Yapılanlara, yaşananlara, söylenenlere bakıyorum, devletim ve milletim adına üzülüyorum. Bu üzüntüm sadece devletin kaynaklarının talanı, milletin açlığa mahkumiyeti ve sürekli bedel ödeyen konumunda olması değil.
Asıl üzüntüm her gün her ay her yıl ilahi bir yüzleşme gerçekleşiyor, aynalar önümüze geliyor. Ne iktidar ne muhalefet ne de milletimiz kendisi ile yüzleşmek istemiyor, yüzleşmekten kaçıyor.
Bu ülkeyi 25 yıldır AKP yani Erdoğan yönetiyor. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere AKP'nin kurmay kadrosu gerek iktidar olmadan önce ve gere ise iktidarları döneminde hangi lideri, hangi partiyi, hangi yapıyı, hangi kişiyi ne ile kınadılarsa aynıyla veya daha fazlasıyla kınandılar, kınanıyorlar.
Neye karşıydıysalar ona, taraf oldular. Kime düşman idiyseler ona, dost oldular. Neyi yapmayacağız, yaptırmayacağız, dedilerse onu yaptılar, yaptırdılar.
İşte fon patlağı
İktidar ve ittifakı, 'başkaları gibi hak yiyenleri savunmayız' sözleri ile muhalefeti hedef alıp, 'kul hakkı, milletin malı' kavramları ile hassasiyetlerini öne çıkarıp, 'kim olursa olsun hesap sorulacak, gereği yapılacak' gibi cümlelerle yine kendilerini öne çıkardılar.
Bu ülkede tek söz sahibi sizsiniz. Nasıl haberiniz olmaz? Neden hala başkalarını hedef gösteriyorsunuz?
Hesap sorulacak, gereği yapılacak
Yaşadığımız fon skandalında iktidarın asıl korkusu özellikle yabancı sermayenin ürküp, ülkeden kaçması.
Peki, ülkemizdeki yerli ve yabancı sermaye sahipleri paralarını hizmet, üretim sektöründe mi kullanıyor yoksa bankacılık ve borsa-finans sektöründe mi?
En az % 80'ni banka yani faiz ile paradan para kazanma ve borsa sektöründe.
Sayın Erdoğan diyor ki: 'Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk yok. Finansal sistemimiz güçlü: 'Makroekonomik temellerimiz sağlam, yapısal sorun yok, geçici sorun var'.
En açık cümle Devlet Bahçeli'den
'Türkiye ekonomisine güvenin arttığı iklimi sabote etme, bu gelişmeleri hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yıpratmaya dönük bir kampanyaya çevirme çabası gözden kaçmamaktadır'.
Ekonomi sağlam, finans sisteminde risk yok ise bu telaş niye? Dün neyi gözden kaçırdınız ki, bugün neyin gözden kaçmamasını istiyorsunuz?
Akın Gürlek
Tartışmaların odağındaki Adalet Bakanımız 22 Eylül 2026'da ABD'nin New Jersey kentinde düzenlenen Küresel İş Zirvesi'nde, Türkiye'ye yatırım yapacak iş insanları ve yatırımcıların hukuk güvenliği konusunda konuşurken;
'Bu konuda kesinlikle Türkiye hukuk alanında dünyada, Avrupa'da en güvenilir, öngörülebilir ülke
Özellikle iş adamlarımızın rahatça hukuk öngörülebilirliği, hukuk güvenliği konusunda Türkiye'de yatırım yapması için Adalet Bakanlığı olarak elimizden geldiğince yeni sistemde düzenlemeler konusunda çalışıyoruz' dedi.
Ama rakamlar öyle demiyor!
Dünya Adalet Projesi'nin 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde Türkiye 143 ülke arasında 118'inci sırada yer aldı. Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde 15 ülke arasında 14'üncü sırada kaldı.
Dünyada ve Avrupa'da en güvenilir hukuk sistemi olduğu söylenen bir ülke neden bu endekste bu noktada bulunuyor?
Tablo vahim
Ülkemiz uyuşturucu pazar ve ticarethanesine dönmüş durumda. Her yıl 30 ton ile 50 ton arasında uyuşturucu madde, 100 milyondan fazla uyuşturucu hap ele geçiriliyor.
İnsan, altın, organ, silah kaçakçılığı gibi hemen her alanda kaçakçılık yapılıyor.
Babaları-anneleri makam, mevki sahibi 20-25-30 yaşlarında gençler filo, şirket, holding sahibi oluyor.
Kara para aklama, yasa dışı bahis başlıklarında fon skandalından daha fazla rakamları gördük, konuştuk. Ya bu ülkeyi 2 kez gri listeye aldılar.
