İsrail'in bölgede estirdiği terörün kınanması için toplanan Güvenlik Konseyi'nde Amerikan yönetimi veto yetkisini kullanarak teröre ve teröriste verdiği desteği bir kez daha gözler önüne serdi.
Amerikan yönetimi bunu her defasında yapıyor.
Yanına aldığı bir veya birkaç Konsey üyesi ülkeyle birlik halinde alınan kararları sabote ediyor.
Bu kez ABD'nin yanında Avustralya vardı.
İsrail kınanamadı, Filistinliler adam yerine sayılmadı.
1948'de Filistin topraklarını işgal ederek kurulan ve o tarihten itibaren yayılmacı politikasını sürdüren İsrail, sırtını sürekli Amerika'ya dayadı ve dayamaya da devam ediyor.
Ben Gurion'dan Ariel Şaron'a uzanan siyasal silsilenin üfürükçülüğünü yapan Amerikan başkanları yahudi diyasporayla da sıkı fıkı oldular.
Amerikan iç siyaseti ile İsrail dış siyaseti bu noktada birbirini tamamlar oldu.
Ortadoğu'nun tam göbeğinde Küçük Amerika olarak nitelendirilen İsrail, bu ortaklıktan ekonomik açıdan da istifade etti.
Dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip Amerika, İsrail'i adeta silah deposu yaptı.
Dünya silahlanmasında ilk sırayı şuan için ABD alıyor, ikinci sırada ise İsrail var.
İstihbarat alanında da ortak eylemlere geçilmiş bulunuyor.
FBI-Şin Bet-CIA-Mossad bağlantıları oldukça gelişmiş durumda.
Bu ortaklıktan faydalanmaya kalkan-daha doğrusu faydalanan-Türkiye ise ne kadar Amerikancı tavır çizse de İsrail'e beslenen yakınlığı göremiyor.
"Stratejik ortaklığın üçüncüsü''konumundaki Türkiye, Amerikan çıkarlarından faydalanmak yerine ona payanda olmayı sürdürüyor.
İleri karakol pozisyonundaki Türkiye'yi atlama taşı olarak kullanan Amerika-İsrail ortaklığı, bölgesel çıkarlarda Türkiye'yi elinin tersiyle itiyor.
Irak'ta İsrail'e tanınan imtiyazlar kadar Türkiye'ye bir imtiyaz tanınmaması küçük bir örnek.
İsrail'in çıkarlarını kendi çıkarları olarak gören Amerika'nın Filistin meselesine bakışı ise daha dramatik.
Filistin'i terörist bir devlet ve Hamas'ın felçli lideri Yasin'i ölümü haketmiş bir terörist olarak gören Amerika'dan ne beklersiniz?
Kıbrıs sorununda ardımıza destek olarak aldığımız ABD'ye nasıl güvenebileceğiz?
Terörün ve teröristin dostu ABD'den medet umdukça mevcut statükoyu arar olacağız.
Kıbrıs'a barış getiren 74 harekatını illegal operasyon olarak gören ABD'ye ipleri teslim etmek saflık değil mi?
Böyle dost düşman başına.
Amerikan yönetimi bunu her defasında yapıyor.
Yanına aldığı bir veya birkaç Konsey üyesi ülkeyle birlik halinde alınan kararları sabote ediyor.
Bu kez ABD'nin yanında Avustralya vardı.
İsrail kınanamadı, Filistinliler adam yerine sayılmadı.
1948'de Filistin topraklarını işgal ederek kurulan ve o tarihten itibaren yayılmacı politikasını sürdüren İsrail, sırtını sürekli Amerika'ya dayadı ve dayamaya da devam ediyor.
Ben Gurion'dan Ariel Şaron'a uzanan siyasal silsilenin üfürükçülüğünü yapan Amerikan başkanları yahudi diyasporayla da sıkı fıkı oldular.
Amerikan iç siyaseti ile İsrail dış siyaseti bu noktada birbirini tamamlar oldu.
Ortadoğu'nun tam göbeğinde Küçük Amerika olarak nitelendirilen İsrail, bu ortaklıktan ekonomik açıdan da istifade etti.
Dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip Amerika, İsrail'i adeta silah deposu yaptı.
Dünya silahlanmasında ilk sırayı şuan için ABD alıyor, ikinci sırada ise İsrail var.
İstihbarat alanında da ortak eylemlere geçilmiş bulunuyor.
FBI-Şin Bet-CIA-Mossad bağlantıları oldukça gelişmiş durumda.
Bu ortaklıktan faydalanmaya kalkan-daha doğrusu faydalanan-Türkiye ise ne kadar Amerikancı tavır çizse de İsrail'e beslenen yakınlığı göremiyor.
"Stratejik ortaklığın üçüncüsü''konumundaki Türkiye, Amerikan çıkarlarından faydalanmak yerine ona payanda olmayı sürdürüyor.
İleri karakol pozisyonundaki Türkiye'yi atlama taşı olarak kullanan Amerika-İsrail ortaklığı, bölgesel çıkarlarda Türkiye'yi elinin tersiyle itiyor.
Irak'ta İsrail'e tanınan imtiyazlar kadar Türkiye'ye bir imtiyaz tanınmaması küçük bir örnek.
İsrail'in çıkarlarını kendi çıkarları olarak gören Amerika'nın Filistin meselesine bakışı ise daha dramatik.
Filistin'i terörist bir devlet ve Hamas'ın felçli lideri Yasin'i ölümü haketmiş bir terörist olarak gören Amerika'dan ne beklersiniz?
Kıbrıs sorununda ardımıza destek olarak aldığımız ABD'ye nasıl güvenebileceğiz?
Terörün ve teröristin dostu ABD'den medet umdukça mevcut statükoyu arar olacağız.
Kıbrıs'a barış getiren 74 harekatını illegal operasyon olarak gören ABD'ye ipleri teslim etmek saflık değil mi?
Böyle dost düşman başına.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005























































