logo
23 HAZİRAN 2026

Büyük Oyun: İkinci perde

15.09.2001 00:00:00
Analiz:Recep BAHAR

Salı günkü dünya tarihinin en büyük, insanlığın yüz karası terör eyleminin ardından Amerika diken üstünde. Bu akıllara durgunluk veren 'terör ameliyesinin" ABD'li yöneticiler ve Amerikan halkı üzerinde yol açtığı korku, ürküntü, telaş, yılgınlık ve panik havası ülke semalarında bir hayalet gibi dolaşmaya devam ediyor.

Ülkenin askeri ve ekonomik büyüklüğünün sembolleri konumundaki binalar 'terör hareketiyle' bir anda tarumar edildi. Yetmedi, önceki gece 'yasama gücünün' sembolü konumundaki Senato Binası (Capitol Hill) bomba ihbarı nedeniyle boşaltıldı. Yürütme gücünün başı Başkan Bush'a birşeyler olur korkusuyla, Başkan Yardımcısı Dick Chenney Camp David'e götürüldü. Bir düğmeye basarak tüm dünyayı nükleer cehenneme çevirebilecek bir insan yani ABD Başkanı'nın can güvenliğinin olmadığı bir halet-i ruhiye içinde Amerika.

ABD'deki kamu binaları yapılan asılsız bomba ihbarları neticesinde habire boşaltılıp duruyor. İnsanlar kalabalık ortamlardan öcü gibi kaçıyor. Halkın çoğu bu 'dehşet günlerini' evinde geçirmeyi tercih ediyor. Bu 'korku' durumu sadece teröre maruz kalmış New York ve Washington D.C gibi kentleri değil, aynı zamanda tüm ABD şehirlerini etkisini altına almış durumda.

20. yüzyılda patlak vermiş, Avrupa ve Asya'da yaklaşık 65 milyon insanın canına mal olmuş iki dünya savaşından sivil halk bazında en küçük bir şekilde etkilenmemiş; 1945'ten 1990 yılına kadar süren klasik Soğuk Savaş döneminde vuku bulan onlarca bölgesel çatışmada tek bir sivil kaybetmemiş olan bir toplumun iki saat içinde, askeri ve ekonomi dallarında 30 bin yetişmiş insanını yitirmesi olağanüstü bir durumdur. İşte Amerikan halkı bu tarihte tanık olunmamış bu olağanüstü hali tüm hücrelerine yaşıyor.

Şiddeti belirsiz deprem

Amerikan toplumu, Marmara Bölgesi'nde yaşayan bizim gibilerin 17 Ağustos depremi sonrasındaki psikolojik halinin iki gömlek üst derecesini yaşıyor. O dönemde İstanbullular, büyük bir deprem beklentisiyle bir ay boyunca dışarıda gecelediler. Her artçı şokla birlikte dışarı fırladılar. Her an fayların harekete geçebileceği endişesi içindeydiler. Rahata ve programlı bir hayata alışmış Amerika halkı açısından durum çok, çok daha vahim. Çünkü, o dönemde bizler tehlikenin yer altından, tabiattan kaynaklandığının farkında iken; onlar tehlikenin nereden geldiğini bilemiyorlar. Üstelik bu 'dehşet havasını' oluşturanlar da kimliği meçhul insanlar. Üstelik kendi ülkelerine ait seçkin havayollarının seçkin uçaklarıyla!

Amerikan toplumu bu psikolojik havayı uzun yıllar, belki de hiç atlatamayacaktır. Artık dünyanın farklı köşelerinde (Örneğin Irak'ta, Somali'de) ülkelerinin askeri müdahalelerini büyük bir gururla ekranlarının başında temaşa eden, masum insanların toplu olarak ebedi hayata göçüşlerini içleri kıpırdamadan izleyen bu halk kitlesi; ilk kez "izleyen" değil, "izlenen" oldu. Bu durumun yol açtığı psikolojik yıkıntı 'nesilden nesile' miras kalacak türdendir.

İç destek olmadan asla

Salı günkü uçaklı intihar saldırıları, uzay savaşları konu edinmiş bilim kurgu yazarlarının 'hayal gücünü' aşan bir 'kurnazlık ve gelişmişlik' barındırıyor bünyesinde. Amerikalı uzmanlar, saldırıyı gerçekleştirenlerin ABD istihbaratından beslendiği konusunda artık tereddüt içinde bulunmuyor.

