logo
27 TEMMUZ 2026

Canlılardaki Fedakarlık

06.07.2001 00:00:00
 
Darwin'in ortaya attığı evrim teorisi, 21. yüzyıla yaklaştığımız şu günlerde bilim dünyasındaki itibarını büyük bir hızla kaybetmiştir. 20. yüzyılın başlarında materyalist çevreler tarafından desteklenen ve kitlelere bilimsel bir gerçekmiş gibi telkin edilen bu teorinin geçersizliği artık kesin olarak anlaşıldı. Bunda en büyük etken, yüzyılımızda evrim teorisini yakından ilgilendiren mikrobiyoloji, biyokimya, paleontoloji gibi bilim dallarında görülen gelişmeler oldu. Bu bilim dallarındaki ilerlemeler sonucunda canlılığın, evrim teorisinin iddia ettiği gibi tesadüflerle, birbirlerinden evrimleşerek meydana gelmesinin imkansız olduğu ortaya çıktı.

Çöküntüye uğramış bu teori, canlılığın kökeni ile ilgili iddialarına hiçbir bilimsel kanıt getiremediği gibi, canlıların sahip oldukları sayısız olağanüstü özelliğin kökeni hakkındaki soruları da yanıtsız bırakır. İşte evrimcileri çıkmaza sokan bu konulardan biri de kitabın konusu olan "canlılarda görülen fedakarlıklar"dır.

Doğada sıkça karşımıza çıkan fedakarlıklar, canlılar arasındaki dayanışma ve işbirliğine dayalı ilişkiler, şefkat dolu davranışlar... Tüm bunların, evrim teorisi için önemli ve çözülemeyen birer sorun olmalarının nedeni nedir? Darwin, evrim teorisini ortaya attığında, iddialarını bir mekanizmaya dayandırmıştı: doğal seleksiyon. Darwin'in tezine göre tüm canlılar ortak bir atadan geliyorlardı ve içinde bulundukları doğa şartlarına uyum sağlamaları sonucunda birbirlerinden farklılaşmışlardı. Bulundukları ortama en iyi uyum sağlayanlar, edindikleri özellikleri sonraki nesillere aktarabiliyordu. Dolayısıyla daha güçlü ve çevre koşullarına daha uyumlu olan bireyler ayıklanmaktan kurtuluyorlardı. Darwin'in bu varsayımları doğada bir "yaşam savaşı" olduğunu, bu savaşta güçlülerin kazanarak, güçsüzlerin ezilip yok olduklarını öne sürüyordu. Darwin'in yakın bir dostu ve evrim teorisinin en ateşli savunucularından biri olan Julian Huxley doğayı şöyle nitelendirmişti:

Bu arenada zayıflarla beceriksizlerin elenmesi, güçlülerle beceriklilerin egemenliği kaçınılmazdır.

Peki doğa gerçekten de evrimcilerin iddia ettikleri gibi sadece güçlülerin üstün geldiği, zayıfların ezilerek yok olduğu, bencilliğin ve kıyasıya yaşam mücadelesinin hakim olduğu bir yer midir?

TESADÜFÜN MANTIKSIZLI?I

Bu sorunun cevabını doğadaki yaşamı inceleyerek verebiliriz. Doğada elbetteki canlılar beslenebilmek veya güvenliklerini sağlamak için bir çaba içerisindedirler. Her hayvan yaşamını sürdürmek için avlanmak zorundadır veya kendisini korumak için saldırganlaşabilir. Ancak doğa sadece bu görüntülerden ibaret değildir. Doğada canlıların büyük bir çoğunluğu yavruları veya aileleri için, kimi zaman sürülerindeki diğer canlılar hatta diğer türler için benzeri görülmemiş fedakarlıklarda bulunurlar. Fedakarlığın yanı sıra işbirliği, dayanışma, birbirinin çıkarını kollama gibi özellikler canlılar aleminde sıkça karşılaşılan tavırlardır.

İşte doğanın yalnızca bir savaş yeri olduğunu iddia eden evrim teorisi canlılar aleminde görülen bu fedakarlık örneklerine hiçbir açıklama getiremez. Doğadaki yaşam evrim teorisinin temel iddiasını açıkça ve kesinlikle geçersiz kılmaktadır. Evrim teorisi, düşmanlarından kaçıp kurtulan bir zebranın, neden geri dönüp düşmanları tarafından kuşatılmış olan diğer zebraları, üstelik de hayatını tehlikeye atarak, kurtardığını kesinlikle açıklayamaz. Veya ilerleyen sayfalarda detaylarını göreceğimiz gibi, yumurtalarını yaşatabilmek için ölümü göze alarak kumsala çıkan aterina balıklarının bu davranışlarının neden doğal seleksiyonla elenmediği sorusunu cevaplayamaz.

