logo
23 HAZİRAN 2026

Harun'a yapılan ihanet, Ali'ye karşı tekrarlandı

04.06.2026 00:00:00
Hz. Selman-ı Farisi şöyle nakleder: Resulallah yüzünü Ali'ye dönerek şöyle dedi: "Ey Ali! Benden sonra Kureyş'ten şiddet göreceksin! Kendileri sana karşı çıkacaklar ve sana zulmedecekler! Yardımcı bulursan sana muhalefet edenlere karşı savaş et! Eğer yardımcı bulmazsan elini geri çek ve kendini tehlikeye atma! Sen, bana Harun'un Musa'ya olan menzilesindesin. Harun'a uygun güzel bir benzerliğin var, kendisi kardeşi Musa'ya şöyle demişti:

"Bu kavim beni cidden zayıf gördüler ve neredeyse beni öldüreceklerdi..."

(A'râf suresi:150) Kur'an-ı Kerim'de beyan buyurulduğu gibi Hz. Harun, İsrail oğullarının ihanetine uğramıştı. İsrail oğullarının önderlik konusunda, Hz. Harun'a yapmış olduğu ihaneti bu ümmet İmam Ali'ye karşı yapmıştır. (Muhammed Bakır Meclisi, Bihar'ul Envar, Şeyh El Tusi El-Amaili)

Kur'an-ı Kerim'de anlatılan kıssalar, insanlık tarihinin sadece geçmiş sayfalarını değil, aynı zamanda her çağda yaşanan imtihanları da gözler önüne sermektedir. İsrailoğulları'nın Hz. Musa'nın (a.s.) Tur Dağı'na çıkmasının ardından altın buzağıya tapmaları, insanın hakikatten ne kadar hızlı uzaklaşabileceğini gösteren en çarpıcı örneklerden biridir.

Bu olay, özellikle Tâhâ Suresi'nin 83-98. ayetlerinde ve A'râf Suresi'nin 148-154. ayetlerinde ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

Allah Teâlâ, Hz. Musa'yı kendisiyle konuşmak ve Tevrat levhalarını vermek üzere Tur Dağı'na çağırdı. Hz. Musa, kavminin başına kardeşi Hz. Hârûn'u bırakarak ilahi davete icabet etti. İsrailoğulları Mısır'daki esaretten kurtulmuş, Firavun'un zulmünden Allah'ın yardımıyla özgürlüğe kavuşmuşlardı. Ancak özgürlüğe kavuşmak, kalplerdeki eski alışkanlıkları ve putperest kültürün izlerini tamamen silmeye yetmemişti.

Hz. Musa'nın yokluğunu fırsat bilen Sâmirî adlı kişi, kavmi büyük bir fitnenin içine sürükledi. İnsanlardan topladığı altın ziynet eşyalarını eriterek buzağı şeklinde bir heykel yaptı. Kur'an'ın bildirdiğine göre bu heykel, rüzgârın etkisiyle ses çıkarıyordu. Sâmirî bu durumu kullanarak:

"İşte sizin de, Musa'nın da ilahı budur; fakat Musa bunu unuttu" diyerek insanları kandırdı.

Böylece Allah'ın kudretiyle Firavun'un ordusundan kurtulan insanlar, kısa bir süre sonra kendi elleriyle yaptıkları bir heykele yöneldiler. Bu durum, insanın ilahi rehberlikten uzak kaldığında ne kadar büyük bir sapmaya düşebileceğinin açık göstergesidir.

Kur'an, Hz. Hârûn'un bu olaya sessiz kalmadığını açıkça bildirir. O, kavmini defalarca uyarmış ve şöyle demiştir:

"Ey kavmim! Siz bununla imtihan edildiniz. Şüphesiz sizin Rabbiniz Rahmân'dır. Bana uyun ve emrime itaat edin."

Ancak İsrailoğulları bu çağrıya kulak vermediler. Büyük bir kısmı buzağıya tapmaya devam etti. Hatta Hz. Hârûn'a karşı sert tavır aldılar ve neredeyse onu öldürmeye kalkıştılar.

Burada önemli olan husus şudur: Hz. Hârûn, olayın büyüyerek kardeş kavgasına dönüşmesini istemedi. Kavmin tamamen parçalanmasından ve birbirine düşmesinden endişe etti. Bu nedenle sabırla hareket etti ve Hz. Musa'nın dönüşünü bekledi.

Hz. Musa Tur Dağı'ndan döndüğünde gördüğü manzara karşısında son derece üzüldü ve öfkelendi. Allah'ın emirlerini alan bir topluluğun kısa sürede putperestliğe dönmesi büyük bir hayal kırıklığıydı.

Önce kardeşi Hz. Hârûn'a yöneldi ve neden engel olmadığını sordu. Bunun üzerine Hz. Hârûn:

"Ey anamın oğlu! Kavim beni güçsüz bıraktı ve neredeyse öldüreceklerdi. Ben İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın demenden korktum" şeklinde cevap verdi.

Bu açıklama, Hz. Hârûn'un görevini ihmal etmediğini, aksine elinden gelen bütün çabayı gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Hz. Musa daha sonra Sâmirî'yi sorguladı. Sâmirî, yaptığı işi çeşitli bahanelerle açıklamaya çalıştı. Ancak fitnenin kaynağı olduğu açıkça ortaya çıktı.

Bunun üzerine Hz. Musa, onun toplumdan dışlanmasına hükmetti. Ayrıca insanların ilah edindikleri buzağı parçalandı ve kalıntıları denize savruldu. Böylece insanların kendi elleriyle yaptıkları şeyin ilah olamayacağı fiilen gösterilmiş oldu.
 
Adem Birinci / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.