Ya mafya
Bırak mafyayı bitirmeyi Balkan, Rus ve Kafkas mafya liderlerinin ülkemizi mekan tuttuğunu bizzat ilgili bakanların açıklamalarından öğreniyoruz.
7 yıl İçişleri Bakanlığı yapan Süleyman Soylu bizzat görev süresinde '593 mafya tipi yapılanma, 1.138 uyuşturucu suç örgütü (toplam 1.731 örgüt' çökerttiğini açıklayarak '33 saatte bir suç örgütü çökerttik' sözleri ile övünmüştü!
Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı oldu. 2 yıl 8 ay görev süresi içinde 'Bu kabine dönemimizde, düzenlediğimiz operasyonlarla, bin 273 organize suç örgütünü çökerttik' dedi.
Şimdi Mustafa Çiftçi Bakan oldu. 'Bu yılın 8 ayında 562 suç örgütüne 1592 operasyon düzenlemiş durumdayız. Bunların neticesinde de 6 bin 916 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmiş durumda. Çökerttiğimiz örgütlerin içerisinde 18 tanesi uluslararası çapta, uluslararası mahiyette olan örgütler. Bunların yanı sıra ulusal çapta, bölgesel mahiyette ve mahalli-yerel düzeyde faaliyet yürütenler de bulunuyor' açıklamasını yaptı.
Böylesi vahim bir tablonun oluşması için ülkede siyasetin, yargını, bürokrasinin kör olması gerekir.
E! Herkesin gözü açıksa ve her gün 'hukuk devleti, hak, adalet, hesap soracağız' gibi cümleler kullanılıyorsa soruyorum: Bu ülkeyi ben mi bu hale getirdim?
Sahi bu ülke bu hale nasıl geldi? Kim var iktidarda?
Asıl üzüntüm her gün her ay her yıl ilahi bir yüzleşme gerçekleşiyor, aynalar önümüze geliyor. Ne iktidar ne muhalefet ne de milletimiz kendisi ile yüzleşmek istemiyor, yüzleşmekten kaçıyor.
Bu ülkeyi 25 yıldır AKP yani Erdoğan yönetiyor. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere AKP'nin kurmay kadrosu gerek iktidar olmadan önce ve gere ise iktidarları döneminde hangi lideri, hangi partiyi, hangi yapıyı, hangi kişiyi ne ile kınadılarsa aynıyla veya daha fazlasıyla kınandılar, kınanıyorlar.
Neye karşıydıysalar ona, taraf oldular. Kime düşman idiyseler ona, dost oldular. Neyi yapmayacağız, yaptırmayacağız, dedilerse onu yaptılar, yaptırdılar.
İşte fon patlağı
İktidar ve ittifakı, 'başkaları gibi hak yiyenleri savunmayız' sözleri ile muhalefeti hedef alıp, 'kul hakkı, milletin malı' kavramları ile hassasiyetlerini öne çıkarıp, 'kim olursa olsun hesap sorulacak, gereği yapılacak' gibi cümlelerle yine kendilerini öne çıkardılar.
Bu ülkede tek söz sahibi sizsiniz. Nasıl haberiniz olmaz? Neden hala başkalarını hedef gösteriyorsunuz?
Hesap sorulacak, gereği yapılacak
Yaşadığımız fon skandalında iktidarın asıl korkusu özellikle yabancı sermayenin ürküp, ülkeden kaçması.
Peki, ülkemizdeki yerli ve yabancı sermaye sahipleri paralarını hizmet, üretim sektöründe mi kullanıyor yoksa bankacılık ve borsa-finans sektöründe mi?
En az % 80'ni banka yani faiz ile paradan para kazanma ve borsa sektöründe.
Sayın Erdoğan diyor ki: 'Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk yok. Finansal sistemimiz güçlü: 'Makroekonomik temellerimiz sağlam, yapısal sorun yok, geçici sorun var'.
En açık cümle Devlet Bahçeli'den
'Türkiye ekonomisine güvenin arttığı iklimi sabote etme, bu gelişmeleri hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yıpratmaya dönük bir kampanyaya çevirme çabası gözden kaçmamaktadır'.
Ekonomi sağlam, finans sisteminde risk yok ise bu telaş niye? Dün neyi gözden kaçırdınız ki, bugün neyin gözden kaçmamasını istiyorsunuz?
Akın Gürlek
Tartışmaların odağındaki Adalet Bakanımız 22 Eylül 2026'da ABD'nin New Jersey kentinde düzenlenen Küresel İş Zirvesi'nde, Türkiye'ye yatırım yapacak iş insanları ve yatırımcıların hukuk güvenliği konusunda konuşurken;
'Bu konuda kesinlikle Türkiye hukuk alanında dünyada, Avrupa'da en güvenilir, öngörülebilir ülke
Özellikle iş adamlarımızın rahatça hukuk öngörülebilirliği, hukuk güvenliği konusunda Türkiye'de yatırım yapması için Adalet Bakanlığı olarak elimizden geldiğince yeni sistemde düzenlemeler konusunda çalışıyoruz' dedi.
