Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zekât, İslam'ın köprüsüdür. Zekâtı veren insan köprüden geçer. Her kim de zekâtı vermezse köprüden geçmesine engel olunur. Zekât Allah'ın gazabını söndürür."
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah'ın bu ümmete farz kıldığı en ağır sorumluluk zekattır. Zikri aziz olan Allah, bu ümmette zekâttan başka bir şeyi daha şiddetli farz kılmamıştır. Ümmetin geneli sadece bu hususta helak olur."
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, (cc) birçok ayette, Namaz ve zekâtı (birlikte) emretmiştir. Her kim namaz kılar ve zekât vermezse namazı kabul olmaz."
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zekât vermezse namazı faydasızdır. Haramdan kaçınması olmayan kimsenin de zekâtı makbul olmaz."
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zekât fakirlerin yiyeceğini temin etmek ve zenginlerin malını korumak için takdir edilmiştir. Çünkü Allah sıhhatli olanları hasta ve aciz insanların işini halletmekle mükellef kılmıştır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: 'Şüphesiz sizler mallarınız ve nefislerinizle imtihan edilirsiniz.' Mallarla imtihan zekât ödemektir, canlarla imtihan ise nefisleri sabra zorlamaktır.
Ayrıca zekât ödemekle Allah'ın nimetlerine şükredilmiş olur, malın artışı ümit edilir, zayıf insanlar merhamete uğrar, fakirlere merhamet edilmiş olur. Zenginler ise yardımlaşmaya, fakirleri güçlendirmeye ve dini işlerine yardımcı olmaya teşvik edilir.
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, zenginlerin mallarında fakirlerin ihtiyacını temin edecek miktarda bir hak farz kılmıştır. Eğer Allah kendilerine takdir ettiği miktarın yetmeyeceğini bilseydi, onlara daha fazla hak farz kılardı. O halde fakirlerin yoksulluğu bu farzın (zekâtın) az oluşu sebebiyle değil, zenginlerin haklarını vermemesi sebebiyledir."
Zekâtı verilmemiş mal, ahirette bir azap vesilesi olacaktır! Zekât meselesi büyük ihtimam gösterilmesi gereken büyük bir farzdır.
Zenginler sadece zekâtlarını hakkıyla verdiklerinde yeryüzünde aç ve fakir insan kalmaz. Bu itibarla zekât verilmediği durumda zenginler fakirlere büyük bir zulüm yapmış olurlar.
Kişiyi zekât vermekten alıkoyan en büyük engel malının azalacağı korkusu ve vesvesesidir. Zekât verilmekle malın azalacağını sanmak ise ne büyük bedbahtlık ve aldanıştır. Zira zekât malı temizler, bereketlendirir ve çoğaltır.
Vermek ve infak etmek çok büyük bir zevk ve bahtiyarlıktır. Tüm Ehl-i Beyt imamları ve tüm Allah adamları biz cenneti vererek ve infak ederek kazandık derler.
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah'ın bu ümmete farz kıldığı en ağır sorumluluk zekattır. Zikri aziz olan Allah, bu ümmette zekâttan başka bir şeyi daha şiddetli farz kılmamıştır. Ümmetin geneli sadece bu hususta helak olur."
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, (cc) birçok ayette, Namaz ve zekâtı (birlikte) emretmiştir. Her kim namaz kılar ve zekât vermezse namazı kabul olmaz."
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zekât vermezse namazı faydasızdır. Haramdan kaçınması olmayan kimsenin de zekâtı makbul olmaz."
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zekât fakirlerin yiyeceğini temin etmek ve zenginlerin malını korumak için takdir edilmiştir. Çünkü Allah sıhhatli olanları hasta ve aciz insanların işini halletmekle mükellef kılmıştır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: 'Şüphesiz sizler mallarınız ve nefislerinizle imtihan edilirsiniz.' Mallarla imtihan zekât ödemektir, canlarla imtihan ise nefisleri sabra zorlamaktır.
Ayrıca zekât ödemekle Allah'ın nimetlerine şükredilmiş olur, malın artışı ümit edilir, zayıf insanlar merhamete uğrar, fakirlere merhamet edilmiş olur. Zenginler ise yardımlaşmaya, fakirleri güçlendirmeye ve dini işlerine yardımcı olmaya teşvik edilir.
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, zenginlerin mallarında fakirlerin ihtiyacını temin edecek miktarda bir hak farz kılmıştır. Eğer Allah kendilerine takdir ettiği miktarın yetmeyeceğini bilseydi, onlara daha fazla hak farz kılardı. O halde fakirlerin yoksulluğu bu farzın (zekâtın) az oluşu sebebiyle değil, zenginlerin haklarını vermemesi sebebiyledir."
Zekâtı verilmemiş mal, ahirette bir azap vesilesi olacaktır! Zekât meselesi büyük ihtimam gösterilmesi gereken büyük bir farzdır.
Zenginler sadece zekâtlarını hakkıyla verdiklerinde yeryüzünde aç ve fakir insan kalmaz. Bu itibarla zekât verilmediği durumda zenginler fakirlere büyük bir zulüm yapmış olurlar.
Kişiyi zekât vermekten alıkoyan en büyük engel malının azalacağı korkusu ve vesvesesidir. Zekât verilmekle malın azalacağını sanmak ise ne büyük bedbahtlık ve aldanıştır. Zira zekât malı temizler, bereketlendirir ve çoğaltır.
Vermek ve infak etmek çok büyük bir zevk ve bahtiyarlıktır. Tüm Ehl-i Beyt imamları ve tüm Allah adamları biz cenneti vererek ve infak ederek kazandık derler.
Adem Birinci / diğer yazıları
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026
- Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain / 07.08.2026
- Ehl-İ Beyt hakikati / 02.08.2026
- İmam Ali’nin sırrı, Ehl-i Beyt’in gülü: Abdülkadir Geylânî / 07.07.2026
- Adım adım Kerbela -8- / 05.07.2026
- Adım adım Kerbela -7- / 04.07.2026
- Adım adım Kerbela -6- / 03.07.2026
- Kerbela’ya adım adım -5- / 01.07.2026
- Adım adım Kerbela -4- / 29.06.2026
- Adım adım Kerbela -3- / 28.06.2026
- Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain / 07.08.2026
- Ehl-İ Beyt hakikati / 02.08.2026
- İmam Ali’nin sırrı, Ehl-i Beyt’in gülü: Abdülkadir Geylânî / 07.07.2026
- Adım adım Kerbela -8- / 05.07.2026
- Adım adım Kerbela -7- / 04.07.2026
- Adım adım Kerbela -6- / 03.07.2026
- Kerbela’ya adım adım -5- / 01.07.2026
- Adım adım Kerbela -4- / 29.06.2026
- Adım adım Kerbela -3- / 28.06.2026


























