Canlılardaki fedakar ve işbirlikçi davranışlar evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ve tüm açıklığıyla ortaya koyarken, önemli bir gerçeğin de delillerini oluşturmaktadır: Tüm evrenin üstün bir Yaratıcı tarafından yaratıldığı ve her bir canlının, Yaratıcısı olan Allah'ın ilhamı ile davrandığı gerçeğinin...

Yaratılış Hikayeleri

HARUN YAHYA

CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi

CHP Grup Başkanlığı'na Tekirdağ Milletvekili Öztrak, Grup Başkanvekilliklerine ise İzmir milletvekilleri Erdan Kılıç ile Rahmi Aşın Türeli seçildi

26.07.2026 22:03:00
Haber Merkezi
 
CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi
CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi
CHP TBMM Grubu'nun kapalı toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında düzenlendi.
Parti genel merkezindeki toplantıda, grup başkanlığı ve grup başkanvekilliklerinin belirlenmesi için sandık kuruldu. 39 milletvekilinin katıldığı toplantıda 5 milletvekili ise yer almadı.
Toplantıda, CHP Grup Başkanlığı için Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Elazığ Milletvekili Gürsel Erol aday olarak yarıştı.

Adaylıktan çekildi
Oylamanın ilk iki turunda adaylar seçilmek için salt çoğunluğu sağlayamazken, daha sonra Erol'un adaylıktan çekildiği öğrenildi. Yapılan üçüncü tur oylamada Öztrak, CHP Grup Başkanlığı'na seçildi.
CHP kapalı TBMM Grup Toplantısı'nda, Grup Başkanlığı oylamasının ardından iki grup başkanvekilliği için de oylamaya gidildi.
Seçime, Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, İzmir Milletvekili Rahmi Aşın Türeli, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç katıldı.
Yapılan oylama sonucunda İzmir milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşın Türeli CHP Grup Başkanvekili oldu.

Mutlak butlan kararı Yargıtay'da "ön inceleme" aşamasında

Dosyanın esasa ilişkin incelemesinin yeni adli yılın başlayacağı 1 Eylül'den sonra yapılması bekleniyor

26.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Mutlak butlan kararı Yargıtay'da "ön inceleme" aşamasında
Mutlak butlan kararı Yargıtay'da "ön inceleme" aşamasında
Yargıtay'a gönderilen, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin tedbiren verdiği "mutlak butlan" kararı hakkındaki dosya, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce "ön inceleme"ye alındı. Tetkik hakimi, incelemesini tamamladıktan sonra raporunu heyete sunacak, heyetin esasa ilişkin incelemesinin, yeni adli yılın başlayacağı 1 Eylül'den sonra yapılması bekleniyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs'ta, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın "mutlak butlan" ile sakatlandığına ve iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da "karar kesinleşinceye kadar" tedbiren görev üstlenmelerine/göreve iade edilmelerine hükmetmişti.

Kararın temyiz edilmesi sonrası dosya, 20 Temmuz Pazartesi günü başlayan adli tatil öncesi, 17 Temmuz Cuma günü temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne gönderilmişti.

Dosya tetkik hâkiminde
Adli tatil olmasına rağmen süreçte dosyanın kayıt ve tevzi işlemleri yapılabiliyor. Alınan bilgiye göre, bu kapsamda, Yargıtay'daki dosya durumu "kayıt aşamasında" iken "ön inceleme" olarak değişti. Böylelikle Yargıtay'daki süreç başladı.

Ön inceleme aşamasında, dosyanın teslim edileceği tetkik hakimi, nihai kararı verecek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi heyetine sunacağı raporunu hazırlamaya başlayacak.

Tetkik hakimi, incelemesini tamamlamasının ardından raporu Yargıtay 3. Hukuk Dairesi heyetine sunacak. Dosyanın esasa ilişkin incelemesinin, yeni adli yılın başlayacağı 1 Eylül'den sonra yapılması bekleniyor.

Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!


 
Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. 

25.07.2026 23:36:00
MURAT ÇORBACI
 
Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!
Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!

Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle ultraviyole (UV) ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde 1.5 milyondan fazla yeni cilt kanserleri teşhis edildi. Üstelik, eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri artık 30'lu ve 20'li yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor. Bu artışta kontrolsüz güneşlenme alışkanlıkları ve çocukluk dönemindeki yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kalma önemli rol oynuyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmamızda güneş koruyucu ürünlerin kilit bir rol üstlendiğini belirterek, "Koruyucu ürünler ultraviyole ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltarak hem erken yaşlanma sorunlarına hem de cilt kanseri riskine karşı önemli bir koruma sağlar. Ancak etkin koruma için doğru ürün seçimi ve doğru kullanım büyük önem taşır. En sık yapılan üç hata; güneş koruyucuyu yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmaktır" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucularda dikkat etmemiz gereken bazı kuralalrı anlattı.

1. "İstediğim kadar güneşlenebilirim" hatasına düşmeyin!
2. SPF 50 altı ürünler yetersiz kalabilir.

3. Sadece SPF tek başına yeterli değil. Ambalaj üzerinde 'Broad Spectrum', 'UVA/UVB Koruması' veya UVA logosu bulunan ürünleri tercih etmeniz cilt sağlığınız için çok önemli.
4. Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun olmayabiliyor.

5. Yüz ve vücudunuza aynı ürünü kullanmayın.
6. 20-30 dakika kuralına dikkat! Kimyasal filtreli ürünlerin cilt üzerinde etkili koruma oluşturabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce uygulanması gerekiyor.

7. Cildinizde yeterince sürdüğünüzden emin olun.
8. Gün içinde her 2 saatte bir yenileyin.

Elit sporcular 40 yaşından sonra da nasıl başarılı oluyor?


 
FIFA Dünya Kupası, yalnızca goller değil, futbolcu performansları ile de sıklıkla konuşuluyor. Sahalarda genç yıldızlar kadar yaşları ilerlemesine rağmen üst düzey performans sergileyen futbolcuların sırrı merak ediliyor.
 

25.07.2026 22:18:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Elit sporcular 40 yaşından sonra da nasıl başarılı oluyor?
Elit sporcular 40 yaşından sonra da nasıl başarılı oluyor?

Cristiano Ronaldo, 2026 FIFA Dünya Kupası'na 41 yaşında katılarak turnuvanın en deneyimli oyuncuları arasında yer aldı. 39 yaşındaki Lionel Messi ise yıllardır yalnızca yeteneğiyle değil, ilerleyen yaşına rağmen sürdürdüğü üst düzey performansıyla modern futbolun en dikkat çekici örneklerinden biri. Bu Dünya Kupası'nda da 8 gol atarak, en çok gol atan ikinci oyuncu oldu. Her iki futbolcu normal şartlarda jübilesini yapabilecek yaşlardayken hâlâ sahada en üst seviyede mücadele ediyor.

Yaş almanın, doğru yönetildiğinde performans kaybı anlamına gelmediğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Yaş almak sadece doğum tarihinin ilerlemesi değildir. Özellikle futbol söz konusu ise kas kütlesi azalabilir, toparlanma süresi uzayabilir, patlayıcı güç düşebilir ve sakatlık riski artabilir. Ancak doğru yönetilen antrenman, beslenme, uyku ve toparlanma stratejileriyle bu süreci yavaşlatmak mümkün. Performansı belirleyen yalnızca yaş değil, bedeninizi yıllar boyunca nasıl yönettiğinizdir" dedi.

Başarının sırrı akıllı çalışmakta

Elit futbolcularda fiziksel performansın genellikle 17-26 yaş arasında zirve yaptığı biliniyor ancak bazı sporcular bu düşüşü belirgin şekilde yavaşlatabiliyor. Bu süreci yavaşlatmanın sırrının daha fazla antrenman yapmakla açıklanamayacağını ifade eden Dr. Halil Ertürk, "Önemli olan antrenmanı, uykuyu, beslenmeyi, hidrasyonu, toparlanmayı, stres yönetimini ve sakatlık önleme stratejilerini tek bir sistem içinde yönetebilmek. Modern spor biliminde performansı belirleyen yalnızca sahada geçirilen süre değil; antrenman sonrası toparlanmanın ne kadar doğru planlandığıdır. Longevity yaklaşımı da tam olarak bu anlayışı günlük yaşama taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.


Sıradan insanların da uygulayabileceği 7 alışkanlık

Uzun yıllar üst düzey performans gösterilmesini sağlayan prensipler yalnızca profesyonel sporcular için değil; sağlıklı yaş almak isteyen herkes için önemli ipuçları sunuyor. İşte Dr. Halil Ertürk'ten sahadan günlük yaşama taşınabilecek 7 longevity alışkanlığı…

1. Kas kütlenizi koruyun

Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas gücü doğal olarak azalmaya başlıyor. Futbolcular için bu durum kas kütlesini korumak hız, denge ve sakatlıklardan da korunma anlamına gelirken; günlük yaşamda merdiven çıkabilmek, düşme riskini azaltmak ve metabolik sağlığı koruyabilmek açısından büyük önem taşıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "40 yaşından sonra kas yapmak estetik bir hedef değil, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir" diyor.

