Eğer bir mehir alacağı olarak vaatte bulunulduysa bunun mutlaka imza altına alınmış olması ve bu imzanın orada tanıklar tarafından yapılmış olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor

Türkiye, modern tarihinin en karanlık gecelerinden birine karşı kazandığı şanlı zaferin 10. yılında tek yürek oldu. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden tam on yıl geçti

15.07.2026 09:09:00 / Güncelleme: 15.07.2026 09:24:52
Haber Merkezi
 
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Ülkenin dört bir yanında milyonlarca vatandaş, milli iradeyi canı pahasına koruyan 253 şehidini rahmetle anarken, demokrasiye kurulan bu hain kumpası bir kez daha lanetliyor. 
 
Sivil halkın tankların önüne yattığı, silahlara göğüs gerdiği o tarihi direnişin onurlu mirası, yurdun her köşesinde düzenlenen törenlerle yaşatılıyor.
 

Milli irade zaferinin onuncu yılında tek yürek Türkiye

 
Hain kalkışmanın 10. yıl dönümünde anma etkinlikleri günler öncesinden başladı. Demokrasi mücadelesinin en sembolik noktalarından biri olan ve o gece vatandaşların canları pahasına darbeci askerleri etkisiz hale getirdiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne dev bir Türk bayrağı asıldı.
 
Ülke genelinde bisiklet turları, paneller ve sempozyumlar düzenlenirken, hain darbe girişimi sırasında iki kez bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) resmi anma programlarının saat 12.30 itibarıyla başlayacağı bildirildi.
 
İstanbul'da ise anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Koşusu" nedeniyle ulaşımda geçici düzenlemelere gidildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, etkinlik dolayısıyla köprüyü çift yönlü olarak trafiğe kapattı.
 
Yapılan açıklamaya göre trafiğe kapatılan noktalar ve alternatif güzergâhlar şu şekildedir:
 
Kapatılan yollar: D-100 güney yol Beşiktaş-Sarıyer ayrımları mevkisi ile D-100 kuzey yol Ümraniye-Altunizade ayrımları mevkisinde trafik akışı tamamen durduruldu.
 
Beşiktaş bölgesi: Barbaros Bulvarı Sait Çiftçi köprü katılımı, Sait Çiftçi Varyant üstü köprü katılımı, Yıldız Posta Caddesi Gayrettepe D-100 güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 güney katılımı ve Barbaros Bulvarı'ndan Sarıyer istikametine D-100 kuzey katılımı trafiğe kapatılan noktalar arasında yer aldı.
 
Üsküdar bölgesi: Beylerbeyi'nden köprüye katılım, Kısıklı Caddesi'nden köprüye katılım, Altunizade Kavşağı ve Tophaneli Caddesi köprü katılım yolları araç geçişine kapatıldı.
 
Açılış saati: Köprü ve bağlantılı tüm yollar, etkinliklerin tamamlanmasının ardından saat 15.00'ten itibaren yeniden trafiğe açılacak.
 
İstanbul Valiliği kararı doğrultusunda toplu taşımada da önemli bir düzenleme yapıldı. Saat 03.00'ten itibaren Metrobüs seferleri, Zincirlikuyu ile Söğütlüçeşme istasyonları arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü güzergâhı üzerinden gerçekleştirilmeye başlandı. Bu süreçte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Burhaniye, Altunizade, Acıbadem, Uzunçayır ve Fikirtepe istasyonları geçici olarak yolcu iniş ve binişlerine kapatıldı.
 

Hafıza tazeleyen sergiler ve unutulmayan direniş

 
15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası alanda da doğru anlaşılması amacıyla önemli kültür etkinliklerine imza atıldı. Bu kapsamda hazırlanan "Hafıza ve Hatıra 15 Temmuz" fotoğraf sergisi, eş zamanlı olarak İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali ile İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Giden Yolcu Terminali'nde kapılarını ziyaretçilere açtı.
 
Serginin açılışında konuşan İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Vali İlker Haktankaçmaz, milletin geleceğini doğrudan tehdit eden bu sinsi darbe teşebbüsünün asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. 
 
Haktankaçmaz, Türk milletinin vatan söz konusu olduğunda göstereceği refleksi şu sözlerle özetledi:
 
"Bizler bu milletin evlatları olarak gerektiğinde canımızı hiçe sayarak 15 Temmuz gecesi bu milletin bütün fertlerinin yaptığı gibi sokağa çıkmasını da biliriz."
 

Karanlık geceden aydınlık sabaha: Saat saat ihanet ve direniş

 
O kara gecede, FETÖ'cü hainlerin karanlık planları ile aziz Türk milletinin yazdığı kahramanlık destanı şu şekilde gelişti:
 
22.00 – Tanklar sahneye çıktı: İstanbul'da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri, darbeci askerler ve askeri araçlar tarafından tek taraflı olarak kapatıldı. Aynı dakikalarda Ankara semalarında F-16 savaş jetleri alçak uçuş yaparak halk üzerinde korku iklimi yaratmaya çalıştı.
 
