logo
23 HAZİRAN 2026

Bağımsız enerji politikaları ve BTP

20.09.2002 00:00:00
Bakü-Tiflis-Ceyhan Doğalgaz Boru Hattı uygulamasının başlangıç töreni ile yeniden gündeme gelen dünyanın "enerji" sorunu, beraberinde Türkiye'nin önemini de hatırlatmıştır.

Yeryüzünün işlenmemiş ve yakın gelecekte büyük ihtiyaç duyulacak kaynakları olarak gösterilen Kafkaslar ve Ortadoğu coğrafyasının imkânlarının Batı'ya kısa yoldan açılma kapısı, Türkiye'dir.

Transit taşıma ücreti olarak özellikle 2010 yılından sonra önemli bir gelir sağlayacak olan Bakü-Ceyhan hattı gibi projelere ev sahipliği yapması gereken Türkiye, bu sahadaki fırsatları kaçırmamalıdır.

Doğu-Batı enerji taşıma koridorunda kilit konumundaki ülkemiz, sahip olduğu kaynaklar ve enerji potansiyeli ile de dikkatleri üzerine çekmektedir.

Tükenen enerji kaynakları sebebiyle, var olan birikimlerin önemini gittikçe arttırdığı günümüz politikaları istikametinde yapılan araştırmalar, Türkiye'nin bir petrol denizi üzerinde bulunduğunu ispatlamaktadır.

Ülkemizdeki zengin kömür yatakları, güçlü su potansiyeli, jeotermal kaynaklar ve güneş enerjisi değerlendirildiği taktirde tüm enerji ihtiyacımız karşılanacağı gibi, enerji satmamız dahi söz konusu olabilecektir.

Her konuda olduğu gibi enerji politikaları noktasında da maalesef Türkiye'nin ciddi bir tezi, izlediği belirli bir politikası mevcut değildir.

Seçim arifesinde programlarını açıklayan partilerin biri hariç, hiçbirinde de bu hayatî konu, kapsamlı olarak ele alınmış ve projeleriyle ortaya konulmuş değildir.

Bu noktada araştırmalara, rakamlara, verilere dayanarak ülkemizin enerji potansiyeli ve dışa bağımlı olmadan, tamamen kendi kendine yetebilecek bir konuma gelebileceğini açıklayan "Bağımsız Türkiye Partisi", enerji konusundaki fikirleri ile diğerlerinden çok farklı bir çizgi izliyor.

Doğalgazın, kömürle çalışan termik elektrik santrallerinin, nükleer enerjinin devreye konulması, güneş enerjisinin, rüzgarın değerlendirilmesi konusunda pek çok somut projeye sahipler.

Ülkemizde bu projelerin tamamının hayata geçirilebileceği ve böylece "dış desteksiz bir enerji politikası" uygulanabileceği, BTP'nin önemli bir tezi.

BTP parti programından aldığım bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kömürle çalışan termik santraller: Zengin kömür yataklarına sahip olduğu belirtilen Türkiye'de bugün kömür santrallerinin devre dışı bırakıldığı ve bunun sebebinin de çevre kirliliği olduğu ifade ediliyor.

Çevre kirliliğinin nedeni olarak kükürt ve nem oranının yüksek kömürün kullanılmasıdır. Madenin çıkışında operasyonla hava kirliliği önlenebilir.

Ayrıca, desülfirizasyon tesisleri ve bacaları kurularak hava kirliliği de önlenebilir.

Su ile çalışan hidroelektrik santraller: Uzun sürede yapılan ve geniş tarım alanlarını yok eden 30-40 megavat saat üretim yapan değil, 5-10 megavat üretim yapacak küçük türbinler içeren barajlar kurmak, böylece yatırım maliyeti düşük ve kısa sürede hizmete girebilecek sistemler hazırlanacaktır.

Doğalgaz: Bugün doğalgaz ülkemize Rusya'dan; Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan üzerinden geçerek 14 milyar metreküp; ayrıca Cezayir'den gemilerle sıvılaştırılmış olarak 4 milyar metreküp olarak gelmektedir.

Mavi Akım Projesi ile de Rusya'dan Karadeniz'in 2000 metre altına döşenecek boru hattı ile yılda 16 milyar metreküp İran'dan; Doğu Beyazıt-Erzurum-Kayseri-Ankara güzergâhı üzerinden yılda 10 milyar metreküp doğalgaz gelmektedir.

Türkmenistan-Azerbaycan doğalgaz boru hattının planlanmasıyla 26 milyar metreküp gazın temini ve Irak petrol boru hattına paralel döşenecek doğalgaz boru hattının inşası ile 10 milyar metreküp gaz temin edilecektir.

Böylece Rusya'dan 100 dolara 1000 metreküp alınabilirken, doğalgaz ortalama 50 dolara düşecektir. Rusya'dan bağımlılıktan da kurtulmak mümkündür.

60 yıldır dünyada kullanılan nükleer enerji santralleri ülkemizde de gerekli tedbirler alınarak kurulmalıdır.

Enerji ihtiyacımızın % 20'sini karşılayabilecek rüzgar gücüne sahibiz. Batı Anadolu, Çanakkale, Ayvalık-İzmir, Kuzey rüzgarı, Sinop-Samsun bölgesinde rüzgar tribünleri hazırlanacak, enerji elde edilecektir.

Kaplıcalar bakımından zengin olan Türkiye'de jeotermal kaynaklar, evlerin ısıtılmasında ve sanayide buhar üretimi amacıyla hemen kullanıma sunulacaktır.

Biogaz enerjisi: Hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde tezek yakılarak kullanılmaktaydı. Bu bir sanayi haline getirilerek, çöp dağlarının yakılmasıyla metan gazı bir enerji kaynağı haline getirilecektir.

Akıntı ve Dalga Enerjisi: Sinop ilimizde dalga enerjisi düşünülmekte, yüksek hızla akan nehirlere kurulacak değirmenlerle, dönme kuvveti elektrik enerjisine çevrilecektir...

Kısaca, BTP'nin enerji politikaları, bu çerçevededir.

Tamamen öz kaynaklar değerlendirilerek elde edilecek enerji, Türkiye'yi dışa bağımlılıktan kurtaracağı gibi, bu kaynakların günümüzdeki önemi dikkate alındığında, onun lider ülke olmasının da önünü açacaktır.

Bu orjinal araştırmaları sebebiyle BTP kadrosunu tebrik ediyorum.
 
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.