2. Yeterli ve kaliteli uykuyu performansın bir parçası haline getirin

Elit sporcular için uyku, antrenmanın devamı olarak kabul ediliyor. Çünkü kas onarımı, bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve zihinsel performans büyük ölçüde uyku sırasında destekleniyor. Dr. Halil Ertürk, "İyi bir uyku, hem sporcular hem de günlük yaşamda aktif kalmak isteyen herkes için en güçlü toparlanma yöntemlerinden biridir" ifadelerini kullanıyor.

3. Çok değil, doğru egzersiz yapın

Futbolda performansı belirleyen unsur yalnızca yoğun antrenman yapmak değil; antrenman ile dinlenme arasındaki dengeyi doğru kurabilmek. Günlük yaşamda da haftada bir gün aşırı spor yapmak yerine düzenli ve sürdürülebilir fiziksel aktivite çok daha faydalı oluyor. "Vücut istikrarı sever. En iyi egzersiz programı, sürdürebildiğiniz programdır" diyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, hareketin bir yaşam alışkanlığı haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor.

4. Tabağınızı kaslarınızı koruyacak şekilde planlayın

Futbolcular için beslenme yalnızca enerji almak değil, toparlanmayı hızlandırmak ve kas dokusunu korumak anlamına geliyor. Günlük yaşamda da kaliteli protein, liften zengin besinler, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı tüketimi sağlıklı yaşlanmanın temelini oluşturuyor. Dr. Halil Ertürk, "Kasınızı korumak istiyorsanız tabağınızda mutlaka kaliteli protein ve gerçek gıdalar yer almalı" dedi.

5. Kalbinizi de formda tutun

Sahada performansı belirleyen yalnızca kas gücü değil, kalp ve damar sisteminin kapasitesi. Günlük yaşamda ise yürüyüş kapasitesi, merdiven çıkabilmek ve çabuk yorulmamak kalp sağlığının önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Dr. Halil Ertürk, "Takvim yaşınızdan çok kalbinizin yaşı, uzun ve sağlıklı yaşam konusunda daha belirleyicidir" değerlendirmesinde bulundu.

6. Güçlenirken kendinizi yıpratmayın

Profesyonel futbolcular yaş aldıkça daha bilinçli antrenman yapıyor; mobilite, denge, esneklik ve toparlanmaya daha fazla önem veriyor. Aynı yaklaşım günlük yaşam için de geçerli. "Egzersizin amacı bedeni yormak değil, onu daha dayanıklı hale getirmektir" diyen Dr. Halil Ertürk, özellikle 40 yaş sonrası egzersizlerin kişiye uygun planlanması gerektiğini belirtti.

7. Performansın sırrı bedenin yanı sıra zihni de yönetmektir

İleri yaşta performansını koruyan futbolcuların en önemli avantajlarından biri de deneyimlerini doğru kullanmaları. Gereksiz efordan kaçınmak, enerjiyi doğru yönetmek ve doğru zamanda doğru hamleyi yapmak performansı uzatıyor. Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Sağlıklı yaş almak da aynı anlayışla mümkün. Hedef her şeyi daha fazla yapmak değil; doğru şeyi, doğru zamanda ve sürdürülebilir şekilde yapabilmektir" dedi.

Çocuklarda havale anında 5 kritik kural!


 
 
Çocukluk çağında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, ateşle birlikte ortaya çıkan nöbetler oluyor. Genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda, viral enfeksiyonların eşlik ettiği ateşli hastalık dönemlerinde görülen bu tablo aileleri paniğe sevk edebiliyor.

25.07.2026 14:43:00
MURAT ÇORBACI
 
Çocuklarda havale anında 5 kritik kural!
Çocuklarda havale anında 5 kritik kural!

