Dünya, son haftalara patlama sesleriyle girdi. Bir yandan Rusya ve Çeçenistan'da, diğer yandan Irak ve Suudi Arabistan'da meydana gelen sır dolu patlamalar, varolan ilginin tekrar bu bölgelere odaklanmasına neden oldu.
Uzak Asya'da Hindistan ve Pakistan arasında karşılıklı zeytin dallarının uzatıldığı, Filistin- İsrail arasında Yol Haritası'nın işlerlik kazandırılmaya çalışıldığı ve Irak'ın yeniden üleştirilmeye başlandığı bir zamanla eşanlı gerçekleşen bu patlamalar, sadece o bölgeleri değil, uluslararası konjonktürün ve siyasal trendin de frekanslarını değiştirecek gibi.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'taki muhtelif binalarda patlatılan bombaların ABD Dışişleri Bakanı Powell'in ziyaretine rastlaması ne kadar tesadüfi değilse; Rusya Yönetimi'nin Çeçenler'e yeni bir baskı uygulamak için kollarını sıvadığı anda Moskova restoranlarında patlatılan bombalar da tesadüfi değil.
Çeçenistan ve Moskova'nın muhtelif kentlerinde meydana gelen patlamalara Rus yönetimi anında kılıf uydurdu. Rus Başbakan Putin anında hedef gösterdi: Saldırıyı yapanlar Mashadov ya da El-Kaide kadrosu.
Suudi Arabistan'daki patlamaların vaveylası dindikten sonra Hizbullah ve Hamas gibi Filistin intifadasına dolaylı destek veren bazı bölgesel örgütlerin hedefe oturtulmasını beklemek gerek.
Kafkas ve Ortadoğu ekseninde meydana gelen patlamaların ardından dünya kamuoyunda akılalmaz yoğunlukta bir dezenformasyon süreci yaşanacak. 11 Eylül saldırılarıyla birlikte piyasaya sürülen senaryolar yeni bombalama eylemleriyle tekrar sahneye konulacak
ABD'nin, Irak işgaliyle bölgeye konuşlanmasından sonra bu coğrafi eksende yeni hareketlenmeler olacaktır. Oynak Ortadoğu kayacının yerine oturması için yeni kaymaların, yeni sarsıntıların olması kaçınılmaz. Yaşanan patlama olaylarıyla bölgede marjinal olarak nitelendirilen örgüt ve kesimler budanmaya çalışılacak.
İslami kimlikli kurum ve kuruluşlara yönelik sindirme hareketi başlayacak. Putin'den sonra Bush da hedef listesini genişletecek.
Kafkaslar'da ve Ortadoğu'da meydana gelen patlamalar Rusya ve ABD'ye büyük bir koz vermiş bulunuyor.
Dünyaya yeni şekil vermeye çalışanlardan yeni tahrikler bekleyin.
Uzak Asya'da Hindistan ve Pakistan arasında karşılıklı zeytin dallarının uzatıldığı, Filistin- İsrail arasında Yol Haritası'nın işlerlik kazandırılmaya çalışıldığı ve Irak'ın yeniden üleştirilmeye başlandığı bir zamanla eşanlı gerçekleşen bu patlamalar, sadece o bölgeleri değil, uluslararası konjonktürün ve siyasal trendin de frekanslarını değiştirecek gibi.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'taki muhtelif binalarda patlatılan bombaların ABD Dışişleri Bakanı Powell'in ziyaretine rastlaması ne kadar tesadüfi değilse; Rusya Yönetimi'nin Çeçenler'e yeni bir baskı uygulamak için kollarını sıvadığı anda Moskova restoranlarında patlatılan bombalar da tesadüfi değil.
Çeçenistan ve Moskova'nın muhtelif kentlerinde meydana gelen patlamalara Rus yönetimi anında kılıf uydurdu. Rus Başbakan Putin anında hedef gösterdi: Saldırıyı yapanlar Mashadov ya da El-Kaide kadrosu.
Suudi Arabistan'daki patlamaların vaveylası dindikten sonra Hizbullah ve Hamas gibi Filistin intifadasına dolaylı destek veren bazı bölgesel örgütlerin hedefe oturtulmasını beklemek gerek.
Kafkas ve Ortadoğu ekseninde meydana gelen patlamaların ardından dünya kamuoyunda akılalmaz yoğunlukta bir dezenformasyon süreci yaşanacak. 11 Eylül saldırılarıyla birlikte piyasaya sürülen senaryolar yeni bombalama eylemleriyle tekrar sahneye konulacak
ABD'nin, Irak işgaliyle bölgeye konuşlanmasından sonra bu coğrafi eksende yeni hareketlenmeler olacaktır. Oynak Ortadoğu kayacının yerine oturması için yeni kaymaların, yeni sarsıntıların olması kaçınılmaz. Yaşanan patlama olaylarıyla bölgede marjinal olarak nitelendirilen örgüt ve kesimler budanmaya çalışılacak.
İslami kimlikli kurum ve kuruluşlara yönelik sindirme hareketi başlayacak. Putin'den sonra Bush da hedef listesini genişletecek.
Kafkaslar'da ve Ortadoğu'da meydana gelen patlamalar Rusya ve ABD'ye büyük bir koz vermiş bulunuyor.
Dünyaya yeni şekil vermeye çalışanlardan yeni tahrikler bekleyin.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
























