Çünkü, saldırıların düzenlendiği saatlerde Florida'da bulunan Başkan Bush, Washington'a dönmeye çalıştığı sırada, gizli servis yetkilileri, Başkan'ın uçağı Air Force One için, "Air Force One, bir sonraki hedefimiz" şeklinde bir mesaj almıştı. Bu mesaj iletilmeseydi, Başkan Bush belki de şu anda yaşamıyor olacaktı.

Burada en şaşırtıcı nokta, uçak kaçıran teröristlerin, "Air Force One, bir sonraki hedefimiz" şeklindeki mesajı, Beyaz Saray'ın çok gizli, özel şifresiyle iletmeleriydi.

Soru çok büyük: Teröristler Beyaz Saray şifrelerini nasıl ele geçirdiler? ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'in bir numaralı sanık sandalyesine oturttuğu ve Afganistan'a müdahale için yeterli şüpheyi oluşturduğunu varsaydığı Usame bin Ladin gibi eski bir CIA işbirlikçisinin bu şifrelere ulaşması mümkün mü? Bunun yanı sıra, teröristler, aralarında Beyaz Saray'ın şifresini kullanarak, ABD yönetimine ve halkına ne tür mesajlar iletmiş olabilirler?

Bu özel şifreli sözcüklerin kullanılmasının, Beyaz Saray, gizli servis, Federal Soruşturma Bürosu FBI, Federal Havacılık Kurumu veya Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA içinde de, teröristlerin yardımcılarının olduğuna işaret ettiği artık tartışılmaz bir gerçek. Bu da bizi ABD'nin kendi çelişkileri sonucunda, kendi içinden vurulduğunu gösteriyor.

Asıl patron kim?

Baş taşeron ABD'nin yeni dönemde düşman olarak toplumua lanse ettiği Usame bin Ladin olabilir. Ancak Amerikan Federal Araştırma Bürosu (FBI)'dan açıklanan bilgiler güvenilir değil. Ortada 'kuvvetli, en azından makul şüphe' bakımından hiç bir şey yok. Mesnetsiz suçlamalar var. Örneğin kamikaze pilotlar olarak suçlanan Suudi kardeşlerin 'tertemiz olduğunun' ortaya çıkması da bunun kanıtı. Amerikan istihbarat birimleri, tam bir çaresizlik içinde. Failleri bulacakları yerde, masum insanları suçlamanın kolaylığını yaşıyorlar.

Kesin olan şu ki, asıl patron ya ABD'nin içinde, ya da O'nun baş temsilcisi bu ülkede! Ve hiçbir güç bu asıl patrona ulaşamayacak.

Büyük Oyun yeniden başlıyor

ABD'de liderlerin demeçlerindeki sakin hava sürerken, savaş tamtamları da çalınmaya devam ediyor. Eylemin gerçekleştiği ilk andan bu yana hedefte bir değişiklik yok. Afganistan vurulacak tek ülke olarak öne çıkıyor, bilinçli bir şekilde çıkarılıyor. Peki neden Afganistan? Şunu açıkça vurgulamak istiyorum ki, Amerikalı yöneticiler artık sadece intikam hisleriyle hareket etmiyorlar. Başkan Bush üst üste Ulusal Güvenlik Konseyi'ni toplantıya çağırarak, ABD'nin sahip olduğu dünya çapındaki egemen güç konumunun sağlama alınmasının hesaplarını yapıyor. Artık dış politika oluşturmanın gereği olan sükuneti takınıp, bu terör eylemlerinden yola çıkarak, "Hangi yarım kalmış hesabımızı kapatabiliriz? Küresel egemenliğimizi pekiştirecek hangi adımları atabiliriz?" açılımlarının peşindeler. Bu açıdan Afganistan'ın stratejik konumunu belirlemede yarar var:

Afganistan 19. yüzyıl boyunca Rusya ve İngiltere arasında süren Büyük Oyun'un sahasıydı. İngiltere, Afganistan üzerinden Orta Asya'ya hakim olmak; Güney Asya'daki (Hindistan ve Pakistan o zamanlar İngiliz sömürgesiydi) zengin kaynakları bünyesinde barındıran sömürgelerini emniyet altına almanın hesabı içindeydi. Rusya ise ta 16. yüzyılda oluşturulmuş strateji gereği sıcak denizlere inmek istiyordu. İki ülke arasındaki bu çekişme aynı zamanda Rusya'yı bir numaralı düşman edinmiş Osmanlı Devleti'nin de ömrünün uzamasını beraberinde getiriyordu. Büyük Oyun mücadelesinin bir parçası olarak İngiltere ve Fransa'nın 1853-56 yılları arasında süren Kırım Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin yanında savaşa girmeleri de Rusya'nın sıcak denizlere inme siyasetinin önüne set çekmek amacıyla yapılmıştı.