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan, ateşli havalenin çoğu zaman iyi huylu seyretmesine rağmen, doğru müdahale edilmezse risk oluşturabildiğini belirterek, "Ebeveynlerin, ateşli havalenin özellikle ilk dakikalarında doğru adımları atması kritik öneme sahiptir" diyor. Doç. Dr. Aslan, ateşli havalede, nöbet anında uyulması gereken 5 kuralı anlattı.
Ateşli havale, çocukluk çağında en sık görülen, belirli yaş aralığıyla sınırlı, genellikle iyi huylu seyreden ve ateşle birlikte ortaya çıkan nörolojik nöbetler arasında yer alıyor. Dr. Aslan, "Ateşli havale, 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda, özellikle viral enfeksiyonların eşlik ettiği ateşli hastalık dönemlerinde görülüyor. Vücut ısısının rektal ölçümde 38.3 derece, koltuk altı ölçümünde 37.8 derece ve üzerinde olduğu durumlarda ortaya çıkan nöbetler, ateşli havale olarak ifade ediliyor" dedi.

Yüzde 90'ı 3 yaş altında oluyor

Çocukların yaklaşık yüzde 2-5'inde görülen ve en sık 18-22 ay arasında ortaya çıkan ateşli havalenin, yüzde 90 gibi büyük bir oranla ilk 3 yaş içinde meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Aslan, nöbetlerin genellikle ateşli hastalığın ilk 24 saatinde geliştiğini söylüyor. Doç. Dr. Aslan sözlerine şöyle devam etti: "Nöbetlerin büyük kısmı 5 dakikadan kısa sürmekte ve kalıcı bir hasar bırakmadan sonlanmaktadır. Ancak yaklaşık yüzde 5'lik grupta 'uzamış nöbet' gelişebilmekte ve bu durum 30 dakikayı aşarak yoğun bakım ihtiyacı gerektirebilmektedir. Bu nedenle çok dikkatli olunmalı ve zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Özellikle 39 derece ve üstü hızlı yükselen ateşlerde çok daha dikkatli olunmalıdır."

Ateşli havale her çocukta aynı şekilde görülmüyor

Ateşli havalenin her çocukta farklı klinik görünümlerle ortaya çıkabildiğini belirten Çocuk Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan şöyle konuştu: "Bazı çocuklarda tüm vücutta kasılma şeklinde belirgin bir nöbet tablosu izlenirken, bazı çocuklarda ise çok daha silik belirtiler olabiliyor. Bu durum sadece kısa süreli boş bakma, gözlerde kayma ya da birkaç saniyelik dalma şeklinde kendini gösterebiliyor. Nöbetler de her zaman aynı şiddette ya da aynı şekilde ilerlemiyor. Özellikle uzun süren, tekrarlayan ya da vücudun yalnızca bir tarafını etkileyen nöbetlerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. Bu tür durumlarda ileri inceleme ve nörolojik değerlendirme önem taşıyor."


Ateşli havalade, nöbet anında aileler ne yapmalı!

Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan, "Basit ateşli havaleler iyi huylu nöbetlerdir. Çocuğun gelişimde bir sorun yaratmayacaktır. Risk faktörleri ile hastayı ve ailesini birlikte değerlendirmek gerekir" derken, nöbet anında 5 kritik kuralı şöyle sıraladı:
• Çocuk yan yatırılmalı.
• Çocuğu sarsma, sallama ya da nöbet esnasında suyun altına sokmaktan kaçınılmalı.
• Dişi kenetlenirse el sokularak açma gibi davranışlarda bulunulmamalı (Hasta yan yatırıldığı zaman dil yana düşmekte olup hava yolu açılacaktır.)
• Üzerine su dökülmemeli, yüzüne kolonya sürülmemeli.
• Nöbet bitinceye kadar yanında durulmalı. Nöbet bitince ve tam kendine geldikten sonra, ağızdan bol sıvı ve ateş düşürücü verilir.

İstanbul'da bir fabrikada kimyasal tepkime nedeniyle işçiler tahliye edildi

Eyüpsultan'daki bir fabrikada kimyasal maddelerin tepkimeye girmesi nedeniyle çalışanlar tedbir amaçlı tahliye edildi

25.07.2026 11:50:00 / Güncelleme: 25.07.2026 12:33:49
İHA / AA
 
İstanbul'da bir fabrikada kimyasal tepkime nedeniyle işçiler tahliye edildi
İstanbul'da bir fabrikada kimyasal tepkime nedeniyle işçiler tahliye edildi

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde bir kimya fabrikasında bulunan 10 tonluk tank içerisindeki kimyasal maddelerin tepkimeye girmesi sonucu çevreye yoğun kokulu duman yayılmaya başladı. Fabrikada çalışan işçiler hızla tahliye edilirken, bölgeye çok sayıda polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Özel koruyucu kıyafet ve maskelerle fabrikaya giren itfaiye ekipleri, tank içerisindeki kimyasal maddeyi güvenli şekilde boşaltarak tepkimenin sona ermesini sağladı. Olayda yaralanan ya da dumandan etkilenen olmadı.



