Bismişah Allah Allah.
Âlemlerin Efendisi, rahmet peygamberi Hz. Muhammed Mustafa'nın (sav) "Fatıma benim ciğerparemdir" buyurduğu kutlu sultan.
İmam Ali Efendimizin gönül yoldaşı, hikmet ve irfan ocağının nuru.
Cennet gençlerinin efendileri Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'in muhterem anneleri.
Ehl-i Beyt'in gonca gülü.
On İki İmamın mübarek emaneti.
Hz. Fatıma-tüz Zehra annemizin aşkı, şefaati ve himmeti cümlemizin üzerine olsun.
İnsanlık tarihi nice sultanlar, nice hükümdarlar, nice kudret sahipleri gördü fakat hiçbir makam, bir annenin evladının başucunda ettiği dua kadar yüce olmamıştı.
Hiçbir taç, bir annenin alın teri kadar kıymetli sayılmamıştı, çünkü anne, Allah'ın merhamet sıfatının yeryüzündeki en latif tecellisidir.
Gecenin en karanlık vaktinde evladının ateşini kendi bağrında söndürendir.
Anne, aç kalıp evladını doyuran, ağlayıp tebessüm edendir.
Anne, dünyayı omzunda taşısa da evladına yük olduğunu hissettirmeyendir.
Ve bu kutlu makam için Peygamber Efendimiz "Cennet annelerin ayakları altındadır" buyurarak anneliği insanlığın en mukaddes makamlarından biri kılmıştır.
İşte Hz. Fatıma annemiz.
Bu ulvi makamın en güzel nişanesidir.
O, saraylarda değil, gönüllerde sultan olmuştu.
Yoklukta sabrı kuşanmış, darlıkta şükrü elden bırakmamıştı.
Bir lokma ekmeği bölüşmeyi, bir garibin gönlünü kendi nefsinden üstün tutmayı öğretmişti insanlığa.
O'nun evi küçük ama muhabbeti büyüktü.
O'nun sofrası sade ama bereketi sonsuzdu.
Çünkü o hanede, Peygamber kokusu, Ehl-i Beyt nuru ve hak aşkı vardı.
Hz. Fatıma annemiz iffetin adı, sabrın dili, merhametin kalbi olmuştu.
Evlatlarına yalnızca sevgi, edep, ahlak, hakikat ve Allah sevgisi miras bırakmıştı.
Bugün bizler annelerimizi anarken, aslında kendi geçmişimizi, çocukluğumuzu, masumiyetimizi ve dualarımızı anıyoruz.
Bir annenin ellerinde büyüyen her evlat bilir ki, dünyanın en güvenli yeri bir annenin duasıdır.
Anneler yorulsa da belli etmez.
Kırılır ama evladına kırgın görünmez.
İçinde fırtınalar kopsa da evladının başını okşarken bahar olur.
Nice anneler vardır, evladının üşümemesi için kendi üstünü örter.
Nice anneler vardır, bir ömür kendi hayallerini susturup evladının yarınlarına umut olur.
Ve nice anneler vardır ki, sessizce yaşar, sessizce yaşlanır ama bir evladın kalbinde ömür boyu silinmez bir dua olarak kalır.
Bugün hayatta olan annelerimizin kıymetini bilelim.
Onların hayır duasını alalım.
Çünkü bir annenin gönlünü hoş etmek, bazen yıllarca yapılan ibadetten daha kıymetlidir.
Ve bugün, Hakk'a yürümüş annelerimizi de unutmayalım.
Toprağın altına değil, evlatlarının kalbine emanet olmuş o güzel insanlara rahmet okuyalım.
Kabirleri nur, mekânları cennet, makamları âli olsun.
Bir annenin yokluğu, bir evin ışığının sönmesi gibidir.
Sesi gitse bile duası kalır.
Eli çekilse bile sıcaklığı kalır.
Ve insan kaç yaşına gelirse gelsin, annesinin yokluğunda içinde eksik kalan bir çocuk taşır.
Hz. Fatıma annemizin nurlu yolundan ayrılmayan, Ehl-i Beyt sevgisini gönlünde taşıyan, evladını helal lokma ve güzel ahlak ile büyüten bütün annelerimizin ellerinden hürmetle öpüyoruz.
Başta Hz. Fatıma-tüz Zehra annemiz olmak üzere, tüm annelerimizin Anneler Günü mübarek olsun.
Allah hiçbir evladı annesiz, hiçbir anneyi evlatsız bırakmasın… Ana hakkını gözetmeyen gönülleri de hakikat nuru ile uyandırsın.
Ana hakkı Hakk'ın hakkıdır.
Âlemlerin Efendisi, rahmet peygamberi Hz. Muhammed Mustafa'nın (sav) "Fatıma benim ciğerparemdir" buyurduğu kutlu sultan.
İmam Ali Efendimizin gönül yoldaşı, hikmet ve irfan ocağının nuru.
Cennet gençlerinin efendileri Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'in muhterem anneleri.
Ehl-i Beyt'in gonca gülü.
On İki İmamın mübarek emaneti.
Hz. Fatıma-tüz Zehra annemizin aşkı, şefaati ve himmeti cümlemizin üzerine olsun.
İnsanlık tarihi nice sultanlar, nice hükümdarlar, nice kudret sahipleri gördü fakat hiçbir makam, bir annenin evladının başucunda ettiği dua kadar yüce olmamıştı.
