logo
24 MAYIS 2026

Çin diken üstünde

12.11.2011 00:00:00
Dünyanın en kalabalık, en fazla ihracat yapan ve ekonomisi en hızlı büyüyen ülkesi Çin, sosyal patlama ile karşı karşıya. Gıda fiyatlarının maaşlardan hızlı artması Çinlileri patlamaya hazır volkana çevirmiş durumda

YENİ MESAJ - ŞENCEN

Çin'in Hong Kong'a 60 kilometre mesafede bulunan Şencen, Çin'de işçi ücretlerinin en yüksek olduğu kent. Kent özellikle bilgisayar, cep telefonu başta olmak üzere elektronik araç gereç üreten firmaların yoğun olarak konumlandığı bir şehir olarak öne çıkıyor. Ekonomik açılımın başladığı kent olarak da anılan dev yapay metropol, bugün de ekonomik büyümenin zirvesinde yer alıyor. Ancak çalışanlar arasında hoşnutsuzluk artıyor.Şencen'de paydos vakti... Binlerce fabrikadan işçiler sokaklara dökülüyor. Sadece 30 yıllık bir geçmişi olan bu 15 milyon nüfuslu metropolün kıyısında sezonluk işçilerin oturduğu dev yerleşim bölgeleri var. HP başta olmak üzere onlarca bilgisayar markasına üretim yapan tayvan kökenli elektronik devi Foxconn şirketinde çalışan sayısı 400 bin civarında. Foxconn, Çorlu'daki Avrupa Serbest Bölgesi'nde HP için masa üstü bilgisayar üretiyor. Dünyanın en büyük elektronik şirketlerinden biri olan ve cep telefonu operatörleri için altyapı ürünleri üreten Huawei de üretiminin önemli bir bölümünü burada yapıyor. Akşam saatinde çevredeki ufak büfelerde yemek yiyen işçilerin masasında tek konu var, o da maaşlara yapılan son zamlar. Ancak kimse durumdan memnun değil. 26 yaşındaki bir Foxconn çalışanı, "Zam iyi bir şey tabii. Ama enflasyon maaşlarımıza yapılan zamları yiyip bitiriyor. Sanırım enflasyon, maaşlara yapılan zamdan en az yüzde 50 daha hızlı yürüyor!" şeklinde konuşuyor. Masadaki arkadaşları da bu sözlere katılıyor ve yaşam şartlarında pek bir iyileşme olmadığını söylüyorlar.

Bir kıvılcım yeterKime sorsanız dertli. Oysa Şencen'de Çin'in en yüksek asgari ücreti ödeniyor. 1320 Yuan yani yaklaşık 380 TL. Bu miktar her yıl artıyor. Tüm ülkede maaşlar ortalama yüzde 22 oranında yükseltildi. Gıda maddeleri ise resmi rakamlara göre yüzde 12 pahalandı. Ancak Şencen'deki işçiler, gıda için harcamak zorunda kaldıkları paranın, maaşlarından daha hızlı arttığını belirtiyor. Son yapılan bir ankete göre, çalışanların sadece yüzde 36'sı mutlu olduğunu söylüyor. Şencen'deki iş hukuku uzmanı Liu Kaiming, büyük çoğunluğun hoşnutsuzluğunun tehlikeli boyutlara varmakta olduğunu kaydederek, şu tespitte bulunuyor: "Çin bir volkanın ağzında oturuyor. Aşağısı kaynıyor. Nerede ne zaman infilak edeceğini bilemiyoruz. Çatlaklar her yerde. Sadece bir kıvılcım çıkması yeterli."Çin'in ekonomik patlaması uzun bir süre kırsal kesimdeki halk da dâhil olmak üzere toplumun büyük bölümüne çeşitli fırsatlar sundu. Çiftçiler sezonluk işçi olarak şehirlere akın etti, yaşam standartları yükseldi. Ancak Liu Kaiming, ekonomi her yıl önemli büyüme kaydetse de yaşam standartlarının eskisi gibi yükselmediğini vurguluyor ve "En büyük sorun, ekonomik büyümenin vatandaşlara yansımaması. Kazanılan paralar yeni silahlara, ABD'nin devlet tahvillerine, Avrupa'nın kurtarılmasına, Olimpiyat Oyunları'na veya Expo Dünya Fuarı'na akıyor. Fakat insanların eli boş kalıyor. İşte bunun bilincine varanların sayısı artıyor ve bu da durumu daha tehlikeli hale getiriyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

Uçurum derinleşiyorAma diğer yandan da Çin'de milyonerlerin sayısı hiç durmaksızın artıyor. Zengin ve yoksul arasında giderek derinleşen sosyal uçurum, sosyologların incelemelerine göre ABD'dekinden bile endişe verici. Bu da sonuçsuz kalmıyor. Çalışanların protestoları artıyor. İşçi haklarını koruyan sivil toplum örgütlerinin tahminlerine göre, Çin'de her yıl 30 bin grev düzenleniyor. Birçok grev, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi ile sona erdiriliyor. Ancak sosyal huzursuzlukların daha ne kadar süre bastırılabileceğini kimse kestiremiyor.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi. Kazada yaralanan 46 kişi hastanelere kaldırıldı

24.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 24.05.2026 10:09:49
İHA
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Kaza saat 06.25 sıralarında Biga ilçesi girişindeki Yıldıran mevkiinde meydana geldi. Ankara'dan Çanakkale'ye gelen ve Eskişehir'den yolcu alan, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 AYD 067 plakalı tur otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle yoldan çıkarak tarlaya devrildi.



İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Kazada 45 yolcu ve otobüs şoförü olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardında Biga ve Lapseki'deki hastanelere sevk edildi.



Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. Kaza yapan otobüs dron ile görüntülendi.



Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı yaralıları hastanede ziyaret etti



Kaza yerine gelen Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kazayla ilgili polislerden bilgi aldı. Ardından Kaymakam Kayabaşı hastanelere giderek yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralıların durumları hakında da bilgi aldı.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dindar nesil buhar oldu


 
 
MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin “2026 Gençlik Araştırması”nın sonuçlarına göre 'dindarım' diyen gençlerin oranı yüzde 12.2... Fırsatını bulduğunda yurtdışına gitmek isteyenlerin oranı ise yüzde 64...

23.05.2026 11:19:00
Haber Merkezi
Dindar nesil buhar oldu
Dindar nesil buhar oldu

Gazeteci Ertuğrul Özkök, T24'teki yazısında MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin "2026 Gençlik Araştırması"nın sonuçlarını yayınladı.  
Özkök'ün yazısına göre, araştırma 18-29 yaş arasındaki 8 bin genç üzerinde uygulanmış. Bu yaş grubu 16 milyon genci kapsıyor.
Nüfusun yüzde 20'sini oluşturuyor.  Bir anlamda AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra geçen 24 yıl içinde doğmuş bir nesil diyebilirsiniz.

"Dindarım" diyen genç sayısı 2 milyon

SORU: "Kendinizi en çok ne olarak tanımlıyorsunuz?"
YÜZDE 29  : "Birden fazla kimlik"
YÜZDE 27.5: "Atatürkçü"
YÜZDE 15.8: "Milliyetçi-Ülkücü"
YÜZDE 12.2: "Dindar"
YÜZDE   7.8: "Kürt milliyetçisi"
YÜZDE   3.4: "Liberal"
YÜZDE   2.4: "Sosyalist/Komünist"
YÜZDE   1.3: "Kararsız/cevap yok"

SORU: "Bu ülkeyi yönetiyor olsanız öncelikle çözeceğiniz sorun ne olurdu?

1. İşsizlik/istihdam

2. Hayat pahalılığı
3. Adalet
4. Dış politika
5. Eğitim

SORU: "Ülkemizde kendinizi özgürce ifade edebildiğiniz şartlar olduğunu düşünüyor musunuz?

(*) YÜZDE 43.8 Kesinlike olmadığını düşünüyorum
(*) YÜZDE 29.3: Kısmen olduğunu düşünüyorum
(*) YÜZDE 15.2: Kesinlikle olduğunu düşünüyorum. 


SORU: Size kalıcı olarak bir başka ülke vatandaşlığı verilse Türkiyeyi terkedip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsün?

YÜZDE 64   "Evet, terk eder giderim"
YÜZDE 14.  "Hayır ülkemde kalırım"
YÜZDE 22   "Kararsızım" veya cevap yok


SORU: ("Türkiye'yi terk eder giderim" diyenlere soruldu)  "Hangi ülkeye gitmek istersin?

YÜZDE 43.      "Avrupa ülkelerine"
YÜZDE 39.8.   " ABD/Kanada
YÜZDE 14.8.   " İskandinav ülkelerine"

Yani yüzde 97'si "Demokrasinin bulunduğu" bir "Batı" ülkesine yerleşmek istiyor.
Bir İslam ülkesine gitmek isteyenler yüzde 0.4..

Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor


 
Anadolu Otoyolu'nun Bolu, Sakarya ve Düzce kesiminde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bazı sürücülerin yola çıkmasıyla hareketlilik yaşanıyor. 

23.05.2026 10:53:00
AA
Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor
Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor

Anadolu Otoyolu'nun Bolu, Sakarya ve Düzce kesiminde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bazı sürücülerin yola çıkmasıyla hareketlilik yaşanıyor.

Sakarya'da Kuzey Marmara Otoyolu'nun sona erdiği, Anadolu Otoyolu'na bağlantı sağlanan Hendek-Akyazı bölgesinde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Araç kuyruğu Akyazı kesimine kadar uzanıyor.

CHP'ye kurultay operasyonu


 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı. 

23.05.2026 08:04:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:05:40
Haber Merkezi
CHP'ye kurultay operasyonu
CHP'ye kurultay operasyonu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı.

Başsavcılık'tan yapılan açıklama şöyle:
"Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38'inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilerin İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde bulunan adreslerinde arama, el koyma işlemi gerçekleştirilmiştir."


Gözaltına alınan isimler şöyle 
 
1. Gülhan AYDIN - (Kahramanmaraş/Göksun delegesi)
2. Safi KARAYALÇIN (Erzurum İl Başkanı)
3. Melda TANIŞMAN TUTAN (Çekmeköy İlçe Başkanı)
4. Hayati KAYA (İstanbul il delegesi)
5. Suat DÜLGER (Eski CHP Erzurum İl Başkanı)
6. Kalender ÖZDEMİR (İBB görevlisi/eski Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı)
7. Özkan DENİZ (Etimesgut Belediyesi Meclis Üyesi)
8. İbrahim ŞAHİN (Karaman İl Disiplin Kurulu Üyesi)
9. Umut Mehmet SAPAN (CHP Kilis İl Başkanı)
10. Mehmet Ayıp DEMİRBÜKEN (Şanlıurfa Siverek İlçe Başkanı)
11. Metin KAYA (CHP Ümraniye Meclis Üyesi / İBB Grup Yöneticisi) 
12. Gaffar ÇİÇEK (CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın makam şoförü)
13. Ayça AKPEK ŞENAY (CHP YDK Başkan Yardımcısı) 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.