Olay, Eyüpsultan Kemerburgaz Mahallesi Kemerburgaz Cendere Yolu Caddesi üzerinde bulunan Molekül Yapı Kimyasalları fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrika içerisinde bulunan yaklaşık 10 ton kapasiteli kimyasal tankındaki maddeler henüz bilinmeyen bir nedenle tepkimeye girdi. Tepkimenin ardından tanktan çevreye yoğun kokulu duman yayılmaya başladı.

Fabrikada oluşan kimyasal madde paniği üzerine çalışanlar hızla binadan tahliye edilirken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Polis ekipleri fabrikanın çevresinde geniş güvenlik önlemi alırken, yoğun koku nedeniyle ekiplerin de maske kullanarak görev yaptığı görüldü.



İtfaiye ekipleri özel kıyafetlerle fabrikaya girdi

Kimyasal tepkimenin meydana geldiği tankın bulunduğu bölüme itfaiye ekipleri özel koruyucu kıyafetler ve maskelerle girdi. İtfaiyeye ait kimyasal maddelere müdahale için kullanılan özel araçlar da fabrika çevresinde hazır bekletilirken, ekipler tank içerisindeki kimyasal maddenin güvenli şekilde tahliye edilmesi için çalışma başlattı.

Uzun süren çalışmaların ardından tank içerisindeki yaklaşık 10 tonluk kimyasal madde güvenli şekilde boşaltılarak tepkimenin sona ermesi sağlandı. Bölgede herhangi bir yaralanma ya da dumandan etkilenme yaşanmazken, kimyasal maddeden kaynaklanan yoğun kokunun fabrika çevresinde geniş bir alanda hissedildiği öğrenildi.



Öte yandan polis, itfaiye ve AFAD ekiplerinin fabrika çevresindeki çalışmaları ile kimyasal müdahale araçları dron kamerasıyla havadan görüntülendi.

Orta Asya’yı CIA’ye peşkeş çeken Türk dünyası haini!

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu suikastın arkasındaki isimlerden birisinin Enver Altaylı olabileceğini’ açıklamasından sonra akıllara ilk gelen kim bu Enver Altaylı, sorusu oldu

25.07.2026 06:55:00
Haber Merkezi
 
Orta Asya’yı CIA’ye peşkeş çeken Türk dünyası haini!
Orta Asya’yı CIA’ye peşkeş çeken Türk dünyası haini!
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu suikastın arkasındaki isimlerden birisinin Enver Altaylı olabileceğini' açıklamasından sonra akıllara ilk gelen kim bu Enver Altaylı, sorusu oldu.

İşte kısaca Enver Altaylı?



Enver Altaylı, Türkiye'nin istihbarat ve siyaset tarihinde MİT, MHP, FETÖ ve doğrudan CIA (Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı) bağlarını üzerinde toplayan en kritik aktörlerden biridir.

Kendisinin CIA ile olan ilişkisi, yalnızca dönemsel bir irtibatın ötesinde, tüm kariyerini ve operasyonel faaliyetlerini şekillendiren temel unsurdur.

CIA bağlantılarının temeli



Enver Altaylı'nın uluslararası casusluk ağlarındaki rolü, CIA'in efsanevi casusu ve Orta Asya uzmanı olan Ruzi Nazar'ın himayesine girmesiyle başlamıştır.

Nazar, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın Türkistan Lejyonu'nda savaşmış, ardından CIA adına çalışmaya başlamış ve Türkiye'de de uzun yıllar görev yapmış bir isimdir.

Altaylı, Kara Harp Okulu'ndan atıldıktan sonra Ruzi Nazar'ın tavsiyesi ve yönlendirmesiyle MİT'e girmiş ve kendisinin adeta "manevi oğlu" ve en yakın öğrencisi olmuştur.

Altaylı, sonraki yıllarda Ruzi Nazar'ın biyografisini yazarak bu derin ilişkiyi kendisi de tescillemiştir.

MHP ve Alparslan Türkeş dönemindeki CIA Gölgesi



1970'li yıllarda MİT'ten ayrılan Altaylı, Alparslan Türkeş'in danışmanı ve MHP Genel Müfettişi olarak görev yaparken, arkasındaki bu CIA/Ruzi Nazar desteğini milliyetçi camia içinde bir güç unsuru olarak kullanmıştır.

Soğuk Savaş dönemi konjonktüründe, Türkiye'deki antikomünist hareketlerin organize edilmesi ve Orta Asya kökenli Türklerin Sovyetler Birliği'ne karşı istihbarat faaliyetlerinde konumlandırılması süreçlerinde CIA planlamaları ile MHP tabanı arasında bir köprü işlevi görmüştür.

