İktidar kanadından ilk ‘YENİ Parti’ çıkışı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, YENİ Parti’ye ilişkin sert bir değerlendirmede bulundu. Ayrışmayı "ideolojik değil, kişisel ajandaların ürünü" olarak nitelendiren Uçum’un sözleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun benzer eleştirileriyle örtüştü
26.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Siyaset kulisleri CHP'deki büyük bölünme ve ardından gelen "Yeni Parti" hamlesiyle sarsılmaya devam ederken, iktidar kanadından konuya ilişkin ilk derin analiz geldi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, bu ayrışmanın Türkiye siyasetinin genel ihtiyaçları açısından "son derece önemsiz" olduğunu savundu. Uçum, yaşanan süreci dünya görüşü farkından uzak bir "siyasi magazin" olarak tanımlayarak, kurulan yeni oluşumun geçmişteki örnekler gibi başarısız olacağını iddia etti.
Gelişmeyi "kaynak parti CHP'den 13. partinin çıkması" olarak nitelendiren Başdanışman, "Geçmişte Demokrat Parti ve DSP hariç ayrışanların hiçbiri anlam oluşturamadı. Bu Yeni Parti de politik bir tutum üzerinden değil, kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulduğu için özgün bir politika üretemez" ifadelerini kullandı.
Mehmet Uçum'un analizindeki en dikkat çekici bölüm ise partinin kongre süreçlerine ve belediyelerdeki pratiklere yönelik iddiaları oldu. Özellikle İstanbul başta olmak üzere yerel yönetimlerdeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu yeni hareketin öncülüğünü yaptığını belirten Uçum'un bu ifadeleri, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay sürecinden bu yana dile getirdiği "siyasi ahlak ve belediye kaynaklarının parti içi siyasette kullanılması" yönündeki sert eleştirileriyle büyük benzerlik gösterdi.
Genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu isimlerin CHP'de kalacağını savunan Uçum, yaşananları "Sel gider kum kalır" sözüyle özetleyerek, bu ayrışmanın ana muhalefet partisi için aslında bir "temizlenme ve arınma süreci" olduğunu iddia etti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, bu ayrışmanın Türkiye siyasetinin genel ihtiyaçları açısından "son derece önemsiz" olduğunu savundu. Uçum, yaşanan süreci dünya görüşü farkından uzak bir "siyasi magazin" olarak tanımlayarak, kurulan yeni oluşumun geçmişteki örnekler gibi başarısız olacağını iddia etti.
Gelişmeyi "kaynak parti CHP'den 13. partinin çıkması" olarak nitelendiren Başdanışman, "Geçmişte Demokrat Parti ve DSP hariç ayrışanların hiçbiri anlam oluşturamadı. Bu Yeni Parti de politik bir tutum üzerinden değil, kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulduğu için özgün bir politika üretemez" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun çıkışlarıyla benzerlik dikkat çekti
Mehmet Uçum'un analizindeki en dikkat çekici bölüm ise partinin kongre süreçlerine ve belediyelerdeki pratiklere yönelik iddiaları oldu. Özellikle İstanbul başta olmak üzere yerel yönetimlerdeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu yeni hareketin öncülüğünü yaptığını belirten Uçum'un bu ifadeleri, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay sürecinden bu yana dile getirdiği "siyasi ahlak ve belediye kaynaklarının parti içi siyasette kullanılması" yönündeki sert eleştirileriyle büyük benzerlik gösterdi.
Genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu isimlerin CHP'de kalacağını savunan Uçum, yaşananları "Sel gider kum kalır" sözüyle özetleyerek, bu ayrışmanın ana muhalefet partisi için aslında bir "temizlenme ve arınma süreci" olduğunu iddia etti.













































