23.00 – İlk resmi açıklama: Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım televizyon kanallarına bağlanarak tarihi bir açıklama yaptı. Yıldırım, yaşananların "TSK içinde bir grubun kalkışma girişimi" olduğunu belirterek, bu kanunsuz girişime asla izin verilmeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
 
02.42 – TBMM bombalandı: Gözü dönmüş darbeciler, milletin egemenliğinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) savaş uçaklarıyla bombaladı. Milletvekilleri sığınaklara inerek genel kurulu terk etmedi ve milli iradeye son ana kadar sahip çıktı.
 
06.40 – İlk teslim olmalar ve kırılma noktası: Boğaziçi Köprüsü'nü işgal eden darbeci askerlerin silahlarını bırakarak teslim olması, hain kalkışmanın kırıldığının ve milletin zaferinin en somut ilanı oldu.
 

Kahramanlar ve demokrasi mirası

 
15 Temmuz gecesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmeye çalışan darbeci general Semih Terzi'yi alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren kahraman Astsubay Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin yazdığı destanlarla doludur. Vatan sevgisinin çelikten bir kalkana dönüştüğü o gecede Türkiye çok ağır bedeller ödedi:
 
Şehit sayımız: 253 (184 Sivil, 63 Polis, 6 Asker)
Gazi sayımız: 2.740'ın üzerinde
Hukuki süreç: Yüz binlerce terör örgütü üyesi adalete teslim edildi.
 
O gece sokaklara dökülen milyonlarca insan; hiçbir siyasi, sosyal veya ideolojik ayrım gözetmeksizin sadece ve sadece vatan sevgisiyle birleşti. Ellerinde ağır silahlar, tanklar ve uçaklar olan darbecilere karşı göğüslerini siper eden sivil halk, dünya demokrasi tarihine altın harflerle geçecek bir sivil direniş gerçekleştirdi.
 
Bu eşsiz zaferin mirasını yaşatmak amacıyla, 29 Ekim 2016'da çıkarılan kanunla 15 Temmuz günü resmi tatil ilan edilerek "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" adını aldı. Türkiye Cumhuriyeti, her yıl 15 Temmuz'da şehitlerini rahmet ve minnetle anarken; milli iradenin, bağımsızlığın ve demokrasinin hiçbir güç tarafından geçilemeyecek sarsılmaz bir kale olduğunu tüm dünyaya haykırmaya devam ediyor.

Çankaya Belediye Başkanı Güner tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının "suç örgütü kurma", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 24 şüpheli tutuklandı

15.07.2026 06:34:00
AA
 
Çankaya Belediye Başkanı Güner tutuklandı
Çankaya Belediye Başkanı Güner tutuklandı

Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen aralarında Çankaya Belediye Başkanı Güner'in de bulunduğu şüphelilerin işlemleri tamamlandı.

Güner'in de aralarında bulunduğu 24 şüpheli tutuklanırken, 6 şüpheli ise yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrolle serbest bırakıldı.

Soruşturmanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "suç örgütü", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Düzenlenen operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınırken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) Ankara'ya dönen Güner de Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı.
 

TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak


 
 
TÜBİTAK Fen Lisesi'nin özel sınavı 18 Temmuz Cumartesi günü 24 ilde eş zamanlı gerçekleştirilecek. Bşavuruları 15 Temmuz akşamında sona erecek sınava, LGS'de yüzde 1'lik dilime giren öğrenciler müracaat edebilecek.

15.07.2026 01:45:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak
 TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak

Milli Eğitim ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının işbirliğiyle TÜBİTAK bünyesinde kurulan ve Türkiye'nin en yetenekli gençlerini bilim ve araştırma odaklı bir ekosistemde buluşturan TÜBİTAK Fen Lisesi, yeni öğrencilerini beklerken okulun özel sınavı 18 Temmuz'da 24 ilde gerçekleştirilecek. TÜBİTAK Fen Lisesi'ne 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı için 90 öğrenci alınacak.
TÜBİTAK Fen Lisesi, lise çağındaki gençlerin sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayıp Türkiye'nin en köklü araştırma kurumlarıyla kampüs ortamında iç içe yetişmelerine olanak tanıyarak Milli Teknoloji Hamlesi'nin ihtiyacı olan bilimsel insan kaynağının oluşmasına katkı sunuyor.

LGS'de yüzde 1'e girenler sınava alınacak

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçlarının duyurulmasının ardından yüzde 1'lik dilimde yer alan öğrencilerin okul için başvuru yapabileceklerini belirterek, adayların akademik başarının yanı sıra özel bir sınavından geçeceklerini söyledi. LGS'de yaklaşık 9 bin 500 öğrenci yüzde 1'lik dilimde yer aldı.