Orta Asya ve FETÖ-CIA entegrasyonu



Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılmasının ardından Altaylı, CIA'in bölgedeki yeni stratejilerine paralel olarak yönünü Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine çevirmiştir. Bu süreçte FETÖ'nün bölgedeki okullarının açılmasında, finansman bulunmasında ve yerel liderlerle ilişkilerin kurulmasında başrolü oynamıştır.

İstihbarat raporlarına ve yargı kararlarına göre Altaylı, FETÖ'nün Orta Asya'daki eğitim ağını, CIA'in bölgeye sızması ve istihbarat toplaması için legal bir örtü (paravan) olarak kullanmasını sağlamıştır. Rusya ve Özbekistan'ın ilerleyen yıllarda FETÖ okullarını "CIA ajanı barındırdığı" gerekçesiyle kapatması, Altaylı'nın kurduğu bu sistemin somut bir sonucudur.

Casusluk ağı, Gülen mektupları ve mahkûmiyeti

Altaylı'nın FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e yazdığı ve dava dosyalarına giren mektuplarında, CIA ajanlarıyla olan organik bağı açıkça görülmektedir.

Mektuplarında, eski CIA yetkilileriyle (özellikle Türkiye uzmanları ve eski istihbarat şefleriyle) sık sık görüştüğünü, Türkiye'deki siyasi gelişmeleri, MİT'in yapısını ve TSK içindeki kadrolaşmaları bu isimlerle değerlendirdiğini bizzat itiraf etmiştir.

Özellikle Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ve sonrasında, CIA'in Türkiye masasında görev yapmış üst düzey ajanlarla yoğun bir telefon ve e-posta trafiği olduğu tespit edilmiştir.

2017 yılında eski bir MİT mensubunu yurt dışına kaçırmaya çalışırken yakalanan Enver Altaylı, yapılan yargılama sonucunda sadece FETÖ üyeliğinden değil, doğrudan bu yabancı istihbarat servislerine devletin gizli bilgilerini aktardığı gerekçesiyle "Siyasi ve askeri casusluk" suçundan hapis cezasına çarptırılmıştır. Özetle Altaylı; Ruzi Nazar ile başlayan, MHP ve FETÖ süreçleriyle devam eden kariyeri boyunca, CIA'in Türkiye ve Orta Asya politikalarının en sadık ve en operasyonel yerel partnerlerinden biri olmuştur.

Yazın kaslarınızı 4 adımda güçlendirin


 
Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte sağlıklı yaş alma her zamankinden fazla önem kazanıyor. Ancak ilerleyen yaş, hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle kaslar zamanla güç kaybedebiliyor.

25.07.2026 00:51:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın kaslarınızı 4 adımda güçlendirin
Yazın kaslarınızı 4 adımda güçlendirin

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Selami Çakmak, alınacak bazı basit önlemlerin kasları güçlendirmede önemli katkılar sağladığını, yaz aylarının da kas sağlığını desteklemek için çok önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Yaz döneminin doğru değerlendirilmesi halinde kas kaybının önlenmesi ve kasların güçlendirilmesi mümkündür. Açık havada daha fazla hareket etmek, güneş ışığından yararlanmak ve dengeli beslenmek kas sağlığını destekleyen önemli avantajlar sunmaktadır" dedi. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Selami Çakmak, kasları güçlendirmede 4 önemli yaz fırsatını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Açık havada her gün düzenli ve tempolu yürüyün

Özellikle güneş ışınlarının dik gelmediği saatlerde fiziksel aktivitenizi artırın. Düzenli yürüyüş yapmak, yüzmek, bisiklete binmek veya hafif tempolu koşular gerçekleştirmek kasların daha aktif çalışmasını sağlayarak güçlenmelerine katkıda bulunur. Özellikle yaş ilerledikçe ortaya çıkan kas kaybını önlemenin en etkili yollarından biri düzenli hareket etmekten geçer. Uzun süre oturmaksa kasların kullanılmamasına bağlı olarak güç kaybını hızlandırabilir. Bu nedenle gün içinde bol bol hareket etmek, kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek ve asansör yerine merdiven kullanmak kas sağlığını korumaya yardımcı olur.