Gelelim günümüze... Günümüz dünyasının en stratejik bölgesi kuşkusuz Orta Asya'dır. Orta Asya, jeopolitik uzmanları tarafından 'dünyanın kalbi (Heartland-merkez bölge)' olarak adlandırılmaktadır. Dünyanın en zengin doğal gaz ve petrol kaynakları bu bölgenin altında yatmaktadır. Oysa ABD, bu bölgeleri istediği gibi nüfuz edemiyor. Hem Rusya, hem de Çin engeliyle karşılaşıyor.

Hedef Çin'i çevrelemek

Batı dünyasında yayınlanan ve üniversitelerin uluslararası ilişkiler bölümlerinde okutulan ders kitaplarında (Mesela Kegley-Wittkopf ikilisinin yazdığı World Politics (Dünya Politikası); Berridge'nin kaleme aldığı İnternational Politics (Uluslararası Politika); Baylis'in derlediği Globalization of World Politics (Dünya Siyasetinin Küreselleşmesi) adlı kitaplarda 21. yüzyılda ABD egemenliğine meydan okuyabilecek birinci güç olarak Çin; ikinci derecede güçler olarak Rusya, Almanya ve Japonya gösterilmektedir. Yani Amerikalı diplomat adayları, bu zihniyetle yetiştirilmektedir. ABD yönetimi işte son terör eylemlerinden yola çıkarak, tıpkı Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği'ne karşı uyguladığı güneyden "çevreleme politikasını" yeni dönemde hem Çin'e, hem de Rusya'ya karşı uygulamaya çalışacaktır. Washington'un bunu gerçekleştirebilmesinin yolu da Afganistan'ı işgalden; oradaki belirsizliği ortadan kaldırmaktan geçiyor.

Ortadoğu'dan sonra

Orta ve Güney Asya

Bilindiği gibi bundan 11 yıl önce eski bir tescilli CIA ajanı olan Saddam Hüseyin, Kuveyt'i işgal ederek, ABD'nin Körfez Bölgesi'ne yerleşmesinin yolunu açmıştı. Körfez Savaşı'nda çoluk-çocuk yaklaşık 500 bin Iraklı Amerikan bombaları sonucunda hayatını yitirmişti. Ama savaşın müsebbibi olan Saddam Hüseyin koltuğunun başında bırakılmıştı! Üstelik savaş sonrasında Kuzey Irak'ta Kürtlere, Güney Irak'ta ise Şii Araplara saldırmasına müsaade edilmişti. Bu savaşla birlikte ABD, Ortadoğu'daki egemenliğini pekiştirdi.

Şimdi sıra Güney Asya'ya geldi. Sam Amca'nın hedefini yukarıda belirttik: Çin ve Rusya'yı kuşatmak, Güney Asya'da Pakistan'ı kontrol altında tutmak ve Orta Asya'daki doğal kaynakların dağılımını kontrol etmek.

Geleceğe dönük yapılan analizlerde, 10 yıl sonra Çin'in ekonomik güç açısından ABD'yi geçeceğine işaret ediliyor. BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkı bulunan, ekonomik olarak bir numara olan Çin'in bu durumda Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya küresel politikalar izlemesi kaçınılmaz olacaktır. Bu durum ABD'nin egemenliğine son verecektir. Washington'daki düşünce üretim merkezlerinde çalışan strateji uzmanları, bu gidişatı durdurmak için rapor üstüne rapor hazırlıyorlar. Bu eylemler ABD'nin harekete geçmesi için tam da 'bahane' oluşturuyor.

Tıpkı Saddam Hüseyin vakasında olduğu gibi Usame bin Ladin'e büyük ihtimalle bir şey yapılmayacak. Ama onun üzerinden ABD, stratejik hesaplarını bir bir gerçekleştirecek.

Sonuç olarak, Büyük Oyun yeniden oynanıyor.

Bu bağlamda Türkiye'nin izlemesi gereken politikayı yarın tarihsel perspektifle değerlendireceğiz.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.