Sınav 24 ilde yapılacak

TÜBİTAK Fen Lisesi Okul Özel Sınavı'nın 18 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00'da gerçekleştirileceğini bildiren Aydın, sınava ilişkin şu bilgileri verdi: "Sınavımız 100 dakika sürecek ve çoktan seçmeli 50 sorudan oluşacak. Bu soruların 10'u bilgisayar, 10'u matematik ve 30'u fen bilimleri alanında olacak. Öğrencilerimizin bu temel bilimlerdeki yetkinliklerini ölçmeyi hedefliyoruz. Başvurular 15 Temmuz akşamına kadar devam ediyor. Sınavımız ise ülkemizin dört bir yanındaki öğrencilerimize ulaşabilmek amacıyla 24 farklı il 25 farklı merkezde eş zamanlı uygulanacak."
Okulun yatılı imkanlarının farklı şehirlerden gelen öğrenciler için büyük avantaj sağladığını vurgulayan Aydın, ailelerin çocuklarını güvenle emanet edebilecekleri, öğrencilerin ise kendilerini her anlamda geliştirebilecekleri sportif ve kültürel alanların kampüste mevcut olduğunu kaydetti.

Bilime meraklı olanlar tercih ediyor

Aydın, TÜBİTAK Fen Lisesi bünyesinde modern laboratuvarların bulunduğunu dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: "Bilime merakı en üst seviyede olan öğrencilerimiz bu okulu tercih ediyor. Geleceğin bilim insanlarını, araştırma liderlerini, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi'ne liderlik edebilecek bilgi, beceri, yetkinlik ve aynı zamanda özgüvene sahip öğrenciler olarak yetiştiriyoruz. Bu ortam onları hem ulusal çapta hem de uluslararası çapta yarışmalara hazırlıyor." 

Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!


 
 
15 Temmuz ihanetinin darbe planı ABD'de şekillenmişti. Darbeye giden yolda çoğu ABD'de olmak üzere 23 toplantı yapılmıştı. Ancak bu yıl 15 Temmuz eksenli toplantılarda ABD'nin darbedeki rolüne hiç yer verilmemesi dikkat çekti. Oysa kilit FETÖ'cüler hala daha ABD'de bulunuyor, ABD makamları tarafından korunuyor, bu ülkede ekonomik faaliyetlerini sürdürüyor!

15.07.2026 01:29:00 / Güncelleme: 15.07.2026 01:38:40
Haber Merkezi/AA
 
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine giden karanlık planı, 1 Kasım 2015 seçimlerinde sandıkta umduğunu bulamayan elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla başlayan ve sivil imamlar ile cuntacı askerlerin Ankara, İstanbul ve Pensilvanya üçgeninde 8 ay boyunca yürüttüğü gizli toplantı trafiğiyle şekillendirdiği belirlendi.

Örgütün bürokrasideki gücünü siyasete tahvil etme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, elebaşı Gülen "darbe" talimatını verdi. 14-15 Kasım 2015'te Pensilvanya'da gerçekleştirilen ilk planlama toplantısının ardından ihanet şebekesinin çekirdek kadrosu oluşturuldu. FETÖ'nün "sivil imamları" Adil Öksüz ve Kemal Batmaz öncülüğündeki cunta heyeti, Ankara, İstanbul ve ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki örgüt karargahı arasında mekik dokuyarak darbe planına son şeklini verdi.

Adil Öksüz'ün ABD ziyareti sonrası şekillenen cuntacı heyette, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Özcan Aytuluner yer aldı. Bu heyet, askeri kanattaki örgüt mensuplarıyla koordinasyonu sağlamak üzere ilk temasları 27-31 Aralık 2015'te Ankara'da gerçekleştirdi. Toplantının raporu vakit kaybetmeksizin Öksüz ve Batmaz tarafından Pensilvanya'ya götürülerek elebaşının onayına sunuldu. Darbe hazırlığı, 2016'nın ilk aylarında hızlandı. Ocak ve Martta Ankara'da belirlenen hücre evlerinde rütbeli askerlerin katılımıyla seri toplantılar düzenlendi.

MİT bu toplantılardan haberdar değil miydi?

Ankara'da gizlilik kurallarına riayet edilerek sürdürülen toplantılar, 30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran'da da devam etti. Planlamanın son haline yaklaşılırken Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Nurettin Oruç, 20-25 Haziran 2016'da yeniden Pensilvanya'ya uçarak nihai harekat planına ilişkin son talimatları alıp Türkiye'ye döndü. Temmuz ayına girildiğinde hazırlıklar artık tamamlanma aşamasına geldi. Adil Öksüz başkanlığında, 6-7-8-9 Temmuz 2016'da Ankara'daki kiralık bir villada dört gün boyunca aralıksız toplantılar yapıldı. Hava ve kara kuvvetlerinden katılan rütbeli hainlerle gerçekleştirilen bu toplantılarda, Ankara ve İstanbul'da hangi stratejik noktaların işgal edileceği, hangi kamu görevlilerinin derdest edileceği, kullanılacak askeri araç, helikopter ve jetlerin planlaması gibi son rötuşlar yapıldı.