Güneşten mutlaka faydalanın

Güneş ışığı vücudun D vitamini üretmesini sağlayan en önemli kaynakların başında gelir.  Kasların güçlü çalışabilmesi ve kemiklerin kuvvetlenmesi için D vitamini büyük önem taşır. D vitamini eksikliği; kas güçsüzlüğü, çabuk yorulma, denge problemleri ve düşme riskini artırabilir. Yaz güneşinden uygun saatlerde yararlanmak, vücudun doğal D vitamini üretimini destekler. D vitamini düzeylerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve gerektiğinde hekim önerisiyle destek alınması kas fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlar.

Proteinden zengin ve dengeli beslenin

Yaz mevsimi, taze sebze ve meyveler gibi kas sağlığını destekleyen besinlere ulaşmayı kolaylaştıran önemli avantajlar sunar. Yaz sebze ve meyveleri; içeriklerindeki vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde kasların egzersiz sonrası toparlanmasına yardımcı olur. Ayrıca yaz aylarında daha hafif öğünler yapmak dengeli beslenmeyi kolaylaştırır. Ancak kas dokusunun korunması ve yenilenmesi için yalnızca sebze ve meyve tüketmek yeterli değildir. Bu nedenle yumurta, süt ve süt ürünleri, balık, yağsız etler, kuru baklagiller ve kuruyemişler gibi protein kaynaklarını düzenli tüketmek gerekir. Yazın bol su içmek de kasların sağlıklı çalışmasına katkı sağlar.

Hareketsizlik döngüsünü kırın

Kasların en büyük düşmanlarından biri hareketsizliktir. Yaz aylarında kışın aksine sosyal aktiviteler, tatiller ve dışarıda geçirilen zamanın artması önemli fırsatlar sunar. Açık havada vakit geçirmek, arkadaşlarla yürüyüş planları yapmak, doğa yürüyüşlerine katılmak, bahçe işleriyle uğraşmak veya düzenli egzersiz programlarına dahil olmak kasların düzenli çalışmasına büyük katkı sağlar. Günlük hareket miktarının artması, yaşla birlikte gelişebilen kas kaybının yavaşlamasına yardımcı olurken, kas gücünün korunmasını ve artırılmasını da destekler. 

Aydın'da iki aile birbirine girdi, iki kişi öldü


 
Aydın'da iki aile arasında çıkan kavgada 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı.
 

25.07.2026 00:43:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Aydın'da iki aile birbirine girdi, iki kişi öldü
Aydın'da iki aile birbirine girdi, iki kişi öldü

Aydın'ın Söke ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı kavgada 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Kemalpaşa Mahallesi'nde kız alma meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunan iki aile arasında kavga çıktı. Tarafların birbirlerine silahla ateş etmesi sonucu 7 kişi yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kavgayı ayırmaya gitti, öldü

Çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan Umut Cabaş (38), müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Cabaş'ın kavgayı ayırmaya gittiği ve bu sırada silahla vurulduğu öğrenildi. Yaralılardan Doğan Işık da kaldırıldığı Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.

Olaya ilişkin R.D, C.D, M.N.D ve S.D. gözaltına alındı. Polis, hastanelerde de tarafların yakınları arasında olumsuzluk yaşanmaması için yoğun güvenlik önlemi aldı. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheli tutuklandı.

AKOM'dan İstanbul için uyarı

AKOM, Cumartesi günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde 12 ila 18 saat boyunca etkili olması beklenen gök gürültülü şiddetli sağanak yağış ve poyraz fırtınasına karşı vatandaşları uyardı. Hava sıcaklığı ise ani bir düşüşle 25 dereceye kadar gerileyecek

24.07.2026 21:00:00
AA
 
AKOM'dan İstanbul için uyarı
AKOM'dan İstanbul için uyarı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte yarın beklenen sağanağa karşı tedbirli olunması uyarısında bulundu.

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde yarın sabah saatleri itibarıyla yağışın şiddetini arttırması bekleniyor.

Kent genelinde bölgesel olarak gün boyunca sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak geçişlerinin yaşanması öngörülüyor.

Karadeniz'e kıyısı olan kuzey ilçeleri Eyüpsultan, Sarıyer ve Beykoz ile doğu ilçeleri Şile, Sultanbeyli, Pendik ve Tuzla'da yağışların çok kuvvetli şekilde görülebileceği tahmin ediliyor.

Bu nedenle rüzgarın kuzeyli yönlerden kuvvetlenerek aralıklarla fırtına şeklinde eseceği, beraberinde sağanak geçişlerinin yaşanacağı, sıcaklıkların 25 derece civarına gerileyeceği öngörülüyor.

AKOM, yarın akşam saatlerine kadar bölgede görülecek kuvvetli yağışlar nedeniyle vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması konusunda uyarıda bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.