Hiçbir taç, bir annenin alın teri kadar kıymetli sayılmamıştı, çünkü anne, Allah'ın merhamet sıfatının yeryüzündeki en latif tecellisidir.
Gecenin en karanlık vaktinde evladının ateşini kendi bağrında söndürendir.
Anne, aç kalıp evladını doyuran, ağlayıp tebessüm edendir.
Anne, dünyayı omzunda taşısa da evladına yük olduğunu hissettirmeyendir.
Ve bu kutlu makam için Peygamber Efendimiz "Cennet annelerin ayakları altındadır" buyurarak anneliği insanlığın en mukaddes makamlarından biri kılmıştır.
İşte Hz. Fatıma annemiz.
Bu ulvi makamın en güzel nişanesidir.
O, saraylarda değil, gönüllerde sultan olmuştu.
Yoklukta sabrı kuşanmış, darlıkta şükrü elden bırakmamıştı.
Bir lokma ekmeği bölüşmeyi, bir garibin gönlünü kendi nefsinden üstün tutmayı öğretmişti insanlığa.
O'nun evi küçük ama muhabbeti büyüktü.
O'nun sofrası sade ama bereketi sonsuzdu.
Çünkü o hanede, Peygamber kokusu, Ehl-i Beyt nuru ve hak aşkı vardı.
Hz. Fatıma annemiz iffetin adı, sabrın dili, merhametin kalbi olmuştu.
Evlatlarına yalnızca sevgi, edep, ahlak, hakikat ve Allah sevgisi miras bırakmıştı.
Bugün bizler annelerimizi anarken, aslında kendi geçmişimizi, çocukluğumuzu, masumiyetimizi ve dualarımızı anıyoruz.
Bir annenin ellerinde büyüyen her evlat bilir ki, dünyanın en güvenli yeri bir annenin duasıdır.
Anneler yorulsa da belli etmez.
Kırılır ama evladına kırgın görünmez.
İçinde fırtınalar kopsa da evladının başını okşarken bahar olur.
Nice anneler vardır, evladının üşümemesi için kendi üstünü örter.
Nice anneler vardır, bir ömür kendi hayallerini susturup evladının yarınlarına umut olur.
Ve nice anneler vardır ki, sessizce yaşar, sessizce yaşlanır ama bir evladın kalbinde ömür boyu silinmez bir dua olarak kalır.
Bugün hayatta olan annelerimizin kıymetini bilelim.
Onların hayır duasını alalım.
Çünkü bir annenin gönlünü hoş etmek, bazen yıllarca yapılan ibadetten daha kıymetlidir.
Ve bugün, Hakk'a yürümüş annelerimizi de unutmayalım.
Toprağın altına değil, evlatlarının kalbine emanet olmuş o güzel insanlara rahmet okuyalım.
Kabirleri nur, mekânları cennet, makamları âli olsun.
Bir annenin yokluğu, bir evin ışığının sönmesi gibidir.
Sesi gitse bile duası kalır.
Eli çekilse bile sıcaklığı kalır.
Ve insan kaç yaşına gelirse gelsin, annesinin yokluğunda içinde eksik kalan bir çocuk taşır.
Hz. Fatıma annemizin nurlu yolundan ayrılmayan, Ehl-i Beyt sevgisini gönlünde taşıyan, evladını helal lokma ve güzel ahlak ile büyüten bütün annelerimizin ellerinden hürmetle öpüyoruz.
Başta Hz. Fatıma-tüz Zehra annemiz olmak üzere, tüm annelerimizin Anneler Günü mübarek olsun.
Allah hiçbir evladı annesiz, hiçbir anneyi evlatsız bırakmasın… Ana hakkını gözetmeyen gönülleri de hakikat nuru ile uyandırsın.
Ana hakkı Hakk'ın hakkıdır.
Burhan Boran / diğer yazıları
- Hz. Fatıma / 11.05.2026
- Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki kötü etkileri / 23.01.2026
- Türkiye'de üniversite diploması ve işsizlik / 22.01.2026
- Yurt dışına giden konut yatırımı 100 milyar Türk Lirası / 21.01.2026
- Susuzluk kader mi, yoksa tercih mi? / 20.01.2026
- Eshab-ı Kehf / 19.01.2026
- Miraç Kandili ve Miraçlama / 18.01.2026
- Metrobüsten tramvaya dönüş / 17.01.2026
- Yüzde 10 / 16.01.2026
- Gebze’de Geleceği Savunmak / 15.01.2026
- Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki kötü etkileri / 23.01.2026
- Türkiye'de üniversite diploması ve işsizlik / 22.01.2026
- Yurt dışına giden konut yatırımı 100 milyar Türk Lirası / 21.01.2026
- Susuzluk kader mi, yoksa tercih mi? / 20.01.2026
- Eshab-ı Kehf / 19.01.2026
- Miraç Kandili ve Miraçlama / 18.01.2026
- Metrobüsten tramvaya dönüş / 17.01.2026
- Yüzde 10 / 16.01.2026
- Gebze’de Geleceği Savunmak / 15.01.2026

























