İhanet girişimine günler kala, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz 12 Temmuz'da son kez Pensilvanya'ya giderek elebaşı Gülen ile "Darbe Hazırlıkları Son Değerlendirme" toplantısını gerçekleştirdi. 13 Temmuz'da İstanbul'a dönen "sivil imamlar", sahada son kontrolleri başlattı. Bu kapsamda 12-15 Temmuz'da İstanbul Maltepe Kışlası, Hava Harp Okulu ve Hava Harp Akademisi'nde darbeci subaylarla son koordinasyon toplantıları yapıldı. Görev yeri olmamasına rağmen çok sayıda general ve rütbeli asker o günlerde Hava Harp Okulu'nda hazır bulundu.

ABD neden sorgulanmıyor?

15 Temmuz darbe girişiminde ABD'nin rolü açık... 
1. O tarihten bu yana ABD, elebaşı Gülen dahil tek bir FETÖ'cüyü Türkiye'ye iade etmedi.
2. FETÖ, ABD'de istediği gibi faaliyette bulundu. Okulları faal, ticari işletmeleri halen aktif...
3. ABD İstihbaratı, kilit konumdaki FETÖ'cüleri korumaya devam ediyor. 
4. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık "dostum" diye hitap ettiği ABD Başkanı Trump da sıra FETÖ'ye gelince Türkiye'nin taleplerini kulak ardı ediyor! 
5. FETÖ Türkiye'de ve bazı ülkelerde güç kaybetse de, ABD sayesinde hem ABD'de hem de pek çok ülkede capcanlı!


FETÖ davalarının bilançosu


 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı. Sanıklardan 1634'ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366'sı ise müebbet hapse mahkum edildi.

15.07.2026 01:26:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 FETÖ davalarının bilançosu
 FETÖ davalarının bilançosu

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı. Soruşturmaların tamamlanmasının ardından darbe girişimini planlayan ve organize eden FETÖ'nün sivil imamları ve sözde "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin de arasında olduğu sanıklar hakkında 289 dava açıldı. Davaların tamamı yerel mahkemelerce karara bağlandı. Sanıklardan 4 bin 891'i ceza aldı. Sanıklardan 1634'ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366'sı ise müebbet hapse mahkum edilirken, 1891 sanığa da süreli hapis cezaları verildi.

Mahkemeler 2 bin 870 sanık hakkında beraat kararı verirken, 964 sanık hakkında ise 'ceza verilmesine yer olmadığına' hükmetti. İlk derece mahkemelerince verilen kararlar temyiz üzerine Yargıtay'a geldi. 241 davayı onayan Yargıtay'ın, diğer dosyalardaki temyiz incelemesi sürüyor.

85 eski general ve amirale ağırlaştırılmış müebbet

Darbe girişiminde bulundukları gerekçesiyle yargılanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen 1634 sanıktan 85'i general ve amiral, 1116'sı subay, 6'sı polis, 32'si sivil, 395'i ise çeşitli rütbelerdeki askerler olarak kayıtlara geçti. Aynı suçlamayla müebbet hapis cezasına çarptırılan 1366 sanıktan 24'ü general ve amiral, 536'sı subay, 9'u polis, 2'si sivil, 795'i de astsubay ve uzman çavuş rütbesindeki askerlerdi.

Darbe davalarında yargılanarak "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "anayasal düzeni ihlale yardım" suçundan süreli hapse mahkum edilen 1891 kişiden 26'sı general ve amiral, 776'sı subay, 323'ü astsubay, 156'sı polis, 31'i sivil, 579'u ise diğer rütbelerdeki askeri personel oldu.

İşlem yapılan 720 binden fazla kişiden 373 bini KYOK aldı

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından ülke genelinde "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla 720 bin 580 kişi hakkında işlem yapıldı. İşlem yapılanlardan 54 bin 27'si hakkındaki soruşturma, 29 bin 909'u hakkında da yargılama devam ediyor.

Tamamlanan soruşturma ve yargılamalarda ise yargı makamlarınca 636 bin 744 kişi hakkında karar verildi. Bu kişilerden 127 bin 102 kişi hakkında mahkumiyet, 124 bin 861 kişi hakkında beraat, 11 bin 107 kişi hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildi. Yargı makamlarınca 373 bin 642 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK), 32 kişi hakkında ise diğer kararlara hükmedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.