Ama rakamlar öyle demiyor!
Dünya Adalet Projesi'nin 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde Türkiye 143 ülke arasında 118'inci sırada yer aldı. Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde 15 ülke arasında 14'üncü sırada kaldı.
Dünyada ve Avrupa'da en güvenilir hukuk sistemi olduğu söylenen bir ülke neden bu endekste bu noktada bulunuyor?
Tablo vahim
Ülkemiz uyuşturucu pazar ve ticarethanesine dönmüş durumda. Her yıl 30 ton ile 50 ton arasında uyuşturucu madde, 100 milyondan fazla uyuşturucu hap ele geçiriliyor.
İnsan, altın, organ, silah kaçakçılığı gibi hemen her alanda kaçakçılık yapılıyor.
Babaları-anneleri makam, mevki sahibi 20-25-30 yaşlarında gençler filo, şirket, holding sahibi oluyor.
Kara para aklama, yasa dışı bahis başlıklarında fon skandalından daha fazla rakamları gördük, konuştuk. Ya bu ülkeyi 2 kez gri listeye aldılar.
Ya mafya
Bırak mafyayı bitirmeyi Balkan, Rus ve Kafkas mafya liderlerinin ülkemizi mekan tuttuğunu bizzat ilgili bakanların açıklamalarından öğreniyoruz.
7 yıl İçişleri Bakanlığı yapan Süleyman Soylu bizzat görev süresinde '593 mafya tipi yapılanma, 1.138 uyuşturucu suç örgütü (toplam 1.731 örgüt' çökerttiğini açıklayarak '33 saatte bir suç örgütü çökerttik' sözleri ile övünmüştü!
Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı oldu. 2 yıl 8 ay görev süresi içinde 'Bu kabine dönemimizde, düzenlediğimiz operasyonlarla, bin 273 organize suç örgütünü çökerttik' dedi.
Şimdi Mustafa Çiftçi Bakan oldu. 'Bu yılın 8 ayında 562 suç örgütüne 1592 operasyon düzenlemiş durumdayız. Bunların neticesinde de 6 bin 916 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmiş durumda. Çökerttiğimiz örgütlerin içerisinde 18 tanesi uluslararası çapta, uluslararası mahiyette olan örgütler. Bunların yanı sıra ulusal çapta, bölgesel mahiyette ve mahalli-yerel düzeyde faaliyet yürütenler de bulunuyor' açıklamasını yaptı.
Böylesi vahim bir tablonun oluşması için ülkede siyasetin, yargını, bürokrasinin kör olması gerekir.
E! Herkesin gözü açıksa ve her gün 'hukuk devleti, hak, adalet, hesap soracağız' gibi cümleler kullanılıyorsa soruyorum: Bu ülkeyi ben mi bu hale getirdim?
Sahi bu ülke bu hale nasıl geldi? Kim var iktidarda?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Fatma Betül Kaya kurban mı seçildi? / 06.10.2026
- Bu ülkeyi bu hale ben mi getirdim? / 05.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -2- / 04.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -1- / 03.10.2026
- Kalplerimiz neden huzursuz? / 02.10.2026
- Yalnızca fon değil yandaş medyada patladı / 30.09.2026
- İktidar durumu toparlamaya yandaşlar aklamaya çalışıyor / 29.09.2026
- Sayın Erdoğan’ın ’30 yıl’ itirafı / 28.09.2026
- Şara özür diledi, Pezeşkiyan liderlik dersi verdi / 27.09.2026
- ‘Asrın yolsuzluğu’ diyorlar! / 26.09.2026
- Bu ülkeyi bu hale ben mi getirdim? / 05.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -2- / 04.10.2026
- İslam coğrafyası ve Müslümanlar bu kaderi neden yaşıyor? -1- / 03.10.2026
- Kalplerimiz neden huzursuz? / 02.10.2026
- Yalnızca fon değil yandaş medyada patladı / 30.09.2026
- İktidar durumu toparlamaya yandaşlar aklamaya çalışıyor / 29.09.2026
- Sayın Erdoğan’ın ’30 yıl’ itirafı / 28.09.2026
- Şara özür diledi, Pezeşkiyan liderlik dersi verdi / 27.09.2026
- ‘Asrın yolsuzluğu’ diyorlar! / 26.09.2026


























































